<div><strong>Kenevir</strong> üretiminin öncülüğünü de, <strong>Atatürk’ün</strong> kurmuş olduğu <strong>Orman Çiftlikleri</strong> yaptı! </div> <div><strong>Cumhurbaşkanlığı Arşivi</strong>’nde muhafaza edilen belgeler, <strong>Atatürk</strong> tarafından kurulmuş olan <strong>Yalova’</strong>daki “<strong>Baltacı</strong>”, <strong>Silifke</strong>’deki “<strong>Tekir</strong>”, <strong>Tarsus</strong>’taki "<strong>Piloğlu</strong>” ve <strong>Adana</strong>’daki “<strong>Dörtyol Portakal</strong>” çiftliklerinde <strong>kenevir ekimi </strong>konusunda ciddî çalışmalar yapıldığını gösteriyor.</div> <div></div> <div>Belgelerden, üretimin sonraları sadece bu çiftliklerle sınırlı kalmadığı; <strong>Kastamonu</strong> ve <strong>Sinop</strong>’ta da <strong>kenevir ekildiği</strong>, elde edilen ürünün <strong>urgan</strong> ve <strong>halat</strong> imâlinde kullanıldığı görülüyor.</div> <div><strong>Arşivdeki</strong> <strong>belgeler</strong> arasında, çiftlik idarecilerinin, çiftliklerin o senelerde sahibi olan ve tamamını sonradan devlete bağışlayacak olan <strong>Atatürk’e</strong> tarım faaliyetleri konusunda her ay gönderilen raporlar da yeralıyor.</div> <div></div> <div>Çiftlik müdürlerinin yanısıra <strong>Ticaret Borsası</strong> da her ay aynı şekilde ayrıntılı bir rapor hazırlıyor, <strong>Türkiye</strong>’deki tarım üretiminin gözden geçirildiği bu raporlarda, <strong>Orman Çiftlikleri</strong>’ndeki faaliyetlere de yer veriliyor ve raporların tamamı <strong>Atatürk’e</strong> sunulmak üzere <strong>Riyaset-i Cumhur Kâtib-i Umumîsi</strong>, yani <strong>Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri Hasan Rıza Bey</strong>’e yollanıyor. </div> <div></div> <div>Tamamı binlerce sayfa olan bu raporlar üzerinde sadece göz gezdirilmekle de olsa yapılacak küçük bir çalışma, <strong>kenevir üretimine</strong> verilen önemi ve elde edilecek üründen <strong>halat</strong> ve <strong>ip</strong> elde edilmesi için yapılan çabaları da gösterecek mahiyettedir… </div> <div><strong>Kenevirden uyuşturucu</strong> elde edilmesini önlemeye yönelik uluslararası anlaşmalara taraf olmasına rağmen <strong>kenevirin faydalarından istifade </strong>maksadı ile üretimden vazgeçmeyen, hattâ bu işi <strong>1930</strong>’lu senelerde bizzat zamanın cumhurbaşkanının, yani <strong>Atatürk’ün</strong> sahibi olduğu çiftliklerde ve ciddî şekilde devam ettirmeye çalışan <strong>Türkiye</strong>, sonradan ne oldu da <strong>2000</strong>'ler sonrası, dışarıdan <strong>kenevir</strong> <strong>ithal</strong> etmeye mecbur kaldı?</div> <div>Ülke sathında <strong>2017</strong>'den bugüne kurduğumuz <strong>ASAM KENDİR ENSTİTÜSÜ</strong> ile kenevir üretimini her yıl 10 misli arttırarak, algıları kırarak yolumuza devam ediyor ve <strong>1930</strong>’lardaki hayâlin <strong>100.</strong> yılında gerçekleşmesini el birliği ile sağlayacağımıza inanıyorum.</div> <div>Selâm & Saygılarımla</div> <div>.</div> <div><strong>Dr. Erdem Ulaş, dikGAZETE.com</strong></div> <div>-ASAM Kendir Enstitüsü Başkanı- </div>