<div><strong>İspanya’da</strong> yapılan son <strong>NATO</strong> zirvesinde <strong>Cumhurbaşkanımızın</strong> gerek konuşmaları, gerekse tavır ve hareketleri, Zirveye damgasını vurdu.</div> <h3><strong>NET SKOR 3-0</strong></h3> <div>Cumhurbaşkanımız,</div> <div>Bu zirvede <strong>3 süper gol</strong> attı ki, keyfine doyum olmaz.</div> <div>Birinci gol; </div> <div><strong>Cumhurbaşkanımızın</strong></div> <div>Hani şu “<strong>Güneş Batmayan İmparatorluk</strong>” denilen <strong>İngiltere</strong> başbakanı <strong>Johnson’a</strong> çektiği hareket…</div> <div>Lafı dolandırmadan söylüyorum:</div> <div>Bugün…</div> <div>Bu hareketi, <strong>İngiliz</strong> <strong>başbakanına</strong> yapabilecek dünyada başka bir lider yok.</div> <div>Zaten</div> <div><strong>Johnson</strong> olsun diğer liderler olsun donan bir film karesi gibi <strong>şaşkın</strong> bir vaziyette bakakaldılar.</div> <div>Yani <strong>Cumhurbaşkanımız…</strong></div> <div>Bu hareketiyle topu <strong>doksandan filelere</strong> takarken,</div> <div>Bütün oyuncular (liderler) <strong>dehşet ve şaşkınlık</strong> <strong>içinde</strong> manzaraya bakmaktan başka bir şey yapamadılar.</div> <h3><strong>BU GÜÇTÜR İŞTE!</strong></h3> <div>Siz eğer <strong>güçlü bir devletin lideri</strong> değilseniz <strong>bu</strong> <strong>hareketi</strong> yapma imkânınız sıfır…</div> <div>Nasıl bir güç?</div> <div>Konu dağılmasın diye ona girmiyorum ama <strong>NATO,</strong> bizim gücümüzün farkında…</div> <h3><strong>DÜNYA 5’TEN BÜYÜK…</strong></h3> <div>Bu <strong>klas</strong> <strong>hareketler,</strong> <strong>Dünyanın 5’ten büyük</strong> olduğunun ete kemiğe bürünmüş halidir.</div> <div>Artık onlar da biliyor ki,</div> <div>Bu statüko böyle devam edemez…</div> <div>Dengeler değişti.</div> <div>Çünkü…</div> <div>Ne <strong>Avrupa</strong> eski <strong>Avrupa</strong>.. Ne de <strong>Amerika</strong> eski güçlü halini muhafaza edebiliyor.</div> <div>Ve</div> <div><strong>Türkiye</strong> de artık <strong>eski Türkiye</strong> değil.</div> <h3><strong>NEREDEN BELLİ?</strong></h3> <div><strong>- Bunun için mutabakat zaptına bakmak yeterlidir.</strong></div> <div>- Ne varmış mutabakat zaptında?</div> <h3><strong>PKK/PYD, FETÖ VE TÜREVLERİ ARTIK TERÖR LİSTESİNDE…</strong></h3> <div><strong></strong></div> <div><strong>Amerika’nın</strong> gözetiminde öyle şeyler kabul ettirdik ki;</div> <div>Bizim <strong>muhalefet</strong> bile <strong>şaşırmış</strong> vaziyette<strong> ne diyeceğini </strong>bilemiyor.</div> <div>Bir defa <strong>FETÖ PKK</strong> ve türevlerini <strong>terör</strong> <strong>listesine</strong> aldırdık.</div> <div>Bu az bir şey midir?</div> <h3><strong>… AMA MUHALEFET, “KİM BİLİR NE TAVİZLER VERİLMİŞTİR...” DİYOR!..</strong></h3> <div><strong>- Muhalefetin bu konuda söyleyecek tek bir sözü bile yok</strong></div> <div>- Neden?</div> <div><strong>- Mesela İyi Parti genel başkanı M. Akşener Rusya-Ukrayna savaşı başladığında ne demişti?</strong></div> <div>- Ne demişti?</div> <div><strong>- “Ruslardan aldığımız S-400’leri Ukrayna’ya verelim” demişti</strong></div> <div>- Yani?</div> <div><strong>- Yani Avrupa ve Amerika daha bizden bir şey istemeden biz onların safında yer alıp Ruslara düşman olmamızı istemişti. </strong></div> <div><strong>Bırakın taviz verip, taviz koparmayı, masaya oturmadan “onlara teslim olalım” manasına gelecek şeyler söyledi.</strong></div> <div><strong>Bunun nasıl teslimiyetçi bir politika ve ne kadar tehlikeli bir yol olduğunu bugün çok daha iyi anlaşılmaktadır. </strong></div> <div><strong>Bu muhalefetin bir de iktidar olduğunu düşünün… Şimdi doğalgaz ve buğday için Putin’in himmetini bekliyor olacaktık.</strong></div> <h3><strong>PEKİ, DİĞER 2 GOL?</strong></h3> <div><strong>Yunan</strong> başbakanı, birçok lideri araya koyarak görüşmek istedi…</div> <div><strong>Cumhurbaşkanımız</strong> red etti.</div> <div><strong>Kendi</strong> <strong>ülkesinde</strong>, hükümranlığını kaybetmiş bir liderle ne konuşulabilir ki?</div> <div><strong>Yunanistan’a</strong> çökmüş devletlerin liderleri ile zaten görüşülüyor.</div> <div>Bu tavır da;</div> <div><strong>İkinci</strong> ve şık bir <strong>gol</strong> olarak ağları buldu.</div> <h3><strong>3-0</strong></h3> <div><strong>Üçüncü</strong> gol <strong>Rum</strong> liderine atıldı.</div> <div><strong>GKRY</strong> (Güney Kıbrıs Rum Yönetimi) lideri de kendini nimetten sayarak <strong>Cumhurbaşkanımızla</strong> görüşmek istedi.</div> <div>Rum liderinin, <strong>Avrupa</strong> ve bilhassa <strong>Yunanistan’ın</strong> izni olmadan, parmağını bile kıpırdatamayacağını sanki bilmiyormuşuz gibi saf ayaklarına yattı.</div> <div><strong>Cumhurbaşkanımız</strong>,</div> <div>Bunu bu şekilde değil ama bundan <strong>çok daha ağır</strong> bir manaya gelecek olan şu mesajı gönderdi</div> <div><strong>- Buyursun gelsin KKTC (Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti) başkenti Lefkoşa’da görüşelim.</strong></div> <div>Bu mesaj bir ton laf yerine geçti.</div> <div>Anlayan anlamıştır.</div> <div>.</div> <div><strong>Emin Batur, dikGAZETE.com</strong></div> <div><strong></strong></div>