<h3><span><strong>Kırım Tatarlarının Yurtdışındaki Soydaşlarıyla Bağlantılarının Geliştiril(eme)mesi - II</strong></span></h3> <div>Malumunuz <strong>Kırım’da</strong> “<strong>Kırım Tatarlarının Yurtdışındaki Soydaşlarıyla Bağlantılarının Geliştirilmesi</strong>” başlıklı bir etkinlik düzenlendi. Buradaki genel çerçeveyi: <strong>Kırım</strong> <strong>Tatar</strong> diaspora temsilcilerinin; yerel <strong>Kırım</strong> hükumetiyle, <strong>Kırım</strong> <strong>Tatar</strong> yöneticileriyle, yerel <strong>Kırım</strong> <strong>Tatar</strong> sivil toplum kuruluşlarıyla ve <strong>Kırım</strong> <strong>Tatar</strong> aydınlarıyla görüşmesi şeklinde özetleyebiliriz.</div> <div>Ancak unutulmamalıdır ki son etkinliğe katılım gösteren; <strong>Kırım'ı</strong> ve <strong>Kırım</strong> <strong>Tatarlarını</strong> tanımayanlar, tarihi anavatanımıza gidip beylik laflar ederek <strong>Kırım</strong> <strong>Tatar</strong> <strong>Diasporasını</strong> temsil ettiler. Gelinen nokta trajikomiktir.</div> <div>Dün de sorduk. Bugün de soruyoruz: <strong>Anavatandaki</strong> <strong>Kırım</strong> <strong>Tatar</strong> soydaşlarımız, kendi halkını kaderine terk edip, <strong>Ukrayna’ya</strong> kaçan, kaçak sözde <strong>Kırım</strong> <strong>Tatar</strong> liderlerinin politikalarından beslenenlerle mi beraber ilerleyecek?</div> <div><strong>Anavatandaki</strong> <strong>Kırım</strong> Tatbar aydınlarımız, <strong>Türkiye’de</strong> ve dünyanın umumi olarak birçok yerinde sözde <strong>İslam</strong>, <strong>Müslümanlık</strong> ve <strong>din</strong> üzerinden insanları sömüren <strong>darbeci</strong> <strong>FETÖ</strong> <strong>terör</strong> örgütünün uzantılarıyla mı hareket edecekler?</div> <div><strong>Kırım</strong> <strong>Tatarları</strong>, <strong>Türkiye’deki</strong> soydaşlarına iletmek istedikleri mesajları; <strong>İngiltere’nin</strong> çizdiği sözde <strong>Avrasyacılık</strong> fikirleriyle hareket eden, dar kitleli siyasi partilerin izlenmeyen medya uzantılarıyla mı anlatacak?</div> <div>Mevzubahis etkinlikte <strong>Kırım</strong> <strong>Tatar</strong> <strong>Şurası’nın</strong> <strong>Türkiye</strong> <strong>Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan</strong>’a, <strong>Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne</strong> ve diaspora temsilcilerine yazdığı mektuplar okundu.</div> <div>İlgili mektubun, <strong>Cumhurbaşkanımız</strong> <strong>Sayın</strong> <strong>Recep</strong> <strong>Tayyip</strong> <strong>Erdoğan'a</strong> iletilmesi hususu, oldukça kıymetli bir husustur. Ancak unutulmamalıdır ki bu husus, bir o kadar da ince siyasi dengelerin gözetilerek diplomatik yöntemlerle ilerletilmesi gereken bir husustur.</div> <div>Bu konu <strong>Kasım</strong> ayında <strong>Kırım Tatar Kültür Dernekleri Federasyonu, Kırım Kalkınma Vakfı ve Uluslararası Kırım Dostları Derneği</strong> girişimleri usulüne uygun şekilde ilerletilmekteydi. Konunun kamuoyuna açık halde ve ilgili etkinliğe katılan sözde <strong>Kırım</strong> <strong>Tatar</strong> diaspora temsilcilerinin aracılığıyla <strong>Cumhurbaşkanı</strong> <strong>Sayın</strong> <strong>Recep Tayyip Erdoğan'a</strong> iletilmesi fikri ise bu şekilde anlamsız bir hal almıştır. Bu sözde temsilcilerin ne gibi bir güçleri; hangi çatı organizasyonları vardır ki ilgili mektubun iletilmesini sağlayacaklardır? Geçiniz efendim!</div> <div><strong>Rusya Federasyonu’nun</strong> <strong>Türkiye</strong> ile karşılıklı ikili diplomatik ilişkileri kapsamında <strong>Kırım</strong> konusu, diken üstünde bir konudur. Malumunuz <strong>Türkiye </strong>de diğer birçok ülke gibi <strong>Kırım'ı</strong> <strong>Rusya</strong> toprağı olarak tanımamaktadır. Bizler, bahsettiğim üç farklı sivil toplum kuruluşları (Kırım Tatar Kültür Dernekleri Federasyonu, Kırım Kalkınma Vakfı ve Uluslararası Kırım Dostları Derneği) olarak <strong>Kırım'ın</strong> bundan <strong>10</strong> sene önce demokratik bir referandum ile <strong>Rusya</strong> <strong>Federasyonu'na</strong> bağlanmasının ardından; <strong>Kırım</strong> <strong>Tatar</strong> diasporasının yarısını ve <strong>Türkiye'deki</strong> umumi <strong>Kırım</strong> sevdalılarını birleştirerek, kamu diplomasisi aracılığıyla bu konuyu sürekli olarak gündeme getirdik.</div> <div></div> <div>Geçen <strong>10</strong> <strong>yılda</strong> yaptıklarımız ortadadır. Bundan sonra yapacaklarımıza da örnek teşkil edecektir.</div> <div>Bizler, diasporanın anavatan ile bağının kopmaması gerektiğine inanıyoruz!</div> <div>Bizler, <strong>Kırım'ın</strong> ve <strong>Kırım</strong> <strong>Tatarlarının</strong> izole edilmemesi gerektiğine inanıyoruz!</div> <div>Bu haklı yolumuzdan şaşmayacağız!</div> <div>Bir kritik noktaya da dikkat çekmek isterim: <strong>Anavatan</strong> <strong>Kırım'ın</strong> baş şehri <strong>Akmescit </strong>/ <strong>Simferopol'de</strong> tertip edilen ilgili etkinliğin organizasyonundan sorumlu <strong>Kırım</strong> <strong>Cumhuriyeti</strong> <strong>İçişleri</strong> <strong>Politikaları</strong>, <strong>Bilgi ve Enformasyon Bakanı Albert Kurşutov'un</strong> son hamlesiyle yetkisiz ve etkisiz <strong>Kırım</strong> <strong>Tatar</strong> diaspora temsilcilerinin yarımadaya davet edilmesi, <strong>Türkiye</strong> <strong>Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan'a</strong> ithafen <strong>Kırım</strong> <strong>Tatarlarının</strong> tek ve yetkili idare organı <strong>Kırım</strong> <strong>Tatar</strong> <strong>Şurası</strong> tarafından kaleme alınan mektubun etkinlik ve basın aracılığıyla kamuoyuna açıklanması, ilgili etkinliğin anlamsız bir şekilde sonuçlandırılmasına yol açmıştır. Bu durum, tamamen <strong>Sayın</strong> <strong>Bakanın</strong> eksi hanesine yazar.</div> <div><strong>Kırım</strong> yarımadası ve <strong>Kırım</strong> <strong>Tatar</strong> siyaseti; dengeleri bilen, iç işleyişe hakim, diplomaside ustalık gerektiren bir alandır. Buna vakıf olmayan yerel siyasetçiler ve sözde <strong>Kırım</strong> <strong>Tatar</strong> diaspora temsilcileri, başarısızlığa mahkum kalacaktır. Tarih bunu yazdı. Tarih, bugün de tekerrür etmektedir.</div> <div>Etkinliğin ardından <strong>Rusya Federasyonu'nun</strong> <strong>Türkiye</strong> ile ikili ilişkilerinde <strong>Kırım</strong> konusunun hassasiyeti bakımından bir darbe alınmıştır.</div> <div><strong>Kırım</strong> hükumeti, diplomatik alanda zor durumda bırakılmıştır. <strong>Kırım'a</strong> ve <strong>Kırım</strong> <strong>Tatarlarına</strong> dair kamu diplomasisi faaliyetleri sekteye uğratılmıştır.</div> <div><strong>Kırım</strong> hükumeti hem <strong>Moskova</strong> hem de <strong>Ankara</strong> nezdinde itibarsızlaştırılmıştır.</div> <div>Bu etkinliğin ardından <strong>Kırım Tatar Şurası</strong> fikir ayrılığına düşmüştür. <strong>Kırım</strong> <strong>Tatarlarının</strong> resmi ve tek yetkili organı <strong>Şuramız</strong>, dağılma noktasına gelmiştir.</div> <div><strong>Uluslararası</strong> çapta alınan kararlar ve çizilen büyük yol haritası, <strong>Kırımlı</strong> yerel siyasetçilerin kişisel çıkarları uğruna değiştirilemez.</div> <div>Bu durumdan <strong>Kırım</strong> <strong>Hükumeti</strong>, <strong>Moskova</strong>, <strong>Ankara</strong> ve <strong>Kırım</strong> <strong>Tatar</strong> <strong>Diasporası</strong> rahatsızdır.</div> <div> </div> <div><strong>Kırım Cumhuriyeti'nin Rusya Federasyonu Devlet Başkanlığı İdaresi Kremlin Nezdinde Kalıcı Kırım Cumhuriyeti Temsilcisi Sayın Georgiy Muradov</strong>, <strong>Kırım</strong> <strong>Cumhuriyeti Yerel İdaresi Başkanı Sayın Sergey Aksenov, Kırım Cumhuriyeti Parlamentosu Başkanı Sayın Vladimir Konstantinov, Kırım Tatar Şurası Başkanı ve Kırım Müslümanları Manevi Lideri Sayın Müftü Hacı Emirali Ablayev </strong>ve hatta <strong>Rusya Federasyonu Ankara Büyükelçisi Sayın Aleksey Yerhov</strong>, <strong>Rusya Federasyonu İstanbul Başkonsolosu Sayın Andrey Buravov'un</strong> da ilgili durumdan rahatsız olduğuna eminim.</div> <div>Yetkili ama etkisiz yerel siyasetçiler ve hem yetkisiz hem de etkisiz, üstüne üstlük <strong>Kırım</strong> <strong>Tatar</strong> siyasetini sonradan öğrenmeye çalışıp, idrak edemeyen sözde diaspora temsilcileri ile bu siyaset yürütülemez. Yapılması gereken bellidir. Gereğinin yapılmasını bekliyoruz.</div> <div>Hep dediğimiz gibi:</div> <div>Tarih, doğruları yazar!</div> <div>Biz, doğruların peşindeyiz!</div> <div>Doğrular, er ya da geç ortaya çıkar!</div> <div>Doğru, galip gelecektir!</div> <div>.</div> <div><strong>Ünver Sel, dikGAZETE.com</strong></div> <div></div> <div>-KTDF Genel Başkanı, Kırım Kalkınma Vakfı Başkanı, Uluslararası Kırım Dostları Derneği Başkanı</div> <div></div> <div></div>