<h3><span><strong>Cephede kazanan Rusya, manipülasyonda kazanan Batı!</strong></span></h3> <div><strong>MOSKOVA</strong></div> <div><strong>Ukrayna’da</strong> batılıların neden olduğu renkli devrimlerin hemen ardından yine <strong>Batı</strong> yanlısı <strong>Petro</strong> <strong>Poroşenko</strong>, <strong>Kırım</strong>, <strong>Donetsk</strong> ve <strong>Luhansk’ta</strong> yaşayan kendi halkına büyük baskılar başlattı. Okullarda <strong>Rusça</strong> eğitim yasaklandı, <strong>Kırım’da</strong> <strong>Tatarca</strong> dilindeki kitaplar da dahil olmak üzere birçok yasaklar getirildi.</div> <div><strong>Kiev</strong> rejiminin baskısına boyun eğmeyen <strong>Kırım</strong> halkı referendum ile <strong>Rusya</strong> <strong>Federasyonu</strong> topraklarına dahil oldu, <strong>Donetsk</strong> ve <strong>Luhansk’taki</strong> siviller de kendilerine yönelik <strong>Kiev</strong> <strong>rejimi</strong> <strong>ordusunun</strong> saldırılarına karşı kendilerini korumaya çalıştı. Silahlanan halk, <strong>Ukrayna</strong> askerlerine karşı direnişe geçerken batılılar <strong>Odessa</strong>, <strong>Donetsk</strong> ve <strong>Luhansk’taki</strong> katliamlara göz yumdu.</div> <div><strong>Minsk</strong> görüşmelerinde de batılı ülkeler, verdikleri sözü tutmadan sivil katliamların önüne geçmek yerine <strong>Kiev</strong> rejimine politik destekler vermeye devam etti. Yine <strong>batılılar,</strong> <strong>24</strong> <strong>Şubat</strong> <strong>2022</strong> tarihine kadar <strong>Ukrayna’yı</strong> <strong>NATO’ya</strong> dahil etmek için çabaladı. <strong>NATO</strong> ise tam <strong>Rusya’nın</strong> yanı başında büyük askeri tatbikatlarla kışkırtma adımlarına girişti.</div> <div><strong>Rusya</strong> <strong>Devlet Başkanı Vladimir Putin</strong> ise tüm bunlara karşı ordusunu güçlendirme aynı zamanda diplomatik kanalları açık tutmaya çalıştı. Ancak <strong>Putin’in</strong> hiçbir adımı batılıları dizginlemeye yetmedi. <strong>Putin</strong>, <strong>24</strong> <strong>Şubat</strong> <strong>2022</strong> tarihinde <strong>Rus</strong> <strong>ordusuna</strong> <strong>Ukrayna’da</strong> askeri operasyon talimatı verdi.</div> <div>Bu talimata göre, <strong>Rusya’nın</strong> temel istekleri basitti. <strong>Donetsk</strong> ve <strong>Luhansk’ta</strong> yaşayan sivillere özlük hakları geri verilsin, <strong>Ukrayna</strong> <strong>NATO’ya</strong> dahil olmasın. Zaten <strong>1998</strong> yılında <strong>Rusya</strong> – <strong>NATO</strong> arasında bir anlaşma yapılmış ve <strong>NATO</strong> daha fazla <strong>Doğu’ya</strong> ilerlememe sözü vermişti. Ancak <strong>NATO,</strong> o anlaşmaya rağmen <strong>Baltık</strong> ve <strong>Doğu</strong> <strong>Avrupa’daki</strong> tüm ülkeleri ele geçirdi ve bu ülkeler <strong>NATO’ya</strong> dahil oldu.</div> <div><strong>Rusya’nın</strong> tüm bunlara karşı artık batılılara güveni yoktu. Özel askeri operasyon kaçınılmazdı.</div> <div><strong>Özel Askeri Operasyonu’nun</strong> ilk haftalarında <strong>Rus</strong> ordusu, <strong>Kiev’e</strong> kadar girmişken batılılar, müzakereler için <strong>Rus</strong> ordusunun geri çekilmesini talep edince <strong>Putin</strong> belki de hayatının en büyük hatasını yaptı. Çünkü <strong>müzakere</strong> <strong>masasında</strong> uzlaşı çıkmasına rağmen <strong>batılıların</strong> talimatıyla <strong>Kiev</strong> temsilcileri, anlaşmadan çekildi.</div> <div>Düpedüz bu büyük bir oyundu.</div> <div><strong>Vladimir</strong> <strong>Putin’in</strong> iyi niyeti suistimal edilmiş ve bugün, <strong>Putin</strong> hala bu pişmanlığını dile getirerek özeleştiri yapıyor. Devlet adamlığı da bunu gerektirir zaten. <strong>Putin,</strong> bu konuda oldukça samimi.</div> <div><strong>Ukrayna’nın</strong> doğusunda çatışmalar hala devam ediyor.</div> <div><strong>Vladimir</strong> <strong>Putin,</strong> geçtiğimiz günlerde <strong>Çin’e</strong> bir ziyaret gerçekleştirdi. <strong>Rus</strong> <strong>ordusu</strong> <strong>Donetsk</strong>, <strong>Luhansk</strong> ve <strong>Harkov’da</strong> ilerleyişini sürdürürken <strong>Çin’in</strong> <strong>Harbin</strong> kentinde gazetecilerin kendisine <strong>Rusya'nın</strong> <strong>Harkov'a</strong> yönelik saldırı planları hakkında sorularını yanıtlayan <strong>Vladimir</strong> <strong>Putin</strong>, kendilerini bu operasyona zorlayanın <strong>Kievli</strong> yetkililer olduğuna dikkat çekerek, “Bu aynı zamanda onların da hatası, çünkü ateş açtılar ve ne yazık ki <strong>Belgorod</strong> da dahil olmak üzere sınır bölgelerindeki yerleşim bölgelerini bombalamaya devam ediyorlar. Orada siviller ölüyor. Hala açık. Tam şehir merkezinde, yerleşim yerlerinde ateş ediyorlar. Ben de kamuoyuna şunu söyledim: Bu devam ederse bir güvenlik bölgesi, bir sıhhi bölge oluşturmak zorunda kalacağız. Yaptığımız şey bu" dedi.</div> <div><strong>Putin</strong> sözlerinin devamında ise, “Bugün <strong>Batı</strong> basınının daha önce aktif olarak hakkında yazdığı Harkov'u alma planı yok” dedi.</div> <div>Kısacası <strong>Rusya</strong>, <strong>Ukrayna’daki</strong> özel askeri operasyonlarının ilk gününden beri tavrını değiştirmedi.</div> <div><strong>Rusya’nın</strong> <strong>Ukrayna’yı</strong> işgal etme gibi bir planı yok. Hala <strong>Kiev</strong> de dahil olmak üzere birçok bölge ve kenti kısa sürede alabilecek güce sahip olan <strong>Rus</strong> <strong>ordusu,</strong> baştan beri belirlenen hedeflerden sapmıyor. <strong>Ukrayna’nın</strong> doğusundaki taarruzları durduran <strong>Rus</strong> ordusu, bazı kasaba ve köyleri özgürleştirmeye devam ediyor, aynı zamanda batılıların <strong>Kiev</strong> rejimine gönderdiği silahlar imha ediliyor.</div> <div>Çok basit ifadelerle aslında <strong>Rusya,</strong> üstüne düşeni yapıyor, daha fazla sivilin ölmemesi için silah depolarını ve stratejik noktaları hedef alıyor. <strong>Kiev</strong> rejiminin <strong>Rus</strong> kentlerindeki sivillere yönelik yaptığı saldırıların karşısında <strong>Rusya’nın</strong> operasyonlarını ‘<strong>Canavarca’</strong> göstermek elbette batılıların manüplasyonlarından biriydi.</div> <div>Bugün sanki <strong>Rusya</strong> müzakere istiyor, çatışma bölgesinde ateşkes talep ediyor gibi yine <strong>Batı</strong> <strong>medyası</strong> iddialar ortaya attı.</div> <div>Bunlar tabii ki aralıklarla yapılan, <strong>Rusya’yı</strong> ‘<strong>Aciz’</strong> göstermeyi hedefleyen basip manüplasyonlar.</div> <div><strong>Rusya</strong> <strong>Devlet Başkanı Vladimir Putin</strong> her zaman müzakerelere açık olduklarını ancak tek muhataplarının <strong>Kiev</strong> rejimi olması gerektiğini söyledi.</div> <div>Batılıların müzakere masasında işi olmadığını daha önce ‘<strong>Tango 2 kişiliktir’</strong> sözleriyle destekledi. <strong>Putin</strong> hala kendi şartları yerine getirilene kadar <strong>müzakere</strong> <strong>masasına</strong> oturmayacaklarını söylüyor. Aynı zamanda <strong>Putin,</strong> bugüne kadar <strong>ateşkes</strong> hakkında tek bir kelime dahi etmedi.</div> <div>Kısacası cephede savaşı <strong>Rus</strong> <strong>ordusu</strong> kazanıyor ama <strong>manüplasyonda</strong> <strong>batılılar</strong> hala önde gidiyor. Dünyayı kandırmaya devam eden <strong>batılılar</strong>, kendi sosyal medya ve basınını çok iyi kullanmayı sürdürüyor.</div> <div>Hala birçok insan <strong>Rusya’nın</strong> <strong>Ukrayna’ya</strong> başlattığı askeri operasyonun nedenlerini bilmiyor. Bu zaten bilinçli yapılan bir algı.</div> <div>Üstelik <strong>Kiev</strong> rejiminin dışişleri bakanlığı sanki batılı medyadaki iddialar doğruymuşcasına <strong>resmi</strong> <strong>açıklama</strong> yayınlayarak sanki <strong>ateşkes</strong> veya <strong>müzakere</strong> talep eden taraf <strong>Rusya</strong> gibi aktarmaya çalışıyor.</div> <div><strong>Kiev</strong> rejimi ve <strong>batılılar</strong> çok komik durumlara düşüyorlar. <strong>Kremlin’den</strong> bir doğrulama yapılmadan, sadece <strong>basının</strong> <strong>iddiasına</strong> nasıl olur da <strong>Ukrayna</strong> <strong>Dışişleri</strong> <strong>Bakanı</strong> <strong>Dmitriy</strong> <strong>Kuleba</strong> resmi açıklama ile yorum yapar; bu çok anlamsız.</div> <div>Ancak çatışmalar sürdükçe <strong>dünyadaki</strong> birçok ülke, gerçeklerin farkına varmaya başladı. Artık <strong>batılı</strong> <strong>medyaya</strong> güven kalmadı. Milyarlarca insan, <strong>Rusya’nın</strong> bu konudaki tutumunu anlamaya başladı.</div> <div>Peki <strong>batılılar</strong> manüplasyonda da tam başarısız olduğunda neye başvuracaklar?</div> <div><strong>Ekonomik</strong> savaşın kaybedeni batılılar ve tüm dünya oldu.</div> <div><strong>Cephede</strong> batılılar silahlarını kaybetmeye devam ediyor.</div> <div><strong>Batılılar</strong> diplomatik saygınlıklarını yitirmeye devam ediyor.</div> <div><strong>Batılılar</strong> artık bu savaşın <strong>kaybedeni</strong> olmaya çok yakın.</div> <div>İşte bu yüzden artık <strong>batılılar</strong> ‘<strong>şarlatanlıklar’</strong> yerine gerçeklerle hareket etmeli. Diplomasi çok ciddi bir iştir. <strong>Kiev</strong> <strong>rejiminin</strong> <strong>inadı</strong> nedeniyle hala sivillerin ölümü ciddi bir sorundur. Artık <strong>yıkıcı</strong> değil <strong>yapıcı</strong> olması gereken <strong>batılılar,</strong> bunu sürdürdükçe tüm dünya batılılardan desteğini çekmeye devam edecek.</div> <div>.</div> <div><strong>Erhan Altıparmak, dikGAZETE.com</strong></div> <div><strong></strong></div>