<div><span><span>Ah ihtiyarlık ah!..</span></span></div> <div><span><span>Bir insana verilen en güzel hediyedir belki de <strong>ihtiyarlık</strong>; kıymetini bilene, aklı <strong>evvelde</strong> kalmayana.</span></span></div> <div><span><span>Eskiler, <strong>Peygamberimiz</strong>'e hürmetle, o yaşı geçince “<strong>Haddi aştık</strong>” derdi ve herkes ne demek olduğunu anlardı.</span></span></div> <div><span><span>Şimdilerde ise hep bir <strong>yakınma</strong> hali hakim yaşlılarımızda nedense!..</span></span></div> <div><span><span>Kimi romatizmalı dizlerinden, kimi net göremeyen gözlerinden, tansiyonundan, şekerinden, kalbin teklemesinden sürekli şikayet eder de “<strong>Ne kadar az şükrediyorsunuz...</strong>” ayetine nasıl tosladığını bilemez.</span></span></div> <div><span><span>Halbuki <strong>ne kadar yaşadığın</strong> değil, <strong>nasıl</strong> ve <strong>ne</strong> <strong>yaşadığına</strong> bakmalı değil mi insan.</span></span></div> <div><span><span>Hiç bir şey yaşamamış olamazsın o yaşa geldiysen; tecrübelerine bir bak.</span></span></div> <div><span><span>Varsın <strong>kayıpların,</strong> kazancından fazla olsun!</span></span></div> <div><span><span>Dünya görüşü, insan sarraflığı, en orijinal hayat dersleri sendedir... </span></span></div> <div><span><span>Yıllar içinde <strong>yediğin kazıklar</strong> ya da tam tersi <strong>attığın kazıklar</strong> da sendedir…</span></span></div> <div><span><span>Kırdığın cevizler/fındıklar hep bunların toplamıdır…</span></span></div> <div><span><span>Sonuç mis gibi ihtiyarsın daha ne istiyorsun… </span></span></div> <div><span><span>“<strong>Yolun yarısı</strong>” deyip de senin yaşına gelemeyenleri, yolu daha yarılamadan göçüp gidenleri düşün…</span></span></div> <div><span><span>Hele bir de “<strong>Dede.. Anneanne… Babaanneee…</strong>" diye etrafında cıvıldaşan torunların da var ise ne ala...</span></span></div> <div><span><span>Varsın “<strong>Ununu elemiş, eleğini asmış</strong>” desinler daha ölmedin ya!</span></span></div> <div><span><span>Tecrübelerini aktar, hayıflanma, şükret, tevbe et; kurtuluşa ermenin farkına var.</span></span></div> <div><span><span>Biraz huysuz ve mızmızlığa vuran, hayatın darbesini de gençliğinde sert yemiş bir yaşlıysan da yolun sonunda da olsan ne çıkar; nefes alıyorsan vaktin var demektir.</span></span></div> <div><span><span>Farkında değilsen bütün bunların eyvah eyvah!..</span></span></div> <div><span><span></span></span></div> <div><span><span>İşte o zaman etrafındakiler için öyle “<strong>aksi, lanet bir şey</strong>” oluyorsun...</span></span></div> <div><span><span>Günümüzdeki yaşlıların görünen çoğunluğu böyle mi değil mi; eskiler böyle miydi!..</span></span></div> <div><span><span>Filozof onlardı.. Bilgin onlardı… Kavga gürültülerde arabulucu onlardı…</span></span></div> <div><span><span>Nasihat alınan tavsiyeleri sorulan, sözleri dinlenen onlardı…</span></span></div> <div><span><span>Camide cemaatti onlar; <strong>imam</strong> olmadığı zaman imamlık yaptırılan, arada sohbetinden istifade edilen; elinde <strong>tesbih</strong>, dilinde <strong>Kur’an</strong> olandı onlar... </span></span></div> <div><span><span>Şimdiki ihtiyarlar nasıl peki!.. </span></span></div> <div><span><span>Çoğunda bir aksilik, bir aksilik..</span></span></div> <div><span><span>Neden böyle aksi giderler pek çok şeye; onu da bilen yok… </span></span></div> <div><span><span>Kadını da öyle erkeği de…</span></span></div> <div><span><span>Yaş ortalaması da nasılsa uzadı ülkemizde şu son <strong>15 - 20</strong> yıllık süreçte onu gören de yok…</span></span></div> <div><span><span><strong>45 - 50</strong> yaşlarında emekli olmuş çoğu, çalışma hayatından daha uzun süre emeklilik hayatı yaşadıklarından mıdır nedir; bir de fazlasıyla mı boşlukta kalıyorlar her neyse; “<strong>Emekli olmuşsun, git maaşını çek, torunlarınla ilgilen, camiye git, namazını kıl tespih çek işte!.. Bu saatten sonra senin yegane amacın çalışamıyorsan cami ve ev arası olmalı..</strong>” diye kendilerinden yakınanlar mı huysuzlaşmalarına sebep oluyor acaba...</span></span></div> <div><span><span>Onun için mi acaba <strong>sabahın köründe</strong> kalkıp, tam da <strong>yoğun iş-okul saatlerinde</strong> otobüslere doluşurlar; o saatte bu yaşlılar nereye gider?</span></span></div> <div><span><span>Bu soruyu çok sordum kendime…</span></span></div> <div><span><span>İş saati, otobüslerin, yolların hıncahınç dolu olduğu saatlerde ne işi var bu insanların dışarılarda… </span></span></div> <div><span><span>"<strong>Hastane</strong>"ye desem, evde bakımdan randevulu sisteme, ambulans hizmetlerinden refakatçisine kadar bir sistem var ve tıkır-tıkır da çalışıyor…</span></span></div> <div><span><span>"<strong>Maaş</strong>" desem en yakın yerde “<strong>atm</strong>”ler, zaten istediğin vakit çekebiliyorsun; "<strong>artı harçlık</strong>” da veriyor sana devlet ama yine şikayetçisin…</span></span></div> <div><span><span><strong>Bedava</strong> biniyorsun araçlara ama yine şikayetin bitmiyor…</span></span></div> <div><span><span>“<strong>Bedava</strong>" olması demek gençlerin okul, çalışanların işe gidiş-geliş saatinde gezme hakkı vermiyor ki sana dedecim, ninecim…</span></span></div> <div><span><span>Hadi o saatte bir işin var çıktın, bir de gençlerle kavga etme bari otobüste, metrobüste “<strong>yer</strong>” yüzünden...</span></span></div> <div><span><span><strong>Yaşlısın</strong> diye sana yer vermek için koltuğundan kalkan, bütün gün ayakta çalışıp yorulan onlarca insan var o Metro treninde, Metrobüs ve otobüste, zaten bu insanlar tercih ediyor toplu taşıma araçlarını, uygun fiyat ve yollarda vakit kaybetmek istemedikleri için.</span></span></div> <div><span><span>Geçenlerde otobüste yanım boş, bir çift bindi <strong>60 - 65 yaşlarında</strong> ikisi de ama ciddi obezler…</span></span></div> <div><span><span><strong>Kadın</strong>, yanımdaki boş koltuğa oturacak, adama da öndeki başka bir kadının 7 - 8 yaşlarında çocuğu ile oturduğu koltuğu işaret ederek “<strong>Onu kaldır</strong>” diye emir vermesine şahit oldum; “<strong>Hemen kaldır çocuğu hanım!..</strong>” diye kükreyince dayanamadım, çocuklu hanıma; “<strong>Hayır kaldırmayın!..</strong>" berikilere de “<strong>Siz böyle geçin..</strong>” dedim ve kalktım oturduğum yerden...</span></span></div> <div><span><span>Önceleri çok gerekli değilse çocuk bile yerinden kaldırılmazdı…</span></span></div> <div><span><span>Bir genç yer verdiğinde teşekkür edilir, yerinden kalkanın elinde çantası vesaire varsa “<strong>Ver evladım, ben tutayım, sana ağırlık yapmasın..</strong>” filan derlerdi…</span></span></div> <div><span><span>Öyleleri de vardır her halde ama ya azaldıklarından ya o yoğun saatlerde görünmediklerinden pek rastlanmıyorlar artık.</span></span></div> <div><span><span>Bu ortada dolaşanlar “<strong>yaşlı</strong>" mı “<strong>canavar</strong>" mı belli değil; hem gençlerle yarışa giriyorlar, otobüste milleti kaldırıyorlar yüzsüzce…</span></span></div> <div><span><span>Bir de memnuniyetsizler, bir şükürsüzlük hali ki sormayın gitsin.</span></span></div> <div><span><span>Halden anlamaz tavırlarıyla yaşayamadıkları gençliklerinin intikamını mı almaya çalışıyorlar, yoksa başka bir intikamın mı peşindeler belli değil.</span></span></div> <div><span><span>Geçenlerde yine “<strong>Metrobüs</strong>” denilen o toplu taşıma aracında, adamın birinin önündeki hanıma çarparak ve iterek, o hanımın oturması gereken boşalan koltuğa kendini bir atışı vardı, sanırsın "altın madalyaya koşan <strong>Hüseyin Bolt"</strong> bir de dönüp; “<strong>Benim hakkım oturmak... Ben yaşlıyım…</strong>" demez mi!..</span></span></div> <div><span><span>“<strong>Lâ-havle…</strong>" </span></span></div> <div><span><span>Hanıma terbiyesizce çarparak, sürtünerek geçerken hiç de “<strong>yaşlı</strong> <strong>biri</strong>" gibi davranmayan ama sıra yer kapmaya gelince <strong>yaşlı</strong> olan biri…</span></span></div> <div><span><span>Kadınların hali de daha altta değil, hele bazıları var ki "<strong>18’lik kız</strong>” edasıyla giyinip dolaşır da bir de ona-buna gerekli-gereksiz şirretliklerle bulaşırlar ya; ona da son en sivri örnek bir metro durağında görüldü.</span></span></div> <div><span><span>Ya böyle işte… Daha ne örnekler var!..</span></span></div> <div><span><span>Örnek alınması gereken "<strong>adab-ı muaşeret</strong>" dersi vermesi gereken, o <strong>ihtiyarlar</strong> nereye kayboldular!..</span></span></div> <div><span><span>Engin bilgilerinden, tecrübe ve dünya görüşlerinden yararlanmıyoruz ya da hayat derslerinden ders çıkaramıyoruz onların…</span></span></div> <div><span><span>Neredeler!.. </span></span></div> <div><span><span>Daha dersleri tamamlanmamış; yoksa bunları bu şekilde bırakıp gitmezlerdi…</span></span></div> <div><span><span>“<strong>Olmaz bunlardan…</strong>” deyip de mi çekip gittiler acaba!</span></span></div> <div><span><span>Bir, iki en fazla da üç kuşak önümüzdeydiler; gördük çoğunu, hasbihal ettiler bizlerle, nasihatler verip, yüzümüze gülümsediler hep…</span></span></div> <div><span><span>Yaşlıya hürmet, yaşlıdan şefkat vardı; ne oldu şimdi!..</span></span></div> <div><span><span>Şimdilerdeki bu <strong>maneviyat yoksunu, memnuniyetsiz</strong> çığırtkanların sesi çok çıktığından mı acaba onlar da kabuklarına çekilip, kendilerini uzak tutuyorlar yoksa…</span></span></div> <div><span><span>Nasıl güçlü bir erozyon “<strong>İhtiyar olma</strong>" özelliklerini yok etmiş bu şimdikilerin!..</span></span></div> <div><span><span>Gençliğe de bahane bulmamak lazım… </span></span></div> <div><span><span>Onlar hayatı tersinden okumaya yatkın, bu türden yaşlılara bakıp da kendilerine ona göre bir yön tayin ederlerse ne âla; yoksa ne görecekler ki ne olsunlar...</span></span></div> <div><span><span>İhtiyarlar yapıcı, uzlaştırıcı, merhametli ve yumuşak huylu olamazsa gençler ne yapsın!..</span></span></div> <div><span><span><strong>Toplum</strong> ne yapsın! <strong>Din</strong> ne yapsın!..</span></span></div> <div><span><span>.</span></span></div> <div><span><span><strong>Mine Tuna, dikGAZETE.com</strong></span></span></div> <div></div>