USD 0,0000
EUR 0,0000
USD/EUR 0,00
ALTIN 000,00
BİST 0.000

Kuşatılan coğrafya: İran’daki kriz ve bölgesel istikrar paktı

Kuşatılan coğrafya: İran’daki kriz ve bölgesel istikrar paktı
18-01-2026

Kuşatılan coğrafya: İran’daki kriz ve bölgesel istikrar paktı

Bugün Orta Doğu, suni krizlerin ve dış müdahalelerin kıskacında tarihsel bir kırılma noktasından geçiyor. İran’da derinleşen ekonomik kriz ve buna bağlı olarak gelişen halk ayaklanmaları, yalnızca bir ülkenin iç meselesi değil, tüm bölgeyi ateşe atabilecek stratejik bir tehdidin habercisidir.

Ancak bu krizin perde arkasına bakıldığında, hedeflenenin sadece bir rejim değişikliği olmadığı, bölgenin topyekûn bir istikrarsızlığa mahkûm edilmek istendiği açıkça görülmektedir.

İstikrarsızlığın tek kazananı: İsrail ve küresel elitler…

Bölgede yaşanan kaostan beslenen ve bu durumdan stratejik fayda sağlayan tek bir aktör vardır: Terör devleti İsrail. Siyonist emeller doğrultusunda hareket eden İsrail, komşu devletleri sürekli bir zafiyet ve çatışma sarmalında tutarak küresel elitlerin sömürü düzenine zemin hazırlamaktadır.

Akdeniz ve Orta Doğu’nun zengin enerji kaynaklarını yağmalamak isteyen emperyalist güçler, İsrail’i bu coğrafyada bir “ön kale” olarak konumlandırmıştır.

İran’daki mevcut siyasal yapı, emperyalizm ve siyonizm için saldırgan tutumlarını meşrulaştıracak bir “gerekçe” olarak kullanılmaktadır. Dönemsel krizler tetiklenerek toplumlar kutuplaştırılmakta, böylece bölge kaynakları üzerinde kurulan küresel vesayet kalıcı hale getirilmektedir.

Kurtuluş reçetesi: Bölgesel ekonomik pakt…

​Bu kuşatmayı kırmanın tek yolu, bölge ülkelerinin kendi aralarında sarsılmaz bir İstikrar ve Ekonomik İşbirliği Paktı kurmasıdır. İlk etapta Türkiye, Rusya, İran, Irak, Suriye, Azerbaycan, Ermenistan ve Gürcistan birlikteliğiyle oluşturulacak bir hat, emperyalizmin oyunlarını bozacak yegâne güçtür.

Bu paktın temel sütunları şunlar olmalıdır:

Bağımsız Ödeme Sistemleri: Küresel finans çetesinin dolar hegemonyasına karşı, yerli para birimleri ve dijital tabanlı yeni bir ödeme altyapısı kurulmalıdır.

İktisadi Bağımsızlık: Ticari anlaşmalar, ülkelerin karşılıklı çıkarlarını gözeten ve dışa bağımlılığı asgariye indiren ortak bir vizyonla hazırlanmalıdır.

Jeopolitik Güç Birliği: Türkiye’nin stratejik konumu ve Milli Savunma Sanayii'ndeki hamleleri, bu yeni iktisadi yapılanmanın güvenlik şemsiyesini oluşturmalıdır.

Sonuç: Ortak kader, ortak refah…

İran üzerinden bölgeye ihraç edilmek istenen kaos, ancak Ankara’nın merkezinde yer aldığı güçlü bir bölgesel iradeyle durdurulabilir. Ülkelerin çıkarlarını tek bir noktada buluşturacak bu pakt, sadece ekonomik refahı değil, aynı zamanda yüzyıllardır özlemi çekilen huzuru da beraberinde getirecektir.

Coğrafyamızın kaynakları küresel elitlerin değil, bu topraklarda yaşayan halkların geleceği olmalıdır. Gün, suni ayrılıkları bir kenara bırakıp siyonist ve emperyalist kuşatmaya karşı ekonomik ve siyasi bir duvar örme günüdür.

.

Yunus Ekşi, dikGAZETE.com

SİZİN DÜŞÜNCELERİNİZ?