<div><span><span><b>Dünya Tarihi</b>’ne bakın.</span></span></div> <div><span><span>İnsanlık, savaşlarla büyümüş. </span></span></div> <div><span><span>Elbette çığırtkanlığını yapmıyoruz.</span></span></div> <div><span><span>Savaş, zorluk, kıtlık, kan ve gözyaşı. Ancak, çare ararken birçok yeni şey bulunmuş.</span></span></div> <div><span><span><b>Birinci Dünya Savaşı</b>’nın gâlibi, buharlı büyük gemiler…</span></span></div> <div><span><span>İngilizler bunlarla çok sayıda kıtayı istedikleri bölgeye intikal ettirip, orada siklet merkezi ve sayısal üstünlük sağladı. Biz ise, 9 Orduyu, Galiçya’dan Libya’ya, Kafkasya’dan, Yemen’e tutmak, lojistik tedâriklerini yapmak zorunda kaldık. Deniz taşımacılığının insanlığı, üretimi, Pazar olanaklarını getirdiği noktayı düşünün.</span></span></div> <div><span><span><b>İkinci Dünya Savaşı</b>’nın gâlibi atom bombasıdır. Bu gün atom enerjisinin insanlığa katkısını düşünün.</span></span></div> <div><span><span>Demek ki <b>savaşa hazır olmak</b>, barışı da kalıcı ve üretimi geliştirici katkı yapıyor.</span></span></div> <div><span><span>Bu gün <b>İHA teknolojisi</b>, muharebelere dönük kullanılırken, yarın her türlü taşımacılık, ilaçlama, komuta kontrol vd. işlerde kullanılacak.</span></span></div> <div><span><span>Ecdâd, “<b>Hazır ol cenge eğer ister isen sulh-ü salâh</b>” diyor. </span></span></div> <div><span><span>Muharebeye hazır olursan, güçlü ve caydırıcı olursun. </span></span></div> <div><span><span>Muharebeye hazır olursan, siyaset masasında, devletlerarası ilişkilerde güçlü olursun.</span></span></div> <div><span><span><b>İnsanlık Tarihi</b>’ne baktığımızda harbin sürekli olduğunu görürüz. Esâsında barış dönemleri dahî savaşın (harp) evrelerindendir.</span></span></div> <div><span><span><b>Harp safhalarını incelediğinizde;</b></span></span></div> <div><span><span><b>1- Yeniden tertiplenme ve hazırlık safhası…</b></span></span></div> <div><span><span>Bu safhaya ya da döneme <b>barış dönemi</b> de diyoruz. Ama bu dönem, harbin en önemli aşamasıdır. <b>Azerbaycan</b> ordumuzun <b>Karabağ Hârekâtı</b> çok güzel bir örnektir. </span></span></div> <div><span><span><b>Azerbaycan</b> Devleti, ekonomisini düzeltmiş, ordusunu eğitmiş, silahlarını yenilemiş, 26 yıl sonra yaptığı hazırlıklı, mahdut hedefli taarruzla, kaybettiği ülke topraklarını geri almıştır.</span></span></div> <div><span><span>Asla unutulmamalıdır ki;<b> askerî gücün iki ana desteği</b> vardır. Birincisi Ekonomik güç, ikincisi, Millî Şuur ve Millî değerlere, devlete ve vatana bağlılık.</span></span></div> <div><span><span>İnsanı motive eden temel duygu <b>imân</b>dır.</span></span></div> <div><span><span>İmânın özündeki temel belirleyici <b>Allah’a</b>, emir ve yasaklarına, hayâtın ebedî olduğuna, ödül ve cezâya inanmaktır. Dolayısı ile askerimizin <b>“Ölürsem şehid, kalırsam gâzi olurum” </b>şuuru, Ceddimiz, <b>Yavuz Selim Hân</b>’ın <b>“Ölürsek cennet bizim, kalırsak devlet bizim!..” </b>mânevî gücünün fert fert askerimiz ve milletimizde olması, gerek cephede, gerek <b>15 Temmuz</b> gibi ihânet kalkışmasında, gerek oy verirken sandıkta çok değerli bir düsturdur.</span></span></div> <div><span><span><b>2- Diplomasi Faaliyetleri…</b></span></span></div> <div><span><span>Bu dönemde, anlaşmalarla karşılıklı bağımlılıklar oluşturulduğu gibi, düşmanlıklara karşı da ortak duruşlar oluşturulur. Müttefiklikler gibi. </span></span></div> <div><span><span>Elbette<b> Akdeniz</b>’de devam eden<b> it dalaşı</b> diyebileceğimiz gerginliklerin de masada müzâkeresi bu süreci ifâde eder.</span></span></div> <div><span><span><b>3- Vekâlet Savaşları…</b></span></span></div> <div><span><span>Tarafların kendi orduları yerine <b>üçüncü ülke orduları</b> ya da <b>besledikleri terörist unsurlarla</b> düşmanlarını zorladıkları muharebeler. </span></span></div> <div><span><span>Baktığınızda, <b>1. Dünya Savaşı</b> sonrası,<b> İngiltere</b>’nin <b>Yunan</b> <b>Ordusu</b>’nu hazırlayıp, eğitip, donatıp <b>Anadolu</b>’yu işgale göndermesi böyle bir harekâttır. </span></span></div> <div><span><span>Hâlen <b>ABD</b> ve <b>Batı</b>’nın <b>PKK/YPG</b> terör örgütünü eğitip, <b>Şanlı</b> <b>Ordumuzun</b> karşısına çıkartması “<b>Vekâlet Savaşları”</b>na örnektir.</span></span></div> <div><span><span><b>4- Düşük yoğunluklu çatışma…</b></span></span></div> <div><span><span>Bu <b>Hindistan-Pakistan</b> Orduları arasındaki yer yer çatışmalar, terör unsurlarına karşı yapılan mahdut hedefli askeri harekâtlar gibidir. </span></span></div> <div><span><span><b>5- Harp, Sıcak Savaş…</b></span></span></div> <div><span><span>Orduların bizzat girdikleri muharebelerdir ki, mahdut hedefli olabilir, sınırlı olabilir, genel harp şeklinde olabilir. </span></span></div> <div><span><span>Ülke toprakları içinde ve ülke toprakları dışında olabilir.</span></span></div> <div><span><span><b>6- Ateşkes, Müzâkere ve anlaşma süreci…</b></span></span></div> <div><span><span>Yukarıdaki döngü süreklidir. Bazen aşamaların tamâmı yaşanmayabilir.</span></span></div> <div><span><span><b>Toplum ve fertlerin hayatında sürekli ve her alanda açık ve sinsi süren asıl savaş, Psikolojik Harp / Hârekâttır. </b></span></span></div> <div><span><span><b>Gezi Olayları</b>’ndan, dizi filmlere, sosyal medya yönlendirme ve yalanlarından, askerî hârekâta tüm faaliyetlerin hedefinde insanlarımız vardır.</span></span></div> <div><span><span><b>Asrın en büyük alâmet-i fârikası, küreselleşmedir.</b> Ancak <b>Türkiye</b> ve <b>Müslümanlar</b> bunun ne büyük bir güç olduğunun hâlâ tam olarak farkında değildir.</span></span></div> <div><span><span><b>Görüleceği üzere harp süreklidir.</b></span></span></div> <div><span><span>Milletler ve devletler, sürekli olan bu mücâdele ve çekişmelerin bilincinde olarak yaşamalı, çok çalışmalıdır.</span></span></div> <div><span><span>Bu gün <b>ABD</b> ve <b>İngiliz</b> subaylar, “<b>Dördüncü Nesil Savaş”</b> tanımını ortaya atmışlardır. </span></span></div> <div><span><span><b>Dördüncü Nesil Savaş</b>, aşağıdaki unsurları içine alan <b>çatışmalar</b> olarak değerlendirilebilir.</span></span></div> <div><span><span>Karmaşık ve uzun dönemli,</span></span></div> <div><span><span>Terörizmi her şekliyle kullanan.. Bu manâda bölücü (mikromilliyetçi -unsuriyetçi-), mezhep, târikat vb., sözde dinci terör, ideolojik gruplar. </span></span></div> <div><span><span>Düşünün bölgemizi ve karışıklıkların arka planına bir de böyle bakın.</span></span></div> <div><span><span><b>Milli</b> olmayan veya milli sınırları aşan hüviyette,</span></span></div> <div><span><span>Düşman'ın kültürüne, değerler sistemine, inancına doğrudan tecâvüz eden…</span></span></div> <div><span><span>Çok ayrıntılı ve farklı içeriklerde psikolojik savaş. Özellikle, medyayı manipüle eden.</span></span></div> <div><span><span>Politik, ekonomik, içtimâi ve askerî bütün mevcut şebekeler kullanılır. </span></span></div> <div><span><span>Bütün şebekelerin aktörlerini içine alan düşük yoğunluklu çatışmalar, <b>vekâlet savaşları </b>cereyan eder.</span></span></div> <div><span><span>Mücadele dışı unsurlar taktik ikilemlerde kullanılır. </span></span></div> <div><span><span>Kavganın içine çok farklı kesimler çekilir. </span></span></div> <div><span><span>Bugün <b>BM</b>’de aleyhimize gelişen olayları inceleyiniz. <b>Halkımızın</b> zaman zaman <b>özgüveni</b> <b>köreliyor</b>, değil mi?</span></span></div> <div><span><span>Aslında, en eski devirlere dahî bakın.</span></span></div> <div><span><span>Yukarıdaki unsurları az çok görürsünüz. Ancak, <b>emperyalizm</b>, <b>insana dâir</b> ne varsa sömürmekte ve bizleri birer <b>robota</b> dönüştürmeye çalışmaktadır. </span></span></div> <div><span><span>Bugün bu robotları kontrol edecek hiçbir iç değerleri kalmamakta, çok ucuza satın alınabilmekteler, çok basit menfâatler önerilerek hiçbir değer tanımadan, bâzen de <b>DEAŞ</b> gibi, değerleri kullanarak kendi halkına, insanına, dindaşına, komşusuna hatta ailesine karşı bile acımasız olabilmektedirler. </span></span></div> <div><span><span><b>Bu şartlarda, devletimiz savaşı yeniden tanımlamalıdır. </b></span></span></div> <div><span><span><b>Seferberlik</b> ve <b>Savaş Hali Kanunu’</b>muzda savaş:</span></span></div> <div><span><span>“<b>Devletin bekâsını temin etmek, millî menfaatleri sağlamak ve milli hedefleri elde etmek amacıyla, başta askeri güç olmak üzere Devletin maddi ve manevi tüm güç ve kaynaklarının hiçbir sınırlamaya tabi tutulmadan kullanılmasını gerektiren silahlı mücadeledir.</b>” diyor. </span></span></div> <div><span><span>Bu tanım harbin, <b>Sıcak Savaş</b> döneminin tanımı.</span></span></div> <div><span><span><b>Carl von Clausewitz</b>, “<b>Savaş, politik ilişkilerin başka araçların desteği ile sürdürülmesinden başka bir şey değildir</b>.” diyor. Yani sâdece <b>sıcak savaş</b> değil kastedilen…</span></span></div> <div><span><span><b>Mustafa Kemâl Paşa</b>; “<b>Savaş,</b> nihayet meydan savaşı sâdece karşı karşıya gelen iki ordunun çarpışması değildir. <b>Milletlerin çarpışmasıdır.</b> Meydan savaşı milletlerin bütün varlıklarıyla, bilim ve teknik alanındaki seviyeleriyle, ahlâklarıyla, kültürleriyle kısacası bütün maddi ve manevi güç ve nitelikleriyle ve her türlü vasıtalarıyla çarpıştığı bir imtihan alanıdır.” der.</span></span></div> <div><span><span><b>Benim mülâhazam; savaş sâdece meydanlarda değil, süreklidir, kesintisizdir.</b></span></span></div> <div></div> <div></div> <div><span><span>Günümüzden 2500 yıl önce yaşamış <b>Çinli General Sun Tzu</b>’nun birkaç sözünü paylaşmak istiyorum.</span></span></div> <div><span><span>“Düşmanını ve kendini bilirsen, yüz kere savaşsan tehlikeye düşmezsin. </span></span></div> <div><span><span>Düşmanını bilmeyip kendini bilirsen kazanır ya da kaybedersin. Kendini ve düşmanını bilmezsen, her savaşta tehlikedesin.”</span></span></div> <div><span><span><b>“Mükemmellik her savaşta çarpışarak kazanmak değildir. En iyi strateji savaşmadan kazanmaktır.” </b></span></span></div> <div><span><span>“<b>Kurnazlık ve gizlilik denilen kutsal sanat!</b> Senin sayende görünmez olmayı; senin sayende duyulmaz olmayı öğrenip, düşmanın kaderini elimizde tutuyoruz.”</span></span></div> <div><span><span>Buyurun <b>İngilizlerin</b> devlet politikası tam da bu cümle değil mi?</span></span></div> <div><span><span><b>Psikolojik Harp</b>/Harekât unsurları değil mi kast edilen..</span></span></div> <div><span><span>“<b>İnsan yaratılışı gereği zora düşmedikçe, yeteneklerini sonuna kadar kullanmaz.</b>”</span></span></div> <div><span><span>İnsanımıza, içinde bulunduğumuz ateş çemberini, çıkmak için güçlü, çalışkan ve fedâkâr olmamız gerektiğini anlatmalıyız. Yani bu coğrafyada tutunmanın gerekliliği ve zorluğu halkımıza anlatılmalıdır ki, halkımız da canını dişine takarak çalışsın, şuurlansın.</span></span></div> <div><span><span> “<b>Başarılı bir hârekât başına vurulduğunda kuyruğu ile kuyruğuna vurulduğunda başı ile orta kısmına vurulduğunda hem başı, hem kuyruğu ile hareket eden hızlı bir yılan gibi olmalıdır.</b>”</span></span></div> <div><span><span>Şu cümle ne kadar değerli. Azîz Milletimiz <b>1. Dünya Savaşı</b>’nda tam da böyle her şeyiyle mücâdele vermedi mi? </span></span></div> <div><span><span>Milletimiz, böyle savaştı…</span></span></div> <div><span><span>Adını “<b>Hasta Adam!</b>” koyanlara direndi.</span></span></div> <div><span><span>Öldüremediler!..</span></span></div> <div><span><span>Şimdi <b>nekâhat dönemi </b>de bitti.</span></span></div> <div><span><span>Azîz Milletim.</span></span></div> <div><span><span><b>ABD yaptırım uygulayacakmış.</b> </span></span></div> <div><span><span>“Trump mu iyi, Biden mi?” gibi toplumu meşgul eden sorular…</span></span></div> <div><span><span><b>ABD ve Batı, Malazgirt’ten bu yana aralıksız düşmanlık yapmıyor mu?</b></span></span></div> <div><span><span>Bakın <b>Karabağ</b>’da <b>Minsk Üçlüsü</b>’ndeki <b>Fransa</b> ne yaptı? <b>Karabağ Ermeni Devleti</b>’ni tanıdı. Yani her fırsatta kinlerini ve düşmanlıklarını kusuyorlar. </span></span></div> <div><span><span><b>Ermenistan</b> dahî <b>Rusya</b> ve <b>Batı</b>’nın kurduğu yapay bir devlet değil mi?</span></span></div> <div><span><span><b>AB</b> blok olarak karşımızda. </span></span></div> <div><span><span><b>ABD</b>, <b>İngiltere</b> ve <b>İsrail</b> envâi çeşit aldatma ve kurnazlıkları da kullanarak düşmanlığa devâm ediyor.</span></span></div> <div><span><span><b>ABD</b> yaptırımları, <b>“Kötü komşu adamı mal sahibi yapar”</b> cümlesi ile bizi büyük hedeflere yönlendirmelidir.</span></span></div> <div><span><span><b>Ülkemizde, ABD Seçimlerine umut bağlayan iç gurupların olması acı vericidir.</b> </span></span></div> <div><span><span><b>Bülent Arınç</b> alenî olarak <b>Biden</b>’i destekledi; <b>FETÖ,</b> aynı şekilde…</span></span></div> <div><span><span><b>Biden</b>, “<b>Erdoğan’ı askerlerle</b> (FETÖ hainleri eliyle) <b>düşüremedik. Muhâlefeti desteklemeliyiz, seçimle düşürmeliyiz</b>.” diyor. </span></span></div> <div><span><span>Bu çirkinliği, işbirlikçi siyaseti, kulağı dışarıda <b>STK</b>, cemaat ve toplum kesimlerini Milletimize göstermeli ve anlatmalıyız.</span></span></div> <div><span><span></span></span></div> <div><span><span>Malum, <b>Cumhurbaşkanımız</b> bir şiir okudular <b>Azerbaycan</b>’da.. “<b>Aras, türküsünü daha güçlü çığıracak. Karabağ şikestesini okuyan nefesler daha yüksek daha güçlü çıkacaktır.</b>” dedi ve sonrasında <b>Aras</b> türküsünün sözlerini okudu:</span></span></div> <div><span><span><b>“Aras’ı ayırdılar</b></span></span></div> <div><span><span><b>Kum ile doldurdular.</b></span></span></div> <div><span><span><b>Ben senden ayrılmazdım</b></span></span></div> <div><span><span><b>Zor ile ayırdılar,</b></span></span></div> <div><span><span><b>Ay Lâçin, can Lâçin,</b></span></span></div> <div><span><span><b>Men sene kurban Lâçin”</b></span></span></div> <div><span><span><b>İran</b> bir anda tepki gösterdi. Hatta <b>İranlı</b> bazı devlet adamları, maâlesef, “Ermenileri daha güçlü desteklemeliydik” gibi talihsiz açıklamalarda dahî bulundular. </span></span></div> <div><span><span>10 yıl önce İran eski Cumhurbaşkanı <b>Ahmedinecad,</b> İstanbul İKÖ Toplantısında, “<b>Tüm Asya Türklere çok şey borçlu, Avrupalı barbarlardan Asya’yı 600 yıl Türkler korudu</b>” demişti.</span></span></div> <div><span><span>Doğrusu budur.</span></span></div> <div><span><span><b>İran</b>’daki <b>Fars</b> Irkçıları, maâlesef <b>Şiâ</b> Mezhebini kullanmaktadırlar. </span></span></div> <div><span><span>Dünyada <b>Şiî</b> nüfusuna baktığınızda yüzde 60’a yakını <b>Türk</b>’tür.</span></span></div> <div><span><span><b>Şiî</b> kardeşlerimizi <b>Fars</b>’tan ve <b>İran</b> kontrolünden kurtarmak gerekir. <b>Türkiye,</b> kendi insan yapısından ve değerler manzumesinden korkmamalıdır. Çünkü tarihî misyonu ve coğrafi konumu ile <b>birleştirici</b>, <b>kucaklayıcı</b> vasfını hep korumuştur.</span></span></div> <div><span><span><b>İran</b>’ı <b>1925</b> <b>Pehlevî Darbesi</b>’ne kadar 1000 yıl <b>Türk Milleti </b>yönetmiştir. </span></span></div> <div><span><span><b>İsfahan, Tebriz</b> gibi büyük şehirler <b>Türk Devletleri</b>’ne başkentlik yapmıştır. Dolayısı ile yeni <b>Türkiye</b>, <b>İran</b>’dan bize gösterilen <b>Şah</b> <b>İsmâil</b> dedemizin <b>Safavî</b> devleti haritalarından korkmaz.</span></span></div> <div><span><span>Korkmamalıdır!</span></span></div> <div><span><span>Yeni dönem, artık <b>küreselleşme</b> ile <b>haberleşme, bilgi, teknoloji ve birlik</b> zamanıdır. </span></span></div> <div><span><span><b>İran</b>’da başta olmak üzere bölgemizde <b>Fars etkisi</b> kırılmalıdır. </span></span></div> <div><span><span><b>İran</b> etkisi, iki türlü yürümektedir.</span></span></div> <div><span><span><b>Birincisi;</b> <b>Farsça</b> baskısı. Maâlesef <b>Afganistan</b> ve <b>Tacikistan</b> <b>Türkleri</b> dillerini kaybetmektedir. Tıpkı <b>Talış</b> ve <b>Kürt Türkleri</b> gibi. Bunun bir sonrası ana damar <b>Türk</b>’ten kopuştur. Daha da kötüsü bu kesimler emperyalizmin tuzağına düşmeye hazırlanıyorlar. </span></span></div> <div><span><span><b>PKK</b> böyle bir sonuç değil midir? </span></span></div> <div><span><span><b>İkincisi</b>; <b>İran</b>’daki <b>Fars</b> derin yapılanması,<b> Türk Devletleri</b>’nde dahî <b>Farsça</b> yanında, <b>Şiâ</b> mezhebini çok iyi kullanmış ve <b>Şiî</b> <b>kardeşlerimizi</b> istismar etmiştir. Bu sinsiliğe karşı hâlâ, <b>Afşar Şâhı Nâdir Şah</b>’ın <b>Osmanlı</b>’ya önerileri çözümün parçasıdır.</span></span></div> <div><span><span><b>İran, Azerbaycan</b>’a <b>İsrail</b> ile iyi ilişkilerinden dolayı “<b>Siyonist”</b> diye iftira etmektedir ki, şiirden sonra bazı <b>İranlılar</b> da bu koroya eklenmiştir. Hatta, aynı iftirâyı <b>Türkiye</b>’ye dahî atma derdindeler.</span></span></div> <div><span><span>Bazıları da “<b>Türkiye, bölgeye Selefi yığıyor!</b>” diye iftira atıyor. Oysa <b>Selefî DEAŞ</b>’a karşı en büyük mücadeleyi ordusu ile <b>Türkiye</b> vermedi mi?</span></span></div> <div><span><span><b>İran</b> bunu bilmiyor mu? </span></span></div> <div><span><span><b>İran’da ırkçı Fars etkisi olmasa, Karabağ’da tıpkı Türkiye gibi, Azerbaycan’ın yanında yer almaz mıydı? </b></span></span></div> <div><span><span>Ne <b>Azerbaycan</b> ne de <b>Türkiye,</b> <b>Siyonizmi</b> de <b>Selefî</b> görünümlü terörizme de asla müsâade etmezler. </span></span></div> <div><span><span>Peki, <b>İsrâil</b>’de <b>Türkiye</b> ve <b>Azerbaycan</b> <b>Bayrakları</b> ile gösteriler yapanlar kim?</span></span></div> <div><span><span>Yahudiler mi?</span></span></div> <div><span><span>Hayır!..</span></span></div> <div><span><span>Mûsevî Hazar Türkleri..</span></span></div> <div><span><span>Her zaman söyledik…</span></span></div> <div><span><span><b>Türkiye</b>’nin <b>Etki Alanı</b>, <b>Osmanlı</b>’nın en geniş coğrafyası ile bu günkü <b>Bağımsız Türk Devletleri</b>’nin topraklarından geçer. </span></span></div> <div><span><span><b>İlgi Alanı</b> ise, dünyanın neresinde bir adam <b>“Müslüman’ım”</b> diyor, nerede bir adam ya da topluluk <b>“Türküm”</b> diyor, burası da <b>Türkiye</b>’nin <b>İlgi Alanı</b>’dır.</span></span></div> <div><span><span><b>Hazar Türkleri</b>, <b>Yâhudî</b> değildir; <b>Musevî</b>’dir. </span></span></div> <div><span><span>Bir haber; “<b>Yahudî ama Azerbaycan Ordusu’nda savaşıyor!</b>” Ne ‘<b>Yahudî</b>’si kardeşim adam <b>Türk</b>. <b>Azerbaycan,</b> adamın yurdu ve devleti.</span></span></div> <div><span><span>“<b>Hazar Yahudisi</b>” diyorlar. Yanlış…</span></span></div> <div><span><span><b>İsrail</b>, bu insanları <b>Habeşli</b>, zenci Yahudîlerden de sonra kabul etti.</span></span></div> <div><span><span>Doğru görelim… </span></span></div> <div><span><span><b>Musevî Hazar Türkleri, ABD ve Rusya’da çok güçlüdür.</b></span></span></div> <div><span><span><b>Türkiye’nin diaspora politika ve hedeflerinin içinde olmalıdırlar.</b> </span></span></div> <div><span><span>Bu insanlar <b>Rusya</b>, <b>Ukrayna</b> gibi ülkelerde “<b>ben Azerîyim</b>” derken bizimkiler ısrarla <b>Yahudî</b> diyerek itmeye devam ettiler. </span></span></div> <div><span><span>Kim kazanıyor peki?</span></span></div> <div><span><span><b>İsrail</b> ve <b>Siyonizm</b>. </span></span></div> <div><span><span>Neden? </span></span></div> <div><span><span>Bizim cehâlet ve iş bilmezliğimizden…</span></span></div> <div><span><span><b>Türkiye, 27 NİSAN 2007 Muhtırası’na karşı dik durarak hicretini tamamlamıştır. </b></span></span></div> <div><span><span><b>Stratejik dengeye ulaşmıştır. </b></span></span></div> <div><span><span><b>Geri adım atamaz.</b> </span></span></div> <div><span><span>Muhalefet geriye döndürme, eski mızmız, ferâset ve izzetten yoksun <b>Türkiye</b>’yi hedeflemektedir; dış güçler bunun farkındadır.</span></span></div> <div><span><span>Bakınız!</span></span></div> <div><span><span><b>FETÖ firârîleri nerede?</b></span></span></div> <div><span><span><b>ABD</b>, <b>İngiltere</b>, <b>Almanya</b> başta olmak üzere <b>AB</b> ülkelerinde. </span></span></div> <div><span><span>Bu ülkelerde tüm diğer <b>PKK</b>, sol terör grupları, sözde İslâmi bazı guruplarla korunuyor, destekleniyor, </span></span></div> <div><span><span><b>Türkiye</b> aleyhinde faâliyet gösteriyorlar. Hatta, <b>Fransa</b> ve <b>Almanya</b>’ya, <b>Akdeniz</b>’deki ticârî gemilerimize operasyon yapma fikrini, hukukî altyapısı ile onlar söylüyorlar.</span></span></div> <div><span><span>Anlamı ne?</span></span></div> <div><span><span>Çünkü <b>FETÖ</b> ve diğer işbirlikçi kesimler <b>ABD</b> başta olmak üzere <b>Batı Ülkeleri</b>’nce destekleniyor, güç ve akıl veriliyor, <b>Türkiye</b> aleyhine kullanılıyor ve bu nedenlerle korunuyorlar.</span></span></div> <div></div> <div><span><span><b>Azîz Türk Milleti!</b></span></span></div> <div><span><span><b>ABD ambargosu bu günün konusu değildir.</b></span></span></div> <div><span><span><b>Bir ülke planlarını iç dinamikleri güçlü tutarak yapmalıdır.</b></span></span></div> <div><span><span><b>Devletin en büyük gücü, kendisine sevgi duyan, sahip çıkan, çalışkan, şuurlu Milletidir. Devlet, milletin ideal, duygu, inanç ve ideallerine bağlı kalırsa büyü ve pâyidâr olur. </b></span></span></div> <div><span><span><b>Bu gün ülkemizde Milli Cepheye ait insanımızın oranı yüzde 70’in üzerindedir. Cumhur İttifâkı mensupları ve destekleyenler, alınan oyu sorgulamalıdırlar. </b></span></span></div> <div><span><span><b>Milli Cephe sandıktan en az yüzde 57–60 aralığında oy çıkmalıdır ki, arkamıza yaslanabilelim.</b></span></span></div> <div><span><span><b>Milletimizi her türlü aldatma, düşmanlarımızın psikolojik harp unsurları ile yaptığı yanıltma, gevşetme ve şuursuzlaştırmalarına karşı uyaralım.</b></span></span></div> <div>.</div> <div><span><span><b>Emekli Yarbay Halil MERT, dikGAZETE.com</b></span></span></div> <div><span><span>-Strateji ve Yönetim Uzmanı-</span></span></div> <div></div>