<h3><span><strong>İşbirlikçi Abbas!..</strong></span></h3> <div><strong>Cumhurbaşkanı</strong> <strong>Tayyip</strong> <strong>Erdoğan</strong>, <strong>Rize’de</strong> yaptığı konuşmada, <strong>Filistin</strong> <strong>Yönetimi</strong> <strong>Başkanı Mahmud Abbas'ın</strong>, <strong>Türkiye'ye</strong> <strong>Parlamentoda</strong> konuşmak üzere davet edildiğini fakat gelmediğini belirterek, <strong>özür</strong> beklediklerini söyledi!..</div> <div>Yine <strong>Rize’de</strong>, farklı bir yerde konuşan <strong>Erdoğan</strong>, burada da şunları söyledi:</div> <div>“Biz nasıl <strong>Karabağ'a</strong> girdiysek, nasıl <strong>Libya'ya</strong> girdiysek bunun benzerini aynen onlara da yaparız. Yapmamak için hiçbir şey yok… Sadece biz güçlü olmalıyız ki, bu adımları da ne yapalım?!. Atalım!.. </div> <div>Eğer biz bugün <strong>İsrail'e</strong> karşı önümüze gelen evelallah lafları yapıyorsak, onlarla bütün ticareti kestiysek, ilişkilerimizi kestiysek… Çıktı bir tanesi affedersiniz, terbiyesizin teki; parlamentomuzda <strong>Mahmud</strong> <strong>Abbas</strong> konuşturulmalı! Kim bu?!. <strong>Yeniden</strong> <strong>Refah'ın</strong> bir tane adamı var, kafadan da galiba sıkıntısı var onun! </div> <div><strong>Mahmud</strong> <strong>Abbas'ı</strong> davet etmediğimizi sana kim söylüyor?! Biz davet ettik ama <strong>Mahmud</strong> <strong>Abbas</strong>, maalesef bize olumlu cevap veremedi... Biz de, bundan sonraki süreci ona göre işleteceğiz!..</div> <div>Bütün bu adımları biz atarken, kendi içimizden ne yazık ki vuruluyoruz! Biz bu parlamentoyu kimlere açmadık ki?!. Parlamentomuzu biz evelallah hak yolda olan herkese açarız… Ama bunların, bu işlerden haberi yok!..”</div> <div>Bu konuşmalardan sonra <strong>Mahmud</strong> <strong>Abbas’a</strong> sorarsanız, gelmemesi akıllı bir harekettir!..</div> <div>Bize göre ise, gelmemesi hem fıtratına uygun hem de kendisiyle uyumlu bir davranıştır!..</div> <div>Bu adam; zamanında <strong>Yaser Arafat</strong> ile hareket etmiş ve <strong>Filistin</strong> <strong>Kurtuluş</strong> <strong>Örgütü'nün</strong> yöneticileri arasında yer almıştı.</div> <div>Daha sonraları <strong>İsrail</strong> ile yakınlaşmış fakat bunu net olarak açıklamamış, <strong>Arafat</strong> ile hareket etmeye devam etmiştir!</div> <div><strong>1990'larda</strong> iki defa görüşülen <strong>Oslo</strong> <strong>İlkeler</strong> <strong>Anlaşması'na</strong> katılmış; <strong>1996'da</strong> <strong>Filistin Kurtuluş Örgütü</strong> genel sekreteri ve <strong>Arafat'ın</strong> resmi olmayan sözcüsüyken; <strong>Arafat'ın</strong> <strong>Oslo</strong> anlaşmasındaki tutumunu eleştirerek, <strong>ABD</strong>-<strong>İsrail</strong> destekli bir yolda yürümeye başladığının işaretini vermiş; <strong>Oslo</strong> <strong>İlkeler</strong> <strong>Anlaşması'nın</strong> akamete uğramasıyla ‘<strong>İkinci İntifada</strong>’nın başlamasından sonra intihar saldırılarına karşı tavır alıp, <strong>Arafat'tan</strong> ve görüşlerinden uzaklaşmıştır!..</div> <div>Bu pozisyondan sonra <strong>İsrail</strong> ve <strong>ABD</strong> ile diyalog sürecini de hızlandırmış, sadakatinin karşılığını almaya başlamıştır!</div> <div>2003 yılının Mart ayında <strong>Arafat</strong>, özerk <strong>Filistin</strong> yönetiminin başbakanlık makamını oluşturmuş, eski yol arkadaşı, sonraki rakibi olan <strong>Abbas'ı</strong>, oluşturduğu makama atamak zorunda bırakılmıştır! <strong>Abbas'ın</strong> bu makama atanması hem <strong>ABD</strong> <strong>Başkanı</strong> <strong>George W. Bush</strong> hem de <strong>İsrail</strong> <strong>Başbakanı</strong> <strong>Ariel</strong> <strong>Şaron</strong> tarafından <strong>Ortadoğu</strong> sorununun çözümü için şart koşulmuştu!</div> <div>Buradan, <strong>Yaser</strong> <strong>Arafat’ın</strong> çok iyi bir adam olduğu anlamı çıkmasın!.. Sözüm ona dava(!) peşinde koşan <strong>Arafat</strong>, <strong>Forbes</strong> <strong>Dergisi’nin</strong> <strong>2003</strong> yılında dünyanın en zengin liderleri listesinde altıncı zengin olarak ilan edilmiş ve mal varlığının <strong>300</strong> milyon dolar olduğu yazılmıştı! O dönem, <strong>İsrail’in</strong> eski istihbaratçılardan olan <strong>Şalom</strong> <strong>Harari'ye</strong> göre <strong>Arafat</strong>, muhtemel bir sürgüne karşı yaklaşık <strong>700</strong> milyon dolarlık bir parayı hesabında tutuyordu!</div> <div>Öldükten sonra ise <strong>Fransa’da</strong> yaşayan eşi ve kızına, yüklü miktarda ki; milyar dolarlar olarak ifade edilen bir servet ile <strong>Filistin’den</strong> yine eşi ve kızına her ay yüklü miktarda dolar ödemesi olduğu yazıldı!..</div> <div>Yukarıda “<strong>bize göre ise, gelmemesi fıtratına uygun hem de kendisine uyumlu bir davranıştır</strong>” demiştik <strong>Abbas</strong> için…</div> <div>İşte bu fıtratı bozuk, işbirlikçi ve satıcı; <strong>Mısır</strong> olaylarında da kişiliğine uygun hareket etmiş, <strong>Ahbar</strong> ve <strong>Ahbar</strong> <strong>Elyevm</strong> gazetelerinin genel yayın yönetmenlerine verdiği röportajda; <strong>Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi’yi</strong> deviren darbeci <strong>General</strong> <strong>Abdulfettah</strong> <strong>Sisi’yi</strong> övmüş ve o dönem <strong>Mursi</strong> için; <strong>“Ben Japoncadan ne kadar anlıyorsam, Mursi de </strong>Filistin<strong> meselesinden o kadar anlıyor</strong><strong>” </strong>dediği yetmezmiş gibi;<strong> “Mısır tarafından tünellerin kapatılması ve Gazze ile Sina arasında silah ve insan geçişini engellemeye yönelik tüm tedbirleri destekledik!.. </strong>Mısır’ı tehlikeden koruyacak her türlü önlemi desteklemeyi sürdüreceğiz” diyerek, döneminde büyük destek gördüğü <strong>Mursi’yi</strong> satan ve tünellerin halkı için ne kadar önemli olduğunu bile önemsemeyen <strong>riyakâr bir adamdır!.. </strong></div> <div><strong>İsrail</strong> işbirlikçisi, devletin sözde başkanı <strong>Mahmud</strong> <strong>Abbas</strong>, <strong>7 Ekim</strong>’den bu yana devam eden, <strong>İsrail’in</strong> çocuk-kadın demeden yaptığı sivil katliamlarına karşı mücadele eden ve halkın desteği arkasında olan <strong>HAMAS</strong> için, “<strong>HAMAS'ın</strong> politika ve eylemleri <strong>Filistin</strong> halkını temsil etmiyor” diye açıklama yapmıştır!..</div> <div>Geçen yıl <strong>Çin’e</strong> ziyarette bulunan <strong>Abbas</strong>, burada da; <strong>Türkistan</strong> ile ilgili, “<strong>Bazılarının gündeme getirdiği Uygur meselesi, bir insan hakları meselesi değildir!.. Bu Çin'in terörizm, aşırılık ve ayrılıkçılıkla mücadelesidir!.. Filistin hükümeti, Çin'in bu mücadelesini her zaman destekliyor, Filistin her zaman Çin'e inandı! Çin'in her zaman adaleti yerine getireceğine inanıyoruz</strong>” demişti!..</div> <div><strong>Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın</strong> ikinci konuşmasından sonra, şimdiye kadar gıkı çıkmayan <strong>Abbas’ın</strong> yerine, <strong>Filistin’in</strong> <strong>Ankara Büyükelçisi Faed Mustafa</strong> tarafından bir açıklama yapıldı. Yapılan açıklamada; “<strong>Mahmud Abbas’ın</strong> yakında <strong>Türkiye’yi</strong> resmi bir ziyarette bulunması bekleniyor. Bu ziyarette, <strong>Cumhurbaşkanı</strong> <strong>Recep Tayyip Erdoğan</strong> ile bir araya gelecek” ifadeleri yer aldı.</div> <div><strong>Filistin</strong> <strong>Yönetimi’nin</strong> resmi haber ajansı <strong>WAFA’da</strong> yer alan habere göre <strong>Mustafa</strong>; “<strong>Abbas’ın</strong> <strong>Türkiye</strong> <strong>Büyük</strong> <strong>Millet</strong> <strong>Meclisi</strong> <strong>Başkanı’ndan</strong> <strong>Türk</strong> yasama organında bir konuşma yapması için davet aldığını” açıkladı ve <strong>Abbas'ın</strong> <strong>TBMM'de</strong> konuşacağını belirtti!..</div> <div><strong>Cumhurbaşkanı</strong> <strong>Erdoğan’ın</strong> <strong>Rize’de</strong>; “Biz nasıl <strong>Karabağ'a</strong> girdiysek, nasıl <strong>Libya'ya</strong> girdiysek bunun benzerini aynen onlara da yaparız” sözü gereği, ordumuz <strong>Filistin</strong> için <strong>İsrail’e</strong> girse; <strong>İsrail</strong> üst yönetimiyle ticaret dahil birçok konuda işbirliği yapan bu şahıs, emin olun bir çok <strong>Arap</strong> ülkesiyle birlikte <strong>İsrail’in</strong> yanında yer alır!..</div> <div><strong>Türkiye’ye</strong> gelip, parlamentoda konuşacak mı bilmiyoruz ama bu ve iş birlikçi benzerleri, parlamentoda konuşmak şöyle dursun; <strong>Türkiye</strong> sınırlarından içeri sokulmamalıdır!.. </div> <h3><span><strong>Paris 2024 Olimpiyat Oyunları!..</strong></span></h3> <div><strong></strong></div> <div><strong>Fransa’nın</strong> ev sahipliğinde düzenlenen <strong>Paris</strong> <strong>2024</strong> <strong>Olimpiyat</strong> <strong>Oyunları’nın</strong> açılış töreni <strong>Sen</strong> <strong>Nehri’nde</strong> yapıldı.</div> <div><strong>Olimpiyat</strong> oyunları tarihinde ilk kez müsabakaların yapılacağı stadyumun dışında düzenlenen açılış töreninde yapılan gösterilerde yoğun şekilde <strong>LGBT</strong> karakterlerin kullanılması tepki çekti.</div> <div>Sanat tarihinin önemli eserlerinden biri olan <strong>Leonardo Da Vinci'nin</strong>, “<strong>İsa'nın Son Akşam Yemeği</strong>” tablosunun da <strong>LGBT'lilerce</strong> canlandırılması ve çocuklarla, eşcinsel dansçıların aynı sahneyi paylaştığı açılış, tarihe geçerken, dünyanın her yerinden sosyal medya kullanıcıları tarafından büyük tepkiyle karşılandı!</div> <div>Ayrıca, <strong>102</strong> sporcu ile katılan <strong>Türk</strong> <strong>Milli</strong> <strong>Takımı’nın</strong> açılış seremonisinde giydiği kıyafetler de, sosyal medyada eleştiri yağmuruna tutuldu.</div> <div></div> <div><strong>Vitali</strong> <strong>Hakko’nun</strong> kurucusu olduğu <strong>Vakko</strong> firması tarafından hazırlanan kıyafetler, “<strong>pijamaya</strong> <strong>benziyor</strong>” yorumlarıyla karşılandı!</div> <div>Kıyafetler için aleyhte ve lehte onlarca yazı yazıldı! Hatta hazırlayandan çok, kimin yaptırdığı yönünde paylaşımlar da yapıldı!</div> <div>“<strong>Vakko öyle yaptı bu böyle yaptı</strong>” filan diyerek tartışmayı uzatmanın kimseye katkı sağlayacağını düşünmüyorum fakat ilgili bakanlık, bu <strong>pijamalı</strong> <strong>palyaço</strong> görüntünün sorumluları hakkında gerekeni yapmalıdır!..</div> <div><strong>LGBT</strong> görüntüleri içinse, son birkaç yıldır erkek ve kadın bireye üçüncü bir kimlik olarak homeseksüelleri oturmak isteyen bir dünya ile karşı karşıyayız!..</div> <div>Birçok ülkede erkek erkeğe evlilikler aleni yapılırken, ülkemizde de, “Velevki ibneyiz”, “Lut Kavmi’nin torunlarıyız” diye sokaklara çıkanlar ile destekçileri bu tür sapkınlıkların bizde de yapılmasını istemektedirler!</div> <div>İnsan <strong>fıtratını</strong> bozma ve <strong>aile</strong> yapısını çökertme amaçlı girişimlerin <strong>olimpiyatlarda</strong> yer alması ve <strong>damga</strong> vurması da <strong>ahlâksızlığın</strong> zirvesidir!</div> <div>Bu konuya dair; “<strong>Batılılar ulus devletin artık var olmadığına inanıyor… Buna dayalı bir ortak kültür ve toplumsal ahlâkın varlığını reddediyor… Olimpiyat açılışını izlediyseniz, ahlâkın olmadığını görürdünüz</strong>” diyerek, en güzel sözü <strong>Macaristan</strong> <strong>Başbakanı Viktor Orban</strong> söylemiş ve <strong>LGBT</strong> yanlılarının kıçlarına <strong>ahlâksızlık</strong> damgasını vurmuştur!..</div> <div>.</div> <div><strong>Ali Mevlüt Kaya, dikGAZETE.com</strong></div> <div>Not: Bu yazı, <strong>Hamas</strong> lideri <strong>İsmail</strong> <span><strong>Heniyye</strong></span> sukasti öncesinde yazılmıştır. </div> <div></div>