USD 0,0000
EUR 0,0000
USD/EUR 0,00
ALTIN 000,00
BİST 0.000

İran bu oyuna nasıl geldi?

İran bu oyuna nasıl geldi?
13-01-2026

İRAN BU OYUNA NASIL GELDİ?

“Dünyada Devlet aklı olan 10 ülke say” deseler ilk beşin içine İran’ı koyar ABD’yi saymazdım.

Amerika benim gözümde hala devlet değil bir Anonim Şirket

Ticarette, Siyonist bankerlerin baskısı altında

Siyasette ise;

İsrail’in kuyruğuna takılmış giden bir ülke tarifi yapardım

Ama İran öyle mi?

KADİM BİR KÜLTÜR, DERİN BİR DEVLET…

İran

5 bin yıl tarihi olan, coğrafyasında birçok devletin kurulduğu aynen Türkiye gibi derin devlet aklı olan bir ülke…

Ama…

Tarihi bir hata, onu süper güç yapacağına, bugün iç meseleleriyle uğraşan derin ekonomik sıkıntılar yaşayan bir ülke haline getirdi (asgari ücret 156 $)

Hâlbuki;

Elindeki petrol ve doğalgazı dünyanın sayılı rezervleri arasında bulunuyor.

ABD “GEL GEL!” YAPIYOR!..

Ama…

Yetişmiş teknik eleman, genç bir nüfus ve yeraltı zenginliğine rağmen dünya ve bölge gerçeklerine aykırı bir karar, bugün İran’ı bu hale getirdi.

Nedir o karar?

Hiç zahmet çekmeden ABD’nin boşalttığı Irak’a girerek, aşırı fanatik bir politikacı olan Maliki’yi işbaşına getirerek, mezhepçi bir politika gütmesi.

İran’ın himaye ettiği Maliki, Iraklılara çok çektirdi. Zulüm arş-ı alaya yükseldi.

İran;

Maliki’nin kulağını çekip “Ne yapıyorsun?” diyeceğine aynı hızla bu sefer Suriye ve Yemen’e de daldı. Arkasından AfrikaLübnan zaten elindeydi.

PETROL GELİRİ ERİYOR, BÖLGE HALKLARININ NEFRETİ BÜYÜYOR!..

İran…

Mezkûr bölgelere oluk oluk para aktarırken iç piyasayı ihmal etti. Gün geçtikçe homurdanmalar yükselmeye başladı ama “Şii Hilali” yayılmacılığı, bu yükselen homurdanmaların üstünü örtüyordu.

SURİYE…

İşin en trajik tarafı Suriye’de yaşandı.

Şii Hilali uğruna mezhepçi bir politika izleyerek yüzde 80’i Sünni olan Suriye’yi Şiileştirme uğruna B. Esad gibi bir zalime destek verdiler. Bu da İslam dünyasında infialle karşılandı.

İRAN’IN KAÇIRDIĞI FIRSAT!..

2014 yılına gelindiğinde Suriye’de 100.000 ölü 1-2 milyon civarında bir göçmen kitlesi, komşu ülkelere kaçmıştı.

Bu fecaat üzerine;

Cumhurbaşkanımız İran dini lideri Hameney ile bir görüşme gerçekleştirerek akan kanın durması için beraber hareket edip, Suriye’yi yeniden ayağa kaldırma teklifini götürdü.

İran;

Tüm bölgeye hatta Afrika’ya bile yayılmışken ABD’nin ses çıkarmamasını kendi gücünden sandı.

Bu güç zehirlenmesi hem Cumhurbaşkanımızı karşılama ve protokolde sergilenen tavırda görüldü, hem de yapılan teklife verilen cevapta…

Neymiş;

Irak ve Suriye, Pers İmparatorluğu ve Sasaniler zamanından beri İran’ın tabii bir uzantısı olmuşlar... Osmanlı ise daha dün bu topraklara gelmiş deyince, görüşme soğuk bir şekilde sona eriyor.

Ondan sonrası malum…

Haşdi Şabi’nin desteğini de alan B. Esad’ın işkence ve zulümde sınır tanımaz hale gelmesi ile ölü sayısı 1 milyonu geçerken Suriyeli mülteci sayısı 10 milyonu aşıyor.

BU ARADA İRAN…

İran

Böyle hesapsız bir şekilde oraya buraya dalarken geride büyük bir boşluk bırakıyor. CIA ve MOSSAD ajanlarının ülkede cirit attığını ateş bacayı sarınca anlıyor.

Amerikalı ve Siyonist ajanlar, İran’da öyle müstahkem bir hale geliyorlar ki, Cumhurbaşkanı İ. Reisi’ye suikast yapacak hale geliyorlar (İran bunun bir kaza olduğunun söylese de herkes biliyor ki, bu bir sabotaj)

Yetmedi!..

Cumhurbaşkanlığı sarayında misafir olarak bulunan Filistin direnişinin öncülerinden Hamas lideri İsmail Haniyye vurulup şehit ediliyor.

Yetmedi!..

İsrail, 200 uçakla gidip, İran’ın önemli merkezlerini vuruyor; Genel Kurmay Başkanlarını öldürüyor.

Ama nasıl bir boşluk bırakmışlarsa tüm bunlardan İran savunma sisteminin haberi olmuyor.

Şimdi de Amerika,

Özel olarak yetiştirdiği provokatörler tarafından İran’ın altı üstüne getiriliyor.

Tüm bunların sebebi;

Şii Hilali uğruna İran’ın hesapsız bir şekilde bölgeye yayılırken arkasını ihmal etmesinden kaynaklanıyor.

PEZEŞKİYAN VEYA AHMEDİ NEJAT OLSAYDI!...

Eğer zamanında

Etki ve yetki A. Nejat veya şimdiki Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan’ın elinde olsaydı, Türkiye ile daha makul bir çözüm bulunurdu.

Böylece;

Irak ve Suriye’de milyonlarca insan ölmek veya tehcir edilmek zorunda kalmazdı.

Bu arada İran;

İç güvenlik ve savunma sistemini güçlendirir, petrol ve doğalgazdan gelen paralar hiç olmayacak bir hülya uğruna harcanmaz, bu servet, altyapıya harcanarak gelir seviyesi yükseltilirdi.

Böylece bugün yaşanan kaos da yaşanmazdı.

SLOGAN KARIN DOYURMAZ!..

İran’ın yaptığı yanlışları en ufak bir şekilde dahi tenkit edilmesine tahammül etmeyenler ve hemen “Yoksa ABD ve İsrail’in dostu musun?” tepkisini gösterenler şimdi ateş bacayı sarınca İran’ın Amerika’yaGel konuşalım!” demesini bakalım nasıl karşılayacaklar.

BUNDAN SONRA NE OLACAK?

Eğer Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan yetkileri eline alıp, mevcut kast sistemini kaldırarak ülke gelirinin bir zümre elinde değil de, adil bir şekilde dağılımını sağlarsa Şah rejimine dönmek isteyenlerin heveslileri kursağında kalır, İran güçlü bir ülke olarak yoluna devam eder.

.

Emin Batur, dikGAZETE.com

SİZİN DÜŞÜNCELERİNİZ?