<div><span><span>“<strong>Şüphesiz ki, bir kavim kendi durumunu değiştirmedikçe Allah onların durumunu değiştirmez.</strong>” (Rad-11)</span></span></div> <div><span><span>Bir kavmin, Milletin hatta devletin durumu nasıl değişir?</span></span></div> <div><span><span>Çok basit..</span></span></div> <div><span><span><strong>Fertler</strong> tutumlarını, duruşlarını ve davranışlarını değiştirirlerse <strong>Millet</strong> değişir, <strong>devlet</strong> değişir.</span></span></div> <div><span><span>Pekî, nasıl olacak?</span></span></div> <div><span><span>“<strong>Andolsun zamana ki, insan gerçekten ziyandadır. Ancak, iman edip de sâlih ameller işleyenler, birbirlerine hakkı tavsiye edenler, birbirlerine sabrı tavsiye edenler başka </strong>(Onlar ziyanda değillerdir).” (Asr)</span></span></div> <div><span><span>Rabb’imizin emrinden de anlaşılacağı üzere; <strong>imân</strong> sahibi olmak yetmez.</span></span></div> <div><span><span><strong>Sâlih âmel </strong>yani her yaptığı işi doğru, zamanında, kaliteli, dürüst, yalansız, iffetle, hâyâ ile yapmak gerekiyor. </span></span></div> <div><span><span>Bitti mi? </span></span></div> <div><span><span>Hayır!. </span></span></div> <div><span><span>Israrla <strong>hakkı</strong>, doğruyu tavsiye etmek, ısrarla <strong>sabrı</strong> tavsiye etmek. Söz ve fiillerimizle <strong>fitneye</strong> sebep olmamak. İnsanlığın aleyhinde işler yapmamak…</span></span></div> <div><span><span>Bu gün bakıyorum, en kolay iftirâyı <strong>dindar görünümlü birileri </strong>atıyor. </span></span></div> <div><span><span>Ne kadar acı değil mi?</span></span></div> <div><span><span>En kolay yalanı <strong>dindar kisve ile</strong> söylüyor birileri. “<strong>Allah, kitap!..</strong>” diyerek dolandırıyorlar.</span></span></div> <div><span><span>İlk söyleyenlere çok kızmıştım. </span></span></div> <div><span><span>“<strong>ALLAH İLE ALDATMAK…</strong>” </span></span></div> <div><span><span>Ya şimdi?</span></span></div> <div><span><span><strong>Hepimiz sorumluyuz. </strong></span></span></div> <div><span><span><strong>“Bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın.” diyen münâfıklık yaptığını bilmelidir.</strong></span></span></div> <div><span><span><strong>Zararsız insan, kötülük yapmayan insan iyi insan değildir. İyi insan, başkalarına faydalı olan, iyilik yapan insandır.</strong> </span></span></div> <div><span><span>Kötülerle mücâdele edilmelidir. </span></span></div> <div><span><span>Kim mücâdele edecek pekî? </span></span></div> <div><span><span>Hepimiz.. </span></span></div> <div><span><span>Fert fert, alan, alan.</span></span></div> <div><span><span>Tıpkı <strong>Büyük Dönemeç Sakarya Savunması</strong> gibi. </span></span></div> <div><span><span>Vatanın tüm sathında…</span></span></div> <div><span><span><strong>İyiyi</strong>, Millî menfaatleri savunacağız. <strong>Kötülüğe</strong> fert fert engel olacağız.</span></span></div> <div><span><span>“<strong>Hepiniz çobansınız, güttüklerinizden sorumlusunuz</strong>” diyor R<strong>ehberimiz SAV</strong>.</span></span></div> <div><span><span>Yetti mi?</span></span></div> <div><span><span>Hayır!</span></span></div> <div><span><span>“<strong>Öğretin, azarlamayın, Şüphesiz ki öğreten, azarlayandan daha hayırlıdır.</strong>” diyerek bize yöntem de söylüyor <strong>Güller Gülü SAV.</strong></span></span></div> <div><span><span>“<strong>Eğer kaba, katı yürekli olsaydın, onlar senin etrafından dağılıp giderlerdi. Artık sen onları affet. Onlar için Allah’tan bağışlama dile. İş konusunda onlarla müşavere et.</strong>” (Al-i İmran-159) <strong>Rabb’imizin</strong> de emri böyledir.</span></span></div> <div></div> <div><span><span>Bizleri topluma karşı, devlet ve Milletimize karşı sorumlu olmaya zorlayan <strong>sosyal âmiller</strong> de vardır.</span></span></div> <div><span><span>Bugün emperyalizmin kuşatması devâm etmektedir. </span></span></div> <div><span><span>Her gün yeni oyunlarla karşımıza çıkmaktadırlar.</span></span></div> <div><span><span><strong>“At izi ile it izi”</strong>nin çoklukla birbirine karıştığı doğrudur.</span></span></div> <div><span><span>Ya da <strong>“BİZDEN!”</strong> kavramını çok iyi kullanan <strong>fitne</strong> hatta ihânet!</span></span></div> <div><span><span>Her yerde karşımıza çıkıyor.</span></span></div> <div><span><span><strong>Soldan</strong> gelen tehlikeler alenîdir. </span></span></div> <div><span><span>Bunlarla ilgili olarak toplumun uyanık tutulması elzemdir. Ancak bunu yaparken <strong>ötekileştirmekten</strong> kaçınılmalıdır. </span></span></div> <div><span><span>Aldanmış insanlarımız vardır. </span></span></div> <div><span><span>Nihâyetinde bu insanlar da bizim insanımızdır. </span></span></div> <div><span><span>Bilmeden fitnenin parçası olmuş insanımız vardır. </span></span></div> <div><span><span>İnsanlarımızı <strong>kuklacılardan da kuklalardan</strong> da kurtarmaktan başka çaremiz yoktur.</span></span></div> <div><span><span><strong>Bu dönemde asıl tehdit, “BİZDEN!” kavramını sulandıranlar ve istismâr edenlerdir.</strong> </span></span></div> <div><span><span><strong>Türkiye’de asıl cepheleşme, Millî ve Gayrimillî şeklinde olmalıdır.</strong> Birileri kafa karışıklığı oluşturarak insanımızın kendisini doğru konumlandırmasına doğrudan ya da dolaylı olarak engel olmaktadırlar.</span></span></div> <div><span><span><strong>Şu anda bekâ sorunumuz vardır. Bekânın idâmesi;</strong></span></span></div> <div><span><span><strong>- Tam bağımsız güçlü Türkiye,</strong></span></span></div> <div><span><span><strong>- İstikrarlı hükümetler.. İstikrâr</strong></span></span></div> <div><span><span><strong>- Millî terbiye ve İmâna bağlı, en azından hürmetkâr nesiller,</strong></span></span></div> <div><span><span><strong>- Fedâkâr insanlar.</strong></span></span></div> <div><span><span><strong>- Devlete ve Millete büyük bir sevgi ile bağlı devlet memurları..</strong></span></span></div> <div><span><span><strong>- Atamaların liyâkat, ehliyet, sorumluluk, sadâkât ölçüleri ile yapılması. Buradaki sadâkat asla bir guruba, zümreye, siyasi tarafa bağlılık olarak algılanamaz. Esas olan İmânla Millet ve Devlete olan sadâkattir.</strong></span></span></div> <div><span><span><strong>- ADALET. </strong></span></span></div> <div><span><span><strong>- Milletin seçtikleri başta olmak üzere idarecilere, devlet memurlarına duyduğu güven ve itimâd.</strong></span></span></div> <div><span><span>Yukarıdaki şartlar artırılabilir.</span></span></div> <div><span><span></span></span></div> <div><span><span>Bugün <strong>Millî</strong> zemindeki insanlarımız iktidar çevrelerinden, devlet yönetiminden, adaletsizliklerden, rüşvet, iltimas gibi birçok konuda rahatsızlıklarını beyan etmekte, toplum içinde bunları asıllı-asılsız dile getirerek aslında büyük zarar vermektedirler.</span></span></div> <div><span><span>Ya da <strong>İçişleri Bakanı</strong>’nın tâlihsiz ve şımarık danışmanının “<strong>Benim arabam birbuçuk milyon değil, 750.000 TL.</strong>” dediği gibi, toplumdan bîhaber siyasi ve bürokratların toplumda bıraktığı olumsuz iz, farklı ve süslü iktidar partili erkekler, “Süslüman” kadınlar, “<strong>KADEM”</strong> vb. yapıların, aile çevrelerinin referans gücü vd. muhâfazakar cepheyi âdetâ “<strong>Bıçak kemiğe dayandı!..</strong>” noktasına getirmektedir.</span></span></div> <div><span><span><strong>Gelinen nokta uykularımızı kaçırmaktadır.</strong></span></span></div> <div><span><span><strong>Sınır ötesi </strong>harekâttan, <strong>Karabağ</strong>’daki duruşumuza, <strong>Libya</strong>, <strong>Balkanlar, Afganistan</strong> vb. derken başımızı ellerimizin arasına alıp gömülüyoruz.</span></span></div> <div><span><span><strong>Allah korusun!</strong> Ya bu “<strong>muhâlefet</strong>”, iktidara gelirse!.. </span></span></div> <div><span><span>Plan yok, yarın hedefleri yok!..</span></span></div> <div><span><span>Tam tersi, yapılan tüm iyi şeyleri âdeta <strong>yıkmaya</strong> kararlılar.</span></span></div> <div></div> <div><span><span>İktidârın yıllarca koynunda büyütüp himâye ettiği “<strong>Kraliçe İslâmcıları</strong>” partileşiyor. </span></span></div> <div><span><span>Hep birlikte “<strong>Kraliçe</strong>”ye, <strong>FETÖ</strong> ve <strong>ABD</strong>’ye göz kırpıyorlar. Muhâlefetle koşulsuz birlikte olmaya hazırlar.</span></span></div> <div><span><span>Bu arada, <strong>emperyalizm</strong> ülke içinde oyun kurarken bakıyorsunuz <strong>Kemalist</strong> geçinen “<strong>Balyoz Mağdurları</strong>” bile <strong>HDP, FETÖ</strong> ve <strong>ABD</strong> ile yan yana konumlanmaktan çekinmiyorlar. </span></span></div> <div><span><span>Düşünün devletin emekli albayı eski mebus, <strong>muhâlefete akıl </strong>veriyor, “<strong>Hükümet olmak için HDP’ye bakanlık verilebilir.</strong>” diyor. </span></span></div> <div><span><span>Muhâlefetin içindeki <strong>Millî</strong> hassasiyeti olan insanlar da muhalefetten kopup partileşiyor.</span></span></div> <div><span><span>Aziz Milletim!..</span></span></div> <div><span><span>Bu resim ülkemiz üzerindeki hesapların tezâzürüdür.</span></span></div> <div><span><span><strong>Burada şu cepheleşme maksatlıdır, kusurludur.</strong></span></span></div> <div><span><span><strong>Aldatmadır. </strong></span></span></div> <div><span><span><strong>Lâik-Antilâik, İslâmcı-Atatürkçü, Muhâfazakâr-Modern… vb.</strong></span></span></div> <div><span><span><strong>Bu ayrışmayı, sürekli toplumun gözüne sokarak Millî düşünmeye engel olan kesimler şâibelidir.</strong></span></span></div> <div><span><span>Ülkede <strong>gençlik</strong> sorun, <strong>yarınlar</strong> bulanık, <strong>çevremiz</strong> tuzaklarla dolu. </span></span></div> <div><span><span>Bakıyorsunuz <strong>muhâlefet</strong> bir mafyanın yayınladığı devleti tâhkir eden mesnetsiz iftiraları dahî <strong>büyütme</strong> derdinde.</span></span></div> <div><span><span><strong>İslâmî hassâsiyet</strong> ortaya koyduğunu düşünenler, <strong>Deccal’ı</strong> konuşuyor, <strong>Mehdi’yi</strong> tartışıyor. </span></span></div> <div><span><span>Son yüzyılda çözümsüz ve kangren olmuş, geleceği zerrece bağlamayan <strong>mâzinin kamplaşması ve kavgalarını </strong>gündemde âdetâ <strong>maksatlı</strong> tutuyorlar.</span></span></div> <div><span><span>Tabiî bunların karşılığı toplumda birileri de var.</span></span></div> <div><span><span><strong>Mavi Vatan</strong> mı?</span></span></div> <div><span><span>Ülkemin Dağlarını bekleyen <strong>Mehmed</strong> mi?</span></span></div> <div><span><span>Krizde <strong>işini, aşını kaybeden</strong> insanlar mı?</span></span></div> <div><span><span><strong>Sınır Ötesi </strong>operasyonlar mı?</span></span></div> <div><span><span>Gelen <strong>şehidler</strong>?...</span></span></div> <div><span><span>İnanın<strong> birkaç dertli </strong>dışında kimsenin umurunda değil. </span></span></div> <div><span><span><strong>Gençliğin</strong> geldiği nokta! </span></span></div> <div><span><span>Kimse konuşmuyor.</span></span></div> <div><span><span><strong>Şimdi, Vatanımıza, Milletimize, Dinimize, Devletimize gerçek mânâda sâhip çıkma zamanı. Her seviyede gördüğümüz hata, kusur ve ihanetlere yasalar çerçevesinde müdâhale etmeliyiz. </strong></span></span></div> <div><span><span><strong>Dedikodu üretmek âciz insanların işi. </strong></span></span></div> <div><span><span><strong>Rabb’imizin emrini yineliyorum. </strong></span></span></div> <div><span><span><strong>“Şüphesiz ki, bir kavim kendi durumunu değiştirmedikçe Allah onların durumunu değiştirmez.”(Rad-11)</strong></span></span></div> <div></div> <div><span><span>Bu arada insanımızın şahsî tefekkürünü kısıtlayan cemaat- tarikat vb. yapılara ek siyâset ve ağaları yetmedi bir de <strong>STK</strong>’lar, sözde guruplar var. </span></span></div> <div><span><span>Buralarda da kişi hürriyetini, Millî duruşu kısıtlayan ağalar, gardiyanlar ve kendisini <strong>toplumdan yukarıda</strong> gören birileri var. Bunlarla da mücâdele edilmelidir. Çünkü <strong>Millî</strong> mefkûre ve <strong>İmân</strong> <strong>Esasları</strong> ile kavgalı, pazarlık yapan bu zibidi tiplerin emperyalizm aşama aşama düğmesine basmaktadır.</span></span></div> <div><span><span><strong>Merhum Erbakan </strong>Hocamızın “<strong>Kuklacıya bakın!</strong>” öğüdü ile kuklacıya bakınca kuklaların mâhiyeti de ortaya ayan beyan çıkmaktadır. Bu, halkımıza çok iyi anlatılmalıdır.</span></span></div> <div><span><span><strong>Ülkenin Millî Cephesi’ni tutmaya çalışan Cumhur İttifâkı’na destek olacağız. Bunu yaparken de içimizdeki istismarcıların ihânete dönüşen hareketlerine de “DUR!” demeliyiz.</strong></span></span></div> <div><span><span>Türk Milleti ve Anadolu’daki duruşumuz sanki “<strong>Ve işte böylece sizi dengeli ve ölçülü bir toplum kıldık ki insanlar nezdinde Hakk'ın şahitleri (örnekleri) olasınız ve Resul (SAV) de sizin hakkınızda şahit/örnek olsun. …” (Bakara-143) </strong>ayet-i kerimesinin tefsiri gibidir. </span></span></div> <div><span><span>Çok bildiğini zanneden entel dantel tipler, önce babaannelerinin dedelerinin vakâr ve şahsiyetlerini, fedakârlık ve ferâsetlerini, duruş ve ahlâklarının kaynağını <strong>idrâk</strong> etsinler, sonra utanmazlarsa <strong>ahkâm</strong> <strong>kesmeye</strong> devâm etsinler.</span></span></div> <div></div> <div><span><span><strong>Aziz Milletim!..</strong></span></span></div> <div><span><span><strong>Ferâsetle, yılmadan ve hür irâdemizle her türlü ahlâksızlıkla, aldatma ve saptırmayla azimle, yasaların bize verdiği tüm hakları kullanarak mücâdele edeceğiz.</strong></span></span></div> <div><span><span><strong>Tevâzû ile sünepeliği birbirine karıştırmayalım. </strong></span></span></div> <div><span><span><strong>Samimiyet ve sadâkat önce Allah’a sonra Millet ve Devletimizedir. Milletimiz mazlum ve imânlı, devletimiz şühedâ emânetidir.</strong></span></span></div> <div><span><span><strong>Yılmayacağız.</strong></span></span></div> <div><span><span><strong>Yıkılmayacağız.</strong></span></span></div> <div><span><span><strong>Başaracağız.</strong></span></span></div> <div><span><span><strong>.</strong></span></span></div> <div><span><span><strong>Emekli Yarbay Halil MERT, dikGAZETE.com</strong></span></span></div> <div><span><span>-Strateji ve Yönetim Uzmanı-</span></span></div> <div></div>