<div><span><span>Bir gün kalktığımızda <strong>güneş</strong> doğmamış olsa… </span></span></div> <div><span><span>Bir gün <strong>bahar</strong> gelmeyi unutsa… </span></span></div> <div><span><span><strong>Ay</strong> ile <strong>güneş</strong> rotalarını şaşırsa… </span></span></div> <div><span><span><strong>Beşer</strong> yapımı makinalar gibi <strong>ara ara arıza</strong> verselerdi…</span></span></div> <div><span><span>Bir gün bedenimiz “<strong>ben yoruldum</strong>” dese, komutayı size verse…</span></span></div> <div><span><span>Trilyonlarca askeri olan bir orduda görev paylaşımını, askerlerin sevkiyatını size bıraksa… </span></span></div> <div><span><span>Sadece <strong>bağışıklık sisteminin komutasını</strong>, yoksa muazzam hormonal dengeyi, saçların düzenli büyümesini, kan hücrelerinin dengeli üretimini, kasların oryante kasılıp gevşemesini değil… </span></span></div> <div><span><span>Ne yapardınız?</span></span></div> <div><span><span>İnsan, her gün yaşadığı ve gördüğü mucizeleri kanıksıyor. </span></span></div> <div><span><span>Değerini unutuyor.</span></span></div> <div><span><span></span></span></div> <div><span><span>Her gün zamanında doğan güneş, insanın gözünde <strong>mucizesini</strong> yitiriyor. </span></span></div> <div><span><span>Sağlıklı bir gözün değerini doktor, <strong>gözlük</strong> yazınca anlıyoruz.</span></span></div> <div><span><span>Bir gün kulak çınlamaya başlayınca, seslerin frekansları birbirine karışmaya başlayınca anlıyoruz <strong>duymak</strong> ne kadar değerliymiş.</span></span></div> <div><span><span>Günlerce kıvrandıran <strong>baş ağrısı</strong>, sanki hiç geçmeyecekmiş gibi <strong>büyük bir ıstırap verirken bedenimize; </strong>ağrımayan bir başın değerini, baş ağrısı geçtiğinde yine unutuyoruz. </span></span></div> <div><span><span>Bir azamızda bize eziyet veren <strong>ağrının</strong> bir gün olmadığını fark etmek bile zoraki oluyor, şükretmiyoruz!</span></span></div> <div><span><span>Hepimiz, <strong>her şey yolunda gitsin</strong> istiyoruz. </span></span></div> <div><span><span><strong>Dert</strong> olmasın, <strong>tasa</strong> olmasın, <strong>hastalık</strong> olmasın, <strong>ağrı</strong> olmasın… </span></span></div> <div><span><span>Bunlar olmazsa, <strong>iyilik halinin değerini</strong> nasıl anlayabileceğiz?</span></span></div> <div><span><span><strong>Güneş,</strong> her gün zamanında doğduğu için mucizesini anlamakta zorluk çekiyoruz, etrafımızda ve bedenimizde <strong>her şey dört dörtlük olsaydı</strong>, <strong>dört dörtlük yaratılmış olan sayısız nimetin</strong> kıymetini bilemeyecektik.</span></span></div> <div><span><span>“<strong>İnsan Rabbine karşı çok nankördür. Ve o da buna şahittir.</strong>” (Adiyat Suresi 6-7)</span></span></div> <div><span><span>Bizlere, sahip olduğumuz her şeyi armağan eden ve benliğimizin de sahibi olan bir <strong>Rabb</strong>’e karşı nankörlüğümüze şahidiz. </span></span></div> <div><span><span><strong>Sayısız nimet</strong> <strong>verip</strong>, bir eksilttiğinde insanoğlu hemen moralini bozuyor. </span></span></div> <div><span><span>Hemen <strong>isyan sözleri</strong> sarf ediyor, başkalarına koşup, başkalarına sığınıyor.</span></span></div> <div><span><span><strong>Atamız İbrahim</strong> (a.s) bize hastalandığımızda sığınacağımız kapıyı gösteriyor: “<strong>Hastalandığım zaman bana O şifa verir.</strong>” (Şuara Suresi 80)</span></span></div> <div><span><span>Şifayı <strong>Allah</strong>’a havale etmek demek, <strong>şifaya giden yolların da meşru olmasını </strong>gerektirir. </span></span></div> <div><span><span>Dua ederken de, ilaç kullanırken de, <strong>şifa için </strong>vesile ararken de <strong>meşru sınırları</strong> aşmamamız gerekir.</span></span></div> <div><span><span>.</span></span></div> <div><span><span><strong>Dr. Bekir Tok, dikGAZETE.com</strong></span></span></div> <div></div>