<div>Geçtiğimiz Pazartesi akşamı oynanan <strong>Galatasaray - Beşiktaş</strong> derbisi, <strong>Galatasaray</strong> için <strong>Barcelona</strong> maçının provası gibiydi. </div> <div>Seyirci müthişti, 90 dakika hiç susmadılar. </div> <div>Futbolcular ne kadar üst düzey takımlarda oynarlarsa oynasınlar, seyirci baskısını kaldıramazlar. </div> <div>Hatırlayanlar bilir, bundan 4-5 sene önce <strong>Beşiktaş, </strong><strong>Şampiyonlar Ligi</strong>'nde<strong> Leipzig</strong>’le karşılaşmış, o dönem <strong>Leipzig’de</strong> forma giyen <strong>Alman</strong> oyuncu <strong>Timo Werner</strong>, <strong>Beşiktaş</strong> taraftarının ıslıklarına dayanamamış, kulak tıkacı kullanmasına rağmen gürültü nedeniyle oyundan çıkmıştı. </div> <div>İşte Perşembe akşamı da <strong>Barcelona’yı</strong> böyle bir atmosfer bekliyor. </div> <div>“<strong>İkinci Timo Werner vakası</strong>” yaşanır mı bilemem ama <strong>Barcelonalı</strong> oyuncuların, <strong>Galatasaray</strong> taraftarı karşısında işleri hiç de kolay değil. </div> <div><strong>Beşiktaş</strong> derbisini <strong>taraftar</strong> kazandırdı, bu maçta da <strong>yoğun baskı </strong>olursa neden olmasın?</div> <div>.</div> <div><strong>Yusuf Polat, dikGAZETE.com</strong></div> <div></div>