<h3><span><strong>Gazetecilerin odağı Rusya ve Avrasya</strong></span></h3> <div><strong>MOSKOVA</strong></div> <div>Geçtiğimiz günlerde <strong>Türkiye’de</strong> <strong>41</strong> ülkeden yaklaşık <strong>400</strong> gazeteci bir araya geldi. <strong>Antalya’nın</strong> <strong>Alanya</strong> ilçesinde gerçekleşen medya buluşmasında özellikle güçlükle mesleklerini sürdürmeye çalışan gazetecilerin güncel durumu ele alındı.</div> <div></div> <div><strong>Küresel</strong> <strong>Gazeteciler</strong> <strong>Konseyi’nin</strong> düzenlediği bu organizasyonda, kendi alanında başarılı birçok gazeteci ile sohbet etme fırsatı buldum. Aynı zamanda gazetecilerin yaşadığı sorunlara dair hazırlanan raporlar da beni kaygılandırdı. Çünkü <strong>dijital</strong> savaşın en merkezindeki kişiler yine gazeteciler. Çok zor koşullarda ve düşük imkanlarda mesleklerini sürdüren gazeteciler, doğru bilgiye ulaşmak için bazen canını bile hiçe sayabiliyor. İşte <strong>Alanya’daki</strong> bu zirvede de gazeteci arkadaşlarımızla bu konuyu uzun uzun konuştuk. <strong>Küresel</strong> <strong>Gazeciler</strong> <strong>Konseyi</strong> <strong>Başkanı</strong> <strong>Mehmet</strong> <strong>Ali</strong> <strong>Dim</strong>’in organize ettiği bu özel zirveye <strong>Türkiye</strong> <strong>Cumhuriyeti</strong> <strong>Ulaştırma</strong> <strong>ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu</strong>, <strong>TBMM</strong> <strong>NATO</strong> <strong>PA</strong> <strong>Türk</strong> <strong>Delegasyonu</strong> <strong>Başkanı</strong> ve <strong>AK Parti Antalya Milletvekili Mevlüt Çavuşoğlu</strong>, <strong>Kuzey Makedonya Meclis Başkanı Afrim Gashi</strong>, <strong>AK Parti Genel Başkan Yardımcısı </strong>ve<strong> Hatay Milletvekili Hüseyin Yayman</strong>, <strong>Antalya Valisi Hulusu Şahin</strong> ve çok sayıda gazeteci ve gözlemci katıldı. <strong>Bakan</strong> <strong>Uraloğlu</strong> da olmak üzere tüm katılımcılar fikirlerini sundu, bölgesel konuları ele aldı.</div> <div><strong></strong></div> <div><strong>Rus</strong> medyasının önde gelen isimlerinden olan ve <strong>Rus</strong> diplomasisinin önemli isimlerinden olan <strong>Mikhail</strong> <strong>Gusman</strong> ile de tanışma fırsatı buldum.</div> <div>Gazeteci <strong>Nalan</strong> <strong>Yazgan’dan</strong> bahsetmek isterim. Kendisi hemen hemen her akşam <strong>Türk</strong> ulusal TV kanallarında <strong>dünya</strong> ve <strong>Orta</strong> <strong>Doğu</strong> gündemine dair yorumlarda bulunur. O’nun bilgilerinden çokça faydalandım. Zaten geçmişte de bölgesel durumlara dair yaklaşımlarımız açısından fikir alışverişinde bulunuyorduk.</div> <div><strong>Venezuela</strong> merkezli <strong>Latin</strong> <strong>Amerika’da</strong> yayın yapan <strong>TeleSur’un</strong> <strong>Türkiye</strong> muhabiri <strong>Yunus</strong> <strong>Soner</strong>, analizleriyle dikkat çeken <strong>Harici</strong> medya kuruluşu muhabiri <strong>Mehmet</strong> <strong>Kıvanç</strong> ve daha birçok özel gazeteci ile önemli konuları ele aldık.</div> <div></div> <div>Ufkumuzu açan bu değerlendirmelere dair yorumda bulunmak isterim. Hemen hemen birçok gazeteci, <strong>Rusya’nın</strong> <strong>Ukrayna’da</strong> saldırgan değil, meşru müdafaa operasyonları sürdürdüğüne inanıyor. Çatışma konuşlarının batılı ülkeler tarafından oluşturduğu konusunda hemen hemen her gazeteci aynı fikirde.</div> <div>Çünkü, <strong>Rusya</strong> – <strong>Ukrayna</strong> çatışmasının kronolijisine her gazeteci hakim. <strong>NATO’nun</strong> tüm anlaşmaları askıya alıp <strong>Rus</strong> sınırlarına yaklaşma politikası gerçeğiyle yüzleşilmiş.</div> <div><strong>Beşar</strong> <strong>Esad</strong> rejiminin devrilmesinden sonra <strong>Rusya’nın</strong> <strong>Akdeniz’deki</strong> konumu da gazeteciler arasında oldukça merak konusu. Ancak kişisel düşüncem her ülke, kendi çıkarları doğrultusunda hareket ettiği için hükümetler, duruma daha pragmatistçe yaklaşabiliyor. Bu nedenle <strong>Rusya’nın</strong> <strong>Orta</strong> <strong>Doğu</strong> politikasının değiştiğini düşünmüyorum. <strong>Rusya’nın</strong> her zaman bölgede güçlü bir diplomasisi var. Gazetecilere de bundan bahsettim.</div> <div><strong>Güney</strong> <strong>Kafkasya’da</strong> <strong>Azerbaycan – Ermenistan</strong> çatışmasının son bulması ve <strong>Ermenistan’ın</strong> yenilgiyi kabul etmesi, her gazeteci tarafından olumlu yorumlanan bir durumdu. Çünkü <strong>Azerbaycan’ın</strong> adil bir zafer kazandığını, <strong>Dağlık</strong> <strong>Karabağ’ın</strong> zaten <strong>Azerbaycan</strong> toprağı olduğu gerçeğinden yola çıkılarak <strong>Azerbaycan’ın</strong> askeri operasyonları ve <strong>Dağlık</strong> <strong>Karabağ Zaferi</strong> gazeteciler tarafından da karşılık bulmuş.</div> <div><strong>ABD</strong> <strong>Başkanı</strong> <strong>Donald</strong> <strong>Trump’ın</strong>, <strong>Venezuela’ya</strong> tehdidi de gazetecilerin gündemindeydi. Gerçekçi olmak gerekirse <strong>ABD’nin</strong> olası <strong>Venezuela</strong> saldırısı dünyada karşılık bulmayacak ve küresel gazeteciler, böyle bir askeri saldırıya olumlu yaklaşmayacak. Çünkü olası <strong>Amerikan</strong> müdahalesinin uluslararası hukuka dayalı hiçbir geçerliliğinin olmayacağı biliniyor. Gazeteciler bunun üzerinde duruyor. Aynı zamanda <strong>Rusya’nın</strong> <strong>Venezuela</strong> ile müttefiklik ilişkisi ve askeri desteği de göz önüne alındığında <strong>ABD’nin</strong> <strong>Venezuela’ya</strong> saldırı olasılığı pek görülmüyor.</div> <div><strong>Çin’in</strong> ekonominin yanı sıra askeri gücünü de arttırması, <strong>Afrika</strong> kıtasında batılıların gücünü kaybetmeye devam etmesi gibi konuları da yüzeysel olarak ele aldık.</div> <div>Daha önce birçok diplomatik görüşmede bulundum. <strong>Rusya</strong> <strong>Devlet</strong> <strong>Başkanı</strong> <strong>Vladimir</strong> <strong>Putin’in</strong>, <strong>Cumhurbaşkanı</strong> <strong>Recep</strong> <strong>Tayyip</strong> <strong>Erdoğan</strong> ile birebir görüşmelerini, <strong>Soçi</strong> mutabakatının imzalandığı süreç ve birçok liderin görüşmelerinde bulundum. O zamanlar da gazeteciler ile böyle sohbetler gerçekleştirirdik. Ancak en verimli sohbeti <strong>Alanya’daki</strong> gazeteciler zirvesinde yaptık.</div> <div></div> <div>Ancak kişisel düşüncem şu; <strong>dünyanın</strong> neresini konuşursak konuşalım sonuç dünyanın merkezinin <strong>Avrasya</strong> olduğu ve <strong>Rusya’nın</strong> da merkezde en etkili ülke olduğudur.</div> <div>Önümüzdeki yıllarda da dünyanın neresinde ne olursa olsun <strong>Rus</strong> etkisini ve diplomasisini de hep görecek gibiyiz.</div> <div>.</div> <div><strong>Erhan Kuadzba, dikGAZETE.com</strong></div> <div><strong></strong></div> <div><strong></strong></div>