<div><span><span><strong>Delikli Fıçı</strong> halimiz yaptığımız tüm işlerimizi sarmalamış.</span></span></div> <div><span><span><strong>Fırat’ın Doğusu</strong>na yapılan <strong>Barış Pınar</strong>ı planının gayesi nedir?</span></span></div> <div><span><span></span></span></div> <div><span><span>Hükümet açıklamalarını özetlersek; <strong>Bu bölgeyi işgal eden PKK’nın Suriye kolu SDG’nin Türkiye’nin Milli Güvenliğini tehdit eden varlığına son vermek.</strong> </span></span></div> <div><span><span><strong>Suriye topraklarında, derinliği üzerinde henüz mutabık olmadığımız bir güvenli bölge oluşturmak. </strong></span></span></div> <div><span><span><strong>Türkiye’de yaşayan 4 milyona yakın Suriyeli mültecisayısının en az yarısını bu bölgeye “gönüllü” yerleştirmek. </strong></span></span></div> <div><span><span><strong>Bu bölgeyi imar etmek. </strong></span></span></div> <div><span><span><strong>İnşaat şirketlerimize yeni yatırım fırsatları yaratmak.</strong></span></span></div> <div><span><span><strong>Ekonomimizi mahvetmekle tehdit eden ABD-İsrail’in Akdeniz’e açmak istediği koridoru engellemek. </strong></span></span></div> <div><span><span><strong>Suriye’nin toprak bütünlüğünü korumak. </strong></span></span></div> <div><span><span><strong>Suriye’de siyasi sürece katkı yapmak. </strong></span></span></div> <div><span><span><strong>Bu görevi TSK’ya Afrin’de yardımcı olan, Suriye’nin Kuva-i Milliyesi (Suriye Milli Kuvveti), AK Parti hükümetinin onayıyla Gaziantep’te Müslüman Kardeşler Örgütünce kurulan Suriye Milli Hükümetin askeri örgütü Özgür Suriye Ordusu ile birlikte başarmak. </strong></span></span></div> <div><span><span>Hükümetin söylem ve eylemlerine yansıyan plan budur. </span></span></div> <div><span><span>Bu plan, kendi içinde sorunlu, çelişkili ve delikli fıçı misalidir.</span></span></div> <div><span><span>Sınır hattımız boyunca inşa edilecek ve derinliği henüz netleşmemiş <strong>güvenli bölge</strong>, <strong>PKK’yı</strong> bitirmemektedir.</span></span></div> <div><span><span>Sınırımızdan uzaklaştırmaktadır. </span></span></div> <div><span><span><strong>PKK</strong> yok edilmiyor; aşağıya <strong>Güneye</strong> veya <strong>Doğuya</strong> sürülüyor.</span></span></div> <div><span><span>Bu bölgeye <strong>TSK</strong> ve denetimindeki <strong>ÖSO</strong> varlığı sayesinde bir güvenli duvar örülüyor. </span></span></div> <div><span><span>Kıssadan hisse, <strong>Türkiye-Suriye</strong> sınır hattına çektiğimiz duvarı, termal kameralı kontrolü ve hududu gözetleyen polis ve jandarma kuvvetini <strong>Suriye</strong> <strong>toprağının birkaç kilometre içine</strong> taşıyoruz. </span></span></div> <div><span><span><strong>Harekâtın Suriye</strong>’den yeni bir toprak parçası koparmak, <strong>“Suriye’nin toprak bütünlüğü sağlanamaz. Bölünecek. Bu bölünmeden biz de payımıza düşeni alalım. Şam’da Cuma namazı kılamadık ama Suriye’den birkaç parça koparabildik. Müslüman Kardeşler Örgütünü Şam’da iktidar yapamadık ama Güvenli bölgeler sayesinde onların hükmü ve yaşam tarzını sağlayacak parçalar sağladık” </strong>gayesiyle yapıldığı tezi işlenecek. </span></span></div> <div><span><span><strong>Suriye</strong>’ye yapılan her üç harekâtın esas amacının <strong>ÖSO</strong> ve siyasi temsilcisi <strong>İhvan Hareketi'</strong>ne meşruiyet kazandırmak üzere yapıldığı, <strong>ÖSO</strong> varlığı üzerinden <strong>Türkiye</strong>’nin kontrol ettiği <strong>Suriye</strong> parçalarında kalıcı olmak istediği, <strong>ÖSO</strong>sayesinde kendi hukukunu, ticaretini, kurumlarını ve egemenliğini tesis etmek ve zaman içinde bu bölgeleri tedricen (adım adım)<strong> Türkiye’ye ilhak etmek istediği savı</strong>güçlenecek. </span></span></div> <div><span><span>Ancak tersi de yaşanabilir. </span></span></div> <div><span><span><strong>ABD</strong> ve <strong>Türkiye</strong> tarafından “<strong>kandırıldığı ve satıldığı</strong>” inancı <strong>SDG</strong>’de (PKK) güçlenirse <strong>SDG</strong>’nin büyük parçası kopabilir ve <strong>Rusya</strong> üzerinden <strong>Şam</strong> ile diyaloga, genel aftan yararlanmaya, uzlaşmaya, birlikte hareket etmeye ve <strong>Suriye</strong> ordusunun denetiminde razı olmaya yönelebilir. </span></span></div> <div><span><span>Bu da bizi <strong>1998</strong>’de <strong>Adana Güvenlik Mutabakatı</strong> ile <strong>Türkiye</strong>-<strong>Suriye</strong> arasında sağlanan iki ülkeyi tehdit eden terör örgütlerine karşı işbirliğinden "<strong>eski tas eski hamam"</strong> misali, bir tarafta <strong>Türkiye</strong>, yoldaşı <strong>Müslüman Kardeşler Örgütü</strong> ve silahlı kolu <strong>ÖSO;</strong> beri tarafta <strong>Suriye PYD/SDG</strong> ve silahlı kolu <strong>YPG (PKK)</strong> ile yeniden karşı karşıya gelinecek. </span></span></div> <div><span><span><strong>Türkiye</strong>’nin <strong>Milli Güvenliği</strong>ni hiçbir tehdide, şantaja boyun eğmeden korumak asli görevidir. </span></span></div> <div><span><span><strong>Barış Pınarı operasyonu,</strong> haklı bir gerekçeye dayanmaktadır ancak <strong>sağlıklı siyasi hedeflerle taçlandırılmazsa</strong>, <strong>Rusya</strong> ve <strong>İran</strong> gibi <strong>Suriye</strong> sahasında müttefik kabul ettiğimiz ülkelerin önerileri es geçilerek başarılı olamaz. </span></span></div> <div><span><span>Aksine delikli fıçıya yeni delikler açar.</span></span></div> <div><span><span>Elbette ki, <strong>Türkiye’nin Milli çıkarlarını gözetmesi </strong>ve sağlaması hükümetin yükümlülüğüdür. </span></span></div> <div><span><span>Ancak bu ulvi görevler, <strong>BM</strong> nezdinde meşru olan komşu bir devletin milli güvenliği ve çıkarları nazar-i dikkate alınarak yapılır.</span></span></div> <div><span><span>Bu yapılırsa yola çıkan kervan yolda dizilir.</span></span></div> <div><span><span>Hayır amaç iddiaları destekleyecek mahiyeti taşıyorsa hafazanallah o vakit, <strong>bindik bir alamete gidiyoruz kıyamete kehaneti</strong> tecelli olur.</span></span></div> <div><span><span>.</span></span></div> <div><span><span><strong>Prof. Dr. Mehmet Yuva, dikGAZETE.com</strong></span></span></div> <div></div>