<h3>EN ÖNEMLİ SEÇİM HANGİSİ -2 </h3> <div>Geçen yazıda;</div> <div>Cumhuriyet tarihinin en önemli seçiminin <strong>1950</strong> seçimleri olduğunu, ondan önceki seçimlere “<strong>seçim</strong>” bile denemeyeceğini yazmıştım.</div> <div><strong>1950</strong> seçimleri ile;</div> <div>Halk, <strong>jandarma</strong> <strong>dipçiğinden</strong> ve <strong>CHP’nin</strong> <strong>zalim</strong> <strong>baskıcı</strong> <strong>bürokrasisinden</strong> kısmen de olsa kurtulmuş rahat bir nefes almıştı.</div> <h4><strong>MİLLİ KODLARA DÖNÜŞ HAREKETİ…</strong></h4> <div><strong>1973</strong> seçimleri ise;</div> <div>Yok olmakla karşı karşıya kalmış mütedeyyin halkın, <strong>dirilme</strong>, <strong>ayağa</strong> <strong>kalkma</strong> ve tekrar <strong>devletle</strong> <strong>barışma</strong> sürecinin başlangıç tarihidir.</div> <div>Bu seçim sonucudur ki;</div> <div>Devletimizin <strong>milli</strong> <strong>ve</strong> <strong>manevi</strong> kodlarına tekrar dönmesi için verilen mücadeleye umut olmuştur.</div> <div>Bu dönüş vetiresini (sürecini) anlatmak uzun sürer.</div> <div>Ancak;</div> <div>Akılda kalması için küçük bir <strong>örnek</strong> vermek istiyorum.</div> <div><strong>Adalet</strong> <strong>Partisi’nin</strong> tek başına iktidar olduğu <strong>1960’lı</strong> yılların sonlarında yapılan <strong>bütçe</strong> <strong>görüşmelerinde</strong> devlet bakanı, kendisine bağlı olan <strong>Diyanet İşleri Başkanlığı</strong> bütçesini sunduktan sonra “<strong>inşallah</strong> <strong>gerçekleştiririz</strong>..” diyerek konuşmasını bitirir.</div> <div>Konuşmacı, sözünü bitirir bitirmez <strong>CHP</strong> <strong>sıralarından</strong> <strong>protesto</strong> sesleri yükselir ve <strong>meclis</strong> başkanından <strong>Devlet</strong> <strong>Bakanı’nın</strong> sözünü geri almasını, burasının <strong>laik</strong> <strong>bir</strong> <strong>ülke</strong> olduğunu, “<strong>inşallah</strong>” kelimesini geri almasını talep ederler.</div> <div>Bu hadiseden çok değil <strong>5-6 yıl</strong> sonra;</div> <div><strong>Erbakan</strong> <strong>Hoca</strong> “<strong>Ağır</strong> <strong>Sanayi</strong> <strong>Hamlesi</strong>” çerçevesinde başlattığı <strong>200</strong> <strong>fabrikanın</strong> temellerini atmak veya açılışlarını yaparken, <strong>besmele</strong> <strong>selvele</strong> <strong>ve</strong> <strong>dualarla</strong> yapılmıştı.</div> <div>Tek başına bu örnek;</div> <div><strong>73</strong> <strong>seçimlerinde</strong> alınan sonucun ne kadar önemli olduğunu gösterir.</div> <h4><strong>1983 SEÇİMLERİNİN ÖNEMİ…</strong></h4> <div><strong>1980’de</strong> darbe olmuş ve siyasi partiler kapatılmıştı.</div> <div>Yeni kurulan partilerin çoğuna <strong>askeri</strong> <strong>cunta</strong> onay vermemişti.</div> <div>Bundan dolayı;</div> <div>Seçime ancak <strong>3 parti</strong> katılabildi.</div> <div><strong>Askeri Cunta lideri Evren, </strong>yine asker kökenli olan <strong>T. Sunalp’ın</strong> lideri olduğu <strong>MDP’nin</strong> seçimi kazanıp, askeri vesayetin devam etmesini istiyordu.</div> <div>Ama halk, <strong>T. Özal’ı</strong> ezici bir oy farkıyla (%45) seçerek <strong>Evren’i</strong> mosmor etmeyi bilmişti.</div> <div><strong>Askeri</strong> <strong>Cunta’nın</strong> desteklediği <strong>parti</strong> (MDP) üçüncü parti olmuştu.</div> <div><strong>Özal’ın</strong> kazanması ile <strong>Türkiye’nin</strong> <strong>çehresi</strong> değişti.</div> <div>Bir yandan <strong>Milli</strong> <strong>ve</strong> <strong>manevi</strong> kodlarımıza dönüş süreci hızla devam ederken…</div> <div>Diğer yandan;</div> <div><strong>Yatırımlar</strong> ile ülke kalkınıyor, <strong>bürokrasideki</strong> <strong>kilit</strong> açılıyor ve insanlar aynen <strong>1950’de</strong> olduğu gibi özgürlük havasını soluyordu.</div> <h4><strong>ÖZAL, BUNU HAYATIYLA ÖDÜYOR!..</strong></h4> <div><strong>Rahmetli</strong> <strong>Özal,</strong> bir yandan bürokrasinin belini kırmaya çalışırken,</div> <div>Diğer yandan; <strong>Yeniden</strong> <strong>Büyük</strong> <strong>Türkiye’yi</strong> kurmak için adımlarlar atıyor…</div> <div>Ama…</div> <div>O günkü <strong>CHP </strong>(<strong>SHP</strong>) aynen bugün olduğu gibi yapılan yatırımlara karşı çıkıyor, çamur atıyordu.</div> <div>Bu arada; <strong>Sovyetler</strong> <strong>Birliği’nin</strong> dağılması ile birlikte <strong>Türk</strong> <strong>Cumhuriyetleri</strong> ile <strong>yeni</strong> <strong>birlikler</strong> kurmaya çalışıyordu.</div> <div>Ancak…</div> <div>“<strong>Su uyur düşman uyumaz</strong>”dı…</div> <div><strong>Türk</strong> <strong>Cumhuriyetleri</strong> ziyaretinden döndükten sonra <strong>kalp</strong> <strong>krizi</strong> geçirip vefat etmişti.</div> <div>Sevenleri ve yakın çevresi bu ani <strong>vefatın</strong> <strong>bir</strong> <strong>suikast</strong> sonucu olduğunu düşündü.</div> <div>Bunun için yeni <strong>tetkikler</strong> istendi. Bazı bulgulara ulaşıldı ama hepsi <strong>hasıraltı</strong> edildi.</div> <h4><strong>NEDEN?</strong></h4> <div>Çünkü;</div> <div><strong>Özal</strong> iktidara geldiğinde çivisi çıkmış bir <strong>Türkiye</strong> vardı.</div> <div>Mesela;</div> <div><strong>İstanbul’un</strong> en işlek cadde ve meydanlarında, elinde siyah torbası ile “<strong>Kent var.. Mallboro var</strong>!” diyen öbek öbek <strong>tombalacılar</strong> görmek sıradan bir işti.</div> <div>Bunlar <strong>kaçak</strong> <strong>sigara</strong> satıyor, herkesin gözü önünde gençleri <strong>kumara</strong> ve <strong>kaçak</strong> <strong>sigaraya</strong> alıştırıyor ama kimse karışmıyordu.</div> <div>Bakkallar da <strong>kaçak</strong> <strong>sigara</strong> satıyor, <strong>sınır</strong> illeri <strong>kaçak</strong> <strong>elektronik</strong> <strong>eşya</strong>, <strong>çay</strong> ve <strong>akla</strong> <strong>ne</strong> <strong>gelirse</strong> satıyorlar ama <strong>devletin</strong> buna <strong>müdahalesi</strong> yoktu.</div> <div>Yani ülkemiz;</div> <div><strong>Uyuşturucu</strong>, <strong>sigara</strong> ve <strong>silah</strong> <strong>kaçakçılığı</strong> başta olmak üzere <strong>kaçakçıların</strong> <strong>cirit</strong> <strong>attığı</strong> bir ülke olmuştu.</div> <div><strong>Kaçakçıların</strong> bu işleri tek başlarına yapması mümkün değildi.</div> <div>Yüksek ve alçak bazı <strong>bürokratlar</strong> ile birlikte <strong>ülkeyi</strong> <strong>soyuyor</strong> gençlerimizi zehirliyorlardı.</div> <div><strong>Rahmetli</strong> <strong>Özal;</strong> bu işe son vermek için büyük bir mücadele başlattı…</div> <div>Ancak…</div> <div>Karşısındaki güç, <strong>yerli</strong> görünse de <strong>uluslararası</strong> bağlantıları olan, <strong>sermaye</strong> <strong>ve</strong> <strong>medyaya</strong> <strong>hakim</strong> büyük bir güçtü.</div> <h4><strong>SIR…</strong></h4> <div><strong>Baronlar,</strong> başlattığı bu mücadeleyi sonlandırması için <strong>Özal’a</strong> <strong>mesaj</strong> vermeleri gerektiğini düşündüler.</div> <div>Bunun üzerine, profesyonel birine görev verip <strong>Özal’ı</strong> <strong>vurmaya</strong> kalktılar.</div> <div>Özal’ın <strong>ANAP</strong> kongresinde <strong>herkesin</strong> <strong>gözü</strong> <strong>önünde</strong> <strong>kurşunlanması</strong> yakın <strong>Türk</strong> <strong>tarihi</strong> seyri içinde önemli bir hadisedir…</div> <div>Ama unutulup gitti. </div> <div>Olay, “<strong>Herkesin</strong> <strong>bildiği</strong> <strong>sır</strong>” olarak kalmaya devam ediyor.</div> <div><strong>Rahmetli</strong> <strong>Özal’ın</strong> işadamlarını uçağına alıp yurtdışına götürmesi, <strong>ihracatın</strong> artması vs. ayrıca incelenmesi gereken önemli icraatlarıdır.</div> <div>Ancak…</div> <h4><strong>İNGİLİZ SÖMÜRGE BÜROKRASİSİ…</strong></h4> <div>Ancak <strong>Rahmetli</strong> <strong>Özal,</strong> bir yandan yukarıda anlattığım yani işin <strong>karanlık</strong> <strong>yüzü</strong> ile mücadele ederken diğer yandan <strong>ülkemizin</strong> kalkınmaması için <strong>İngilizlerin</strong> sömürge ülkelerinde uyguladıkları <strong>hantal</strong> <strong>bürokrasiyi</strong> bitirmesi gerektiğine inanıyordu.</div> <div>Mevzuya <strong>açıklık</strong> getirmesi için buna da küçük bir <strong>örnek</strong> vermek istiyorum:</div> <div><strong>Özal’dan</strong> önce <strong>sürücü</strong> <strong>belgesi</strong> (ehliyet) almak için <strong>tam teşeküllü devlet hastanesi raporu</strong> gerekiyordu.</div> <div>Birçok ilimizde <strong>ihtisas</strong> <strong>doktorları</strong> bulunmadığından, <strong>Ehliyet</strong> almak isteyenler <strong>komşu</strong> <strong>illere</strong> koşturmak zorunda kalıyor, bu da hem masraflı hem de uzun bir süre alıyordu.</div> <div><strong>Bürokrasinin</strong> bu uygulamasını <strong>Özal,</strong> gelir gelmez kaldırdı. </div> <div>Daha bunun gibi <strong>işlerimizi</strong> <strong>alabildiğine</strong> <strong>ağırlaştıran,</strong> önümüzde <strong>lök</strong> <strong>gibi</strong> <strong>duran</strong> binlerce uygulamayı <strong>KHK’lerle</strong> kaldırdı ki, saymaya kalksak kitap olur.</div> <h4><strong>NETİCE OLARAK…</strong></h4> <div>Eğer <strong>Özal</strong>, <strong>1983</strong> seçimlerini kazanmasaydı…</div> <div><strong>Askeri</strong> <strong>vesayet</strong> devam edecek ve bugün sahip olduğumuz <strong>maddi</strong>-<strong>manevi</strong> <strong>kazanımlar</strong> uzun bir süre daha ertelenmiş olacaktı.</div> <div><strong>Özal,</strong> Bürokrasiyi bu kadar hafifletmesine rağmen</div> <div><strong>İHA</strong>-<strong>SİHA</strong> ve <strong>Milli</strong> <strong>Muharip</strong> <strong>Savaş</strong> <strong>Uçağı</strong> yapımına giden yolda <strong>bürokratların,</strong> <strong>Selçuk</strong> <strong>Bayraktar’a</strong> neler yaptığını, bir <strong>TV</strong> programında kendi ağzından dinledik.</div> <div>Demek ki, <strong>bürokrasinin</strong> <strong>beli</strong> <strong>kırılmış</strong> ama hala <strong>direndiğini</strong> gördük.</div> <div><strong>Rahmetli</strong> <strong>Özal,</strong> bugün sahip olduğumuz <strong>teknoloji</strong> <strong>harikası</strong> <strong>silahlarımızın</strong> gelişmesine öncülük etmiştir.</div> <div>Bu yolu <strong>Erbakan</strong> <strong>Hoca,</strong> taa <strong>70’li</strong> <strong>yıllarda</strong> koalisyon ortağı olduğu ve <strong>Sanayi</strong> <strong>Teknoloji</strong> <strong>Bakanlığına</strong> dava arkadaşlarını getirerek <strong>70’li</strong> yıllarda açtı ama <strong>iletişim</strong> ve <strong>ulaşımda</strong> devrim yapan <strong>Özal</strong> oldu.</div> <h4><strong>12 EYLÜL… 28 ŞUBAT…</strong></h4> <div><strong>Erbakan</strong> <strong>Hocamızın</strong> başlattığı <strong>Ağır Sanayi Hamlesi,</strong> <strong>12</strong> <strong>Eylül</strong> ile sonlandırıldı.</div> <div><strong>Özal’ın</strong> başlattığı <strong>iletişim</strong> <strong>teknolojisi</strong> ise <strong>28</strong> <strong>Şubat</strong> ile nihayete erdirildi.</div> <div>Bu <strong>askeri</strong> ve <strong>postmodern</strong> <strong>darbelerle,</strong> uluslararası şebeke ve yerli işbirlikçileri işimizi bitirdiklerini sanmıştı…</div> <div>Ama…</div> <div><strong>Recep</strong> <strong>Tayyip</strong> <strong>Erdoğan</strong> gibi bir liderin gelip, hem <strong>12</strong> <strong>Eylül’ü</strong> hem de <strong>28</strong> <strong>Şubat’ı</strong> <strong>gömeceğini</strong> kimse hesap edememişti.</div> <h4><strong>94-95-2002 ve 2023</strong></h4> <div>Seçimleri inşallah gelecek yazıda…</div> <div>.</div> <div><strong>Emin Batur, dikGAZETE.com</strong></div> <div><strong>NOT: </strong></div> <div>Yakında fırlatılacak olan 6A uydusuna bir vefa nişanesi olarak <strong>Turgut</strong> <strong>Özal</strong> ismi verilmesinin bir kadirşinaslık örneği olur diye düşünüyorum.</div> <div>EB</div> <div> </div>