<h4><strong>DEZENFORMASYONA DİKKAT!</strong> </h4> <div>Şu anda <strong>yanı başımızda</strong> çok kanlı bir <strong>savaş</strong> devam ediyor.</div> <div>Ancak;</div> <div><strong>Savaşın</strong> sadece <strong>cephede</strong> devam etmediğini bilmenizi istirham ediyorum.</div> <div>Bu savaş bir yandan <strong>cephede</strong> devam ederken diğer yandan <strong>medyada</strong>, <strong>siyasette</strong>, <strong>ticarette</strong> ve <strong>soğuk</strong> <strong>savaş</strong> dedikleri <strong>diplomasi</strong> alanında tüm şiddeti ile sürüyor.</div> <h4><strong>MORAL MOTİVASYON…</strong></h4> <div>Bu savaş devam ederken ister <strong>cephede</strong> <strong>mücahit</strong> olsun, isterse <strong>mecliste</strong> olan devlet büyüklerimiz olsun, isterse <strong>ticaret</strong> yapan kardeşlerimiz olsun; hepimizin ilk önce <strong>moral</strong>-<strong>motivasyona</strong> ihtiyacımız vardır.</div> <h4><strong>SAVAŞTA İLK ÖNCE GERÇEKLER ÖLÜR!..</strong></h4> <div>Binaenaleyh;</div> <div>Her önümüze gelen <strong>haber</strong> <strong>fotoğraf</strong> ve <strong>yorumları</strong> paylaşmadan önce <strong>doğruluk</strong> <strong>derecesine</strong> bakıp paylaşmalıyız. Gerçek mi, yalan mı yanlış mı bakıp süzgeçten geçirmeliyiz.</div> <div>Aksi halde;</div> <div>Mezkûr <strong>cephelerde</strong> <strong>mücadele</strong> eden kardeşlerimizin <strong>moralini</strong> farkında olmadan bozmuş oluruz.</div> <h4><strong>YA HABER DOĞRU İSE!..</strong></h4> <div>Taktik gereği;</div> <div><strong>Haber</strong> doğru bile olsa paylaşmayacağız.</div> <div>Eğer bizim <strong>cephede</strong> veya <strong>farklı</strong> <strong>cephede</strong> kavga eden kardeşimizin moralini bozacaksa paylaşmayacağız.</div> <div>Zaten bu tür haberleri <strong>paylaşanların</strong> <strong>maksadı</strong> gerçeği aramak değil, bize bir-iki puan <strong>nasıl</strong> <strong>kaybettirirler</strong> onun peşindeler</div> <div>Ama…</div> <div>Bakıyorum ki, bırakın haberin <strong>doğru</strong> olmasını paylaşılan birçok haberin <strong>aslı</strong> <strong>astarı</strong> yok.</div> <h4><strong>OTURDUĞU YERDEN AHKÂM KESENLER!..</strong></h4> <div>Paylaşılan haberlerin <strong>aslı</strong> <strong>astarı</strong> <strong>olmadığı</strong> gibi oturduğu yerden bir de <strong>ahkam</strong> <strong>kesenler</strong> var.</div> <div>“<strong>Tayyip şunları şöyle böyle yapmalı!.. Devletimiz şunu-bunu yapmalı...” </strong>vs. gibi akıl veren o kadar çok kişi var ki…</div> <div>Başta dikkate almadım. Sıradan konuşmalar sandım.</div> <h4><strong>MECLİSTE MANAVGAT TARTIŞMASI…</strong></h4> <div>Sonra bir baktım ki, bizim <strong>elit</strong> dediğimiz <strong>gruplar</strong> da bu <strong>yalan</strong> <strong>dolan</strong> haberleri paylaşıyor.</div> <div>Yetmedi…</div> <div><strong>Mecliste</strong> bir milletvekili (SP Hatay mv) hızını alamamış, <strong>kahve</strong> <strong>köşelerinde</strong> konuşulan <strong>sıradan</strong> <strong>dedikoduları,</strong> <strong>Meclis</strong> <strong>kürsüsüne</strong> taşımış orada konuşuyor.</div> <h4><strong>E YUH YANİ!..</strong></h4> <div>Ya hu kardeşim!</div> <div>Sen ki, bir milletvekilisin. Ulaşamayacağın <strong>bilgi</strong> ve <strong>belge</strong> olamaz. İn bir kat aşağı sor…</div> <div>Gerçekten <strong>İsrail’e</strong> <strong>Manavgat’tan</strong> <strong>su</strong> gidiyor mu?</div> <div><strong>İsrail</strong> pilotları <strong>Türkiye’de</strong> mi eğitiliyor sor öğren.</div> <div>Meclis, <strong>mahalle</strong> <strong>kıraathanesi</strong> mi?</div> <div>Bir <strong>milletvekiline</strong> yakışır mı böyle dedikodular?</div> <h4><strong>İŞİN DİĞER YANI…</strong></h4> <div>Değerli kardeşlerim!</div> <div><strong>Sureti</strong> <strong>haktan</strong> görünüp paylaşılan birçok <strong>haberin</strong> <strong>hedefi</strong> şudur:</div> <div>Dünya ciddi bir <strong>kapışmaya</strong> doğru gidiyor.</div> <div>Yarın bu <strong>kapışma</strong> neticesinde veya evvelinde <strong>Cumhurbaşkanımız</strong> müzakereye oturacak.</div> <div>Eğer;</div> <div><strong>31</strong> <strong>Mart</strong> günü başta <strong>İstanbul</strong> olmak üzere seçimden büyük bir zaferle çıkacak olursak; <strong>Cumhurbaşkanımızın</strong> <strong>masadaki</strong> <strong>ağırlığı</strong> farklı,</div> <div>Yok eğer;</div> <div><strong>Allah</strong> <strong>muhafaza</strong> yenilgi ile çıkarsak, <strong>ağırlığı</strong> yine farklı olacaktır.</div> <div>Böyle bir durum, başta <strong>İslam</strong> <strong>dünyası</strong> olmak üzere <strong>dostlarımız</strong> nezdinde büyük bir <strong>güç</strong> <strong>kaybına</strong> ve <strong>umutsuzluğa</strong> sebep olacaktır.</div> <h4><strong>AFRİKA’DAN ENDONEZYA’YA…</strong></h4> <div>Diğer yandan;</div> <div><strong>Allah</strong> muhafaza <strong>İstanbul’un</strong> tekrar <strong>CHP’nin</strong> eline geçmesi demek!</div> <div>Bir <strong>devlet</strong> <strong>bütçesi</strong> kadar büyük olan bütçenin <strong>bir 5 yıl daha</strong> <strong>çarçur</strong> <strong>edilmesi</strong> demektir.</div> <div>Bu zarar sadece <strong>İstanbul’a</strong> değil, tüm <strong>Türkiye’ye</strong> hatta <strong>İslam</strong> <strong>dünyasına</strong> olacaktır.</div> <div>Unutulmamalı ki;</div> <div><strong>İstanbul</strong> <strong>AK Parti’de</strong> iken nerede bir <strong>felaket</strong>, <strong>zarar</strong> <strong>ziyan</strong> varsa <strong>İstanbul B</strong>. <strong>Şehir</strong> <strong>Belediyesi</strong> orada olurdu.</div> <div><strong>Endonezya’yı</strong> tsunami vurduğunda…</div> <div><strong>Pakistan’ı</strong> deprem yıktığında…</div> <div><strong>Afrika’daki</strong> mazlumlara…</div> <div><strong>Büyük</strong> <strong>Marmara</strong> depreminde…</div> <div>İnsanlarımızın yanında hep <strong>İBB</strong> vardı.</div> <div>Ama şimdi…</div> <h3><strong>DEPREM TURİSTLERİ!..</strong></h3> <div>Şimdi ise <strong>İBB</strong> <strong>Başkanı</strong> <strong>Elazığ</strong> ve <strong>Maraş</strong> merkezli depremlerde</div> <div><strong>Cumhurbaşkanımızın</strong> deyimiyle <strong>deprem</strong> <strong>turisti</strong> gibi gezip <strong>Palandöken’e</strong> kayak yapmaya gitmişti.</div> <div>Değerli Kardeşlerim!</div> <div><strong>Ülke</strong> olarak büyük bir <strong>atılımın</strong> arifesindeyiz.</div> <div></div> <div><strong>KAAN</strong> adlı savaş uçağımız <strong>5. Nesil</strong> uçak olup, <strong>6. Nesil</strong> uçaklara <strong>alt</strong> <strong>yapı</strong> olacak kapasitededir. Sakın bu durumu küçümsemeyin! Dünyanın önde gelen devletlerinin elinde bile böyle bir <strong>uçak</strong> yok.</div> <div>Liderimizin güç kaybına uğraması halinde bırakın bu <strong>teknolojik</strong> <strong>harikaların</strong> hayata geçmesini, <strong>Karadeniz’de</strong> çıkan <strong>doğal</strong> <strong>gazı</strong> bile evimizde yakmaya müsaade etmeyeceklerine adım gibi eminim.</div> <div>Bu duygu ve düşüncelerle sizleri saygı ve sevgi ile selamlıyor, <strong>Allah’a</strong> emanet ediyorum.</div> <div>Gazanız mübarek olsun…</div> <div>.</div> <div><strong>Emin Batur, dikGAZETE.com</strong></div> <div><strong></strong></div>