<h3><span><strong>Devlet, Cumhurbaşkanlarının ne zaman öleceğini biliyor mu?</strong></span></h3> <div><strong>Erdoğan</strong> sonrası için şimdiden bahisler açıldı!<strong> Cumhurbaşkanı</strong> <strong>Erdoğan,</strong> <strong>Cumhuriyet</strong> tarihinde bir <strong>rekora</strong> imza attı.</div> <div><strong>3 Kasım 2002</strong>’den itibaren günümüze kadar kendisini ve genel başkanı olduğu <strong>AK</strong> <strong>Parti’yi</strong> iktidarda tutmayı, son <strong>31</strong> <strong>Mart</strong> <strong>2024</strong> belediye seçimleri hariç, tüm seçimleri kazanmayı başardı.</div> <div>Ancak insanlığı ve siyasetin doğası gereği yolun sonuna gelindiği de ortada.</div> <div><strong>İslam</strong> öncesi <strong>Arap</strong> toplumunun ünlü şair ve hatiplerinden<strong> Kuss Bin Saide</strong>’nin <strong>Ukaz</strong> <strong>Panayırında</strong> binlerce insana hitabını hatırlayın.</div> <div>Kısaca; bu ünlü konuşmasından aktaracağım bir kesit, <strong>İslam</strong> felsefe literatüründe <strong>Sünnetullah’ı</strong> tanımlıyor ve bugünü de çok net anlatıyor:</div> <div><strong>“Ey insanlar! Geliniz, dinleyiniz, belleyiniz, ibret alınız. Yaşayan ölür. Ölen fenâ olur. Olacak olur. Yağmur yağar, otlar biter. Çocuklar doğar, analarının babalarının yerini tutar. Sonra hepsi mahvolup gider. Hadiselerin ardı arkası kesilmez. Hemen birbirini takib edip kovalar…”</strong></div> <div>Sosyal tarihçi <strong>İbn-i Haldun,</strong> siyasi ve toplumsal kurumları <strong>canlı</strong> <strong>organizmalara</strong> benzetir. Ona göre <strong>devletler</strong> de tıpkı <strong>insanlar</strong> gibi <strong>doğar</strong>, <strong>büyür</strong>, <strong>yaşlanır</strong> ve <strong>ölür</strong>.</div> <div>Belki bu belirleme, <strong>siyasi</strong> <strong>partiler</strong> ve <strong>liderlerine</strong> de uyarlanabilir. Sonuçta her filmin bir sonu var.</div> <h3><strong>Erdoğan’ın siyasi varisleri ortaya çıkmaya başladı!..</strong></h3> <div><strong></strong></div> <div><strong>2023 Cumhurbaşkanlığı seçimi</strong> için <strong>ATA İttifakının</strong> ortak <strong>Cumhurbaşkanı adayı</strong>, daha sonra ikinci turda <strong>Cumhur İttifakı</strong><strong>'nın</strong> adayı <strong>Recep Tayyip Erdoğan</strong><strong>'ı</strong> destekleyen <strong>Dr</strong>. <strong>Sinan</strong> <strong>Ogan</strong>, daha şimdiden <strong>Erdoğan’ın</strong> siyasi mirasına vâris olduğunu açıklıyor.</div> <div>Bir gün önce, <strong>Türkiye İttifakı Partisi Mersin İl Başkanlığı</strong>'nın açılışında toplanan <strong>48</strong> <strong>kişiye</strong> konuşan <strong>Sinan</strong> <strong>Oğan</strong>, “<strong>İnşallah 2028'de sağın ortak adayı olacağım. Türk sağını birleştiren bir lider olarak Türkiye'yi yönetecek bir isim olma hedefim var</strong>” demiş.</div> <div></div> <div>“<strong>Darı</strong> <strong>ambarı</strong>” hikayesini ve düş görenleri sizler biliyorsunuz. Lakin düğün değil bayram değil <strong>Sinan</strong> <strong>Ogan,</strong> dört yıl sonra yapılacak <strong>Cumhurbaşkanlığı</strong> seçimi için neden şimdiden ön alma gereği duyuyor? Acaba birileri, onun kulağına <strong>kar</strong> <strong>suyu</strong> mu kaçırdı?</div> <div>Her <strong>Türk</strong> <strong>Subayının</strong> kendisini geleceğin <strong>Genelkurmay</strong> <strong>Başkanı</strong> görmesi gibi her <strong>milletvekili</strong> veya hasbelkader <strong>bakanlık</strong> koltuğuna oturmuş isimlerin kendisini <strong>Cumhurbaşkanlığı</strong> makamında hayal etmesi söz konusu olabiliyor.</div> <div><strong>14 Mayıs 2023</strong> seçimleri öncesinde <strong>AK Parti</strong> içindeki bazı bakanların <strong>Erdoğan</strong> sonrası süreçte kendilerini <strong>1 numara</strong> gördükleri söyleniyordu. Şimdi bunlardan ikisi komisyon başkanlığını öpüp öpüp başlarına koyuyor. Üçüncüsü halen <strong>1 numara</strong> olma hayaliyle yaşamaktan hoşnut.</div> <h3><strong>Bazı Meclis eski Başkanları AK Parti ile aralarına mesafe koyuyor!..</strong></h3> <div><strong>Ankara'da</strong> olunca ister istemez <strong>kulis</strong> <strong>bilgilerine</strong> daha kolay ulaşabiliyorsunuz. Yolunuz bazı kurumlarda <strong>aktif</strong> <strong>siyasilerle</strong> kesişebiliyor. Size aktaracağım <strong>gözlemlerimin</strong> <strong>kaynağını</strong> böylelikle ifşa etmiş oldum.</div> <div>İki ay içinde farklı tarihlerde iktidar partisinden <strong>TBMM</strong> <strong>Başkanlığını</strong> yapmış iki siyasinin konuşmasını dinledim. İkisi de <strong>AK Parti</strong> ile aralarına mesafe koyuyor. Parti adına konuşmadıklarını özellikle belirtiyorlar.</div> <div>Son dönem <strong>parti</strong> <strong>politikalarını</strong> eleştirmekten kaçınmadıkları söylenebilir. Hatta içlerinden birinin teyzesinin oğlu <strong>CHP’den</strong> <strong>Antalya'nın</strong> bir ilçesine belediye başkanı seçilmiş. Hazret de bu durumdan çok memnun.</div> <div>Anladığım kadarıyla yavaştan <strong>AK Parti</strong> ile yollarını ayırıyorlar. Yeni oluşacak konjonktürde belki yeniden <strong>siyasi</strong> <strong>aktör</strong> olmayı umuyorlar. Demek ki <strong>politik</strong> <strong>iklimi</strong> iyi koklayan <strong>istisnai</strong> <strong>burunları</strong> var.</div> <div>Belki <strong>Sinan</strong> <strong>Ogan’ın</strong> kulağına kar suyu kaçıran <strong>suflör,</strong> bunlara da bir şeyler fısıldamış olabilir. Acaba bu muhteremler ne biliyorlar da <strong>şimdiden</strong> <strong>vaziyet</strong> <strong>almaya</strong> çalışıyorlar?</div> <div>Yine mevcut bir başkanın gönlünde yatan aslanı gizlemeye lüzum görmediği söylenebilir. Siyasi kariyerine çok güveniyor. Ama evdeki pazarlık çarşıya uymayabilir.</div> <div><strong>Beş</strong> <strong>yıl</strong> <strong>önce</strong> yazmıştım.</div> <div>“Önümüzdeki süreçte <strong>Türkiye</strong>'de muhafazakâr demokratların iktidarda kalması toplumsal dinamikler açısından mümkün olmadığı gibi <strong>Avrupa</strong> ve <strong>Avrasya</strong> hattında sert esen değişim rüzgarı nedeniyle de imkan dışı. Ulusalcı, sosyal demokrat, laik bir çizgideki iktidar değişikliği kapıda. Söylemedi demeyin!”</div> <h3><strong>Kemal Kılıçdaroğlu’nu kimler nereye neden hazırlıyor?</strong></h3> <div></div> <div>Mesela KRT TV’de gazetecilerin sorularını cevaplayan <strong>CHP</strong> eski <strong>Genel</strong> <strong>Başkanı</strong> <strong>Kemal</strong> <strong>Kılıçdaroğlu</strong>, <strong>Cumhurbaşkanı</strong> <strong>Erdoğan'dan</strong> çok mevcut <strong>TBMM</strong> <strong>Başkanı</strong> <strong>Prof. Dr. Numan Kurtulmuş</strong>’u topa tuttu.</div> <div>Acaba <strong>Bay</strong> <strong>Kemal</strong>, <strong>Numan</strong> <strong>Kurtulmuş’un</strong> el altından siyasi liderlik ve cumhurbaşkanlığı makamı için faaliyet yaptırdığını mı düşünüyor? Siyasilerin birbirlerini kıskanmaları doğal. Bana kalırsa bu sıradan bir kıskançlık görülmemeli.</div> <div>Çünkü birkaç gün önce sosyal medyada “<strong>Olağanüstü şartların gerektirdiği bir durumda Kemal Kılıçdaroğlu’nu Cumhurbaşkanlığı için hazırlıyorlarmış</strong>” diye bir şeyler okumuştum.</div> <div>Ağzı olan konuşuyor. Delinin biri, kuyuya bir taş atıyor, yüzlerce akıllı çıkaramıyor. Bu söylenti de öyle mi acaba?</div> <div>Aklıma ne geldi?</div> <h3><strong>Devlet; Cumhurbaşkanlarının ne zaman öleceğini biliyor mu?</strong></h3> <div>Bu soruyu “<strong>görevdekiler</strong>” diyerek sınırlayalım. Ama yakın tarihimizdeki <strong>Turgut</strong> <strong>Özal</strong> örneğini de hatırlayalım.</div> <div><strong>Cumhurbaşkanı</strong> <strong>Özal'ın</strong> <strong>1993</strong> yılı başından vefat ettiği güne kadar <strong>çalışma</strong> <strong>programlarının</strong> <strong>planlandığı</strong> şekilde aksatılmadan yürütüldüğü biliniyor.</div> <div><strong>Özal,</strong> vefatından önce <strong>9 Şubat 1987</strong> tarihinde <strong>by-pass</strong>, <strong>5 Aralık 1987</strong> tarihinde virektomi, <strong>2 Mayıs 1992</strong> tarihinde prostat ameliyatları geçirmişti.</div> <div><strong>Cihanşümul Kadim Türk Devletinin</strong> geleneği doğrultusunda, <strong>Özal’ın</strong> sağlık durumu hakkında devletin üst düzey yöneticileri yani <strong>Başbakan</strong>, <strong>TBMM</strong> <strong>Başkanı</strong> ve <strong>Genelkurmay</strong> <strong>Başkanı</strong> sürekli bilgilendiriliyordu.</div> <div><strong>Özal'ın</strong> vefat ettiği saat <strong>14.30'da</strong> açıklanmasına rağmen alınan beyanlarda saat <strong>11.15 - 11.30'da</strong> radyolarda ölüm haberi duyulmuştu.</div> <div>Gazeteci <strong>Emin Çölaşan'ın</strong> eski bir yazısında <strong>Özal'ın</strong> ne zaman öleceğini <strong>Süleyman</strong> <strong>Demirel</strong>, <strong>Hüsamettin</strong> <strong>Cindoruk</strong>, <strong>Cavit</strong> <strong>Çağlar</strong> gibi isimlerin bildiği iddiasını dillendirmişti.</div> <div><strong>Emin</strong> <strong>Çölaşan’ın</strong> <strong>Hürriyet</strong> gazetesinde <strong>01</strong> <strong>Mayıs</strong> <strong>2002</strong> tarihli yazısından bir bölüm:</div> <div></div> <div>“<strong>1993</strong> yılının sanırım ocak ayı. Halamın oğlu, o sırada Meclis Başkanı olan Hüsamettin Cindoruk'la Özal'dan söz ediyoruz. Kulağıma eğiliyor ve şu sözleri söylüyor:</div> <div><strong>‘Bu gidici. Yakında ölecek.’</strong></div> <div>İnanmıyorum, şaşırıyorum ve aynen ‘Ne gidicisi abi, o hepimizi götürür’ diyorum. Cindoruk ısrar ediyor:</div> <div><strong>‘Haberin kaynağı Baba'dır</strong>. Bu devlet bilgisi. Sadece sen bil ve ağzını sıkı tut. Önümüzdeki yaz aylarını çıkaramayacak. Baba sağlamcıdır. Bunu diyorsa bir bildiği vardır.’</div> <div>Birkaç gün sonra, Baba'nın bu bilgiyi Cavit Çağlar'a da verdiğini birinci elden öğreniyorum. Bu devlet sırrını kimseye açamıyorum. Aradan kısa bir süre geçiyor ve Özal 17 Nisan'da ölüyor. Cumhurbaşkanlığına soyunan Baba, bizim gazetenin bazı yazarlarını 24 Nisan günü Konut'ta öğle yemeğine çağırıyor. Öğrenmiş olduğum bu olayı kendisine aktarıyorum ve açıkça soruyorum:</div> <div>Özal'ın öleceğini gerçekten biliyor muydunuz...’</div> <div>Bazı şeylerin bana söylenmiş olduğunu anlıyor. Verdiği yanıtı 25 Nisan 1993 tarihli yazımdan aktarıyorum:</div> <div>‘Hükümetler cumhurbaşkanının sağlığından da sorumludur. İki ay önce ABD kaynaklı bir yerden (tedavi gördüğü, ameliyat geçirdiği Houston Hastanesi'nden) sağlığının iyi olmadığı konusunda bize bilgi geldi. Bunu duyunca kendisine sağlığının nasıl olduğunu sordum. İyi olduğunu söyledi. Ben daha başka bir şey söyleyemezdim. Ancak bizim bilgimiz kalbiyle değil, prostatla ilgiliydi. Durumunun iyi olmadığını biliyordum ama öleceğini nasıl bilirdim. Kimin ne zaman öleceğini sadece Allah bilir.</div> <div>Demirel önümüzdeki yaz aylarını çıkaramaz deyip demediği konusunda bir şey söylemedi. Bir kez daha anladım ki, devletin tepesinde çok ilginç olaylar oluyordu.’”</div> <h3><strong>Sonuç:</strong></h3> <div><strong>1- </strong>Kurtlukta düşeni yemek kanundur</div> <div><strong>2- </strong>Ankara’da bir <strong>vekalet</strong> <strong>savaşı</strong> var.</div> <div><strong>3-</strong> <strong>Doç. Dr. Hasan Doğan, Haluk İpek, Dr. Hakan Fidan, Yılmaz Tunç</strong> gibi daha birçok saygın devlet adamlarının ve hatta istihbarat kurumlarının isimlerinin kullanılarak vurgunları örtbas etme, <strong>devlet</strong> <strong>büyüklerini</strong> <strong>usulsüzlüklerle</strong> <strong>ilişkilendirmeye</strong> <strong>yönelik</strong> <strong>kumpaslar</strong> <strong>kurulduğu</strong> da iddialar arasında yer alıyor.</div> <div><strong>4-</strong> <strong>HAK</strong> <strong>İş’in</strong> <strong>Genel</strong> <strong>Başkanı</strong> <strong>Hüseyin</strong> <strong>Öz’ün</strong>, arkasına aldığı <strong>İslami</strong> bürokratik güçle başlattığı meydan savaşında, <strong>İlim</strong> <strong>Yayma’nın</strong> <strong>Ankara</strong> eski <strong>Başkanı</strong> <strong>TÜGVA’nın</strong> önde gelen isimlerinden <strong>Halim</strong> <strong>Altunkal</strong> ile <strong>Bilal</strong> <strong>Erdoğan’ın</strong>, <strong>Hakan</strong> <strong>Han</strong> <strong>Özcan</strong> ile <strong>Hasan</strong> <strong>Doğan’ın</strong>, <strong>Murat</strong> <strong>Köse</strong> ile <strong>Hakan</strong> <strong>Fidan’ın</strong>, <strong>Sadık</strong> <strong>Soylu</strong> ile <strong>Süleyman</strong> <strong>Soylu’nun</strong> hedef alındığı söyleniyor.</div> <div><strong>5-</strong> <strong>Ankara</strong> bürokrasisi ve iş çevreleri, <strong>Yeniden</strong> <strong>Refah’a</strong> postu sermenin peşinde.</div> <div>Tanrı, Türk’e Yar Olsun!</div> <div>.</div> <div><strong>Ömür Çelikdönmez, dikGAZETE.com</strong></div> <div>омюр челикдёнмез, Дикгазете</div> <div><strong>Seçilmiş Kaynakça</strong></div> <div>https://mevzuhaber.com/basibosluk-belasi/</div> <div>https://www.hurriyet.com.tr/ozali-oldurmusler-68928</div> <div>https://m.haber7.com/guncel/haber/608781-ozalin-olecegini-demirel-biliyordu</div> <div>https://www.bloomberght.com/haberler/haber/1162201-ozalin-olumunun-sifreleri</div> <div>https://www.politikadam.com/yazi/fehmi-calmuk/hamamonu-nden-darbe-cikar-mi/108/</div> <div>https://m.haber7.com/ic-politika/haber/1049736-turgut-ozalin-olumuyle-ilgili-yeni-skandal</div> <div><strong>https://www.dikgazete.com/yazi/ak-parti-uce-degil-bese-bolunuyor-makale,1545.html-1545.html</strong></div> <div>https://www.odatv.com/yazarlar/baris-terkoglu/turgut-ozalin-olumunu-de-sonunda-ergenekona-bagladilar-33941</div> <div>https://www.cumhuriyet.com.tr/siyaset/sinan-ogan-kendisini-dinlemeye-gelen-48-kisiye-seslendi-insallah-2211171</div> <div>https://www.odatv.com/guncel/sinan-ogan-2028de-adayim-dedi-turk-sagini-birlestiren-lider-olma-hedefim-var-120045765</div> <div><strong>https://www.dikgazete.com/haber/tbmm-baskani-kurtulmustan-23-nisanda-makam-araci-yogunluguna-otobus-onlemi-887059.html</strong></div> <div>https://www.turkiyegazetesi.com.tr/gundem/sinan-ogandan-2028-mesaji-turk-sagini-birlestiren-bir-aday-olma-hedefim-var-1043032</div> <div></div> <div>.</div> <div></div>