<h4><strong>BU DEPREM AMERİKA’DA OLSAYDI…</strong></h4> <div><strong>Amerika</strong> altında kalır bocalardı.</div> <div>Çünkü;</div> <div><strong>Yağma</strong> ve <strong>hırsızlığın</strong> önüne geçemez <strong>silah</strong> <strong>kullanmak</strong> zorunda kalırdı.</div> <div>Kimin <strong>kimvurduya</strong> gittiği belli olmayan bir ortamda, <strong>masumlar</strong> da vurulacağı için acılı aileler infial göstererek emniyet güçlerine saldıracak ve ülkede büyük bir <strong>kaos</strong> olacağından <strong>devlet,</strong> altında kalırdı.</div> <div><strong>- Nereden biliyorsun?</strong></div> <div>Birincisi;</div> <div>Ülkede <strong>birkaç saat elektrik kesilmesi</strong> durumunda meydana gelen <strong>yağma</strong> ve <strong>hırsızlıktan</strong>…</div> <div>İkincisi de;</div> <div><strong>Amerikan</strong> <strong>polisinin</strong> basit bir olayda bile aciz kalıp, siyahilere karşı kullandığı sert yöntemlerden biliyorum.</div> <h4><strong>ÇİN’DE OLSAYDI!..</strong></h4> <div>Kimse “<strong>devlet</strong> <strong>nerede</strong>?” diye bağıramazdı.</div> <div>Bağıranın <strong>alnını</strong>!..</div> <div><strong>Yardımlar</strong> da gidebildiği yere kadar… “<strong>Size mi hesap vereceğiz!</strong>”</div> <div><strong>Görevliler</strong> birkaç gün arama-kurtarma çalışmalarına girişir, daha sonra işi uzatmadan <strong>yıkılan</strong> <strong>binaların</strong> <strong>üzerinden</strong> dozerle geçer, enkazın altında kalanları molozlarla birlikte dümdüz ederdi.</div> <div>Bu arada;</div> <div><strong>Afet</strong> <strong>bölgesine</strong> kimseyi yaklaştırmaz, kaç kişinin öldüğü hakkında tahminlerin ötesinde dünyada kimsenin bilgisi olmazdı.</div> <h4><strong>KUZEY KORE’DE OLSAYDI!..</strong></h4> <div></div> <div>“Ne depremi?</div> <div>Ülkemizde deprem-meprem gibi muzır şeylerin olduğunu kim uyduruyor?</div> <div>Biraz <strong>sallandık</strong> o kadar!”</div> <h4><strong>ALMANYA’DA OLSAYDI!..</strong></h4> <div>Her şeyi kurallarına göre yapmak için uğraşırken <strong>insanlar</strong> <strong>enkaz</strong> <strong>altında</strong> ölüp giderdi.</div> <div>Nitekim;</div> <div></div> <div><strong>Kuzey- Ren Vastfalya</strong> eyaletinde meydana gelen <strong>selde 200’e yakın kişi ölmüş </strong>ve aradan <strong>iki</strong> <strong>yıl</strong> geçmesine rağmen <strong>yaralar</strong> hala sarılamamıştır. (Kaynak: Almanya yarı resmi devlet kanalı <strong>DW</strong>)</div> <h4><strong>TÜRKİYE’DE İSE PAROLA:</strong></h4> <h4><strong>“ORAYA GİDİYORSUNUZ DEĞİL Mİ?”</strong></h4> <div>Bu parolanın <strong>ne</strong> <strong>manaya</strong> <strong>geldiğini</strong> anlatacağım…</div> <div>Ama!..</div> <div>Önce bir <strong>durum</strong> <strong>tespiti</strong> yapmamız lazım.</div> <div><strong>6 Şubat’ta</strong> 11 ilimizi etkileyen <strong>deprem</strong>, bir nevi <strong>kıyamet</strong> sahnesiydi.</div> <div>Tarih, böyle üst üste gelen iki büyük depremi (7.7 ve 7.6) bugüne kadar kaydetmiş değil.</div> <div>Mevsim kış…</div> <div>Bazı yerlerde <strong>eksi 23 dereceyi bulan soğuk</strong> bir hava…</div> <div>Alan çok geniş…</div> <div></div> <div>Buna rağmen;</div> <div>Dünyanın en büyük felaketine <strong>yardımlar</strong>, <strong>en</strong> <strong>hızlı</strong> <strong>şekilde</strong> ulaştı.</div> <div><strong>Hükumet</strong> <strong>yetkilileri,</strong> <strong>1 saat içinde</strong> (gece 5’te) basın toplantısı yaptı.</div> <div><strong>Saat 09:00</strong> olduğunda ise;</div> <div><strong>Her</strong> <strong>bakan</strong> kendisine <strong>zimmetlenen</strong> şehirde görevinin başındaydı.</div> <div>Bu arada;</div> <div><strong>Depremde</strong> <strong>yıkılan</strong> her <strong>şehir</strong> ve <strong>ilçe,</strong> yurdun diğer şehirlerine zimmetlendi.</div> <div></div> <div>Devletin <strong>bu</strong> <strong>kadar</strong> <strong>çabuk</strong> <strong>organize</strong> olduğunu gören <strong>millet</strong> coştu…</div> <div>Yolda <strong>TIR’lar</strong> yarışarak…</div> <div>Ve <strong>adeta</strong> <strong>uçarak</strong> deprem bölgesine yetiştiler.</div> <div>Bir <strong>yabancı gözlemcinin</strong> deyimi ile <strong>TIR’lar frensiz</strong> gidiyordu.</div> <div></div> <div>Bir örnek:</div> <div>Köye yardım götüren <strong>helikopter,</strong> <strong>aşırı tipi ve kar</strong> yüzünden <strong>türbülansa</strong> yakalanıyor.</div> <div>Helikopterin <strong>kırıma</strong> <strong>uğraması</strong> an meselesi iken çok zor şartlarda da olsa inebiliyor.</div> <div><strong>Yüzbaşı</strong> gazeteciye sorar:</div> <div>- İyi misin?</div> <div><strong>- Ben iyiyim de Yüzbaşım siz ne yapıyorsunuz? Az daha kanatlar tepeye çarpıyordu.</strong></div> <div></div> <div>- Dünyada bu helikopteri, o türbülans anında o araziye indirecek pilot yoktur!</div> <div>Ama biz indirmek zorundayız!.. Çünkü yardıma ihtiyacı olanlar var!</div> <div><strong>GELELİM ‘PAROLA’YA!..</strong></div> <div><strong>Türkiye’nin</strong> her yanından olduğu gibi <strong>Başakşehir</strong>’den de yardım için arkadaşlarımız yola çıkmıştı…</div> <div>Ancak telaşla yola çıktıkları için <strong>Ankara’yı</strong> geçtikten sonra aldıkları malzemenin çok yetersiz olduğunu görüp</div> <div><strong>Şereflikoçhisar’da</strong> bir nalbura uğrayarak aracı tıka basa malzeme doldururlar.</div> <div>Nalbur sorar:</div> <div><strong>- Oraya gidiyorsunuz değil mi?</strong></div> <div>- Evet dayı!</div> <div><strong>- O zaman çorbada bizim de tuzumuz olsun.. bu malzemeler benden!</strong></div> <div>- Dayı olmaz, <strong>kâr</strong> alma tamam!.. Ama hiç olmazsa malzemenin <strong>geliş</strong> <strong>fiyatını</strong> ödeyelim!</div> <div>Bütün ısrarlara rağmen para almadığı gibi… Ayrılırken;</div> <div><strong>- Gençler cebinizde harçlığınız var mı?</strong></div> <div>Demez mi!?</div> <div>Birbirimize sarıldık, gözümüz yaşlı ayrıldık.</div> <div>Bu arada;</div> <div>Markete uğrayıp, kucak dolusu ekmek, paket sandviç ekmeği falan ne varsa bir kucak topladık, kasada sıraya girdik.</div> <div>Arkamızdaki beyefendi:</div> <div><strong>- Oraya gidiyorsunuz değil mi? Lütfen müsaade edin de ben ödeyeyim.</strong></div> <div><strong></strong></div> <div>Bunun gibi daha <strong>o kadar çok örnek</strong> var ki…</div> <div><strong>Batı</strong> ülkelerinde böyle bir <strong>dayanışmayı</strong> göremezsiniz.</div> <div>“<strong>Altında</strong> <strong>kalırlardı</strong>” demem bundandır.</div> <div>Mesela,</div> <div><strong>Alman</strong> hükumeti, <strong>2 yıl geçmesine rağmen</strong> daha hala yaraları saramazken…</div> <div>Bizim hükumet,</div> <div>Bu büyük felaketin <strong>18. Gününde</strong> depremzedeler için <strong>konutların</strong> <strong>ilk</strong> <strong>temelini</strong> atabiliyor.</div> <div>Bu hızla giderse…</div> <div>İnanıyorum ki, <strong>deprem</strong> <strong>bölgesi</strong> umduğumuzdan da daha hızlı toparlanacak.</div> <div>Yeter ki,</div> <div><strong>Bozgunculara</strong> fırsat verilmesin.</div> <div>Milletimiz sağ olsun, devletimiz var olsun!</div> <div>.</div> <div><strong>Emin Batur, dikGAZETE.com</strong></div> <div>Bir de küçük not:</div> <div>Bizim hükumet, bir yandan kendi ülkemizdeki bu felaketle iç içeyken bir yandan da aynı acıyı yaşayan sınır komşumuz <strong>Suriye’de</strong> bulunan depremzedelere da yardımları ulaştırmayı ihmal etmiyordu.</div> <div></div>