<div><span><span>Vücudu bir ülkeye benzetirim birçok yazımda. </span></span></div> <div><span><span>Yine bu örnek üzerinden hastalıkların yönetiminde yapılan yanlışlıklardan bahsedelim.</span></span></div> <div><span><span>Beden ülkesinin sınırlarını <strong>cilt, solunum sistemi, duyu organları, genital organlar</strong> ve <strong>ağızdan makata kadar sindirim sistemi </strong>oluşturur. </span></span></div> <div><span><span><strong>Sınır,</strong> muhafızsız olur mu?</span></span></div> <div><span><span>Olmaz tabi ki… </span></span></div> <div><span><span>Bu bölgelerde <strong>muhafızlık</strong> <strong>yapan</strong> sınır boyları; bizim yıllarca mücadele ettiğimiz, kasıtlarını ve niyetlerini yanlış anladığımız mikroorganizmalardır. </span></span></div> <div><span><span>Elbette insanların iyisi kötüsü olduğu gibi onların da <strong>iyileri-kötüleri </strong>bulunmakta ve bu dengeyi kişinin, <strong>bedenine ve sıhhatine verdiği önem</strong> belirlemektedir. </span></span></div> <div><span><span>Sıhhatine değer veren, sağlığına doğru müdahaleler ve kararlar ile yön verenlerin sınır muhafızları da iyi olmaktadır. </span></span></div> <div><span><span>Böylece <strong>fırsatçı ve zararlı mikroplar</strong> kendilerine daha az yaşama alanı bulabilmektedir.</span></span></div> <div></div> <div><span><span>Bu muazzam dengelerle yaratılmış <strong>mikro</strong> anlamda <strong>dev beden ülkesinin en tehlikeli sınırları</strong> bağırsaklardır. </span></span></div> <div><span><span>Çünkü <strong>en işlek, giriş çıkışların en fazla olduğu, güvenliğin en üst düzeyde tutulması gerektiği </strong>alandır bağırsaklar. </span></span></div> <div><span><span>Şu unutulmamalıdır ki, <strong>bağırsak florası</strong>; diğer tüm sınır noktalarının belirleyicisidir. </span></span></div> <div><span><span>Yani <strong>bağırsak florası düzelmeden ne idrar yolları, ne cilt mantarları, ne genital enfeksiyonlar ne de kulak-boğaz florası</strong> düzelir. </span></span></div> <div><span><span>Ya bir de <strong>kısır döngüye</strong> sokuyorsak bu floraları?</span></span></div> <div><span><span>Nasıl mı?</span></span></div> <div><span><span><strong>Anne karnında bebek sterildir. </strong></span></span></div> <div><span><span>Hiçbir mikroorganizma yaşamaz. </span></span></div> <div><span><span>Doğum kanalından geçerken <strong>ilk temel florasını </strong>anneden alır. </span></span></div> <div><span><span>Bu temel, <strong>anne sütü ile</strong> sağlamlaşır. </span></span></div> <div><span><span>Bu yüzden <strong>anne sağlığı ile bebek sağlığı </strong>birbirine yakındır.</span></span></div> <div><span><span>Özellikle<strong> ilk aylar, bebeğin florasının en hassas olduğu</strong> dönemlerdir. </span></span></div> <div><span><span><strong>Sezeryan doğum, mama kullanımı, erken antibiyotik kullanımı, kimyasal takviye, deterjan, bebek bezleri, ilaçlar vb etkilenimler floranın kalitesini süreç içerisinde etkileyen en önemli unsurlardır.</strong></span></span></div> <div><span><span>Enfeksiyon durumlarında <strong>acele antibiyotik</strong> kullanmak, <strong>kurunun yanında binlerce kat yaşın da yanmasına</strong> böylece flora kalitesinin düşmesine, dolayısıyla da <strong>bağışıklığın zayıflayıp, kısır döngü içerisinde hastalıkların, ardı arkasına gelmesine </strong>sebep olur.</span></span></div> <div>.</div> <div><span><span><strong>Dr. Bekir Tok, dikGAZETE.com</strong></span></span></div> <div></div>