<div><strong><span><span>Akdeniz, Fransa, Yunanistan vs. savaş çıkar mı?</span></span></strong></div> <div><span><span><strong>Akdeniz</strong>’de ne mi oluyor?</span></span></div> <div><span><span><strong>Hasta Adam gözünü açtı, ayağa kalktı, yürümeye başladı, kendisini öldürmeye çalışanlardan çaldıklarını istiyor. </strong></span></span></div> <div><span><span>Emperyalist Güçler ve köleleri -kendi halklarına ve dindaşlarına ihânet eden güruh-, panik halinde her yandan tıpkı 1. Dünya Savaşı’nda olduğu gibi saldırmaya çalışıyor.</span></span></div> <div><span><span><strong>1. Dünya Savaşı</strong>’nda <strong>Yunan Palikaryası</strong>’nı silahlandırıp, eğitip, “<strong>Megola İdea</strong>” ile aldatanlar, <strong>Şerif Hüseyin</strong>’i “<strong>Büyük Arap Krallığı</strong>” vaâdi ile ülkesine karşı isyan ettirenler, çapulcu kabile şeyhlerine devlet kuranlar, şimdi de benzerlerini yapıyorlar.</span></span></div> <div><span><span><strong>Yunan</strong>’ı silahlandırıyor, <strong>PKK</strong> ile ülkemizi tehdit ediyor, “<strong>Adalar</strong>”ı silahlandırıyorlar, <strong>BAE, S. Arabistan, Mısır</strong> gibi sömürge devletlerini bağrımıza soktukları <strong>İsrail</strong> ile blok hâlinde karşımıza çıkartıyorlar.</span></span></div> <div><span><span><strong>Biz ne yapıyoruz ya da ne yapmalıyız?</strong></span></span></div> <div><span><span><strong>Öncelikle “Osmanlı Devletler Topluluğu” oluşturmaya matuf, “Osmanlı Vatandaşı” coğrafyadaki halklara, yöneticilerinin durumuna bakmaksızın ulaşmalı ve Türkiye’ye müzâhir STK ve yapıları oluşturmalıyız.</strong> </span></span></div> <div><span><span>Bu bölgelerde, okullar, hastaneler vb. organizasyonlar kurmalıyız. </span></span></div> <div><span><span>Buralardan başarılı öğrencileri <strong>Türkiye</strong>’de okutmalıyız. Bölge halkları 100 yıl önceki vatandaşlarımız bizim devletlerine ve yöneticilerine bakmaksızın dostlarımızdır. Geleceğe dönük çalışmalı ve örgütlü hâle getirmeliyiz.</span></span></div> <div><span><span><strong>Yunanistan, Fransa ve Batı’nın Akdeniz ve Adalar Denizi’ndeki yaptıkları tüm eylemler hukuksuzdur.</strong> Türkiye bunu anlatmalıdır. </span></span></div> <div><span><span><strong>Diplomasiye haksız ve en tepeden taleplerle başlayan hasım ülkelere karşı vasat ve nihâi taleplerle oturmak, pazarlık bilmezliğimizin göstergesidir.</strong> </span></span></div> <div><span><span>Unutulmamalıdır ki; zâlimden hak talep etmek hakka zulümdür. Bu itibarla, <strong>Türkiye </strong>de <strong>Akdeniz</strong>’de masaya, ilk kayıplar yaşadığı noktadan başlamalıdır. </span></span></div> <div><span><span><strong>1877–78</strong> (93 Harbi) <strong>Osmanlı-Rus Savaşı</strong>’nda <strong>Osmanlı</strong> <strong>Devleti</strong>’nin yenilmesi üzerine <strong>Ayestefanos Barış Antlaşması</strong> (Yeşilköy) imzalandı. </span></span></div> <div><span><span>Antlaşma oldukça ağır hükümler içeriyordu. </span></span></div> <div><span><span><strong>İngiltere</strong>’nin başını çektiği devletler <strong>Osmanlı</strong> ve <strong>Rus</strong> <strong>Devletleri</strong>’ne birer nota vererek söz konusu antlaşmanın yerine, <strong>Berlin Antlaşması</strong>’nı imzalattılar. </span></span></div> <div><span><span>Şimdi, neden<strong> İngiltere, ABD, Fransa</strong>… </span></span></div> <div><span><span>Anlıyor musunuz? </span></span></div> <div><span><span><strong>Berlin Konferansı</strong>’nda <strong>Kıbrıs Adası</strong>’nın da yönetimi <strong>İngiltere</strong>’ye bırakıldı. </span></span></div> <div><span><span><strong>İngiltere</strong>, Rus tehdidini öne sürerek <strong>Osmanlı Devleti</strong>’ni bir askeri üs vermesi konusunda ikna etti. </span></span></div> <div><span><span>Böylece <strong>1878</strong> yılından itibaren <strong>Kıbrıs Adası, İngiltere</strong>’ye kiralanmış oluyordu. </span></span></div> <div><span><span>Akabinde <strong>İngiliz İşgali</strong>, <strong>Rumlar</strong>’ın adaya yerleştirilerek nüfus yapısının bozulmasına kadar birçok <strong>Türk Milleti</strong> aleyhinde iş yapıldı.</span></span></div> <div><span><span><strong>Adalar</strong>’da ise halkımızca mâlum, <strong>Yunan İşgâli</strong>’nin yasal dayanakları dahî yok.</span></span></div> <div><span><span><strong>Türkiye, Kıbrıs, Akdeniz ve Adalar’la ilgili görüşmelere 1878 Berlin Konferansı öncesinden başlamalıdır. </strong></span></span></div> <div><span><span><strong>Böylece oldu-bittiye getirilen tüm haksızlıklar, emperyalist dünyanın gözüne sokulacak, Osmanlı Milletler Topluluğu’nun her bir ferdinde kapanmış yaralar yeniden açılacak, ortak vicdânı canlandıracak ilk kıvılcım da çakılacaktır.</strong></span></span></div> <div></div> <div><span><span>Değerli Milletim!..</span></span></div> <div><span><span><strong>Yunanistan</strong>’ın hukuksuz silahlandırdığı adalardan biri, meselâ yakınımızdaki <strong>Meis Adası,</strong> bir gece işgal edilip, buradaki <strong>Yunan</strong> askerleri dünya basınına gösterilebilir. </span></span></div> <div><span><span>Akâbinde girilen bu adada kalınabilir ya da askerlerden boşaltılıp adadan çıkılabilir. </span></span></div> <div><span><span><strong>Yunan</strong> savaş uçaklarının bir tacizinde uçakları düşürülebilir.</span></span></div> <div><span><span>Adalardaki askeri havaalanları vurulabilir. </span></span></div> <div><span><span><strong>Yunanistan</strong>’a yapılacak <strong>baskın</strong> tarzındaki bu askeri harekâtlar savaş başlatmaz.</span></span></div> <div><span><span>Akabinde de <strong>BM</strong>’de gerekçelerimiz anlatılır. </span></span></div> <div><span><span>Çünkü mevcut anlaşmalar ve uluslararası hukukun gereği <strong>Türkiye</strong>’nin çoktan müdâhale hakkını doğmuştur. </span></span></div> <div><span><span>Şunu da bilelim ki, ne <strong>BM</strong> ne <strong>NATO</strong> ne de <strong>AB</strong> fonksiyonel değildir.</span></span></div> <div><span><span><strong>Batı</strong> ve <strong>İngiltere-ABD-Fransa</strong> eksenine yapılacak bir harekât öncesi ki hedef <strong>Yunanistan</strong> olmalıdır, <strong>Almanya</strong> ve <strong>Rusya</strong> ile ilişkiler sıcak tutulmalı, göstermelik de olsa <strong>Pakistan</strong> ve <strong>Katar</strong> gibi ülkelerden <strong>Deniz Kuvvetleri </strong>unsurları <strong>Akdeniz</strong>’de bulundurulmalıdır. Bu meyanda <strong>Katar Deniz Kuvvetleri</strong>’ni güçlendirmek çok önem arz etmektedir. </span></span></div> <div><span><span><strong>Azerbaycan Deniz Kuvvetleri</strong>’ne ait <strong>Karadeniz</strong> ve <strong>Akdeniz</strong>’de göstermelik de olsa <strong>Türkiye Denin Kuvvetleri</strong>’nin yanında unsurlar bulundurulmalıdır. </span></span></div> <div><span><span><strong>Bizim denizlerimizde müttefik ve dost bayraklar gezmelidir.</strong></span></span></div> <div><span><span><strong>Coğrafyamızda, Osmanlı Halkları Müzâhir Halklar en büyük gücümüzdür.</strong></span></span></div> <div><span><span><strong>Devletlerin ideolojisi, Milli Güvenlik, Bekâ, halkının huzuru, ülkenin birlik ve beraberlikle büyüyüp güçlü tutulmasıdır.</strong> </span></span></div> <div><span><span><strong>Bizim gibi köklü milletlerde manevî değerler, geçmişe bağlılık ve töre, bekânın en önde gelen teminâtıdır. </strong></span></span></div> <div><span><span>Bölgemizde, <strong>Mısır</strong> gibi ideolojik kaygılarla mesâfe koyduğumuz ülkeler örneğinde olduğu gibi, ittiğimiz ülkeleri başkaları bize karşı kinle silahlandırmakta ve bloklaştırmaktadır. </span></span></div> <div><span><span><strong>İsrail</strong>’de ise, halkın yüzde 30-35’i <strong>Müslüman</strong>’dır. En az yüzde 10 <strong>Siyonist-Yahudi</strong> <strong>olmayan</strong> <strong>Mûsevi</strong> vatandaşı vardır. </span></span></div> <div><span><span>Bunların bir kısmı da anadilleri <strong>Türkçe</strong> olan <strong>Musevî Hazar Türkleri</strong>’dir. </span></span></div> <div><span><span><strong>Türkiye</strong>’den <strong>Filistin</strong>’e göç eden <strong>Yahudilerin</strong> bir kısmının gönlü hâlâ <strong>Türk Milleti</strong> ile beraberdir. </span></span></div> <div><span><span>Özetle, <strong>İngiltere</strong>’nin siyonizme kurdurduğu <strong>İsrail</strong>’de herkes <strong>Siyonist</strong> değildir. </span></span></div> <div><span><span>Hatta <strong>Siyonistler</strong> azınlıktadır, ama etkindir.</span></span></div> <div><span><span>Size, <strong>Harp Okulları’</strong>nda derslerden biri olan “<strong>Harp</strong> <strong>Prensipleri</strong>”ni hatırlatmak isterim. </span></span></div> <div><span><span><strong>- Temâs…</strong></span></span></div> <div><span><span><strong>“Temâsı sağlayan inisiyatifi (önceliği, üstünlüğü) elde tutar.”</strong> </span></span></div> <div><span><span>Bu gün<strong> İran</strong>’la, <strong>İsrail</strong>’in temas ve ilişkisi yok mu zannediyorsunuz? Öyle zannedenler yanılıyorlar.</span></span></div> <div><span><span>Unutmayalım ki, bölgenin en köklü ülkesi <strong>Türkiye</strong>’dir. </span></span></div> <div><span><span><strong>Türkiye,</strong> savaşta dahî düşman ülke ve halkı ile temâsı kesmemelidir. </span></span></div> <div><span><span><strong>Türkiye</strong>’nin tüm çevre ülkelerde kandaşları ve dindaşları vardır.</span></span></div> <div><span><span>Çok önemli <strong>Libya, Mısır, Katar, Yemen, İran</strong> vb. <strong>Müslüman</strong> <strong>ülkelerde</strong> ayrıca soydaşları da vardır. </span></span></div> <div><span><span>Bilin ki; <strong>Rusya</strong>’da <strong>Müslüman</strong> toplumun tamamına yakını <strong>Türk</strong>’tür. </span></span></div> <div><span><span>Rus atasözü; “<strong>Hangi Rus’un geçmişine baksan altından Tatar (Türk) çıkar.</strong>” Bu, <strong>Türkiye</strong>’nin en büyük kozudur.</span></span></div> <div></div> <div><span><span>Maâlesef, çevre coğrafyaya dönük, planlı çalışmalar yapılmamaktadır. </span></span></div> <div><span><span><strong>Mârif Vakfı, TİKA</strong> vb. kuruluşların mahdut ve üst koordinasyondan yoksun faaliyetleri, <strong>FETÖ</strong> tarzı yapılanmaların etkinliğinin çok gerisinde kalmaktadır. </span></span></div> <div><span><span>Çünkü <strong>koordinatör üst yapı</strong> kurulmamıştır. </span></span></div> <div><span><span>Çünkü çalışanlarında <strong>amaç birliği, gerekli iç disiplin ve otokontrol</strong> istendiği gibi değildir. </span></span></div> <div><span><span><strong>Dışişleri bürokrasisi</strong> bu yurtdışı gayretlerden çoğunlukla haberdâr dahî değildir.</span></span></div> <div><span><span>Israrla “<strong>P/H</strong>” (Psikolojik Harp) merkezini, yani Cumhurbaşkanlığımızda kurulması gereken “<strong>Medeniyet Değerleri Merkezi</strong>”ni hatırlatıyorum.</span></span></div> <div><span><span>Medya ve yurtdışında ortak kanaat oluşturulması için <strong>Cumhurbaşkanlığımız,</strong> bilgilendirme seminerleri yapmalı, hatta <strong>MSÜ</strong> veya <strong>MGK</strong> bünyesinde, “<strong>Strateji ve P/H Enstitüsü</strong>” kurulmalı, eğitimler verilmelidir.</span></span></div> <div><span><span><strong>Birileri diyorlar ki; “Savaş çıkmasından çok korkuyoruz!..” </strong></span></span></div> <div><span><span>Korkmayın!</span></span></div> <div><span><span>Savaş çıkmaz.</span></span></div> <div><span><span>Mahdut hedeflere operasyonlar olabilir. </span></span></div> <div><span><span>Bugün <strong>Suriye</strong>’de böyle bir harekât sonucu bulunuyoruz. </span></span></div> <div><span><span>Bizim dikkat etmemiz gereken <strong>Yunanistan</strong> ve <strong>Mısır</strong> gibi, sorumsuz kölelerce yönetilen ülkeler olmalıdır. </span></span></div> <div><span><span>Geçmişte olduğu gibi, bu ülkelerin sorumsuz, idrâksiz ve köksüz yöneticileri eliyle<strong> vekâlet savaşları</strong> ile sıkıntı oluşabilir.</span></span></div> <div><span><span><strong>Ecdâdımın sözü ile uyarmak borç oldu:</strong></span></span></div> <div><span><span><strong>“Bu mesel ile bulur cümle düvel fevz-ü felâh;</strong></span></span></div> <div><span><span><strong>Hazır ol cenge, eğer ister isen sulh-ü salâh.”</strong></span></span></div> <div><span><span>“Bütün devletler kurtuluşu bu feyizli cümleyle bulur; Şayet barış istiyorsan savaşa hazır ol.” </span></span></div> <div><span><span><strong>Mustafa Kemal Paşa da 1 Mart 1922 günü, Meclis'te açış konuşmasında bu mısraları söyleyerek hitâbına başlamıştı.</strong></span></span></div> <div><span><span><strong>Zirâ Türkiye, Kurtuluş Savaşı’ndaydı. </strong></span></span></div> <div><span><span><strong>Bilin ki, kurtuluş, direniş, diriliş, yeniden yapılanma süreçlerimiz aynen devâm ediyor.</strong></span></span></div> <div><span><span><strong>.</strong></span></span></div> <div><span><span><strong>Emekli Yarbay Halil MERT, dikGAZETE.com</strong></span></span></div> <div><span><span>-Strateji ve Yönetim Uzmanı-</span></span></div> <div></div>