<h3><span><strong>Ağacı budama ve sulama!..</strong></span></h3> <div>Eski bir gazeteci, bir paylaşım yaparak; “Annemin ve babamın <strong>Sakarya'nın</strong> bir köyünde bahçeli evi var. <strong>25</strong> yıldır yaz aylarında oradalar. Bahçedeki <strong>23</strong> <strong>yıllık</strong> ağaçlar <strong>3-4 yıl önce</strong> az meyve veriyordu. <strong>Budama</strong> yaptılar. <strong>Aşı</strong> yaptılar. <strong>Sulamayı</strong> ihmal etmediler. Ağaçlar bu yıl daha gür oldu, <strong>meyvesi</strong> daha fazla oldu. <strong>AK Parti</strong> lüzumsuz dalları <strong>budasa</strong> ve <strong>sulama</strong> yapsa daha çok <strong>meyve</strong> verecek. Bakıyoruz; evet, <strong>aşı</strong> yapıyor. Fakat <strong>elma</strong> ağacına <strong>muşmula</strong> aşısı olmaz. Olursa elma-melma vermez, yaprak döker” yazdı!</div> <div>Paylaşımı aşağıdaki birkaç örnek gibi destekleyen ve eleştirenler oldu…</div> <div>“Ağacın kökü çürümüş. Sen dallarına ne yaparsan yap fayda etmez. Yeni fidan dikeceksin. O zaman <strong>Hakan</strong> <strong>Fidan</strong>.”</div> <div>“Offfffoffff. Yorumları okudum ve şunu gördüm. Ne kadar çok <strong>AK</strong> <strong>Parti</strong> düşmanı var mış? Topunun canı şeye… Cennete olacak halleri yok.”</div> <div>“Abi onların büyük kısmı <strong>yoğurt</strong> yapımındaki yararlı bakteriler... Beslemek lazım <strong>ağaç</strong> kök salana kadar... Yoksa ya <strong>davulcuya</strong> ya da <strong>imamın</strong> <strong>oğluna</strong> kaçarlar... <strong>25</strong> yılda hala <strong>kök</strong> salmadı mı demeyin valla küserim...”</div> <div>“<strong>Kökünden</strong> kesilmesi lazım budamayla olmaz… …<strong>Çivi</strong> çak ağaçlara, <strong>AK</strong> <strong>Parti’yi</strong> kafana takma.”</div> <div>“<strong>AK</strong> <strong>Parti'nin</strong> yapması gereken; bu asalak, samimiyetsiz, menfaatci, ideolojik kaygısı olmayan, küçük beyinli tiplerden kurtulmak. Bunu çok da zor değil.”</div> <div>“Ah ah hep diyoruz, <strong>reis</strong> bir silkeleme de şu partiye yap. Böyle giderse, <strong>reisten</strong> sonra <strong>AK</strong> <strong>Parti</strong> kalmayacak. Benim tek korkum, <strong>reisin</strong> zirveden değil de, <strong>seçimde</strong> yenilerek siyaset bırakması. O bunu hak etmiyor asla. Böyle bir şey de olursa, <strong>AK</strong> <strong>Partili</strong> olmayan <strong>AK</strong> <strong>Partililer</strong> yüzünden olacak.”</div> <div>“Ben de <strong>Sakarya'da</strong> baktım abi; dedim ki budayım, baktım kalacak adam gibi dal yok. O yüzden şimdi dal arıyor, iyi dal yetişsin diye dua ediyorum. Ama bu kadar kötü dalın olduğu yerde, iyi dal yetişmiyor. Kötü dallar güçlü. Bence çözüm bahçıvanda veya budamada değil de, kökte.”</div> <div>“<strong>2028’de</strong> o budama olur. İlla milletin el atması gerekiyor. Zira siyasiler bir süre sonra kendilerini ulaşılmaz zannediyorlar. Oysa <strong>akıbet</strong> belli…”</div> <div>“<strong>Akp</strong> artık meyve veren ağaç değil, kesilmesi gereken kerestelik kalas oldu.”</div> <div>“<strong>AK</strong> <strong>Parti</strong> kendi bindiği dalı kesti. Emekliler <strong>AK</strong> <strong>Parti'nin</strong> amiral gemisiydi ama küstürdüler. Yol yakınken daha seçim takvimi açılmadan küskünlük giderilmelidir. Seçim takvimi açıklandıktan sonra yapılacak iyileştirmeler istenilen sonucu vermez. Umarım <strong>AK</strong> <strong>Parti</strong> bu ikazı dikkate alır.”</div> <div>Ben ‘<strong>budama’</strong> söylemine katılıyorum… Çünkü <strong>ağaç,</strong> kurutulmak üzere...</div> <div>Çok <strong>detaya</strong> girip, bazı belediye başkanlarının <strong>kibirleri</strong> ve <strong>ulaşılmaz</strong> olmaları... Kendi <strong>ilçe</strong> ve <strong>illerinde</strong> tanrılığını ilan etmiş, partililere hakaret eden başta <strong>Rize</strong> il başkanı olmak üzere <strong>il</strong>-<strong>ilçe</strong> başkanları ve <strong>eski</strong> <strong>milletvekillerinin</strong> isimlerine girmeden <strong>partinin</strong> <strong>merkezinde</strong> görünen <strong>bazı</strong> <strong>dalların</strong> <strong>budanması</strong> gerektiğine inananlardanım!..</div> <div><strong>Dal</strong> çok ama öncelikle ağacın <strong>şu</strong> <strong>dalları</strong> kesilmezse, yakında bir rüzgarla <strong>kökünden</strong> sökülecek!..</div> <div>Önceden şunu yaptı, sonradan bunu yaptı detayına girmeden başlayalım…</div> <div><strong>Millete</strong> tepeden bakan, neredeyse her konuşmasında <strong>emekli</strong> ve <strong>asgari</strong> <strong>ücretlileri</strong> küçümseyen ve “<strong>Asgari ücrete yapılacak zam, mal-fiyat dengesini alt üst ederek, enflasyona baskı unsuru olur</strong>” diyen <strong>Mustafa</strong> <strong>Elitaş</strong>; ajans ve haber sitelerinin “<strong>Alkışçı</strong> <strong>başı”</strong> ilan ettiği ve <strong>2019</strong> yılında, “<strong>Asgari ücretle geçinen 5 kişilik aile 3 öğün çay-simit tüketirse, 1.120 lira cebinde kalır</strong>” diyerek bir nevi dalga geçen <strong>Muhammet</strong> <strong>Emin</strong> <strong>Akbaşoğlu</strong>; yerel seçimde, bütün <strong>il</strong> tarafından bilinen ve <strong>kasetleri</strong> olan istediği kişiyi, <strong>genel</strong> <strong>merkeze,</strong> kaseti gönderilmesine rağmen <strong>aday</strong> yaptıran <strong>Ali</strong> <strong>İhsan</strong> <strong>Yavuz</strong>; hakkında bir çok şaibe olduğu ortaya atılan ve bütün <strong>sülalesini</strong> devlete yerleştirdiği gibi, <strong>İstanbul</strong> <strong>Büyükşehir</strong> <strong>Belediyesi’nden</strong> <strong>usulsüz</strong> <strong>burs</strong> aldığı sürekli haber olan ve olmaya devam eden yine özellikle <strong>seçmenlerin</strong> yüzünü görmek istemediği <strong>Fatma Betül Sayan Kaya</strong>; “<strong>AK Parti, cumhurbaşkanımızın liderliğinde hiçbir zaman milletini zamlara, enflasyona ezdirmemiştir; bundan sonra da ezdirmeyecektir</strong>” diyen, fakat milletin özellikle <strong>22.104.67 TL </strong>alan <strong>asgari</strong> <strong>ücretli</strong> ve <strong>14.469</strong> <strong>TL</strong> maaş alan <strong>emeklilerin</strong> ezilmediğini söyleme basiretsizliğinde bulunan ve vicdan sahibi hiçbir kişinin söyleyemeyeceği sözleri söyledikten sonra <strong>genel başkan yardımcısı</strong> yapılan <strong>Hüseyin</strong> <strong>Yayman</strong>; genellikle televizyon programlarına çıkarılan; hareketleri ve konuşmasıyla karşısındakileri <strong>küçük</strong> ve <strong>cahil</strong> görüp; kendisini ‘<strong>tanrı’</strong> zanneden ve bir gün başka bir konuk tarafından suratının dağıtılması muhtemel olan ve neredeyse bütün partililerin gıcık olduğu <strong>Emre Cemil Ayvalı</strong>; seçmen tarafından niçin <strong>milletvekili</strong> yapıldığı halâ bilinmeyen ama <strong>ergen</strong> tavırlarla ona-buna sataşan; sonunda da haberlerde <strong>Gölbaşı’ndaki</strong> ‘<strong>Saray’</strong> olarak geçen evin hesabını veremeyen fakat satmak için kendisi gibi, <strong>CHP</strong> tarafından niye milletvekili yapıldığı bilinmeyen <strong>Ali</strong> <strong>Mahir</strong> <strong>Başarır’a</strong>; “<strong>500 milyon ver, evi sana satayım</strong>” diyen ve karşılığında da; “<strong>Şimdi bana diyorsun ki; ‘600 milyonluk evim var, 500 milyonu getir, vereyim.’ Babacığım, bizde 500 milyon para nerede gezer, o kirli para sende olur</strong>” cevabı alan ve bu kadar edecek <strong>mülkün</strong> <strong>parasını</strong> ne yaparak veya nerede çalışarak ya da çalışmasa da <strong>nereden bulduğu</strong> bilinmeyen <strong>Osman</strong> <strong>Gökçek</strong>; “<strong>Biz oyları Adıyaman’da veriyoruz, ancak biliyoruz ki; Gazzeli, Filistinli kardeşlerimiz oy oranımızı takip ediyor. O yüzden bu dava, bu onur, bu şeref, bu camianın, bu teşkilatın, bizlerin üzerindedir</strong>” diyen <strong>Mustafa</strong> <strong>Alkayış</strong>; “<strong>Bu iktidar olmasaydı; 20 yıl siz yiyecek ekmek bulamazdınız</strong>” diyen <strong>Lütfi Bayraktar</strong>; adaylığı döneminde <strong>belediye</strong> <strong>başkanı</strong> seçilirse <strong>İzmir’e</strong> şarap fabrikası kurma taahhüdünde bulunan ve en son, <strong>20</strong> <strong>bin</strong> <strong>liradan</strong> aşağı <strong>kiralık</strong> <strong>ev</strong> bulmanın imkansız olduğu günümüzde, geçtiğimiz hafta; “<strong>Şu an asgari ücret 22 bin lira değil de, 52 bin lira olsaydı derhal kiralar 5 bin liradan 15 bin liraya çıkardı</strong>” diyen <strong>Nihat</strong> <strong>Zeybekçi</strong> ve <strong>MKYK’ya</strong> giren isimlerin açıklanmasından sonra, sosyal medyada ekseriyetini <strong>AK</strong> <strong>Partililerin</strong> oluşturduğu büyük bir çoğunluğun onun isminin yer almamasını sevinçle karşılayıp, paylaşımlar yaparken; <strong>Cumhurbaşkanı</strong> <strong>Recep</strong> <strong>Tayyip</strong> <strong>Erdoğan’ın</strong> da, “<strong>İsimler fani, baki olan dava</strong>” sözüne karşılık, en azından kendisi için <strong>davanın</strong> bir <strong>hikâye</strong>, önemli olanın <strong>isim</strong> olduğunu; “<strong>AK Parti Tüzüğümüze göre TBMM Parti Grup Başkanı ve Başkanvekilleri MYK ve MKYK’nin tabii üyesidir</strong>” şeklinde bir paylaşım ve parti tüzüğünü yayımlayarak, kendisini partide <strong>istemeyen</strong> istisnasız bütün <strong>seçmenlerin</strong> sevincini kursağında bırakan ve büyük çoğunluğunun görmek istemediği <strong>Özlem</strong> <strong>Zengin</strong> başta olmak üzere;<strong> </strong><strong>Zehra</strong> <strong>Taşkesenlioğlu</strong>, <strong>Çiğdem</strong> <strong>Erdoğan</strong>, <strong>Selim</strong> <strong>Yağcı</strong>, <strong>Lütfiye</strong> <strong>Selva</strong> <strong>Çam</strong>, <strong>Mehmet</strong> <strong>Özhaseki</strong>, <strong>Cevahir</strong> <strong>Asuman</strong> <strong>Yazmacı</strong>, <strong>Şamil</strong> <strong>Tayyar</strong>, <strong>Faruk</strong> <strong>Çelik</strong>, <strong>Efkan</strong> <strong>Ala</strong>, <strong>Bülent</strong> <strong>Turan</strong>, <strong>Nurettin Canikli</strong>, <strong>Binali Yıldırım</strong>, <strong>Recep</strong> <strong>Akdağ</strong>, <strong>Ravza</strong> <strong>Kavakçı</strong> <strong>Kan</strong>, <strong>Ahmet</strong> <strong>Hamdi</strong> <strong>Çamlı</strong> gibileri budanmazsa; iktidara geldiği <strong>2002</strong> yılında yapılan seçimde, rüzgarıyla bir çok partiyi yıkan ve tarihe gömen <strong>AK</strong> <strong>Parti</strong>, seçmenin rüzgarıyla kökünden sökülecektir!..</div> <div>.</div> <div><strong>Ali Mevlüt Kaya, dikGAZETE.com</strong></div> <div><strong></strong></div> <div><strong></strong></div>