Nihayet beklenen Binali Yıldırım ve Ekrem İmamoğlukarşılaşmasını da geride bırakarak İstanbul seçimlerine bir adım daha yaklaştık..

Halktan biri olarak izlenimlerimi paylaşmadan önce şunu belirtmek isterim ki program beklentimin altındaydı ve "On üzerinden üç" veriyorum..

Şimdi nedenleri üzerine konuşalım..

"Önceden tembihlenmiş iki öğrenci gibi" oturmuş iki başkan adayı..

İmamoğlu "Asimetrik psikolojik savaş taktiği" ile Binali Bey’i sonuna kadar demoralize etmeye çalıştı.

Yüzündeki "Gülünç ve aşağılayıcı ifade" ile "üstünlük" sağlamaya çalıştı..

Başını FETÖ’nün badem bıyıklıları tarzında yukarıda tutarak "özgüven" ve "kontrol"ün kendinde olduğu izlenimini oluşturmak istedi..

Bakışları, hali, tavrı "Kibir"den bahsederken bile kibirliydi..

Bir vatandaş olarak, sorulan sorulara verdiği cevaplar beni mutmain etmedi..

İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin veri tabanını kopyalamak ile ilgili soruya verdiği cevap ise "tam bir fiyasko"ydu..

Kendinden o kadar emindi ki İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ndeki israfı dile getirirken Beylikdüzü Belediyesi’ndeki kendi geçmişini çoktan unutmuştu bile..

"Temiz vakıflarla çalışmayı" düşündüklerini söylemeye çalışırken bile tarafını belli eder havadaydı..

Kaldı ki her belediye, kendine yakın STK, vakıf ve dernekleri öyle ya da böyle destekliyor..

"Ordu Valisi’ne söyledi mi söylemedi mi" diye gündem olan (Fatih Portakal’ın kayıtlarda ‘söyledi’ dediği) sözcük ise gizemini hâlâ koruyor..

Yine "Millet İttifakı"nda bulunanlara özgü bir bilgi alma yöntemi olan "Duyumlar"dan bahsetti..

"Duyum"una göre; "Vali Bey, İmamoğlu’na tuzak kurmuş!.."

"Duyum"una göre; "Binali beye sorular verilmiş!.."

Beylikdüzü Belediyesi’ndeki siciline istinaden gelecek vadetmiyor!

"Beylikdüzü Belediyesi'nde 2015-2019 yılları arasında yapılan ihaleler ve aynı şirketlere verilen onlarca milyon liralık işleri görünce, İmamoğlu yönetimindeki İstanbul'u düşünemiyorum bile!.."

"TV Reform"un gündeme taşıdığı "İmamoğlu’nun Beylikdüzü dosyası"nda Elapro Ajans ve Dilde Eğitim şirketlerinin Beylikdüzü’nden aldığı 30 milyon lirayı aşan ihale bedelleri, 2015-2018 yılları arasında iki katına çıkmış…

2015'den 2018'e

Elapro Ajans > 20,545,000 TL

Dilde Eğitim > 11,863,800 TL

(DETAYLARI İZLEMEK İÇİN TIKLAYABİLİRSİNİZ...)

İmamoğlu’nun samimiyetsizliği de ayan-beyan ortadaydı ve kendisine biçilmiş olan rolünü oynadığı çok net görülüyordu!

İster AK Partili bir belediye olsun, ister CHP ya da başka bir partiden…

Bazılarının içeriden ya da dışarıdan çeşitli belediyeleri “Babalarının çiftliği gibi” kullandıklarını, ihaleleri yandaşlarına verdiklerini ve dönen rüşveti artık her yerde herkesten duyabiliyoruz.

Hiç bir parti bu konuda temiz değil.

Bu da ülkenin acı gerçeği..

Binali Bey, 25 yıla yakın ülke yönetiminde söz sahibi olmuş..

Büyük projelerde imzası olan..

Ülkenin zor zamanlardan geçtiği dönemlerde önemli kararlar almış bir devlet adamı..

İnsiyatif alması gerektiğinde, ortaya çıkan herhangi bir krizi başarı ile yönetmiş tecrübeli bir siyasetçi..

Samimi olduğu gibi..

Halktan biri..

Ancak; TV için iyi hazırlanamamış belli ki,

"Beyefendilik" için eyvallah! Ona sözümüz yok..

"Tak tak tak…" konuşup bitirecekti...

"CHP, oyların tamamının yeniden sayılmasına karşı çıktı" dedi çok şükür...

Kararlılık yoktu..

"Olsa da olur olmasa da olur!.." modundan çıkamadı..

Durgun kaldı kamera karşısında!..

Dikkatli olmalıydı ve o masada "Şah!.." diyerek son hamleyi yapmalıydı!.. Yapamadı; yapmadı..

"Moderatör"e gelince…

"Eli sopalı öğretmen" edası ile "Sen sus!.. Sen konuş!.. Senden 10 saniyeni aldım sana verdim…" gibi gereksiz “Adil yönetici”yi oynama tavrını sonuna kadar devam ettirdi..

Binali Bey’in, "İmamoğlu’nun, daha önce aldığım duyumlara göre, soruları istemiş, ben sizden soru istemedim" sitemini dile getirmesinde ise İmamoğlu’nun avukatlığına soyundu moderatör Küçükkaya..

Tarafsız mıydı?

Yorumu vicdanınıza bırakıyorum..

17 yıldır iktidarda olan bir AK Parti var..

40 yıldır Türkiye Cumhuriyeti’ni  hedef alan terör örgütü PKK..

Siyasi uzantısı HDP

Her HDP’ye oy veren de PKK’lı değildir!

Ancak her PKK’lı, bir HDP’lidir.. 

"Ayıdan post, düşmandan dost olmaz!.."

Misak-i Milli topraklarımıza göz diken eli kanlı terör örgütü ve onun siyasi militanları, Türk Devleti’nin dostu olmadı, olmayacak da..

Türk Devleti’nin çıkarlarını ve menfaatlerini gözetmedi, gözetmeyecektir de..

Mazbatalarını aldıktan sonra bile İstiklal Marşı okumadılar hatırlayın!..

HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan, "İstanbul seçimleri için seferberlik ilan ettik" diyerek ilçe ilçe neden Ekrem İmamoğlu’nun kazanması için çalışıyor?

"Ak Parti ülkeyi kötü yönetiyor; CHP yönetimi ile ülkemiz daha müreffeh seviyelere ulaşsın" diye mi?

Neden hala şehit vermeye devam ediyoruz!..

Umrunda olan varsa muhasebesini iyi yapsın...

Ülkenin ekosistemini bozacak hamlelere mahal vermeden..

Kimin kimle iş tuttuğunun ve sonucunun ne olabileceği öngörüsünü iyi analiz ederek seçilsin İstanbul’u yönetecek olan..

Şehitlerimiz, gazilerimiz ve devletin bekasının sürekliliği için gece gündüz demeden vazife başındaki yiğit Türk evlatlarını da unutmadan gidilmeli bu sefer sandığa..

Dünya konjonktürünü ve ülkemiz üzerinde tasarlanan kompozisyonu anlamak da çok önemli..

Bizim "Şeyhlere, müridlere, muğlak ve ağlak sahte din tüccarlarına" bırakacak bir ülkemiz olmadığı gibi..

Proje başkanlar”a olduğu dile getirilenlere teslim edeceğimiz bir İSTANBULUMUZ da YOK!

.

Elif Rana, dikGAZETE.com

Twitter'da bizi takip edin: @ElfRana_ , @dikgazete

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol


sanalbasin.com üyesidir