Son günlerde Suriye’de konuşlu TSK mevzilerine ve gözlem noktalarına özellikle havan atışıyla yapılan saldırılar yoğunlaştı.  

Türk yetkililer ısrarla bu saldırıların, “Rusya destekli Suriye Rejim ordusu tarafından gerçekleştiği” bilgisini paylaşıyor. 

Suriye’deki Rus askeri yetkililer ise başka telden çalıyor ve “TSK mevzilerine havan saldırısının terörist muhalif gruplar tarafından gerçekleştirildiğini” iddia ediyor.

Türk kamuoyu, devletin resmi kaynaklarına itimat eder. Devlet öyle diyorsa öyledir.

Nitekim Milli Savunma Bakanlığı’ndan yapılan resmi açıklamada, “Suriye rejim güçlerinin İdlib Gerginliği Azaltma Bölgesinde kontrol ettiği Tall Bazan bölgesinden, Murak bölgesinde yer alan 9 numaralı Gözlem Noktamıza kasıtlı olduğu değerlendirilen top/havan atışları ile bir saldırı gerçekleştirilmiştir. 

Saldırıya bölgedeki ağır silahlarla anında karşılık verilmiştir. Yapılan saldırıda personel zayiatı olmayıp; üs bölgemizde yer alan, tesis, teçhizat ve malzemelerden bir kısmı kısmi hasar görmüştür. 

Saldırıyla ilgili olarak Rusya nezdinde gerekli girişimlerde bulunulmuştur.  Durum yakından takip edilmektedir.” bilgisi verildi. 

Türk Ordusu ilk kez Suriye Rejim Güçleriyle çatıştı… 

Suriye'de sekizinci yılındaki iç savaşta kendi sınırını korumak gerekçesiyle sınır ötesinde askeri varlığıyla operasyonlar yürüten Türkiye, ilk kez Şam rejimi ordusu ile çatışma yaşandığını duyurdu.

Çünkü Türkiye, bu çatışmaya gelininceye kadar Suriye'de terör örgütü olarak kabul ettiği unsurları hedef alarak askeri karşılık veriyordu.

Türkiye, Suriye topraklarında kendi sınırlarına yönelik terör tehdidi nedeniyle sadece terör örgütleriyle mücadele kapsamında askeri operasyonlar düzenlenmişti. 

Türk Ordusu, geçtiğimiz Pazar günü Halep vilayetinin kuzey kırsalında ABD destekli terör örgütü YPG’ye yönelik bir saldırı başlattı. 

Kuzeybatı Halep’teki terör örgütü Afrin Kurtuluş Kuvvetleri tarafından gerçekleştirilen yakın zamandaki pusu nedeniyle Türk Ordusu saldırı başlattı.

Türk Ordusu, Suriye’nin kuzeyinde hem terör örgütü YPG’ye hem de Suriye Rejim Ordusu’na karşılık verdi. Suriye Rejim Ordusu’na yönelik saldırı, kuzey Hama kenti Morek’teki bir Türk gözlem merkezinin bombardımanı nedeniyle yapıldı.

TSK Gözlem Noktalarına, neden Suriye Ordusunun saldırdığını düşünüyor?

TSK unsurlarının sahada, muhaliflerin arasında, Suriye Rejim Ordusu’nda ve hatta YPG içinde çok sağlam istihbarat akışı mevcut.

İdlib’te 9. ve 10. Gözlem Noktası’na 35 adet havan saldırısının rejim güçlerince yapıldığı bilgisi, bu istihbarat yapılanmasına dayandığı gibi, ayrıca askeri uzmanların değerlendirmesine de dayanıyor. 

Askeri uzmanlara göre, 1 ya da 2 havan atışında yanlışlık olabilir. 

35 adet havan atışı, askeri literatürde "Atış Grubu" olarak adlandırılmakta, bu atış grubu ise ancak düzenli ordunun yapabileceği bir saldırı kapsamında.

Suriye’nin en hassas noktasında, TSK Gözlem Noktalarını ve mevzilerini hedef alan, bu planlı ve bilinçli atış grubu kapsamındaki havan saldırısı, sadece Astana Süreci’ni değil, bölgesel jeopolitik durumu değiştirebilecek nitelikte.  

Suriye Rejim Güçleri neden saldırdı?

Türkiye'nin S-400 Hava Savunma Sistemi edinmesi nedeniyle, NATO Müttefiki ABD ile arasında yaşanan anlaşmazlık, Rusya Federasyonu tarafından Türkiye'yi Suriye’de kontrol edilebilir pozisyonda değerlendiriliyor. 

Yanlış hesap Ankara'dan döner…

Ruslar’ın aklında ne var az çok belli. İdlip üzerinden durumu kontrol altına almanın peşindeler.

Suriye Rejim Ordusu tarafından gerçekleştirilen havan saldırısı üzerinden Türkiye'yi sıkıştırarak İdlib'teki sorumluluklarını yerine getirmesini sağlamaya çalıştıkları söylenebilir. 

Zaten Suriye’de görevli Rus askeri yetkililerin Türk Silahlı Kuvvetleri’ne ait gözlem noktalarına ateş açılmasına sessiz kalması, hatta onaylayan pozisyonda tutum takınması, Moskova-Ankara hattındaki diplomatik süreci ağırlaştırarak durma noktasına getirmemiş miydi? 

Ruslar, sadece Suriye Rejimini değil, Kürtler’i de Türkler’in üstüne salıyor! 

PYD çizgisindeki örgütlerin çatı örgütü niteliğinde kurulmuş olan  Demokratik Toplum Hareketi (TEV-DEM) Yürütme Konseyi Üyesi Rojava’daki özerk yönetimin danışmanlarından Bedran Çiya KurdMoskova'nın Rojava Özerk Yönetimi ile Şam arasında bazı görüşmeleri organize etmeyi planladığını ancak "Türkiye ile ilişkilerinden dolayı taktiksel yaklaşarak bu görüşmeleri dondurduğunu", Türkiye’nin tepkisinden çekinen Rusya’nın, Esat ve Kürtler arasındaki arabuluculuk görüşmelerini askıya aldığını da belirtmemiş miydi?

Rusya’nın, Ankara-Washington görüşmelerinden duyduğu rahatsızlık sonrası göz yumduğu rejim saldırılarına Türkiye’yi, Suriye’de “işgalci” ilan eden Rus ve Suriye yetkililerin açıklamaları da eklenmemiş miydi?

Uzun sözün kısası, Türkiye’nin Milli eksenli politikası, Amerika’yı ve Rusya’yı aynı ölçüde rahatsız ediyor ancak Ruslar’ın hesaba katmadığı bir şey var. 

Daha önce belirttiğim gibi, Amerika’nın Afganistan’da 'Stinger' füzeleri ile yaptığı gibi, Suriye’de 'TOW' (BGM-71) füze diplomasisine start vermesi de yakındır.

Amerikalılar, Suriye'yi Ruslar’a "İkinci Afganistan" yapmak niyetinde.

Meraklısına not; Amerikan ordusu için Vietnam sendromu neyse, Ruslar için Afganistan sendromu odur.

.

Ömür Çelikdönmez, dikGAZETE.com

Twitter'da bizi takip edin: @oc32oc39 , @dikgazete

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

Avatar
Necdet çelikdönmez 2019-06-18 09:13:46

Dış politika yazarı Ömür beyin yazısına aynen katılıyoruz bilmediğimiz hususları da Öğrendik makalesi için teşekkür ederiz.Devletimizin ve TSK Ordumuzun arkasındayız.TSK nin gücünü test etmeye kalkışın faturası ağır olur.Osmanlı tokadını unutmasın lar. Yazarın kalemine kuvvet yüreğine sağlık selamlar üstat...

Avatar
Deli fehmi 2019-06-18 13:35:42

Onlardan korkan onlar gibi olsun

sanalbasin.com üyesidir