Ey Mümin, ey Boğa kesen, Koç kurban eden İnsan, Ey Sveydeli, Arsuzlu, Harbiyeli, Antakyalı, Karaağçlı, İskenderunlu, Ey Hataylı, Ey Mersinli, Ey Adanalı, Ey Türkiyem Suriye’deki fakir fukara, savaştan mustarip, bayram edemeyen, kurban kesemeyen, et yiyemeyen Alevi gardaşların için bu bayramda ne yaptın? 

İHA ve "Sünni" kuruluşlar kendi dindaşlarıyla, mezheptaşlarıyla, tarikat cemaat yoldaşlarıyla dayanışma halinde. 

Binlerce Alevi aile de kurban kesmekte, on milyonlarca lira para harcamaktadır. 

‘Azı bizim çoğu Suriye'de muhtaç Alevi, Sünni, Mesihi, Musevi kardeşlerimizin olsun’ diyen bir Belediye, bir Şeyhler Meclisi, bir Aydınlar Kurultayı, bir Akil Adamlar Kurulu yok mudur? 

Sizin Suriye’deki, Lübnan’daki, Anadolu’daki, Irak’taki, Balkanlar’daki Alevi kardeşlerinizle dayanışmayı, paylaşmayı engelleyen, yasaklayan bir kural veya kanun mu var? 

Siz buna yeltendiniz, bu çalışmayı organize ettiniz, Belediye Başkanları, meclis üyeleri, Şeyhler, Akil adamlar, sivil toplum örgütleri, meslek odaları bir araya geldiniz vakıflar mı kurdunuz, yardım kuruluşları mı inşa ettiniz? 

Etinizi, yardımlarınızı, zekâtınızı göndermek istediniz devlet mi izin vermedi? 

Valilik mi yasakladı?

Hangi kudret sizin kurban etinizi, zekâtınızı, yardımlarınızı savaşta yetim kalanlara, evsiz barksız kalanlara, etsiz ekmeksiz kalanlara vermenizi engelleyebilir?

Siz Kurban Bayramını koyun, dana, boğa, keçi, horoz kesmek mi sandınız? 

Hangi Tevrat, İncil veya Kur’an "Adha Bayramı"nı hayvan kesme bayramı olarak telkin ediyor? 

Adha”, Dahha, Tadahha fiilindendir. Adamak, vakfetmek, yardım etmek, sunmak, vermek, feragat etmek manasındadır. 

Allah’a, İnsana, hayvana, doğaya adanandır. 

Allah’ı, İnsanı, hayvanı, doğayı memnun etmektir. 

Hangi kitap Hz. İbrahim’in Kur’an’a göre oğlu İsmail veya Tevrat ve İncil’e göre oğlu İshak’ı Allah’a adak ederken kendisine gökyüzünden melekle bir koçun gönderildiği masalını anlatır? 

Bugün bile mahalli Arapça’da “Vlek inte misil el-tor ve tasarrufek misil tasarruf el-tor” denilir. Yani “sen boğa gibisin ve davranışların boğa misalidir” denilir. 

Tor, Tör, El-Toro, Tores, Toros Boğa demektir.

Aslında dilin üst ve alt dişlerin arasından az miktarda dışarı uzatılarak telaffuz edilen “SA" (İngilizcedeki th) ile yazılır “Thor” telaffuz edilir. 

Sor, Sara, Savra yani devrim kelimesinin de kökenidir. 

Devrim, zincirini koparmış mevcut düzeni yıkan, paramparça eden zincirini koparmış bostana girmiş gözü kanlı Boğaların davranışları ile özdeşleştirildi ve açıklandı. 

Bu anlamıyla Boğaya verilmiş lakaptır. 

Zira çılgınlaştığında kural tanımaz, davranışları yıkıcıdır. 

Asıl adı, başında yumuşak ayn olan‘Alf’tır. 

Alef' halen günlük Arapça’da "hayvan yemi" anlamındadır. 

Tanrılara Boğa dışında kurban kesilmezdi. 

Tanrılara adak edilecek ve tanrıları sevindirecek Boğa özel bir mekânda beslenir, bakılır ve hürmet edilirdi. 

Bu mekânın ismi Batı Suriye lehçesi Finikece'de (Süryanice) Alfa-Beta’dır. 

Damızlık Evi, Besi Evi, Boğa Evi, Yemlik Evi manasındadır.

Yunanca’nın "Alfa-Beta"sı da Arapça’nın “Elif, Ba, Ta"sı da Türkçemiz’deki “Alfabe" de, Latince’deki “Alphabet de bu kökendendir. 

Boğa, belirli ritüeller icra edildikten sonra, dualar eşliğinde kurban edilir. 

Boğanın başı din ve ibadethaneden sorumlu Baş İmama takdim edilir. 

Baş İmam, Boğanın başının içini temizler ve korunması için plaster maddesi ile doldurur ve ibadethanenin duvarına asar. 

Millet oraya girer ve Tanrılarını sevindiren Boğa Başına sevgi ve saygılarını sunar. 

İlginçtir ekonomik kriz kapıları çalmadan önceki yıllarda Samandağ’ında koç, koyun, keçi yerine aileler birleşir Boğa (Fiddan) keserdi. 

Ancak bu sefer Boğanın başı ibadethanenin duvarına değil midesine afiyetle indirsin diye baş şeyhlere takdim edilirdi. 

Bu halen birçok yerde böyledir. 

Kıssadan hisse; "Kurban", boğa veya başka hayvanları kesmeniz değildir. 

İnsan, hayvan ve doğanın huzuru, güzelliği, zenginliği ve sıkıntılarının giderilmesi için malınızı, emeğinizi, aklınızı, yüreğinizi kurban ediniz. 

Bunu yaparsanız, Tanrı sizden daha çok memnun kalacaktır. 

Zira Kur’an’da "Allah adına hayvan kesin" ayeti ve emri yoktur.

Ama ve lakin "Allah için İnsanı kesmeyin" emri vardır. 

Bayram yerli ve milli, kutlu ve bereketli, Hızır yoldaşımız olsun.

.

Prof. Dr. Mehmet Yuva, dikGAZETE.com

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

sanalbasin.com üyesidir