Geleceğin dijital para birimi olarak tasarlanan “Bitcoin”in son yıllarda yakaladığı var oluş mücadelesinde, kanunlara aykırı veya mevzuat eksiklerinden kaynaklı olarak şu an stabil bir seviyede varlığını ve bilinirliğini koruduğunu söyleyebiliriz. 

Bir doların “5 TL” olduğu günümüzde, bir bitcoin50.000 TL”ye tekabül etmektedir. 

Dijital… Sanal… Kanunsuz…” derken başta bitcoin olmak üzere ripple, ethereum gibi daha birçok sanal para, kendine ait özel piyasalarda işlem görmeye devam ediyor.

İstanbul Üniversitesi Beta Gama Sigma Uluslararası Onur Topluluğu tarafından düzenlenen “Sistem Değişiyor mu? Bitcoin & Blok Chain” isimli oturumda BTC Türk’ün üst yöneticisi (CEO) olan sevgili Özgür Güneri’ye topluluğun önünde sorduğum soruların birkaçı ile “Bitcoin” konusunda zihninizi berraklaştırmak isterim...

“BTC Türk’ün ‘WhatsApp’ gibi platformlar üzerinden alınan kimlik fotokopileri yasal mı?” dediğimde kendisi önce böyle bir şeyin söz konusu olmadığını ifade etmişti. Ancak Beta Gama Sigma Uluslararası topluluğundaki öğrencilerden “BTC Türk” müşterisi olanlar da bizleri izliyordu.

İzleyenler arasındaki gençler, hemen itiraz edince Özgür bey; “Ben CEO olduğumdan beri böyle bir şey yok” demişti.

Aslında çok daha karmaşık bir yapı vardı. Ama bu, Özgür beyin sorunu değil.

Çünkü; “Vergisini ödeyip ihtiyaç duyulan zamanlarda devletle iş birliği yapılabiliyorsa sorun yok demektir. Yani sisteme kayıtlı kullanıcıların bilgileri, gerekirse devletle paylaşılabiliyor…” diyerek sorun kolaylıkla savuşturulabiliyor...

Normalde Bitcoin ve türevlerinin ticaretini yapmak yasal değil.

Ancak ülkemizde “ripple” gibi Akbank tarafından yasal zemine çekilen sanal para türleri de var. Fakat, gerçek sanal para, yatırımcıların asıl tercih ettiği “Bitcoin”dir. Hatta diğer tüm sanal paralar “Bitcoin”in değerini yakalamak için hedef belirlerler. 

Benim gibi, “Warcraft” oyununda yüzlerce “Bitcoin”e sahip olanların bir anda para mefhumuna karşı duyarsız kalmaları pek anlaşılabilir bir durum olmayabilir. 

Ama neticede, 3 ya da 5 bitcoini olanların anlamsızca artist bir havaya büründüğünü şaşkınlıkla gözlemlediğim gibi bitcoin yatırımcılarının Türkiye’de hiçbir sanal para borsasına yatırım yaptığına da rastlamadım. 

Nedenini bilemiyorum ama dünyanın birçok yerinde, sanal para borsa sahiplerinin belli aralıklarla manipülasyon yaparak büyük gelir elde ettikleri hep konuşulur...

Şimdi gelelim taksilerimize...

Uber ile giriştiği amansız mücadeleden şimdilik kazançlı çıkan yurdumun taksicileri oldu. Hatta artık “İçimizdeki canavarlar ortaya çıksın ve çürük elmalar ayıklansın” diyen gerçek taksicilere İBB tarafından “taksicilere özel kimlik” kartı veriliyor. Psikoteknik, sağlık raporlu ve kan testleri ile kalifiye taksiciler için adımlar atıldı.

Şimdi ise android işletim sistemine sahip ödeme alma cihazları da taksilerde yerlerini almaya başladı. 

Nasılsa sanal para anlamında yasal açıklar var ve bitcoin olmasa bile ripple ile ödeme yapılabilir” diye düşünenler olduğu için, taksilerde sadece kredi kartı veya banka kartı ile değil, aynı zamanda sanal para çeşitleri ile de ödeme imkanı getiriyorlar. 

Henüz resmî bir açıklama yok ancak eğer “android” gibi bağımsız geliştirilen uygulamaları çalıştıran bir sistem kurgusu varsa emin olun arka tarafta bu tip fikirleri hayata geçirmek isteyen oyuncular da vardır.

Gönül isterdi ki, devletimizin dijital dönüşüm öncüleri bu işleri, işten anlayan Türk gençliği ile istişare edip planlasaydı....

Acaba bu denetimsiz yapıdan gelir elde edeceğini sanan ülkemin gizli kahramanları olan taksiciler, “Kara para aklamada kullanılan sanal paralar ile helal kazanç olmaz!” der ve bu işin arkasında hangi dijitalciler var diye merak ederlerse ne olur!..

Her ne kadar işin içinde ve kafası sürekli bu işlerle meşgul Türk gençliğine yer vermek istemeyen, bağımsız Türk gençliğinin “inançsız” olduğunu öne sürerek aralarına dahil olmalarını istemeyen, etki ve yetki dahilindeki dijital veya analog iş başındaki bazı arkadaşların, yürüttükleri işleri ve makamlarını kaybetmemek için çok daha önemli uğraşları varken, ülke menfaatine olan hususların da kendi belirlediklerini sandıkları başlıklardan ibaret olduğuna inandıkları için, yazımızda bulunan “bedava iş fikri” ile hiç ilgilenmiyor olabilirler.

Ama biz ilgililer için yine de belirtelim;

Bakanlık ve yerel yönetimler ile iş birliği içinde bir mobil uygulama yapılır. 

Diğer uygulamaların kullanımı yasal olarak engellenir.

Bu sayede, taksi kullanan herkes (müşteri-yolcu) güvenle ve avantajlardan yararlanıp hayatına devam eder.

BiTaksi” gibi uygulamaların yaptığı kesintilerden taksiciler rahatsız ama taksiciler federasyonu tarafından yapılan bir "uygulama" sayesinde herşey süt liman olabilir. 

Madem ki sanal para altyapısı yasal olmadığı halde bir kılıfa uyduruluyor; o halde, taksi sahiplerinin de mağdur olmaması adına alın size bir fikir;

Dahası…

Alım-satımlarda kat kat düşük bedeller üzerinden gösterilerek vergilendirilen ancak gerçekte, milyon liralık "Hava parası" bedelleri ile günlük kendi kapalı borsasında alınıp satılan, kitabına uydurularak kiraya verilen "Taksi plaka bedeli" de rant kapısı olmaktan çıkarılır; uygun bir şekilde halka açılır. 

Taksisinde çalışmayan, çalışma koşullarını yerine getiremeyen plaka sahibi ortadan kalkar. 

Yani zamanında 10.000 TL’ye alınan ve şimdi 1 Milyon TL’nin üzerinde değeri olan bir plaka, kat mülkiyeti gibi dededen toruna geçen bir miras değil, devletin sahip olduğu ve güvenlik gibi hususları revize ederek regülasyona tabi tutmak zorunda olduğu bir husustur. Ancak, dededen toruna gelen plaka sahibi eğer taksicilik (şehrin gizli kahramanlığı) mesleğinin hakkını verebildiğini ve çalışacağını beyan ediyorsa elbette ki işine devam edebilsin.

Taksinin plaka değeri, dijital paramızın teminatı olarak yatırılır.

Birçok şirketin uyguladığı A, B, C tipi hisselere benzer bir yapıda sanal paramızın karşılığı olacak. 

Önceden “bitaksi” gibi uygulamaların aldığı komisyon bu işin temel sermayelerinden biri olacak. 

Diğer gelir ve hizmet türleri ile avantajlar gibi daha birçok başlık var ama şimdilik bu kadar yeterli.

Kişisel verilerin çok ama çok kıymetli olduğu bir zaman diliminde, yabancı teknolojileri, sanal para gibi siber espiyonaj tekniklerini kullananların korkulu rüyası olan iş bilen ve geri planda sürekli işbaşında olan Türk gençlerini, kariyer-sever gençlere tercih edenlerin bilmediği ve sanırım unuttukları bir söz var; “Biz hep Fatih’in İstanbul’u fethettiği yaştayız!..” Peki ya onlar ya da siz!..

.

Burak Bozkurtlar, dikGAZETE.com

-"Türk gençliğinin fikrini almak" kısmını okusalar da işlerine gelmez, lakin kalanına kulak vermeyenin aklına yanalım-

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

Avatar
Yasemin 2019-11-17 05:47:49

Yazıyı şu an okuyabildim , bitcoin , konusuna baya uzak kalan biri olarak sistemin nasıl işlediği, doğruluğu ve ya yanlışlığı hakkında pek fikir sunamıyorum ama güvenilir bir zemin olarak da hissetmiyorum, kişisel veri güvenliği zafiyeti çok yüksek, ve tabi bir teknoloji olarak sunulacak ise işinde uzman kişilerin bu konuda derin çalışmalar yapıp test etmesi en karlı durum olur yoksa kaos ve mağduriyetler kaçınılmaz olacaktır. Sanal bir para birimi olan bitcoin değeri neye göre verildiği de önemli bir kıstas tabiki, birden fazla konuya aynı anda odaklandığınız için zihninizin içinde dolaşıyor gibi hissettim, plaka devir işlemleri adına da biraz bilgi sahibi olmuş oldum , emeğinize sağlık


sanalbasin.com üyesidir