- haberler son dakika

Sedat Peker'in açıklamaları Türkiye gündemini belirleyecek mi? İsmi geçen halen görevde bulunanlar istifa edecek mi? Ankara'nın Savcıları harekete geçip, adalet mekanizmasını işletecek mi? Cumhurbaşkanı Erdoğan, etrafını sarmalayan şebekeyi tasfiye edebilecek mi?

Tüm bu soruların cevabını alacağımız günler yakın. 

Lüzumlu bir açıklama; MİT Sözcüsü değilim!

Yazılarını ilgi ile takip ettiğim Yeniçağ Yazarı Ahmet Takan, 10 Ağustos 2018 Cuma  tarihli “Teşkilata teşekkürlerimi sunarım!.." başlıklı makalesinde beni “Teşkilat'ın Sözcüsü” ilan etmişti.

Olmadığımı anlatıncaya kadar göbeğim çatladı. Halen bazı dostlar, okuyucular bu tür imalarda bulunur. Sebebi muhtemelen bazı yazılarımda kılı kırk yararak medyadan derlediğim, kaynakları da belirtilen bilgiler olmalı. 

Sanırım bir de paylaştığım bazı öngörülerin, zamanla doğrulanması, insanlarda bu kanaatin oluşmasına neden oluyor. 

En son sosyal medyada “Açık İstihbarat” isimli hesaptan "Hakan Fidan'dan; benim bu ikisi ile de işim olmaz (Peker-Ağar), beni karıştırmayın mesajı geldi" ifadesinin altında "Sedat Peker, MİT Başkanı Hakan Fidan’ı neden Mehmet Ağar’la gündemine taşıdı?"  başlıklı yazımın linki paylaşıldı.

MİT Başkanı Dr. Hakan Fidan'ı Başbakanlık’ta çalıştığım günlerden tanıdığım doğrudur. Bir kaç kez dünya gözü ile görmüşlüğüm ve konuşmuşluğum var. Ama o zamanlar kendisi MİT Müsteşarı değil, TİKA Başkanıydı. Bir kaç ortak tanıdığımız olabilir. Hepsi bu! 

Sosyal medyada izlenme rekoru kıran Sedat Peker, kitap okur mu?

Kim ne derse desin Sedat Peker, yüzbinlerce takipçisi, milyonlarca izleyicisi olan bir sosyal medya fenomeni. Örnek olsun diye yazıyorum,  “dördüncü video” paylaşımı “4,6 milyon”, “beşinci video”su ise çok kısa bir sürede “3,1 milyon” izleyiciye ulaşmış. 6.sı çıkıncaya kadar çoktan dört milyonu geçmiş olur.

Rekor üstüne rekor kırıyor.

Yakında Mario Gianluigi Puzo'nun ünlü romanı 'Baba' kitabının Türkiye versiyonu, beyaz perdeye aktarılmak istenirse, hiç şüphesiz yapımcı yönetmenlerin ilk akıllarına gelen isim Sedat Peker olacaktır. 

Bu arada “yiğidi öldür ama hakkını yeme demişler. Sedat Peker ile ilgili önceki yazımda, "... Masanın üzerine özel  yerleştirilen Mark Winegardner'in 'Baba'nın Dönüşü' isimli kitap ile "dönüşümü sağlayın itibarımı verin, silahlardan bahsetmeyeyim" diyesiymiş.

Kitap, “Corleoneler” isimli mafya ailesinin Soğuk Savaş dönemindeki hikayesini anlatıyormuş. Ne yalan söyleyeyim, ben ikna olmadım. Eski saygın iş insanı, şimdiki suç örgütü liderinin, bu kitabı, önceki kitapları veya  diğer sembolleri “sübliminal  mesaj” vermek için kullanacak kadar yetkin birisi olduğunu düşünmüyorum…” diye ifade kurgulamıştım. 

Düzeltme gecikmedi.

Başbakanlık Muhabirliği” yaptığı yıllardan tanıdığım,  koftiden değil hakkaten gazeteci, Ankara bürokrasisi ve kulislerinin nabzını tutan, Başbakanlığın bilinmeyenleri ve Tayyip Erdoğan'ı Okuma Sanatı kitaplarının müellifi Fatma Sibel Yüksek, Sedat Peker'in kitaplarla arasının iyi olduğu, çok sıkı bir kitap okuyucusu ve kitap kurdu olduğu bilgisini iletti.

Şaşırmadım değil.

Kendi kendime mor da bir renktir' dediğimi hatırlıyorum.

Laf lafı açtı, yeri geldi söyleyeyim, Fatma Sibel Yüksek ile Ergenekon Davasının devam ettiği süreçte telefonla görüşmemiz oluyordu. Hatta bunlardan bir kaçı Ergenekon dava klasörlerine bile girmişti. 

Çünkü kendisi Silivri'de FETÖ’cü hakim savcıların yargı tiyatrosunu yakından takip ediyordu. “Açık İstihbarat” sitesinin sahibi ve o süreçte Ergenekon davasından yargılanan Behiç Gürcihan ile Silivri Cezaevinde evlendiler.

Fatma Sibel Hanımda yürek mangal gibidir. 

Suriye’de çocukları kaçıran uluslararası şebekenin Türkiye ayağı!..

16 Mayıs 2021 Pazar günü Dubai'den seri yayınlar yapan Sedat Peker’in, “Her Günahın Bir İntikam Meleği Olur” başlıklı yeni videosunda  yönelttiği suçlamaların  doğruluğu nasıl  ve kim tarafından ispatlanırhep birlikte göreceğiz. Daha önce dediğim gibi, operasyon büyük temizlik imandandır.

Sedat Peker'in beşinci videosunda Suriye konusu geçtiğinde yüzünün şekli nasıl değişti, nasıl içlendi, nasıl gözleri doldu, dikkatinizi çekti mi?

Sedat Peker'i bu kadar üzen, iç yüzüne vakıf olduğu ayrıntı aceb ne olabilir? 

Bu konuyu değerlendirdiğim bazı arkadaşlar, petrol kaçakçılığı, silah kaçakçılığı veya uyuşturucu kaçakçılığından daha mühim daha trajik bir kaçakçılık türünden söz  ettiler, İnsan Kaçakçılığı kapsamında Çocuk  Ticareti

Şimdi tüm Türkiye kamuoyu gibi ben de Sedat Peker'in Antalya'daki otelleri olan siyasilerin, FETÖ’cü turizm şirketi sahiplerinin, bu insan ticareti ve çocuk kaçakçılığındaki rollerini açıklamasını sabırsızlıkla bekliyorum. 

Türkiye, çocuğun cinsel istismarında kaynak ve transit ülke!..

21. yüzyılın modern kölelik sistemi olarak adlandırılan insan ticareti”, kendi içinde geliştirdiği çeşitli mekanizmalar ve sistemde bulduğu boşluklarla tıkır tıkır yürüyor. 

İnsan temel hak ve özgürlüklerine karşı işlenen bu ağır suçun, tahminlerin çok daha ötesinde sonuçları var. 

İnsan kaçakçılığı ticaretinin küresel organize suç örgütlerine kaynak tedariği amacıyla gerçekleştirildiği ortada. 

Dünyada her yıl 2.5 milyon çocuk kaçırılarak satılıyor...

Association of End Child Sexual Exploitation of Children ECPAT adını duydunuz mu? 

1990 yılında çocuk fahişeliği/fuhuşu konulu uluslararası bir konferansta kurulan ECPAT'ın yaklaşık 70 ülkede ve Türkiye'de bir alt bölümleri, büroları  kurulu. 

Ağustos 1996'da İsveç'te ilk kez 'Çocuklara Yönelik Ticari Cinsel Sömürü' adıyla ilk dünya kongresini gerçekleştiren örgütün çocuk istismarı ve haklarına yönelik aktivist girişimleri sürüyor.

ECPAT (Çocuk Fuhuşu, Çocuk Pornografisi ve Cinsel Amaçlı Çocuk Ticaretine Son) çocuk fuhuşu, çocuk kaçakçılığı, çocuk pornografisi gibi her yönden çocuk istismarını önlemek için kurulmuş.

 İşte bu örgütün, çocuğa yönelik cinsel sömürü eylemleri hakkında, dudak uçuklatan, vicdanları kanatan, Temmuz 2016'da yayınladığı Türkiye raporundan söz edelim. 

Seks ticareti, organ mafyası, dilencilik, suç örgütlerine teslim edilmek üzere dünyada her yıl 2.5 milyon çocuk kaçırılarak satılıyor ve bunların yarısı da kız çocuğu. 

Çocukların karşı karşıya olduğu tehlike büyük. Sadece Türkiye’de değil, tüm dünyada. Dünyada her yıl 2.5 milyon çocuğun kaçırılarak satıldığı ve bunun yarısının da kız çocuğu olduğu tahmin ediliyor. 

Bu çocuklar, seks ticaretinin yanı sıra dilencilik, silahlı soygun, hatta haşhaş-eroin trafiğinden başka organ tedarikinde acımasızca kullanılıyor. 

Organ ve çocuk seks ticaretinde yoksul, “sahipsiz” diyebileceğimiz, haklarının peşinde koşamayacağı düşünülen ailelerin çocukları tercih ediliyor. Maalesef sonuçta, her çocuk bu suçlara maruz kalabiliyor.

Taciz, tecavüz, sömürü ekseninde çocuk fahişeler, cemaatleri rahatsız etmeli mi?

Türkiye'nin çocuklara yönelik cinsel sömürü karnesi berbat! Rapor okursanız işin acı tarafı ne biliyor musunuz?

Şevvalde demokrat Ramazanda Müslüman”, muhafazakâr demokrat iktidara sahip Türkiye; çocuğun cinsel istismarında hem kaynak hem de transit ülke.

2014 Küresel Kölelik İndeksi'ne göre Avrupa'da ‘modern köleliğin' yani cinsel sömürü ve erken yaşta evliliğin en fazla olduğu ülke Türkiye. Hadi şimdi çıkıp 'Huzur İslam'da' deyin. 

Türkiye, çocuklarına sahip çıkmıyor mu?

Türkiye, seks ticaretinde kullanılan çocuklar için transit ve kaynak sağlayan ülke konumunda. Türkiye'de seks ticaretine zorlanan grupların başını Moldovalılar çekerken, Rus ve Ukraynalı kurbanların yerine gelen Özbek ve Türkmenlerin sayısında artış  mevcut.  

Bunlara bir de Suriyeliler eklendi.

Türkiye vatandaşları, Almanya'da seks ticareti içinde yer alan 4. grup olarak göze çarpıyor. Bu da Türkiye'den gelen çocukların Almanya'da pazarlandığı bir ağ olduğunu göstermez mi?

BM verileri, Türkiye'de yaşayan Suriyeli çocukların yüzde 4,5 oranında evli olduğunu gösteriyor. Ürdün'deki Suriyelilerin başına gelenin Türkiye'deki kamplarda kalanların da başına gelmesinden korkuluyor: Suudi Arabistan ve Körfez ülkelerinde yaşlanmakta olan yabancı erkekler, Suriye krizini, ergenlik çağındaki kızları gelin olarak ucuza almak için kullanıyor.

Suriye ile Türkiye arasında ‘çöpçatanlık' aracılığıyla çocuk ticareti yapıldığına dair kanıtlar var. Suriyeli kızlar, yaşlarına göre ‘sipariş' ediliyor. 12-16 yaş ‘fıstık', 17-20 yaş ‘kiraz', 20-22 yaş ‘elma' ve diğer yaş grupları ‘karpuz' olarak kategorilendiriliyor.

Bir resmi kurumun verilerine göre, internette 36 binden fazla çocukların bulunduğu müstehcen fotoğraf dolaşımda. Araştırmaya göre bu sayının yüzde 42'si yedi yaş ve altı, yüzde 77'si ise dokuz yaş ve altı çocuklardan oluşuyor.

Türkiye'de ‘çocuk seks turizmi' Karadeniz bölgesi kadar, İzmir, Kuşadası, Fethiye ve Antalya'da da görülüyor. “Turizm” adı altında memleketin çocuklarına sistematik tecavüz söz konusu, ne hikmetse ilgili kurumların gıkı çıkmıyor. 

Türkiye’de kaçırılan çocuk sayısı son 9 yılda üç kat arttığı söyleniyor. Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) Adli İstatistik verilerine göre, ülkemizde 2008-2016 yılları arasında resmi olarak kayıp müracaatı yapılan çocuk sayısı 104 bin 531. 

Vahim bir durumla karşı karşıyayız! Neden mi?

Çünkü  bazı çocuk hakları aktivistlerine göre 2016’dan sonraki kaybolan çocuklar kayıt altına alınmamış. Türkiye'de 'kayıp çocuk' vakaları, 8 yılda 100 bini aşmış. Verilere göre, sadece 2008-2016 yılları arasında 16 ülkenin nüfusundan fazla çocuk kaybolmuş. 

TÜİK” verilerinde ürkütücü bir gerçek ortaya çıkıyor. Kaybolan 11 bin 563 çocuğun yüzde 30.6’sı yani 3 bin 543’ü  madde bağımlısı. 

2008 yılında 4 bin 517, 2009 yılında 5 bin 81, 2010 yılında ise 8 bin 81 çocuk kayboldu. Kayıp çocuk sayısının çift hanelere çıktığı 2011 yılında 10 bin 67, 2012 yılında 12 bin 474, 2013 yılında 16 bin 218, 2014 yılında 18 bin 696, 2015 yılında 17 bin 706 ve 2016 yılında ise 11 bin 691 çocuk kayıp olarak bildirildi.

2016'dan sonra veri yok! 

Türkiye'de neredeyse günlük biber, patlıcan, hıyar, kabak, üretiminin istatistiği tutanlar acaba hangi sebeple kayıp çocuklar konusunda bilgi karartma uyguluyorlar?

Avrupa’da durum ne?

2015’ten beri AB ülkelerinde kaybolan mülteci çocuk sayısı 96 bin.  2016’da refakatsiz şekilde Avrupa’ya ulaşan çocuk sayısı ise 63 bin civarında.

Bu çocukların nerede olduğu bilinmiyor. 

Avrupa’da yaşayan refakatsiz mülteci sayısı 170 bin. Bu çocukların en çok maruz kaldığı durumlar cinsel istismar, tecavüz, insan kaçakçılığı, şiddet, kölelik ve organ mafyası. Fransa’da ise kaydı bulunup kendisinden haber alınamayan çocuk sayısı bin.

Avrupa polis örgütü (Europol) verilerine göre 2016 yılında AB ülkelerinde kaybolan mülteci çocuk sayısı, Europol Genel Müdürü Brian Donald  tarafından 10 bin çocuk olarak açıklanmıştı. Almanya Federal Kriminal Dairesi (BKS) 2018 verilerine göre, ülkede 18 yaşından küçük 7 bin kayıp çocuktan yarısı  mülteciydi.

Küçük çocukların kanından elde edilen “Adrenochrome” nedir?

Adrenochrome'un geçmişi 17. yüzyılda Elizabeth Bathory, bir diğer ismi ile Kanlı Kontes'in düzenlediği kan akıtma partilerine uzanıyor. 

Bu kan içen vampirler, çocukları iğneli fıçılarda öldürüyor, kanlarını içiyor, sonrada Avrupa gettolarında yaşayan Yahudileri bu çocukları öldürmekle suçluyordu.

Adrenochrome bir endokrin salgısıdır, korkuya bağlı olarak insanların böbrek üstü bezlerinden elde edilen saf adrenalinden yapılır. Gerekli adrenalin hormonu, daha güçlü adrenalin sentezi yaptıkları için 0-9 yaş arasındaki çocukların kanından elde ediliyor.

Bu hormon insanlarda en çok küçük yaştaki çocuklar ve ergenlik döneminde olanlarda daha güçlü salgılanıyor, bu yüzden de adrenochrome için 0 ile 9 yaş arasındaki çocuklar kurban seçiliyor. 

Kandaki adrenalin miktarına göre zenginleşen ve bağımlılık yaptığı için uyuşturucu olarak bilinen adrenochrome, tamamen çocukların kanlarının akıtılması ile gerçekleşiyor. 0 ile 9 yaş arasındaki çocuklara gerekli olan adrenalini sağlamaları için işkence edilerek boyunlarından kan alınıyor.

Hücre yenilemeyi sağlayarak yaşlanmayı yüzde 60 yavaşlatan Adrenochrome’u, Hillary Clinton'dan Tom Cruise'a kadar pek çok ünlü kullanıyor…

Bağımlılık yaptığı için uyuşturucu türü olarak kabul edilen adrenochrome düzenli kullanılmadığı taktirde kişiyi çok hızlı yaşlandırıyor ve halüsinasyonlara neden oluyor. 

Hatta pandemi döneminde de pek çok ünlünün adrenochrome'a ulaşamadığı, bu yüzden de ciltlerinde bariz farklılıkları olduğu konuşulmuştu.

Kaybolan çocuklardan elde edilen kanların, “PizzaGate Skandalı”ndaki ile aynı şekilde internetten satışı yapıldığı düşünülüyor.

Wikileaks'ın sızdırdığı bilgilerde Bill Clinton ve Barack Obama'nın Pizzagate'den şifreli konuşmalarla küçük kız çocuğu siparişi verdiği iddia edilmiş, hatta Barack Obama'nın 60 bin dolar ödeme faturası delil olarak sunulmuştu. Soru şu; kim pizza için 60 bin dolar verir ki? 

Donald Trump döneminde,  Adrenochrom yasaklandı. Yasal olarak üreten 3M İlaç şirketinin suni Adrenochrom hazırlama patenti bile iptal edildi. Artık  kan içici vampir ünlüler, yaşam iksirlerine ulaşamıyorlar. 

Şimdi anladınız mı Amerika'da her yıl 450.000 çocuk, Birleşik Krallık’ta 111.844, İspanya'da 18.000, Rusya'da 43.000, Hindistan'da 97.000, Almanya'da 98.000, Kanada'da 43.398, Avustralya'da 22.000, Dünyada günde ortalama 2.500 çocuk neden kayboluyormuş? 

Sizlerle birlikte bu satırları okurken, bende oluşan kanaat ne biliyor musunuz?

"Türkiye'de Çocuklara Yönelik Koruyucu ve Önleyici Politikalar, Türkiye’de Çocuk Koruma Politikaları: Sosyal Ve Ekonomik Destek Hizmetinin Rolü, Korunma ve Bakım Altında Bulunan Refakatsiz Sığınmacı Çocukların Sunulan Hizmetlere İlişkin Değerlendirmeleri Beklentileri Ve Sorunları" gibi caf caflı laflara bakıp da sakın aldanmayın. 

Siyasiler ve politize olmuş bürokratlar çıkar, bu işleri önemsediklerini söyler. Ama inanın çoğunun derdi, bir gün daha fazladan saltanat sürmek.

Ha bir de “haksızlık karşısında susan dilsiz şeytandır” demelerine kulak falan asmayın. Hepsi tiyatro. Vallahi billahi tecrübe ile sabit. 

Sahi, Türkiye’nin kayıp çocuklarının peşine düşmeyen güvenlik, emniyet, kaçakçılıkla mücadele ve istihbarat kuruluşları ne iş yapar?

Pudracı Hamzalar”ı kim palazlandırır?  

85 Milyon Türk halkının namusunun, can ve mal güvenliğinin, akıl ve beden sağlığının emanet edildiği iktidar partisinin genel merkezinde kokain partileri tertipleyen, eskort tavşan kızları pazarlayan bu müptezeller, gücü kimden alıyor? 

Eyy Sedat Peker! Bunları açıkla da görelim, yoksa öyle uzaktan atarlanıp durma.

.

Ömür Çelikdönmez, dikGAZETE.com

Twitter'da takip edin: @oc32oc39 , @dikgazete

Seçilmiş Kaynakça

https://www.yenicaggazetesi.com.tr/teskilata-tesekkurlerimi-sunarim-48428yy.htm

 https://t.co/NRgYX4FXnK

https://twitter.com/acikistihbarat/status/1392617321395638272?s=19

http://acikistihbarat.com/Default.aspx

https://www.dikgazete.com/sedat-peker-mit-baskani-hakan-fidani-neden-mehmet-agarla-gundemine-tasidi-makale,3592.html

https://www.ecpat.org/

https://t.co/4V7YOrckjH

https://t.co/Yz7itQOzBO

https://t.co/eQmPlkpFso

https://tr.sputniknews.com/turkiye/201603071021339208-turkiye-cocuk-istismar/

https://insamer.com/tr/insan-ticareti-baglaminda-pedofili_3262.html

https://www.cumhuriyet.com.tr/haber/bu-cocuklari-gordunuz-mu-93290

https://haber.sol.org.tr/toplum/turkiye-cocuklarin-cinsel-istismari-konusunda-transit-ve-kaynak-ulke-148235

https://www.kocaeli.bel.tr/tr/main/news/kultur/15/turkiyede-kacirilan-cocuklarin-sayisi-son-10-/33710

https://odatv4.com/kaybolan-cocuk-sayisi-dudak-ucuklatiyor-03081803.html

https://www.birgun.net/haber/kayip-cocuk-sayisinda-hizli-artis-8-yilda-104-bin-cocuk-kayboldu-221679

https://www.dikgazete.com/turkiye-cocugun-cinsel-istismarinda-kaynak-ve-transit-ulke-makale,3464.html

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Her türlü yorum, editör onayı gerekmeden anında yayınlanır. Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlâka ve dini değerlere aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk, yorum sahibine ya da içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir. Talep edildiğinde "IP no" ilgili mercilerle paylaşılır. Kısa yorumlarınızı, sayfa yenilenme süresi dolmadan “yorum gönder” butonuna tıklayıp kaydetmelisiniz; uzun yorumların, farklı sayfada yazılıp, kopyala-yapıştır şeklinde eklenmesi sayfa yenilenmesi halinde oluşan kayıpları önleyecektir.
Avatar
Baran Laşer 2021-05-17 13:26:02

İnanalımmı?

Avatar
Aişe Cemal 2021-05-17 23:23:20

Bir anne olarak yüreğim sızladı


sanalbasin.com üyesidir