Zamanın ruhu her şeyi etkilediği gibi siyasete de sirayet eder. 

Değişimler, dönüşümler, koltuk kapma yarışları siyasetin özünde vardır.

Muktedir siyasetçiler yeri gelir tökezler, ayağı takılıp sendeler. Siyasi körlük, herkese bulaştığı gibi ona da bulaşır.

AK Parti yerel seçimlerde istediği sonuçları alamadı. Bu konuda gerekli analizi yapamadıkları için yenilenen seçimi de kaybetti. 

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçiminde Ekrem İmamoğlu seçimi kazanmış olsa da Binali Yıldırım seçimi kaybetmedi.

AK Parti içindeki “AKP”li ekip, Meclis Başkanı seçilen ve TBMM de reformlar yapmaya başlayan Binali Yıldırım'dan oldukça rahatsızdı. Başbakanlığı zamanında da bunlara hiç yol vermemişti zaten. Bu ekip, Yıldırım'dan kurtulup Meclis’te söz sahibi olmak istedi. Yıldırım'dan kurtuldular lakin Meclis’te istediklerini yapamadılar. 

Düşünün Osmanlı Devleti’nde sadrazamı, şehremini olarak gören halk ne düşünürdü! Şimdiki İstanbul halkı da aynı şeyi düşündü ve oyunu vermedi. Binali Yıldırım'ın makam olarak küçülmesini istemedi.

İBB adayı olan Yıldırım, eğer seçimi kazanmış olsaydı “AKP”lilere yine ekmek yoktu. Bunu bildiklerinden seçilmemesi için de ayrı bir gayret gösterdiler. Seçimin yenilenmesini sağlayıp üst üste iki kere yenilmesini de sağladılar. Belki kendilerince intikam aldılar. Lakin kaybeden yine kendileri oldu.

İstanbul halkı, ferasetiyle Binali Yıldırım’ın makamının küçültülmesine fırsat vermedi. Onu gönlünde son Başbakan ve Meclis Başkanı olarak hatırlamaya devam edecekler. Binali Yıldırım teknokrat ve bürokrat (Bakanlığı ve Başbakanlığı dâhil) olarak devletine hizmet etmiş değerli bir vatan evladıdır. Milletin gönlünde yeri her zaman olacaktır. Seçmen ona değil AK Parti’ye ceza kesti. 

Ekrem İmamoğlu kendisine sunulan bu fırsatı geri tepmediği sürece İstanbul’a başarılı hizmetler sunacaktır. Seçim gecesi yapmış olduğu konuşmada dile getirdiği hususları seçmenleri hassasiyetle takip edecektir. Özellikle CHP harici partilerden kendisine verilen oylar ‘emanettir’ ve hatalara göre bu oylar yer değiştirebilir.

İmamoğlu, CHP örgütünden gelen baskı ve taleplere direnebilirse ve belediye kadrolaşmasını ortak akıl ekseninde liyakatle yapabilirse her kesimden seçmenin oyu onun cebinde olmaya devam edecektir.

Sermayenin şirinliğine aldanmadan hakkı, hukuku, adaleti ve hoşgörüyü savunanlar her zaman milletin gönlünde olmaya devam edeceklerdir. Milletimiz, kendisinden dahi olsa bu değerlere sahip çıkmayanlara destek vermez. Bazen balans ayarı yapmak zorunda kalır ve partisini şiddetle uyarır. 

Yenilenen İstanbul Büyükşehir Belediyesi seçimlerinde AK Parti’ye bu güne kadar olmadığı şiddette seçmenler bir uyarı sinyali göndermiştir. Bu uyarıya acilen cevap verilemezse veya üstü örtülü bir cevap verilirse, Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde de AK Parti’nin başarılı olma şansı olmayacaktır.

Seçmen tarafından yapılan uyarı ‘son ihtar’ hüviyetini taşıdığından Cumhurbaşkanımızın, şapkasını önüne koyup düşünmesi ve radikal kararlar alması gerekmektedir. Sağ cenahtan yükselen itiraz ve eleştirileri görmezden gelmenin neye sebep olduğunu muhtemelen kendisi görmüştür. Sorunun kaynağına dair kaleme alınan yazıları okuma fırsatını bulmuşsa çözüm kendi elindedir.

Gerektiğinde ve zamanı geldiğinde makamları geriden gelenlere bırakma erdemini göstermek siyasi ahlak için önemli bir konudur. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nde “Partili Cumhurbaşkanı”nın seçmenlere negatif etki edeceğini dile getirmiş birisi olarak bu konuda AK Parti’nin bir karar aşamasında olması gerekmektedir.

AK Parti’nin genç, dinamik, ayakları yere sağlam basan ve ülke siyasetinin gereklerini bilen bir lidere ihtiyacı olduğunu söylemek gerekir. 

Seçimlere etki eden gençliğin beklentilerini iyi etüt eden genç siyasilerin ülke geleceğine yapacağı katkı yadsınamaz. Muktedir genç siyasetçilerin, devlet adamlarının yetiştirilmemesi –siyasi partilerin genç siyasetçilere gereken değeri vermemesi ve onların yetişmesine katkı sunulmaması- siyasetimiz için büyük kayıptır. 

Siyasetçilerimizin yerlerini bırakacakları donanımlı, genç lider adaylarına gereken ilgi ve özeni gösterip, onların nitelikli gelişmesine fırsat tanımaları kendileri ve partileri için gerekli bir konudur. 

Günümüz siyasetine bakacak olursak siyasi parti kadrolarında geleceğin siyasetçisi olarak görebileceğimiz yetiştirilmiş kimse yoktur. 

Örneğin AK Parti kadrolarında genç, yetişmiş, rüştünü ispata hazır lider adayı eksikliği İstanbul seçimlerinin kaderini belirlemiştir. Böyle bir lider adayı ellerinde olsaydı eğer, aday olarak gösterebilirler ve kendisine şans tanıma imkânları olurdu. Seçmenler de bu yeni yüze, lider adayına fırsat sunabilirdi. 

Bunun yerine devlete, millete ve AK Parti’ye yıllarca hizmet etmiş bir ismi tercih etmeleri seçmen tarafından olumsuz yorumlandı.

Gelecek Cumhurbaşkanlığı seçimleri için şu anki şartlara göre CHP’nin bir adım önde olduğunu, eğer genç, dinamik, umut veren birini bu yıl içinde genel başkanı olarak partinin başına getirebilirlerse seçmenden olumlu puan alacaklarını öngörmek zor değildir. 

Sonuç olarak, İmamoğlu’nun belediye başkanlığı, gençlere yol açan siyaseti belirleyecek ve millete hizmet edecek gibi görünüyor. Partilerin bu konuda kendilerini ve kadrolarını yenilemesinin önemini görmek gerekiyor.

.

Muhammed Işık, dikGAZETE.com

Twitter'da bizi takip edin: @leyli_serd , @dikgazete

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

sanalbasin.com üyesidir