Refahyol hükümetinin infaz günleri... Bizim Kadim Şef'le dertleniyoruz.

- Yahu Şef! Ben Refah Partisi’nden çok şey beklemezdim.. Hani, "Şeriatı getireceklermiş... İslami düzen kurucaklarmış…” gibi… Haa!.. Böyle bir niyetleri var mıydı bilmem... Ancak Müslümanlar'ın gündelik yaşamlarında bazı iyileştirmeler yapsalardı iyi olurdu…

- Yok!.. Yok ki... Olsa iddianameye koyacaklardı.

- DOğru be... Ne vardı suçlama olarak?

- Taksim’e cami yaptırma projesine girişmeye yeltenme niyeti…

*Tarikat liderlerine Başbakanlık Konutu'nda iftar…

*Sarıklı-cübbelilerin çoğalması (Onları da Başbakanlık kararnamesiyle Çarşamba sokaklarında kovalayıp sarıklarını çıkarttırdılar ya!)...

*Bizim Nurettin’in Kudüs Gecesi...

*Şevki Yilmaz ve sonradan Mehdilerden bir mehdi olacak Hasan Mezarcı’nın konuşmaları.

Ne Hukuk!.. Amma Adalet...

SAADETLÜLERE ÖZEL

T.C. YASALARINA GÖRE; 

BİR İNSAN, AYNI ZAMANDA HEM CİHAD EMİRİ HEM BAŞBAKAN OLABİLİR Mİ?

***

Saadetlülere özel...

MİLLİ GÖRÜŞ
Alpaslan, Fatih Sultan Mehmet ,Yavuz Sultan Selim, Hz. Muhammed’in (S.A.V.) görüşü değildir!

BİR PARTİ GÖRÜŞÜDÜR...

MİLLİ GÖRÜŞ CAMİİ’NDE CEMAATOYU YOKLAMASI...

Tanıdığım değerli bir Müslüman’dı…

Birkaç lisan bilen, Kur’an’a bi-hakkın vakıf, has bir kardeşimizdi.

İlk önce Milli Görüş’ün Köln'deki Merkez Camii’ne imam olarak görevlendirildi.

Sonraları teşkilatın en üst makamlarına kadar yol alacaktı…

Kendisinden dinledim:

“Müslüman olmuş, yani ihtida etmiş ALmanlar’ın bir toplantısına katıldım. Bizdekilerden biraz değişikti, seminer gibi. Toplantıyı idare eden buyurgan, bir Allame gibi değil de oradaki herhangi bir Müslüman olarak davranıyordu.

- Kardeşler Kur’an’ın Almanca mealini hepimiz okuduk mu?

BÜtün eller havaya kalktı…

- İKi kerre okuyanlar?

Yine bütün eller havada…

- ÜÇ kerre?

Bir eksiğiyle bütün salon el kaldırdı…

- Dört kez okuyanlar?

Eksikler 2'ye yükseldi.

HOşuma gitti... "Doğru anladım mı" diye sordum kendisine.

Onayladı...

O Cuma, ben de aynı yoklamayı yapmaya niyetlendim.

Vaazda sordum cemaate:

- Kardeşler hepimiz Kur’an’ın mealini okuduk değil mi?

Hİç ses çıkmadı.

- Peki Kütüb-ü Sitte?

Herkes birbirine bakıyor "O ne" gibisinden.

- "Kırk Hadis"i de mi okumadınız?

Sessizlik…

- PEki Siyer

… (…) …

-Yani Peygamberimiz’in hayatı? İnce bir fasikül, broşür.

… (…) ...

- KArdeşler! Böyle olmaz ama... Yarından itibaren ben dahil, hepimiz günde bir sayfa meal okuyacağız!

Kıyıda-köşede duran kimsenin konuşmadığı bir zat vardı... Önce o bitirdi Kur’an Mealini. Şimdi Hacc kafilemize başkanlık ediyor Ulvi Bey!…"

- Maaşallah…

Sakın aman sakın; bu kardeşlerimizi, gurbetçilerimizi kınamayın!.. Türkiye'de durum farklı mı sanıyorsunuz.

Evet o günkü Cuma cemaati, Milli Görüş’e en gönül verenlerden oluşuyordu.

Alman işverenler, Cuma için işçilerine izin verirler ancak peşlerine de adam takarlar; gerçekten Cuma’ya gidiyorlar mı diye!

Ne biz Gurbetçilerimizin halini biliyoruz... Ne onlar bizi…

Biz dünyaya ne pahasına olursa olsun iktidar olmaya değil “Kul" olmaya geldik!

Tek, eşsiz, biricik Yaradan’a.

-"HAYATTA OYNAMAM" (HUA) KİTABIMDAN-

.

Ulvi Alacakaptan, dikGAZETE.com

Twitter'da bizi takip edin: @HayattaOynamam , @dikgazete

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol


sanalbasin.com üyesidir