Muhittin Taha Çalık
Muhittin Taha Çalık
Yazarın Makaleleri
Gazeteciliğe merhaba derken!.. Hoca derste siyaset bilimini nerede bıraktı?
Soru işareti.  Düşünce veya bilinmeyenlerin benzeşmeyen hali… Bugün gazeteciliğe merhaba derken karşıma çıkanlar... 'Neden?.. Neden?..” sorularının sisteme olan yakarışı... 'Ey Türk Gençliği!..” diye başlayan, '…Güzel...
Kod Adı: ÇİÇERO
Şahsiyetlerin bir önemi yoktur. Daha doğrusu her şeyden vazgeçen, adanmış hayatlar ve insanlar vardır.  Bugün, açılacak bir 'Kod” ve bu koda bağlı bir 'Profil” var. Tarihi süzeceğiz, 'ele”-nenler bize yaşanan süreci...
Türkiye’nin Doğusu ve Aşiretler
Doğu-Batı ekseninde güç savaşları gerçekleşiyor. Türkiye, bölge bölge kitlesel ve öncü çevrelerin çarpışmasını izliyor. Siyaset ise bunların çizgisinde yerini buluyor.  Kritik süreçleri, kritikleştiren toprak parçaları, bir...
Kıyamet senaryolarında ekonomik kriz ve göç dalgaları
'Dünya nereye gidiyor!” diyelim bugün dostlar… Toplumsal sistem teorileri uç noktalara gitmiş durumda… Sosyolojik kısmıyla başlamak gerek.  İnsan nefis sahibidir. Kısaca istek, arzu ve ihtiyaçlarına sınır koyamayan kişidir. ...
Bir medeniyet toprağı El-AZİZ
Bir diyar düşünmek gerek… Serte yoğunluk, kalıba dolgunluk, tene ve cana işleyen eşsiz bir insanlık modeli… İnsan sormadan edemiyor:  Ey Gaggoş!.. Ey gaggomun mana yüklü lütfu!.. Sen ki derya-yı hazar da, zuhulet-i kederde nasıl öyle...
'İstihbarat’tan bir 'Bandocu Muro' geçti!..
Saat: 06.30 Nizamiye kürsüsü çağırışda…. 'Hazır ol!..” deyişiyle bugün başka… 'Rahat!..” dediği anda, ism-i yavuzluğum kudret de!.. Yine adrenalin kanımda hızla akıyor. Heyecan önemli lakin heyecana yer yok bu şehirde!.....
15 Temmuz’un 3. yıldönümünde çıkarmamız gereken mesajlar!..
Hassasiyetler kırılgan noktalardır. Bir ülkenin, bir milletin kılcal damarlarına sızmak, sızdıkça sömürmek, sömürdükçe de küçük kıyametin kırılma noktasıdır. Bir gözyaşıyla, bir dini nidayla oynanan ve oynandıkça da milletimizi...
Türk gençliğinin ‘Milli Görüş’ adlı bir hikâyesi var!
Türk gençliği, Fatih'in torunları neredesiniz? Nerede diyecekler var, dünyanın dört bir yanında… Ey arkadaş mesaj bellidir! Yüzyılın kanayan yarası; dünyanın dünyasızlarla, paranın para-babalarıyla, siyasetin siyasetsiz yüzüyle,...
Efsane Vali Recep Yazıcıoğlu!..
Bir söz vardır… Bir de söze öz olmuş adam vardır… Bir "Laz atasözü" der ki: Adam deduğun 'Çay” gibi demlenmiş olacak. Oyle sallama, dallama olmayacak. Doğru söze ne hacet… Bazen çevremizde, yakınlarımızda ve toplumumuzda...
Bir gece, gecenin izlerini taşıyan bir beden ve ruh!..
Mırıldanıyor, yaşadığım şehir bugün bana mırıldanıyor. Ağır uykuda sanki… Cümleleri, dillerden sözler dökülürken anlamsız biçimde, önemsiz bir duruşta… Sakince yaklaşıyor, sızacak here yere, sokulacak dört köşesine… Söz...
Sesi titreşimle, titreşimi frekansla, iletişimi yetenekle buluşturmak…
Bazı hayatlar vardır… Çok özel ve gerçekçi…. Rengârenk hayatların, rengârenk simaları… Gelin bugün içimizdeki, bizden olan sıcacık bedenlere ve saçtıkları enerjiye yolculuk edelim. İnsan hiç tahmin etmiyor bazen… Ummadığınız...
Gönül Kaleminden Son Mektubat!..
Bir savaşçı… Uğrunda her şeyi göze aldığı bir savaş…  Kavramlar kifayetine kavuşur; bedel-i imtihanla… Kalbe hasret-i diyarla, duyguya beden-i kinayetle, şahsa vuslat cennet mekan!.. Diyeceklerimiz savaşın, savaşçıların mücadelesine...
Eski Türkiye’nin karanlık devleti mi? Yeni Türkiye’nin milli devleti mi?
Zaman olay ve olgunun pişmiş halidir. 'Tarih tekerrür etmez” denilir lakin hükm değişir. Çarpışmanın adı olur bir toprak parçası… Kıyasıya ve kıyasla öne çıkmanın, öne çıktıkça da eskiyen ama kabuğunu kırıp yenileyen 'Türkiye''...
Çamlıyayla'da bir adam tanıdım! Öyle bir adam ki…
Tek tip bir resim anlayışında değildi yüzü ve yüz ifadeleri…  Yöresel kıyafetinin içinde bir başka yorumsallık ve çetrefillik vardı. Yorum ve çetrefillik…  Bu iki kavram da ilginç olan 'Halet-i Ruhiye” idi. Sergilediği...
Bir zamanlar TARSUS
Gerçekler vardır… Birden fazla. Birçok kavramın birleştiği gerçek. Her şeyiyle büyük bir potansiyel…  Toprağın üstü ve altıyla dinamik bir coğrafya…  'Toprak” demek kifayetini ve manasını açıklayamaz. Kuruluk, baltık-çaltıktan...
Sorular ve cevaplar yerlerinize marş marş!
Barışık kalmak lazım…. Kendinle, dünyanla, yaşantınla, düşüncelerinle ve mücadelenle!.. En başta sormalıyız kendin misin? Yoksa sen görünümlü bir başkası mı? Kalp icra makamıdır. Sorguladığın hayat, icra ettiğin kararlarındır....
Yüzyüzeyken konuşuruz
Tamamlanmamış bir cümle… 'Beni onlara verme” deyişi. Hiçbir şeymiş hiçliğim. Benimki yılların uykusu… Bir parça ölüm uykusu.  Bugünün insanı, yarının düşüncesi…  Ne iyi olurdu değil mi!.. Eskisi/ gibi kelimesi,...
Dünyanın önsözü Kâinatın zerresi
Bir gün, işte o gün!.. Bilmezdim ki ellerime sığmayacak kadar büyük bir eseri karşımda bulmayı. Bilmezdim ki gök kubbe altında buluştuğum hoş sedayı, mübarek yolculuğu ve durağı bilmezdim ki… Bakıyorum, öyle bir bakıyorum ki daha...
ÂŞIK VEYSEL
Yamandır bozkır, çiledir bozkır, dillerden düşmeyen bozlaktır bozkır… İnsan vurulduğu kadar, dünyaya vurgundur. Vurgunluğu bağlılığı değil, yandığı coğrafyada saldığı mesajlardır. Mesajı, vurulduğu dünyada, vurgunluğunu dile...
Dünyanın sinerjisi mi, insanın mayası mı!..
İşte!.. Bir bakmışsın ki… Dünya ve sen… O an her şey ikiniz arasında. Koyu bir resim var karşında. Paha biçilemez bir tablo misali, yeryüzü ve gökyüzü sanatkârlığın doruğunda… Gökyüzü kızılımsı renkler saçıyor yeryüzüne....
AŞKIN HALLERİ
Hayat işte… Tüketilmiş ömürler dokunuş arıyor. 'Yeniden dokun!” der gibi… Yine aylardan Eylül… Munzur Ağa'nın vurduğu makas, saçlarımı birer birer yere savuruyor. Üç numaralı saça doğru. 'Munzur” kirvemin lakabıydı:...
Erenlerin Pîri Hünkâr Hacı Bektaş-ı Veli
Kelamın vuslat-ı menzilde, alameti özümde… Kıyama durmuş 33 bin haslatla Ya Muhammed, ölümüne gamlu şüheda Ya Alim…  Hediyemi bol kılmış, derya-yı gümüşte nacim… Toprağıyla, çamuruyla dünyam, dünyama mürid-i mahşer...
Gönül soframıza buyur etti Dertli…
Bizim hayatımız, günümüzün dünyası kardeşim… Hikâyeler bazen film şeridi gibi siyah-beyaz biraz…. Yolculuk etmek gerekir. Neden mi!.. Ben dertsiz dünyanın, dertli ve gam dolu insanlarına ulaşmak isterim. Ona ulaştığım vakit sarılmak;...
Ferman padişahın dağlar bizimdir!
Ruh ateşimsi o zamanlarda, ateşlenen ruh benliğinin savaşında, savaşı da sığmayan yüreğinin korunda… Ey coğrafya, sen de bir ateşin kıvılcımı… EY DADALOĞLU VE OĞUZUN BOYU KONUŞ Kİ COĞRAFYA TEKRAR TİTRESİN… OZANIM OZANIM DİRENİYOR...


sanalbasin.com üyesidir