Yunus Fırat
Yunus Fırat
Baba adı: Sacid
Yazarın Makaleleri
demadem aşk ile…
-‘sultan' sana!..- 'Mende Mecnûn'dan füzûn âşıklık istidadı var  Âşık-ı sâdık menem Mecnûn'un ancak adı var” . Dem a dem… Dem adem… De madem… Her dem ‘Sıdk' içinde olanın bakışı da duruşu da...
Herkes birbirini tanıyor!
Ve herkes de birbiriyle akrabalık derecesinde ‘yakın' sanki. Yıllar öncesinin bir gazete haberiydi; enformasyon ve bilgi akışının bu günlerle asla kıyas götürmediği, herkesin her şeyi böylesine ukalaca bilmediği günler.  Türkiye...
Cahit Zarifoğlu için: Orası neresi? Burası -güzel- bir adam…
'Ne internet aracılığı ile yol bulan ‘çoklu ortam', ne ‘sanal paylaşımlar', bir dönem, elden ele dolaşan, masalara konan dergiler vardı. 89, 90 belki 91 de… O yıllar arasında ömrü kısa sürse de bir döneme imzasını...
Kim ki bunlar!
Rahatsızlar… Ne rahata erdi, ne etrafa rahat verdiler. Her bir dönemin var ki mutlak bir azgın yanı, her evresinde evrenin, karadan daha kara şu alemdeki birilerinin bir yanı. Başa bela imiş na-hak çatan sureti insan, içi katran kazan, dışa...
Her şeyin yalan olduğu anlaşıldığında…
"öyle tütüyorsun ki gözümde, Hamd olsun hasret çekiyorum…” : Farklısın!.. Hazreti insan… Hem de hep çok değerlisin. Ne yaşadınsa! Neye karşıysa! Ne yaşandıysa… Ve yaşanmışsa… İçi boş bir dünyanın içinde hepsi de… Gözle...
Sana kim anlaşma teklifi ile gelirse hain odur!
Savaş… Mücadele… Mücahede… Asıl savaş, hedefte ya da açıkça seni hedefine alan düşmanla değil, içeride olanla. 'Baba” rolündeki Al Pacino, ihanete uğrayıp, ailesindekileri kanlı bir saldırıda kaybettiğinde babasına gider;...
Ölmüşüm gibi yaz
Ölmüşüm gibi yaz beni… de gidip öleyim… ölen yakınsa tanışsa az-biraz… arkasından yazanın derdi… bir de ah-vah ile ilan etmek hakkını hakkıyla veremediğini… Ve ölene değil, yazanadır sıralı cümlelerin hitabı asıl… Gitti...
Yüzük
Parmağında el sanatı irani bir gümüş yüzük, üzerinde, koyu turkuaz mavi iri tek-bir taş... Gel de ayır o taşı, ince işli o enli gümüşten… * Tefrikaya düşmeyin... Fitne ateşine körük olmayın dedi... Taşı çatlatır, o körükle yanarsın....
Senin için ölürüm!..
-'sultan'a...- İnsan kul olmak için yaratılmıştır. Bütün mesele de bu; 'Kulluk bilinci” ya da 'Kul olma bilinci” veya 'Bilinçli kulluk”... Kul olmaksa gaye, ötesi boştur amma herkes de kaldıramaz bunu ve başka başka...
Liyakat de ne ki! Her şey nasip azizim...
Epeydir kullanımda, sonunda o kelimeyi en son kullanması gereken birinin daha ağzına düştü ki artık 'Liyakat”ten kastın ne olup ne olmadığı da iyice anlaşılsın. 'Liyakat esas olacak idiyse, senin orada olmaman gerekirdi eeeeykılıçdarooooluuu!..”...
Fikir
Sonunda söylenecek olan şudur: Her türden ortamda ve her konuda bu kadar çok konuşulan bir âlemde hiç bir fikir olmaz. Konuşulup söylenenlerin laftan öte bir anlam taşımadığı, herkesin "laf olsun diye" bir şeyler söylediği ortamlar...
“EĞİTİM"in esası “EZBER”dir!..
"Ezberci eğitim, taklitçi nesiller üretir. Taklit eden nesil, akıl ile (kullanmayıp) üretemediği için mecburen tüketim toplumuna dönüşür. Çünkü taklit edebilmek için bile tüketeceği örneklere ihtiyaç duyar, bunu bir de makro ölçeğe...
Yavşak
Eskiler riyakâr der, yüz de vermezdi. En fazla olabilecekleri 'şey"e dair noktayı da birileri 'Yavşak büyür bit olur, enik büyür it olur” diye iki cümle ile yerli yerine oturtup geçip gitmişler. Hastalık mı, "gen...
Sahte-kâr…
Ne kimseye yaranabildi, ne yar olabildi bir kimseye de. Öncelediği hep menfaati oldu da o menfaatine göre kurup geliştirdi bütün ilişkilerini de. Hep zarar-ziyandan elde etti kârını ve üstüne gene yokluğa yatıp geliştirdi kârını.  Başkasının...
Yalan...
"Şeytan, hiç yalan söyledi mi!.." (*) -Hayır!.. Dosdoğru bir şeytandı o!.. Eğer öyle olmasaydı, melekler Adem'e secde edip, o etmeyince yalana başvururdu! Öyle yapmadı, daha şeytanlaşmamıştı; şeytanlaşmak üzereydi. Doğruca cevap...
Hased...
İnsanın enkirlihuylarından biridir. İnsana ait olmasaydı zaten kirli bir huy da olmazdı. Ve insan bu huyunu Şeytan'dan alıp devşirdi ve sahiplendi. Hasetin hemen ardından gelense yine aynı kirlilikteki dostu kibirdir. Tutulanın vay haline!...
29. vefat yıldönümünde Cahit Zarifoğlu’na rahmetle...
Seksenyedi Haziran yedi… : 'CahitZarifoğluölmüş.Bugününadı bu olacakmış”diye yazdıCemal Süreya. 'Şair Öldüren Rejim”diye başlık attı o günlerdeİsmet Özelyazısına. 'Kırlarda çiçekler artık bensiz açacak Erdem!.."deyip...
Muhammed Ali’den bir yumruk da şu Vatan'dakilere!..
Diyor ki 3 satır, her bir kelimesi alt alta verdiği başlığında: 'Miras kavgası başladı”; üst başlığında rakamı da vermiş kırmızı boyalı olarak: '80 milyon Dolar” diye. : Bu ülkede yayın yapan bir gazete. Adı: Vatan. '4...
Hissedilen ihanet...
İhanetin de hissedilmeyeni makbuldür zaten. Yoksa öyle göstere göstere 'Geliyorum” diyen ihanet, olsa olsa biraz da maruz kalanın ahmaklığından olur. Hissedilen ihanete karşı durmamak umuttansa, tedbire başvurmamak da ahmaklığın daniskasıdır....
Adaletin tecellisi değil tesisi önce gelir!.. O ki ‘Hak’tır!
Adaleti tesis ederseniz; tecellisi de olacaktır. Adalet kendiliğinden tecelli etmez, adaleti tesis edersiniz. Tesis edilen adalet, sonucunda elbette ki tecelli de edecektir. Adalette esas olan haktır. Hakkın sahibine teslimi; hakkın yerini bulmasıdır...
“HİCRET HAFTASI” ya da bilmiyorlar ki 12 Rebî’ul-evvel…
'12 Rebiülevvel'de dünyayı teşrif buyuran… Yine bir 12 Rebiülevvel'de ulaştığı menzili Münevver eyleyip Medine haline getiren… Ve yine bir 12 Rebiülevvel'de ahireti teşrif eden Habibi Kibriya'nın…” Aynen böyle...
TIK manyaklığı, HİT şehveti ve sahtekâr başlıklar
Tık manyağı sitelerden… Sahtekâr başlıklardan... 'Bıktık usandık artık!” diyenlerin sayısı her geçen gün artıyor. Ve Kaçınılmaz son yaklaşıyor. 'Haber Sitesi” diye iş yaptığını sanan 'Tık Manyağı”bir yığın...
Yalnız Ortadoğu değil, Avrupa da bölünecek Amerika da!
Kurgu gibi gelmesin şu son zamanlarda her bir köşeden çıkan bölünme haritalarının ortalıkta dolaşıyor olması yeni değil. "Yalnız Ortadoğu değil, Avrupa da bölünecek!" derken bu nasıl ve ne şekil bir bölünme olacak! Oraya geçmeden...
Paralel kullara tek soru!
Amerika'nın Pensilvanya'sındaki 'Aranan terör örgütü elebaşı”nın 'İlk beddua”sının ardından gündeme gelmiş bir soruydu bu. Sonrasında, 'Kim paralelse Allah onun…” diye tekrarlanan başka bedduaları da oldu...
Aydın Doğan cemaati ve yüzde 20’lik o “Kitle”!..
Kim ne derse desin, bu ülkede yüzde 20'lik bir kesim var ve o kesim, adına bugünlerde'Aydın Doğan Medyası” denilen 'Malûm zihniyet”in kontrolünde. Her zaman(-seçim ve seçim öncesi/sonrası zamanlarda daha bir pervasızlıkla-)yaptıkları...
Muharrem Ayı’nda sûrurlu iş yapılmaz!
Cami açılışı bir keyiftir! Bir sevinçtir! Ol Muharrem'de keyif yapılmaz! Ve bu, Şiar-ı İslâm'dır. 'Şiar”, senin şahsi borçların olan namazından, zekatından, haccından, orucundan daha önemlidir. Muharrem'de düğün...
Muharrem ayı Hicret’in yıldönümü değildir!
Hicrî Yılbaşı olarak belirlenmiştir evet ama o kutlu yolculuk, Muharrem Ayı'nda gerçekleşmemiştir.  Nedense Diyanet'imiz, her Hicrî yıldönümünde, müftülüklerde ve Cuma hutbelerinde bunu ısrarla ve anlaşılmaz bir inatla 'Hicret...


sanalbasin.com üyesidir