- haberler son dakika
Arzu Leyal
Arzu Leyal
Yazarın Makaleleri
Sen bırakırsın nasibin bırakmaz
Olmayana teşne, varlığa inat. Varlık bir skandal. Hava - toprak - ateş - su… Altı yön… Beş duyu. Hiçlenmeler... Ve dönülmez akşamın ufku. Acı kol geziyor… Bombalar patlıyor şehirlerde… Güç, mukadderata evriliyor. Yol - iz - kervan…...
Dalgın ve kusurlu
-Billah bu gamhane bir ah etmeye değmez- İzzet Molla Kusurum doğuştan sayılır ama dalgınlığım sonradan… Elindekini kaçırmakla meşhurum. Üstünde tepineceğim şeyleri görmemekte mahir. Oysa umursamak kadar, umursamamak da mecal iledir. Naili;...
Sandım ki kanmak sudandır
Tarif edilebilen tamamlanmamıştır. Tamamlandıkça tarif edemezsiniz. Neye inansaydık dertlerimiz başka olurdu! Dur mâna, kayıp gitme!.. Aklıma oturmuş bir taş gibi dur! Kumaşı yırtılmış göğsüme otur. Hava serin, oksijen az… Nasıl...
Dikine eğri
'Zamanı hep yatay sanırlar” der Halikarnas Balıkçısı; 'ben geçmişte yokum gelecekte de yokum şimdi dikine varım” Ama bunun yükselmek, tam tersi boyutta da derinleşmek olduğunu anladığımız vakit.  Eğrileşme baş gösteriyor....
Tutturduk tutunalım
Gerçeğin, sırların peşindeyiz. Ve bu uğurda yalan atabiliriz. -Gözler yukarıda emoji- Sonsuz bir denizde bir çocuk, hayatta kalabilir ama bir yetişkin kalamaz. Çünkü yetişkinin anlatım ihtiyacı vardır ama çocukların yoktur. Çocuk, olanı...
Dikkat arıza var
Özgüven nedir; nasıl yükseltilir? Olanların hayrı var mı? Olmaması günah mı? Dışa dönüklüğün sükse yapmasına şaşmamalı elbette; çünkü dışa dönüklük, mutluluk ve heyecan olarak tanımlanıyor ve öyle değilsen havalı sayılmıyorsun!...
Nihayetim
- Hayat? - Hayattan intikam aldığında, mutluluk için sırtında bir yük daha!.. - İnsan? - Boğulmaya değer bir derinlik bulamadım daha... Bitmeyen mumlarımız varken, için için yanıp duran ve her daim ışığımız olabilen mumlar....
Başka bir gezegenden bildiriyorum
Mavinin mor olmadığını kanıtlamanız gereken durumlar vardır; yeşil olmadığını da... Morun, yeşil ve mavi olmadığını; yeşilin, maviden ve mordan olmadığını… Hayatın acısı, yorgunluğu basit yaşayabilecekken nasıl oluyor da oluyor...
Buyrun buradan yanalım
'Aslanın, ormanın kralı olduğunu bilmesi gücünü bilmesidir. Lâkin; suya girince timsaha kafa tutamayacağını bilmesi de haddini bilmesidir. Haddini bilmek iyidir!..” (Kazanuka Jabağ) *** Bir film (uzakdoğu filmi) izlemiştim;...
Üfle
Üflemek garip şey; bir ateşi yakabilir ve söndürebilir. Pasta mumlarının anlamı nedir; neden dilek tutulur ve üflenir. Çünkü eski kültürlerde, dumanın 'ölümlülerin dualarını tanrıya ulaştırdığına” inanılıyordu. Kadim bilgiler...
Hızır bi bak nolur
Ahizeyi kaldırıp, kendini arayabilseydin hangi yılını arardın? Ne akıl verir, ne isterdin kendinden? Kendine 'korkma” der miydin; yahut kork! 'Düşeceksin az ilerde ama kalkışın çok güzel olacak” der miydin? 'Aman dikkat! O...
Eşref saati
Vaktin şerefi vardır ve bu sadece ruha uygundur. Bir insana bir şeyi yaptırmanın, bir şeye denk gelmenin tam zamanında karşılaşmanın en uygun zamanıdır eşrefi saati. Gezegenlerin de eşrefi saatleri vardır; gök bilimleriyle hemhal bir çok...
Hakuna matata
Hedef!  Her şeyi bırakıp meşgul olmak değil. Meşgulken her şeyi bırakabilmektir. Bu tıngırtılar biraz zor anlaşılır. 'Eyvallah”ı seven beri gelsin!.. Bırakmak mühim bir hal, bırakmak sıkı sıkı tuttuğumuzu yahut avucumuzun...
Çember
Çember, asla daire değildir! Bir somun ekmek mesela, köy fırınından çıkmış. Herkese yeten… Bir ateşin etrafında toplanınca, ister istemez alan şekil. İçine itildiğinde daraltan, içine girilmek istendiğinde güvenli. Çember bazen hapis...
Ah Azize!
İlham yalnız sahibi için delildir, okuyan için senet değil. Kahreden şeyler var, gülümseten de. Salağa dönmek için ve deliye… Sonra farkedilen şey, sonra bir zekâ bir itiraf… Sonra tekrar… Tekrar... Kelimelere olan inancımı yitirdim.....
Dım tıs, dım tıs… -Kaçıncı kat?
Sevgili günlük… Mutsuz ama bahtiyarım… Bugün yüksek teveccühünle… İşler biraz karıştı ama yol yakın. Çoğunluğun haklılığı, çok olduğu için azın haklılığı az olduğu için değildir. 'Çürüyenleri atıyoruz” dedi...
Hırlamadan mırlamaya dua
Gautama Buddha; 'Öfkeye sarılmak, birine atmak için kavradığımız sıcak bir kömür parçası gibidir; yanan aslında sizsinizdir.” * Benjamin Franklin; 'Öfke hiçbir zaman sebepsiz değildir. Ama iyi bir nedeni olanı nadirdir.”...
Çaylaklar ve dinazorlar
Sinek kadar aklıyla gönlümü sınıyor, ısırıyor… Yok etimoloji, yok terminoloji, yok demagoji… Bildiklerini de al, git; Allah aşkına! -Mülayim sert- * Çocuklar dinazorları sever; çünkü vahşi şeyleri elle tutulur sevimli gösterir bi çağın...
O anekdotu sakince yere bırak
'Her şey neye layıksa ona dönüşür” Bir cocukla kaç saat sohbet edebilirsiniz? Bu çocukluğunuzun nasıl geçtiğine bağlı. Bir yetişkinle ne kadar sohbet edebilirsiniz? Sizi dinlediği kadar. Hayatın hafiflediği günlerden geçiyoruz sade...
Saygı bey, şefkat hanım
'Saygı, sevgiden arta kalan boşlukları doldurmak için uydurulmuş bir sözcük” der Tolstoy; Anna Karenina'da… 'Saygısızlık” dediğimiz çoğu şey aslında sevginin egoya yenilmesidir.  Yani saygı egoya, sevgi yüreğe çalışır!...
Dünyanın düşünceleri yoktur! Virüslerin de…
Dönüşüyoruz… Veballerimize ve sırlarımıza… Tüm kapılar kapanabilir. Geçitlerde ışık olmayabilir, iki ayağımız da çukura girebilir yahut paçayı kurtarabiliriz. Ve insanların düşünceleri vardır. 'Elim-ayağım demeyesin yavrum”...
Bu kadar yüksekten ancak düşerek inilir
'Her büyük fedakarlık, mükemmel tatminler gizler…” Mükemmel sorular belirir kafanızda ama soramazsınız. Sormak demek, karşındakini incitmek nicedir çünkü… Düşünüp düşünmediğini çakmış olmanız, yüzüne sorma cesaretini...
Sen kaç! Ben onları oyalarım…
Bazen bir çok şey aynı anda olur. Eşzamanlıdır salıncaklar. Şu saklanan samanın zamanı gelmez. Yiter avucundakiler. Aynı anda yara alırsın aynı yerden. Aynı anda atar tepenin tası. Andadır sır. Anlaşıldığı anda dökülür. (Hiç yara...
Dualarımız gökte asılı kalmadan, ömür bitmeden...
Sistem, kanser edebilir! Oysa her kafaya bir çatlak yeter. Hastalanmak affedemediğimiz, teşekkür edemediğimiz, temizleyemediğimiz her şeydir. Kapımızın önünü temizleyemediğimizde, kursağımızda kaldığında hevesler, 'bir saçmalık...
Mesele…
Ben karalardım kalemin dik duruşu, beyaz kağıda emredişi, beyaz kağıdın muhafaza edişi sararana kadar… Güzeldi; tuşlardan önce.  Şimdi sadece tuş, 'tik-tak-tok, zonk”!.. Sana; Tüm uzay boşluğundan bir nokta olarak, galakside...


sanalbasin.com üyesidir