Dr. Bekir Tok
Dr. Bekir Tok
Konya’da doğdum, Konya’nın eski tarihi ile meşhur Sille Mahallesine mensubum. İlköğretim ve Liseyi Konya’da okudum. 2010 yılında Konya Meram Fen Lisesi’nden mezun oldum. 2016 yılında Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Tıp Fakültesinden mezun oldum. Aynı yıl girdiğim ama isteksiz bir şekilde çalıştığım TUS sınavında beklediğimden yüksek puan alınca hangi bölümü yazacağımı şaşırdım. Çünkü o dönemlerde bile tıbbın bütüncül olması gerektiği zihnimin bir köşesinde yer alıyordu. Aile Hekimliğini bu kapsama en yakın branş olarak düşünsem de fonksiyonlarını yitirmiş ve insanların aşılarını ve ilaçlarını takip etme pozisyonuna düşürülmüş bir dalı da tercih edemedim. Döndüm dolaştım, Konya Meram Tıp Fakültesi Ortopedi bölümünü yazdım. Puanıma göre oldukça düşük bir bölüm olmasına rağmen yine de mantıklı olanı tercih etmek istedim. Yoğun çalışma şartları ve beyaz önlüklü askeri hiyerarşiye 4 ay dayanabildim. 4 ay sonra zor da olsa istifa edebildim. Bundan sonra yeni bir hayat beni bekliyordu. Kendimi akvaryumdan çıkmış bir balık gibi hissettim bu tarihten sonra. Doğru bildiğim birçok yanlışın bize değiştirilemez temel kaideler gibi öğretildiğini fark etmeye başladım. Bir süre işyeri hekimliği yaptım. Kolay çalışma şartları bolca okumama, araştırmama ve geleneksel uygulamalarda deneyim kazanmama vesile oldu. Daha sonra Konya’da Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp Kliniklerinde iki sene kadar çalışma fırsatı buldum. Şimdi de 2019 yılından itibaren Ankara’nın Etimesgut ilçesinde yeni muayenehanemizde hizmet vermeye başladık. Mantalitem; şifanın sadece, insanı yaratan ve her zerresine hükmeden Allah Azze ve Celle’den olduğu, ne yapılırsa yapılsın o dilemediği sürece şifanın da hastalığın da gelmeyeceğidir. Şifa bazen meşru yollarla gelir, bazen de gayrimeşru yollarla bir imtihan olarak… Önemli olan şifaya meşru vesilelerle ulaşmaya çabalamaktır. Hastalıkların artmasının sebepleri; insanın kendi eliyle kendine yaptıkları sebebiyledir. Dr. Bekir Tok, Adres: Kazım Karabekir Mah. İstasyon Cad. No: 126 Etimesgut/Ankara -Telefon: 0 312 245 2343 - 0 552 645 2343
Yazarın Makaleleri
Bizi koronavirüs değil PARONOVİRÜS sarstı
Koronavirüs furyası başlayalı neredeyse 1 sene oldu.  Türkiye'deki 'Paronovirüs” tohumu ise ilk defa Mart'ın ortalarında atılmıştı.  Oysa koronavirüs vakaları zaten o tarihe kadar birçok yerde görülüyordu....
Sosyal medyanın amansız sağlık fenomenleri
Sosyal medyanın bin tane zararlı yönünü arka arkaya sıralayabilsek de faydalı olduğu yönler de yok değil.  Bu faydalardan en önemlisi de bütün alanlarda insanı köleleştirmek üzerine kurulmuş sisteme karşı duran ve bu sistemin öğretilerine...
Hastalık yönetiminde beslenme ve motivasyonun önemi
Hastalık dönemi; beslenmenin ve moralin en önemli olduğu dönemdir.  Sağlık döneminde hastalanmamak için beslenmeye ne kadar önem vermek gerekiyorsa, hastalık hallerinde bu ihtimam daha da artırılmalıdır.  Hastalık hallerinde bağışıklık...
Zatürre aşısının hikâyesi
Koronavirüs pandemisi sürecinde; koronavirüsün kabul görmüş aşısı bulunana kadar, ciro hedeflerini düşürmek istemeyen ilaç firmaları eksenli küresel sağlık örgütlerinin, grip aşısından sonraki ikinci önerisi 'pnömokok aşısı”,...
Grip aşısı bilmecesi
Havalar soğudukça, mevsimlik sorular da gelmeye başladı.  Bu sene koronavirüs pandemisi nedeni ile 'viral ve bakteriyel solunum hastalıkları üst üste gelmesin” diye grip aşısı ve pnömokok (zatürre) aşıları önerildi.  Böylece,...
Çocuklarınızı markete götürme gibi bir alışkanlığınız olmasın!
-Gıda sektörü ile sahte sağlık sektörünün arka plandaki dostluğu insanoğlunu hasta ediyor! Bu fotoğrafı bugün bir markette çektim.  Şöyle bakınıp düşünüyordum ki, dedim; 'resmini çekip, yazarak düşünelim hep beraber”…...
Hepimiz, her şey yolunda gitsin istiyoruz!
Bir gün kalktığımızda güneş doğmamış olsa…  Bir gün bahar gelmeyi unutsa…  Ay ile güneş rotalarını şaşırsa…  Beşer yapımı makinalar gibi ara ara arıza verselerdi… Bir gün bedenimiz 'ben yoruldum” dese,...
Denize düşünce hemen yılana sarılma!
Bir önceki yazımızda, beden ülkesinin sınır muhafızlarından bahsetmiş; bu harika mikrocanlıların düzenini hangi davranışlarla bozduğumuza kısaca değinmiştik. Hem gelen sorular üzerine hem de ilave etmek istediğimiz bazı bilgilerle bu...
Beden ülkesinin sınır muhafızları
Vücudu bir ülkeye benzetirim birçok yazımda.  Yine bu örnek üzerinden hastalıkların yönetiminde yapılan yanlışlıklardan bahsedelim. Beden ülkesinin sınırlarını cilt, solunum sistemi, duyu organları, genital organlar ve ağızdan makata...
Beslenmede, “hangi diyet ekolü" sorusu doğru soru mu?
Muayenelerimde hastalarımla genelde yaşadığım trajikomik bir diyalogdan bahsetmek istiyorum: "Hocam tavuk eti benim kan grubuma uymadığı için tüketmiyorum." Bazı şeyleri yanlış anlıyoruz, ya da doğru yerden başlayamıyoruz. Birinci sınıf...
İnsanoğlunun mikroplarla olan haksız savaşı
Dünya tarihine göz gezdirdiğinizde birçok salgın hastalıkla karşılaşırsınız. Dünyayı kasıp kavuran, milyonlarca insanın ölümüne yol açan salgın hastalıklar, tarihe silinmez derin izler bırakmıştır. İnsanoğlu, başına gelenlerden...
Ağrı kesiciler hastalığı perdeliyor
Bir fabrika yöneticisi olduğunuzu düşünün...  Birbirine bağlı yüzlerce prosesin hassas makinalarla işlendiği bir üretimin yapıldığı fabrika...  İşçilerinizden birisi gelip bir makinadaki sorundan bahsediyor ve siz, her seferinde...
Covid önlemleri ve tedavi şekillerinin hiç birisi beni ikna etmedi!
2020 yılı benim aklımda bu resim ile kalacak! 'Pandemi” tiyatrosunun sahnelerinden biri bu resim... "Dimyata pirince giderken, evdeki bulgurdan olma"nın resmi.  Her yerde karşılaşabileceğiniz bir portre! 2020'yi anlatan fotoğraf...


sanalbasin.com üyesidir