23 Kasım 2020 Pazartesi 17:04
615 Okunma
Kırım Tatarları, FETÖ’cü yapılanmadan rahatsız! Haber Analiz: Kırım’da Din -Siyaset -Ticaret üçgeninde Rusların açmazı

HABER ANALİZ

KIRIM, Bahçesaray - Simferopol, Hanzade Elmara

2014 yılında Rusya’nın, Kırım’ı Ukrayna’dan geri almasıyla birlikte Karadeniz ve Doğu Avrupa’da dengeler birdenbire değişti. 

Kırım’daki Batı yanlısı Kırım Tatar liderliği Ukrayna’ya kaçmak zorunda kaldı. Mustafa Cemilev önderliğindeki bu grubun temel tezi, Rusya yönetiminde Kırım Tatar ve Müslümanların yok edileceğiydi. 

Ukrayna yönetiminde kaldıklarında Kırım Tatarlarına otonomi verileceği propagandasını yaptılar. 

Oysa Ukrayna yönetiminde geçen 25 yılda Kırım Tatarlarına hiçbir statü verilmemişti. 

Perde gerisindeki asıl hedef, Kırım Tatar ve Müslümanların Kırım’ı boşaltarak batı müdahalesi için fiili durum yaratmaktı.

Oysa Avrupa ve ABD, Arap Baharı’nın sarsıcı etkileriyle birlikte aşırılıkçı grupların terör eylemleriyle meşguldü. 

Kırım’daki Türk ve Müslüman halkların garantörü konumundaki Türkiye ise Batı ile İslam dünyası arasında kalmıştı. 

Suriye’den yönelen çok boyutlu terör tehdidine karşı Rusya ile birlikte çözüm arayışındaydı. 

Üstelik uzun yıllardır Kırım, Kafkasya ve Orta Asya jeopolitiği sahadaki FETÖ ajanları eliyle yürütülüyordu. 

Bölgedeki TİKA, Yunus Emre Enstitüsü gibi kuruluşları yöneten FETÖ’cü bürokratlar, onların desteklediği Mustafa Cemilev liderliğindeki Kırım Tatar grupları, Ukrayna’dan Kırım’a oradan Türkiye’ye uzanan karanlık ticari ilişkileri ve FETÖ okulları girift bir ilişki ağıyla birbirine bağlıydı. 

Ankara’nın bu stratejik bölgeye ilişkin bütünlüklü bir fikri bile yoktu.

Türkiye, Rusya’nın Kırım’ı ilhakını tanımadığını ilan etti ve Kırım’daki de-facto TİKA temsilciliğini kapatarak Kırım Müftülüğü ile ilişkilerini de tamamen kesti. 

FETÖ bağlantılı Kırım Tatar liderliği Kiev’e kaçarken Ankara, onları desteklemeyi sürdürdü. 

Fakat Kırım Tatar halkı ve diğer Müslüman topluluklar, yeni bir maceraya atılmaktansa vatanlarında kalmayı tercih ettiler.

-Mustafa Cemilev-

Mustafa Cemilev çevresinde yuvalanmış din-siyaset-ticaret ortaklığının Kırım’da kalan kalıntıları da yeni duruma göre pozisyon almayı seçtiler. 

Rusya da Kırım’daki geçiş döneminde bu çevrelerden faydalanma yoluna gitti. 

Müftülük statüsünü korurken, başındaki Emir Ali Ablayev, görevine devam etti.

-Emirali Ablayev-

Emirali Ablayev, KTMM ile beraber hareket edip Ukrayna’ya kaçmayı tercih etmedi. 

Kırım’da kalarak Kırım Tatar halkına sahip çıkmak ve halkın sorunları ile ilgilenmeyi kendisine vazife bildi. 

Kırım Cumhuriyeti Devlet Etnik İlişkiler ve Sınırdışı Edilmiş Halklar Devlet Komitesi  başkanlığına önce KTMM’nin eski yöneticilerinden Zaur Smirnov sonra Ukrayna döneminin Karasupazar Belediye Başkanı  olan ve 2014 yılında Kırım’ın Rusya’ya katılmasına karşı çıkan Albert Kongiev, getirildi. 

-Zaur Smirnov-

-Albert Kongiev-

Moskova, bu isimlerin eski düzenin adamları olduğunun farkındaydı. Fakat Kırım Tatar ve Müslüman toplulukları, yeni yönetime entegre etmeye çalışıyordu. 

Bu sırada zaten Suriye dolayısıyla gergin devam eden Ankara-Moskova ilişkileri, Rusya’nın Suriye’ye askeri olarak yerleşmesiyle giderek kötüleşti. 

2015 uçak krizi sırasında Kırım’daki Rus liderliğine şirin görünmek isteyen bazı Kırım Tatarlar, Başkent Simferopol’deki Lenin Meydanı’nda Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın maketini dahi yaktılar.

-Erdoğan Maketi Yakılması Simferopol-

Erdoğan’ın maketini yakan Ukrayna, zamanında FETÖ okullarında okuyan eski Başbakan Yardımcısı Ruslan Balbek, Kırım Tatar kontenjanından Duma’ya milletvekili olarak gönderildi. 

Bu adımın ardından Ruslan Balbek, diğer Kırım Tatar liderler üzerinde hakimiyet kurmak üzere bazı hamleler yaptıysa da Moskova buna izin vermedi. 

Ruslan Balbek’in Kırım Müftülüğünü ele geçirme çabası bunlardan en önemlisiydi. 

Bu süreçte Müftü Emir Ali Ablayev ve ailesiyle ilgili algı oluşturacak haberler Kiev’deki Kırım Tatarların kontrolünde bulunan ajanslara sızdırıldı. 

Kırım Müftülüğüne bağlı olmayan, bazı radikal İslami unsurların kontrolündeki camilerin, müftülüğe bağlanması için yapılan girişimler de Ruslan Balbek tarafından Müftüye karşı propaganda malzemesi olarak kullanıldı.

-Ruslan Balbek-

Halen Rusya Duması’nda milletvekili olan Ruslan Balbek, Kırım’da halktan kopuk olarak kendisini Kırım Tatar lideri olarak göstermek istiyor.

Kırım’da faaliyet gösteren tüm sivil toplum kuruluşları ile anlaşamıyor ve sürekli kavga ediyor. 

Kırım Tatar halkı için kurulan Millet TV’yi kendisinin özel kanalı gibi kullanıyor. 

Kırım Tatar halkının tarihini, milli hareket geçmişini ve hassasiyetini anlamıyor. 

Bu yüzden söylemlerini eskiden FETÖ’nün kullandığı argüman olan “Dinler ve kültürler arası diyalog” üzerinden yapıyor. 

Yaptığı faaliyetlerle sanki Kiev’den emir aldığı görüntüsü veriyor. 

Diğer taraftan Türkiye’de hükümet tarafından sevilmeyen Ruslan Balbek’in, geçtiğimiz yıllarda AK Parti kongresine de alınmadığı da biliniyor. 

Daha da önemlisi halen Rusya Duması’nda milletvekili olan Ruslan Balbek’e karşı Kiev’de yerleşik Rusya karşıtı Kırım Tatarları olumsuz tutum takınmıyor ve asla aleyhinde bir harekette bulunmuyor.   

Görüldüğü gibi Ukrayna döneminde dar bir kliğin kendi menfaatleri için oluşturduğu din-siyaset-ticaret denklemi, Rusya döneminde bu kez farklı isimlerle devam ediyor. 

Moskova, bu politika nedeniyle Kırım Tatarların entegrasyonunu sağlamakta bir türlü başarılı olamıyor. 

Kırım Tatarları arasındaki çekişme ve bölünmüşlük hali, belki kısa vadede Rusya’nın elini rahatlatsa da yakın gelecekte Rusya’nın aleyhine dönmesi kaçınılmaz görünüyor.

Kırım Tatar kamuoyu, FETÖ’cü yapılanmadan rahatsız. 

Kırım TATAR halkı soruyor; Kırım’ı Rusya mı yönetiyor yoksa  ABD-Ukrayna güdümlü FETÖ’cü kadrolar mı?

.

Hanzade Elmara, dikGAZETE.com

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Her türlü yorum, editör onayı gerekmeden anında yayınlanır. Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlâka ve dini değerlere aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk, yorum sahibine ya da içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir. Talep edildiğinde "IP no" ilgili mercilerle paylaşılır. Kısa yorumlarınızı, sayfa yenilenme süresi dolmadan “yorum gönder” butonuna tıklayıp kaydetmelisiniz; uzun yorumların, farklı sayfada yazılıp, kopyala-yapıştır şeklinde eklenmesi sayfa yenilenmesi halinde oluşan kayıpları önleyecektir.


sanalbasin.com üyesidir