Sürekli akışkan olan nehirler, durgun sulara göre daha temizdirler.

Çevresel faktörler o nehre, kirli atıklar bıraksalar dahi nehir sürekli akışkan olduğu için, bu kirli birikintileri tutmayarak 'Deniz'lere kadar ulaştıracaktır.

Böylece denizler, bu kirli suları kendi içinde eriterek “Absorbe” edecek/ etkisiz hale getirecektir.

Durgun sular ise hemen mikrop yuvası haline gelerek bulanıklaşırlar, temizlenmesi ise çok zordur; çünkü kendilerini yenileyecek akışkanlığa sahip değildirler.

Yeni düşünceler/ fikirler üretemeyen zihinler de akışkan/ dinamik olmayan durgun sular gibi bulanık olurlar.

Bu tarz zihinleri zehirlemekmikrop yuvası haline getirmek kolaydır; çünkü kendilerini yenileyebilecek/ temizleyecek dinamik yapıya sahip değildirler.

Bugünkü fikirlerine katılmasak dahi, sürekli düşünce/ fikir üreten insanları ciddiyetle takip edelim; çünkü bu insanların zihinlerindeki bu dinamik/ akışkan yapı, zamanla onları "Evrensel Düşünce Bütünlüğü"ne götürecektir.

Üretken/ akışkan/ dinamik olmayan veya üretkenliğini kaybetmiş bütün zihinler ise zamanla birer siyasi/ dini/ ideolojik çöplük haline gelerek mikrop saçmaya başlayacaklardır.

Durgunlaşan zihnimizi, tekrar aktif olana kadar, mikrop saçan hastalıklı düşüncelerden/ kişilerden uzak tutmamız yararımıza olacaktır…

.

Cengiz Han Güven, dikGAZETE.com

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol


sanalbasin.com üyesidir