Şamlı İybo, çatısı yıkık evinde özgürlük ve zaferin verdiği umutla hayata tutunuyor

Şamlı İybo, çatısı yıkık evinde özgürlük ve zaferin verdiği umutla hayata tutunuyor

Şam’ın Kabun Mahallesinde yaşayan 38 yaşındaki Abdurrahman İybo, Esed rejiminin bombardımanında çatısı yıkılan evine kurduğu çadırda hayatını sürdürüyor.


konuşan İybo, kardeşlerinden birinin ölüm yıl dönümünün, devrimin yıldönümü olan 15 Mart’a denk gelmesi nedeniyle, hüzün ve sevinci bir arada barındıran çelişkili duygular yaşadığını ifade etti.

Çocukluğunu ve gençliğini geçirdiği evin, bombardıman nedeniyle ağır hasar aldığını ifade eden İybo, savaşın yalnızca yapıları değil, hayatları da derinden etkilediğini, iki kardeşini Esed rejiminin saldırılarında kaybettiğini dile getirdi.

İybo, kardeşlerinden birinin devrimin kazanılacağına dair güçlü bir inanç taşıdığını ama zaferi göremediğini, diğer kardeşinin ise 15 Mart 2013’te hayatını kaybettiğini anlattı.

Savaş sürecinde kendisinin de sıkıntılar yaşadığını ve askeri istihbarat tarafından gözaltına alındığını aktaran İybo, yaklaşık iki ay tutuklu kaldığını, sorgulama sırasında ağır baskı gördüğünü, kendisine yöneltilen sorular karşısında, hayatta kalabilmek için kaçamak cevaplar vermek zorunda kaldığını söyledi.

“Bana kardeşimi kimin öldürdüğünü sordular. Rejim öldürdü tabi ki, ama nasıl cevap verebilirdim? doğrudan cevap vermek hayatıma mal olabilirdi." diye konuşan İybo, tutukluluk sürecinin ardından evine döndüğü ve yıkılan evini imkanları ölçüsünde yeniden onarmaya çalıştığını kaydetti.

Çatısı tamamen yıkılan eve branda gererek hayatını sürdürdüğünü, bazı eşyaları da hatıra olarak sakladığını ifade eden İybo, "Basit bir şekilde de olsa evi onarabildik. Şu an burada hayatımızı sürdürüyoruz. Eski eşyaların bir kısmı zarar görmüştü, tamir edilebilecek olanları atmadık, hatıra olarak sakladık. Yıkılan çatının yerine branda koyduk. Tüm zorluklara rağmen umutlarımızı koruyoruz." dedi.

Devrimin yıldönümünün kendisi için tarif edilemez bir hatıra olduğunu ifade eden İybo şöyle konuştu:

"Devrim hepimiz için bir dönüm noktası ve tarifi imkansız büyük bir anı. Allah’ın bize özgürlük ve zaferden sonra yeniden verdiği umutla yaşıyoruz.

Kardeşlerim Ebu Adnan ve Ebu Bro ile 2011 yılında olduğu gibi, devrim için birlikte hazırlık yapmamız, bayraklar ve pankartlar hazırlayıp, kutlamamız gerekirdi diye düşünüyorum. O günler hala aklımdan çıkmıyor, hafızamdan silinmiyor. Yıllar geçse de bu tarih geldiğinde hatıralarım hep canlanacak."

15 Mart benim için çelişkili duygular taşıyor. Bir yandan kazanılan devrim için sevinç, diğer yandan kardeşimi kaybetmem nedeniyle hüzün.

Kaynak: AA

dikGAZETE.com
ilgili haberler...
SİZİN DÜŞÜNCELERİNİZ
SİZİN DÜŞÜNCELERİNİZ
BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR