Rus uzman İrhin: Türkiye, Birinci Dünya Savaşı sonrası kurulan İngiliz kuşatmasını aşmaya çalışıyor

Rus uzman İrhin: Türkiye, Birinci Dünya Savaşı sonrası kurulan İngiliz kuşatmasını aşmaya çalışıyor

Rus siyaset bilimci Aleksandr İrhin, “Türkiye, Birinci Dünya Savaşı sonrası kurulan İngiliz kuşatmasını aşmaya çalışıyor” dedi

MOSKOVA - ÖZEL

Rus siyaset bilimci Aleksandr İrhin, Türkiye’nin “Mavi Vatan” konseptini resmi devlet doktrinine dönüştürmeye hazırlanmasının, yalnızca deniz yetki alanlarıyla ilgili olmadığını, aynı zamanda Birinci Dünya Savaşı sonrasında kurulan jeopolitik düzenin sorgulanması anlamına geldiğini söyledi.

Krımskoe Eho haber sitesinde bir makale yazan İrhin, Türkiye’nin yakın dönemde “Mavi Vatan” konseptini resmi doktrin olarak kabul etmeye hazırlanmasının, Doğu Akdeniz ve Karadeniz’de yeni jeopolitik tartışmaları beraberinde getireceğini belirtti.

İrhin’e göre; Ankara, Birinci Dünya Savaşı sonrasında İngiltere öncülüğünde oluşturulan ve Türkiye’nin hareket alanını sınırlandıran bölgesel düzeni aşmaya çalışıyor.

“Mavi Vatan” doktrininin kabul edilmesi halinde Türkiye’nin Ege Denizi, Doğu Akdeniz ve Karadeniz’deki çıkarlarını daha güçlü şekilde savunacağını ifade eden İrhin, bunun başta Yunanistan olmak üzere bölgedeki bazı aktörlerle gerilimi artırabileceğini söyledi.

İrhin, “Mavi Vatan konseptinin doktrin haline gelmesi, Türkiye’nin Ege ve Akdeniz’deki mevcut statükoyu sorguladığını resmen ilan etmesi anlamına gelir” değerlendirmesinde bulundu.

“İngilizlerin çift yönlü dengeleme sistemi”

Rus uzmana göre; bölgede bugün yaşanan birçok anlaşmazlığın kökeni, Birinci ve İkinci Dünya Savaşları sonrasında oluşturulan jeopolitik mimariye dayanıyor.

İrhin, Yunanistan’a bağlı bazı ada gruplarının Türkiye’nin Doğu Akdeniz’e açılımını sınırladığını savunarak, “14 Yunan adası, Türkiye’nin Ege’den Akdeniz’e çıkışını fiilen engelliyor. Bu durum, İngiliz etkisinin ve bölgesel politikasının bir sonucudur” dedi.

Londra’nın uzun yıllar boyunca hem Rusya’yı hem de Türkiye’yi dengeleyen bir sistem kurduğunu öne süren İrhin, “Türkler, Karadeniz Boğazları üzerinden Rusya’nın dünya okyanuslarına açılımını sınırlandırırken, Yunanistan da Ege’de benzer şekilde Türkiye’yi sınırlandırıyor. Bu, İngiliz merkezli bir dengeleme mekanizmasıdır” ifadelerini kullandı.

“Rusya ve Türkiye yakınlaşmak zorunda kalıyor”

İrhin, günümüzde Batı’nın hem Rusya’nın Kırım üzerindeki kontrolünü zayıflatmaya hem de Türkiye’nin Montrö rejimi üzerindeki bağımsız hareket alanını daraltmaya çalıştığını ileri sürdü.

“Bu çift yönlü baskı sistemi, tarihsel rakipler olan Rusya ve Türkiye’yi iş birliği yolları aramaya zorluyor” diyen İrhin, iki ülkenin Karadeniz’de son 250 yılda oluşan hassas güç dengesini korumakta ortak çıkarları bulunduğunu kaydetti.

Rus uzmana göre; Montrö Sözleşmesi, bugün yalnızca Karadeniz’in değil, aynı zamanda bölgesel güç dengesinin korunmasında da kritik rol oynuyor.

“Yeni dünya düzeninde sınırlar belirlenmeli”

Dünyanın çok kutuplu bir sisteme doğru ilerlediğini belirten İrhin, Moskova ve Ankara’nın önündeki temel meselenin karşılıklı nüfuz alanlarının sınırlarını belirlemek olduğunu söyledi.

İrhin, “Türkiye için Türk Devletleri Teşkilatı çerçevesindeki genişleme hedeflerinin sınırlarını görmek, Rusya için ise Türkiye açısından hassas olan bazı konularda daha dengeli bir yaklaşım geliştirmek önem taşıyor” dedi.

Karadeniz ve Doğu Akdeniz’deki istikrarın korunmasının Rusya-Türkiye ilişkilerinin geleceği açısından kritik olduğunu vurgulayan İrhin, iki ülke arasındaki iş birliğini “bölge dışı güçlerin etkisine karşı bölgesel güçlerin ortak hareket etmesi” şeklinde tanımladı.

“Bu jeopolitik formül, bölge dışı aktörlerin yayılmacılığına karşı bölgesel güçlerin ittifakı olarak tanımlanabilir” diyen İrhin, bu yaklaşımın Moskova ile Ankara’yı bazı konularda birbirine yakınlaştırdığını ifade etti.

“Akdeniz Türkiye için refahın sembolü”

Türk siyasi kültürü ve dilindeki jeopolitik kodlara da dikkat çeken İrhin, Türkçede Akdeniz’in “Akdeniz”, Karadeniz’in ise “Karadeniz” olarak adlandırılmasının yalnızca renklerle ilgili olmadığını savundu.

İrhin, “Türk siyasi hafızasında Akdeniz; refahı, ticareti ve fırsatları temsil ederken, Karadeniz daha sınırlı imkânlarla ilişkilendiriliyor. Türkiye’nin ekonomik geleceğini deniz ticaretinde gördüğü açıktır” değerlendirmesini yaptı.

Türkiye’nin Doğu Akdeniz’de daha etkin bir rol üstlenmek istediğini belirten İrhin, Ankara’nın bu hedef doğrultusunda tarihsel olarak kendisini sınırladığını düşündüğü jeopolitik engelleri aşmaya çalıştığını sözlerine ekledi.

.

Fuad Safarov, dikGAZETE.com

ilgili haberler...
SİZİN DÜŞÜNCELERİNİZ
SİZİN DÜŞÜNCELERİNİZ
BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR