Dünyada 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü etkinlikleri

Dünyada 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü etkinlikleri

15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü dolayısıyla çeşitli ülkelerde anma programları düzenlendi.

Girne kentindeki Boğaz Şehitliği’nde düzenlenen şehitleri anma törenine, KKTC Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, Cumhuriyet Meclisi Başkanı Ziya Öztürkler, Başbakan Ünal Üstel, Türkiye'nin Lefkoşa Büyükelçisi Ali Murat Başçeri, Kıbrıs Türk Barış Kuvvetleri Komutanı Korgeneral Sebahattin Kılınç, Güvenlik Kuvvetleri Komutanı Tümgeneral İlker Görgülü, ana muhalefet Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Genel Başkanı Sıla Usar İncirli, bazı bakanlar, askeri erkan ve vatandaşlar katıldı.

Törene, Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı (TİKA) tarafından KKTC'ye getirilen 15 Temmuz şehidi Murat İnci'nin kızları Müberra, Dürdane ve Melisa Elif İnci de katıldı.

Tören, şehitlikteki anıta çelenk sunulmasıyla başladı, saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı'nın okunmasıyla devam etti.

Türkiye'nin Lefkoşa Büyükelçisi Başçeri tören konuşmasında, 15 Temmuz 2016'da cumhuriyete vurulmak istenen darbenin, şehit ve gazilerin kahraman mücadelesi sayesinde önlendiğini belirterek, milli birlik ve beraberlik ruhu içinde milletin verdiği mücadelenin bilinmesinin ve toplumsal hafızanın diri tutulmasının önem taşıdığına dikkati çekti.

Darbe girişimi nedeniyle hayatını kaybeden şehitler anısına beş yıl önce Boğaz Şehitliği’ne dikilen zeytin fidanlarının her geçen gün büyüdüğünü aktaran Büyükelçi Başçeri, "İrade de zafer de bizimdir. 15 Temmuz hain darbe girişimini, devlete yönelik büyük tehdidi ortaya çıkardı. Bu tehdidin bertaraf edilmesinde en büyük pay devletini ve demokratik kazanımlarını korumak için ölümü görüp ölüme yürüyen Türk milletine aittir." diye konuştu.

Başçeri, darbenin önlenmesiyle bugün küresel ve bölgesel düzeyde etkin, sorumluluk sahibi ve kararlı bir aktör olarak konumlanmış Türkiye’nin istikbale emin adımlarla yürüdüğünü vurgulayarak, bu yürüyüşü önlemeye kimsenin gücünün yetmeyeceğini kaydetti.

Tören duaların okunması, şehit kabirlerine karanfil bırakılması ve 15 Temmuz Şehitleri anısına oluşturulan fidanlık ziyaretiyle sona erdi.

Törene katılan 15 Temmuz şehidi Murat İnci'nin kızı Melisa Elif İnci,
babasının şehitler diyarında Türk milletini temsil ettiğini belirterek, "Şehit babamla gurur duyuyorum." dedi.

15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü kapsamında KKTC'ye geldiklerini ifade eden İnci, babasının Türkiye'nin geleceği için hayatını vermekten çekinmediğini anlatarak, "15 Temmuz olduğunda ben küçüktüm. Babam şehit oldu. Ondan sonra biraz değiştim. Bugün aynı olay olsa ben de gider, canımı veririm. İnsanlar vatanları için kendilerini ortaya koymaktan çekinmesinler." diye konuştu.

Türk milletinin iradesini korumak için babasının hiçbir silahı olmadan darbecilere karşı koyarken şehit olduğunu hatırlatan İnci, cesur bir insanın kızı olmaktan her zaman gurur duyacağını söyledi.

İstiklal Müzesi'nde düzenlenen etkinliğe Türkiye'nin Bakü Büyükelçisi Birol Akgün, büyükelçilik müşavirleri, Bakü'deki Türk kurum ve kuruluşlarının temsilcileri, Azerbaycanlı milletvekilleri ve davetliler katıldı.

İstiklal Marşı ve Azerbaycan Milli Marşı'nın okunmasıyla başlayan programda konuşan Büyükelçi Akgün, 15 Temmuz şehitlerini rahmet ve minnetle andığını belirtti.

Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) devletin en hassas kurumlarına sızarak 15 Temmuz 2016 gecesi anayasal düzeni hedef aldığını belirten Akgün, örgütün yalnızca Türkiye için değil, faaliyet gösterdiği tüm ülkeler açısından da ciddi bir ulusal güvenlik tehdidi oluşturduğunu söyledi.

Akgün, FETÖ'nün propaganda, aldatma ve casusluk yöntemleriyle hareket ettiğini vurgulayarak, dost görünümü altında özellikle yurt dışında varlığını sürdürmeye çalıştığını ve bu tehdide karşı her zaman teyakkuzda olunması gerektiğini ifade etti.

15 Temmuz darbe girişiminin ilk anından itibaren Türkiye'nin yanında yer alan Azerbaycan'a teşekkür eden Akgün, Cumhurbaşkanı İlham Aliyev liderliğindeki Azerbaycan devleti ve halkının sergilediği dayanışmanın "tek millet, iki devlet" anlayışını bir kez daha güçlendirdiğini dile getirdi.

Akgün, "Türkiye Cumhuriyeti, uluslararası hukuktan doğan hakları temelinde, devlet ve millet birlikteliğiyle bu sinsi terör örgütüne karşı yürüttüğü uzun soluklu mücadeleyi yurt içinde ve yurt dışında kararlılıkla sürdürecektir." değerlendirmesinde bulundu.

Türk milletinin 15 Temmuz gecesi bağımsızlığına yönelik hiçbir girişime boyun eğmeyeceğini tüm dünyaya gösterdiğini belirten Akgün, demokrasi uğruna mücadele eden vatandaşlara teşekkür etti.

Programda ayrıca Azerbaycan-Türkiye Parlamentolar Arası Dostluk Grubu Başkanı Ehliman Emiraslanov, Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi İletişim Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Zakir Avşar ve Azerbaycan İktisat Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Nazım Cafersoy da konuşma yaptı.

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığınca 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü kapsamında hazırlanan ve Prof. Dr. Burhanettin Duran'ın takdim ve değerlendirmeleriyle başlayan video gösteriminin gerçekleştirildiği programda, Anadolu Ajansı foto muhabirlerinin objektifinden 15 Temmuz darbe girişimine ilişkin fotoğraflar da sergilendi.

Türkiye'nin Bakü Büyükelçiliği, Yunus Emre Enstitüsü ve TİKA Bakü Koordinatörlüğünün katkılarıyla düzenlenen program, Kur'an-ı Kerim tilaveti ve dua ile sona erdi.

Türkiye'nin Astana Büyükelçiliğinde düzenlenen törende, Fetullahçı Terör Örgütü’nün (FETÖ) 15 Temmuz 2016'daki darbe girişiminde şehit olan 253 kişi, darbe girişiminin 10'uncu yılında dualarla anıldı.

Astana Büyükelçisi Mustafa Kapucu'nun ev sahipliğinde düzenlenen törene, Kazakistan Bilim ve Yükseköğretim Bakanı Sayasat Nurbek, Kazakistan Savunma Bakanlığı yetkilileri, Dünya Türk İş Konseyi (DTİK) Kazakistan Temsilcisi Ahmet Budan, Astana'da faaliyet gösteren Türk kurum ve kuruluşlarının temsilcileri, iş insanları ve basın mensupları katıldı.

Bir dakikalık saygı duruşuyla başlayan törende, iki ülkenin milli marşları okundu. Programda, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran'ın 15 Temmuz'un 10'uncu yılı dolayısıyla hazırlanan video mesajı katılımcılara izletildi.

Törende konuşan Büyükelçi Kapucu, 15 Temmuz 2016 gecesi Türkiye'nin demokrasi tarihinin en kritik sınavlarından birini verdiğini belirterek, "15 Temmuz 2016'da FETÖ'nün darbe girişimi sırasında 253 vatandaşımız hayatını kaybetti, binlerce vatandaşımız yaralandı. Sayın Cumhurbaşkanımızın çağrısıyla yüz binlerce vatandaşımız meydanlara çıkarak bu hain darbe girişimini engelledi ve tehdidi bertaraf etti." ifadelerini kullandı.

FETÖ ile mücadelenin kararlılıkla sürdüğünü vurgulayan Kapucu, "Şu ana kadar Türkiye’de 750 binin üzerinde kişi terör örgütü üyeliğinden yargılandı. Binlerce kişinin yargı süreci devam ediyor, halen 10 binin üzerinde kişi terör örgütü üyeliğinden cezaevlerinde bulunuyor." ifadelerini kullandı.

Örgütün aradan geçen 10 yıla rağmen gizli yapılanmasını sürdürmeye çalıştığını belirten Kapucu, "Son birkaç gün içerisinde yaklaşık 1000 kişi hakkında soruşturma ve yakalama kararı alındı. Bu durum, örgütün kendisini gizlemeyi başaran yapısını korumaya çalıştığını gösteren önemli işaretlerden biridir." dedi.

FETÖ’nün faaliyetlerini eğitim kurumları üzerinden yürüttüğüne dikkati çeken Kapucu, "Örgüt, eğitim faaliyetlerini masum bir görünüm altında kullanarak 160’tan fazla ülkede kendisini gizlemeyi başardı ve bu ülkelerde önemli kazanımlar elde etti. Türkiye’deki darbe girişimi de sadece Türkiye içinden değil, yabancı unsurların teşvikiyle başlatılmış bir harekettir." değerlendirmesinde bulundu.

Kapucu, FETÖ’nün yalnızca Türkiye için değil, faaliyet gösterdiği tüm ülkeler açısından güvenlik tehdidi oluşturduğuna işaret ederek, "Bu örgüt sadece Türkiye için bir tehdit değildir. Faaliyet gösterdiği her ülkede bir güvenlik sorunudur. Biz de dost ve kardeş ülkeleri kendi tecrübelerimiz ışığında uyarmaya devam ediyoruz." ifadelerini kullandı.

Yurt dışında örgütle mücadelenin sürdüğünü kaydeden Kapucu, "Çok sayıda eğitim kurumu devralındı, çok sayıda eğitim kurumu kapatıldı. İslam İşbirliği Teşkilatı ve Asya Parlamenterler Meclisi başta olmak üzere birçok uluslararası kuruluşun FETÖ’yü terör örgütü olarak tanıması mücadelemiz açısından büyük önem taşımaktadır." değerlendirmesinde bulundu.

Kapucu, Kazakistan'ın 15 Temmuz darbe girişiminin ilk saatlerinden itibaren Türkiye'nin meşru hükümetine verdiği desteği hatırlatarak, "Kazakistan hükümetine bir kez daha teşekkür ediyorum. Türkiye olarak, Kazakistan dahil yurt dışında faaliyet gösteren FETÖ yapılanmalarının çökertilmesi ve deşifre edilmesi konusunda her türlü desteği vermeye hazırız." dedi.

Günümüzde hibrit tehditlerin önem kazandığını dile getiren Kapucu, "FETÖ'nün Türkiye'deki yapılanması büyük ölçüde sona erdirilmiş olsa da küresel faaliyetlerini yakından takip ediyor, özellikle medya ve sosyal medya üzerinden Türkiye'nin istikrarını hedef alan girişimlerini dikkatle izliyoruz." ifadelerini kullandı.

Kapucu, konuşmasını, "Hain darbe girişiminde hayatını kaybeden 253 şehidimizi rahmetle anıyor, 2 binin üzerindeki gazimize şükranlarımı sunuyorum. Türkiye, hiçbir etnik köken veya siyasi ayrım gözetmeksizin terör örgütlerine karşı mücadelesini kararlılıkla sürdürecektir." sözleriyle tamamladı.

Törende şehitler için Kur'an-ı Kerim tilaveti yapılırken, program 15 Temmuz darbe girişimi gecesine ait fotoğrafların yer aldığı serginin gezilmesiyle sona erdi.

Türkiye'nin Tiflis Büyükelçisi Mustafa Türker Arı'nın ev sahipliğinde büyükelçilikte gerçekleşen program, saygı duruşu ve İstiklal Marşı'nın okunmasıyla başladı.

Büyükelçilik çalışanları, Gürcistan'daki Türk kurumlarının temsilcileri, Türk iş adamları, Tiflis'teki Türk vatandaşları ve diğer davetlilerin katıldığı etkinlikte konuşan Arı, programa gelenlere teşekkür etti.

Bugün tüm şehitleri saygıyla andıklarını kaydeden Arı, şu ifadeleri kullandı:

"Anma törenimiz, 15 Temmuz 2016 tarihinde hain darbe girişiminde bulunan Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) mensuplarına karşı koyan, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın çağrısıyla sokaklara çıkan ve hainlerin açtıkları ateş sonucunda hayatlarını kaybeden vatandaşlarımızın ruhlarının şad olması temennimizle bu sabah Tiflis'teki camide Kur'an-ı Kerim tilavetiyle başladı."

Terörizmin, uluslararası barış ve güvenliğin karşısındaki en büyük tehditlerden biri olduğuna işaret eden Arı, "Bugün dünyanın çeşitli ülkelerinde ve bölgelerinde farklı terör örgütlerinin yol açtığı yıkıma şahit oluyoruz." diye konuştu.

Arı, Türkiye'nin teröre en çok kurban veren ülkelerden biri olarak ulusal düzeyin yanı sıra uluslararası alanda da terörizmle mücadele faaliyetlerinde ön saflarda yer almaya devam ettiğini belirterek, şöyle devam etti:

"Bu vizyonla ve daha etkin mücadele mekanizmalarının oluşturulması amacıyla ikili ve çok taraflı platformlardaki girişimlerimizi sürdürmekteyiz. 15 Temmuz 2016 gecesi devlet ve millet olarak darbe görünümlü bir işgal girişimine en güçlü şekilde mukavemet gösterdik."

Yurt dışı destekli bir terör örgütü olan FETÖ'nün karanlık yüzünü 15 Temmuz'da dünyaya gösterdiğini ifade eden Arı, "253 vatandaşımızın ölümünden sorumlu olanlar adalete ve o gece hayatını ortaya koyan Türk milletine hesap vermektedirler." dedi.

FETÖ'nün faaliyetleri hakkında bilgi paylaşan Arı, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Türkiye, FETÖ ve diğer ulusal ve uluslararası tehditlere karşı yılmadan ve kararlılıkla mücadelesini sürdürmektedir. Bu çabalarımız ve uluslararası işbirliğimiz sayesinde örgütün küresel faaliyetleri akamete uğratılmıştır ve uğratılmaktadır. Buna karşın bu terör örgütü mağdur söylemiyle basında tekrar görünür olmaya ve asılsız haberler yaymaya çalışmaktadır. Terör tehdidine karşı kalıcı çözüm ancak uluslararası düzeyde somut işbirliğiyle sağlanabilir. Bu bakımdan, devletler arasındaki işbirliği daha da önem kazanmaktadır."

Büyükelçi Arı, "Milletimizin iradesi 15 Temmuz 2016 tarihinde olduğu gibi bundan sonra da FETÖ terör örgütüyle mücadelemizde en büyük teminatımızdır. Türkiye’nin bu mücadelesinde destek veren devlet ve toplumlar da Türk milletinin kalbindeki özel yerini koruyacaktır." ifadelerini kullandı.

Türkiye'nin Bağdat Büyükelçiliği tarafından Bağdat'taki Türk Şehitliği'nde düzenlenen programa, Türkiye'nin Bağdat Büyükelçisi Anıl Bora İnan'ın yanı sıra Kerkük Valisi ve Irak Türkmen Cephesi (ITC) Başkanı Muhammed Seman Ağa, Bağdat’ta faaliyet gösteren Türk kurum ve kuruluşlarının temsilcileri, ITC milletvekilleri ve çok sayıda yetkili katıldı.

Şehitler için Kur'an-ı Kerim tilavetiyle başlayan programda konuşan Büyükelçi İnan, "15 Temmuz gecesi 'irade bizim, zafer bizim' diyen yüce Türk milletinin tarihe geçen en büyük eserlerinden birisidir." dedi.

Büyükelçi İnan, şu ifadeleri kullandı:

"Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün 'bağımsızlık benim karakterimdir' şiarını benimseyen yüce Türk Milleti bağımsızlığını ve egemenliğini korumak için canını ortaya koymaktan çekinmeyeceğini tüm dünyaya o gece bir kez daha göstermiştir."

FETÖ'nün kendisini bazen sivil toplum kuruluşu, bazen eğitim kurumu olarak tanıttığını, dini vasfı olan bir topluluk kisvesi altında gizli gündemini ilerletmeye çalıştığını belirten Büyükelçi İnan, bu yapının çok katmanlı uluslararası ve gizli hücrelerden oluşan bir terör ve organize suç örgütü olduğunu söyledi.

FETÖ'nün yegane hedefinin Türkiye Cumhuriyeti olduğunu varsaymanın büyük bir yanılgı olduğunu vurgulayan İnan, örgütün sinsi ajandasıyla, bulunduğu her ülkenin kurumlarına sızmaya çalışırken vergi kaçakçılığına, kara para aklamaya, vize ve iltica başvurularında sahtekarlıklara, göçmen kaçakçılığına, şantaj ve cinayete kadar ülkelerin kamu düzenini tehdit eden yasa dışı faaliyetlere de bulaştığını anlattı.

Büyükelçi İnan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Örgütün organize suçla olan bağlantısı, gizli ajandaya sahip olması ve istihbarat servisleriyle olan ilişkileri; FETÖ'ye kucak açan ülkeler açısından da büyük risk barındırmaktadır. Örgüt, insani yardım, eğitim, ticaret gibi kavramların arkasına sığınarak ve dini değerleri istismar ederek dünyanın farklı bölgelerinde etkinlik kazanmaya gayret etmektedir. Bulundukları ülke makamlarınca örgütün faaliyetleri araştırıldığı takdirde, bu yasa dışı faaliyetler açığa çıkarılabilecektir. 15 Temmuz gecesi yaşananlar, hain bir darbe teşebbüsünün ötesinde, demokratik yollarla seçilmiş hükümeti, Cumhurbaşkanımızı ve Türkiye'deki anayasal düzeni devirmeyi hedefleyen kanlı bir terör eylemi olarak tarihe geçmiştir.

15 Temmuz, FETÖ'nün devletimize yönelik yarattığı büyük tehdidi ortaya çıkarmıştır. Bu tehdidin bertaraf edilmesinde en büyük pay, kendi iradesi üzerine bir güç tanımadığını, devletini ve demokratik kazanımlarını korumak için hayatını vermeye hazır olduğunu ortaya koyan Türk milletine aittir. 15 Temmuz darbe girişiminin FETÖ tarafından organize edildiği, örgüt içerisinden gelen itiraf ve ifşaatlarla ortaya konulmaktadır. 253 vatandaşımızın katlinin failleri er ya da geç Türk adaletine ve Türk milletine hesap verecektir. FETÖ ve diğer ulusal ve uluslararası tehditlere karşı yılmadan ve kararlılıkla mücadele etmekteyiz. Dost ve müttefik ülkelerdeki FETÖ iltisaklı yapıların faaliyetleri devletimizin yürüttüğü uluslararası işbirliği sayesinde akamete uğratılmış ve uğratılmaktadır."

Terör örgütünün küresel ağında ciddi bir bozulma yaşandığını dile getiren İnan, örgütün, propaganda ve lobi imkanlarını kullanarak asılsız haberler üzerinden mağduriyet hikayesi yaratmaya, medyada tekrar görünür olmaya ve Türkiye'ye düşman çevrelerle işbirliğini güçlendirmeye gayret ettiğini ifade etti.

"FETÖ ile mücadele, ulusal güvenliğimizin en önemli bileşenlerindedir." ifadesini kullanan İnan, şunları kaydetti:

"Örgüt elebaşının 2024 yılında ABD'de ölümü, bizi rehavete sokmamıştır. Devlet olarak bu karanlık örgüt tamamen tasfiye oluncaya kadar mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğimizden kimsenin kuşkusu olmamalıdır. Bu çerçevede, FETÖ'ye finansman sağlayan sözde eğitim kurumlarına karşı Irak makamlarını ve halkını müteyakkız olmaya bir kez daha davet ediyorum. Irak'ta bulunan 50'nin üzerinde sözde FETÖ eğitim kurumunun kapatılması ve devri için ilgili Irak makamlarından gerekli adımları atmasını beklediğimizi bu vesileyle yineliyorum. Irak'taki yegane Türk okullarının Türkiye Maarif Vakfı çatısı altında başarılı şekilde faaliyetlerini Bağdat, Kerkük ve Erbil'de sürdürdüğünü, Basra ve Musul’da da en kısa sürede faaliyete geçeceğini vurgulamak isterim.

15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü, vatanımıza kasteden hain girişimlere karşı toplumsal hafızamızın diri tutulması, şehitlerimizin ve gazilerimizin anılması bakımından büyük önem taşımaktadır. Ülkemizin bağımsızlığı ve hür istikbali uğruna şehadete eren tüm vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet, yakınlarına ve milletimize başsağlığı diliyor; Gazilerimize sağlık ve afiyet temenni ediyorum."

Programın sonunda Büyükelçi İnan, Türk Şehitleri Anıtı'na çelenk bıraktı ve katılımcılarla birlikte 15 Temmuz'a ilişkin fotoğraf sergisini gezdi.

Büyükelçilikte düzenlenen törene, Büyükelçi İlhan Saygılı, Azerbaycan'ın Belgrad Büyükelçisi Kamil Khasiyev, Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı (TİKA) Başkanı Abdullah Eren, şehit çocukları ve yakınları, Türk kurum ve kuruluşlarının temsilcileri ile davetliler katıldı.

Saygılı, burada yaptığı konuşmada, Türk demokrasi tarihinde 15 Temmuz'un bir mihenk noktası olduğunu söyledi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın çağrısıyla dünya tarihinde ilk kez siyasi görüşü, dini inancı, etnik kökeni ne olursa olsun, milyonlarca vatandaşın sokaklara çıktığını belirten Saygılı, "Vatandaşların meydanlara çıkıp, canları pahasına demokrasilerine, iradelerine sahip çıkmasının belki de tek örneği." dedi.

Şehitleri ve gazileri şükranla andıklarını aktaran Saygılı, şu ifadeleri kullandı:

"Ben ilk kez şehit çocuklarımızla beraber 15 Temmuz etkinliğine katılıyorum. Onun da verdiği özel bir heyecan var. Çok teşekkür ediyorum. Bu organizasyonu gerçekleştiren TİKA'mıza da Başkanımıza da içtenlikle teşekkür etmek istiyorum. Hain terör örgütü FETÖ'nün yıllarca devletin içine sızma çabaları ve sonuçta zehirlediği bir grup tarafından gerçekleştirilemeyen, akim kalan bir girişim."

Saygılı, 15 Temmuz 2016'daki darbe girişiminde Ankara'da olduğunu, yurt dışındaki elçiliklerin ele geçirilmesini önlemek için koordinasyon sağladığını aktardı.

Sırbistan'da Boşnak nüfusun yoğun yaşadığı Sancak bölgesinde de vatandaşların sokağa çıktığını kaydeden Saygılı, "Bunlar tabii hiçbir zaman unutulmayacak çok büyük destekler. Her zaman hafızalarda yer alacaktır." diye konuştu.

TİKA Başkanı Abdullah Eren de milletlerin tarihinde hem toplumsal hem siyasi tarihlerinde önemli dönüm noktaları olduğuna işaret etti.

Eren, 15 Temmuz 2016'da toplumsal ve siyasi tarih açısından bir kırılma noktasına şahitlik ettiklerinin altını çizerek, şunları söyledi:

"Türk milleti tüm askeri darbelerden veya girişimlerden sonra kendi iradesini sandık yoluyla her zaman göstermiş. 15 Temmuz'un farkı ise milletimiz o gece bizatihi kendi elleriyle, ikinci bir başka uyarıya, başka bir uyarana gerek kalmadan hem milli iradesini korumuş hem de Türkiye'deki demokrasi ortamını korumuştur. 15 Temmuz'un bir farkı da örgütlü bir biçimde ve tabii yurt dışındaki mahfillerin yönetmiş olduğu bir örgütün milletimizin iradesine kastettiği bir akşamdı. Cumhurbaşkanımız 15 Temmuz öncesi aslında hem konuşmalarıyla hem politikalarıyla milletimizi hazırladı. Toplumda da işin doğrusu bir farkındalık vardı bu çeteyle, bu örgütle, bu terör örgütüyle alakalı."

Eren, TİKA'nın 10 ülkede yaptığı organizasyonla 15 Temmuz şehitlerinin ailelerini ağırladığını da sözlerine ekledi.

Türkiye'nin Belgrad Büyükelçiliği İçişleri Müşaviri Jandarma Albay Rıdvan Uysal da günün anlam ve önemine dair konuşma yaptı.

Programda ayrıca 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü'nü anlatan video gösterildi ve fotoğraf sergisi açıldı.

Türkiye'nin Atina Büyükelçisi Çağatay Erciyes'in ev sahipliğinde büyükelçilik yerleşkesinde düzenlenen anma törenine, Türkiye'nin Atina-Pire Başkonsolosu Işıl Işık Civelik, büyükelçilik çalışanları ve Türk kurumlarının Atina'daki temsilcileri katıldı.

Şehitler için bir dakikalık saygı duruşunun ardından İstiklal Marşı'nın okunmasıyla başlayan törende Büyükelçi Erciyes, Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) mensuplarının 10 yıl önceki darbe girişiminin sadece Türk devletine değil, aynı zamanda Türk milletinin iradesine, demokrasiye ve bağımsızlığa yöneltilmiş kanlı bir terör saldırısı olduğunu vurguladı.

Büyükelçi Erciyes, o gece Türk milletinin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın çağrısıyla meydanlara çıktığını, kahraman güvenlik güçleri ve vatansever askerlerle omuz omuza vererek darbecilere geçit vermediğini hatırlatarak, "O gece şehit düşen 253 vatandaşımızı rahmet, minnet ve saygıyla anıyor, iki bini aşkın gazimize şükranlarımı sunuyorum." diye konuştu.

FETÖ'nün kimi zaman eğitim kurumu kimi zaman sivil toplum kuruluşu kimi zaman da dini bir yapı görünümü altında faaliyet gösteren, gizli hücre yapılanmasına sahip, uluslararası ölçekte örgütlenmiş, terör ve organize suç faaliyetlerini bir arada yürüten son derece tehlikeli bir yapı olduğuna dikkati çeken Erciyes, "Devletimiz, bu karanlık yapı tamamen tasfiye edilinceye kadar FETÖ ile mücadelesini aynı kararlılıkla sürdürecektir." dedi.

Erciyes, FETÖ'nün yalnızca Türkiye'yi hedef alan bir yapı olmadığına işaret ederek, faaliyet gösterdiği her ülkede kamu kurumlarına sızmaya çalışan, vergi kaçakçılığından kara para aklamaya, göçmen kaçakçılığından vize ve iltica sahtekarlıklarına kadar çok sayıda organize suç faaliyetine karışan uluslararası bir suç ağı olduğunu ve bulunduğu ülkelerin güvenliği ve kamu düzeni açısından da ciddi tehdit oluşturduğunu belirtti.

FETÖ ile mücadelenin, dost ve müttefik ülkelerle güvenlik alanında yürütülen işbirliğinin de önemli bir unsuru olduğunu vurgulayan Erciyes, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bizler de 4 mensubunu terör saldırılarında şehit vermiş bir büyükelçiliğin temsilcileri olarak, çok sayıda FETÖ mensubunun bulunduğu ve ülkemiz aleyhindeki faaliyetlerini sürdürdüğü bir ülkede görev yapmanın sorumluluğunu derinden hissediyoruz. Bu anlayışla, FETÖ tehdidini her fırsatta ve her düzeyde Yunan makamlarının dikkatine getiriyoruz. Yunanistan'dan, iyi komşuluk ilişkilerinin ve NATO müttefikliğinin gereği olarak, FETÖ, PKK ve DHKP/C başta olmak üzere ülkemizi hedef alan tüm terör örgütleriyle mücadelede Türkiye ile iş birliğini daha da güçlendirmesini bekliyoruz."

Erciyes, son dönemde organize suçla mücadelede Türkiye ile Yunanistan arasında gelişen işbirliğinden duyulan memnuniyeti dile getirerek, "Aynı anlayışın terörle mücadele alanına da yansımasını temenni ediyoruz." diye konuştu.

Tören, şehitler için okunan dua ile sona erdi.

Anma günü etkinliği çerçevesinde katılımcılar, 15 Temmuz gecesi darbe girişimine karşı verilen mücadeleyi yansıtan fotoğraflardan oluşan sergiyi gezdi.

Kaynak: AA

dikGAZETE.com
ilgili haberler...
SİZİN DÜŞÜNCELERİNİZ
SİZİN DÜŞÜNCELERİNİZ
BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR