Brüksel
AP milletvekilleri, AA muhabirinin, " İsrail , halihazırda 3'ten fazla ülkeye aynı anda saldırı düzenliyor. Bazıları, İsrail'e Gazze 'de istediğini yapmasına izin verildiği için mevcut konjonktürün bu durumda olduğunu dile getiriyor. Avrupa Birliği 'ne (AB), Genel anlamda İsrail'le ilişkiler konusunda çağrınız nedir?" sorusuna cevap verdi.
????AP'deki Sosyalist ve Demokratlar (S&D) Grubundan Milletvekili Cecilia Strada, " uzun zamandır hesap verebilirlik talep ediyoruz. Bunun nedeni açık: Hesap verebilirlik yalnızca mevcut bölgeleri korumak için değil, gelecekteki mağdurları önlemek için de gereklidir. Bir savaş suç lusunu durdurmazsanız, bir sonraki savaş suçunu önleyecek hiçbir caydırıcılık kalmaz. Dolayısıyla yaş ananlar doğrudan hesap verebilirlik eksikliğiyle bağlantılıdır." değerlendirmesinde bulundu.
Bu nedenle AB Komisyonu ve Konseyi 'nin harekete geçmesini talep ettiklerini anımsatan Strada, " Şimdi ise ateşin her yere yayıldığını görüyoruz." dedi.
İran 'da yaşananlara ilişkin birçok AP milletvekilinin yorum yaptığını, herkesin özgür bir İran görmek istediğini aktaran Strada, "Ancak uluslararası düzenin bu şekilde yönetilmesini kabul edemeyiz. Bu, 'orman kanunu'nun geçerli olması anlamına gelir." diye konuştu.
Strada, bu meselenin yalnızca Filistinlilerle ilgili olmadığı konusunda Komisyon'u defalarca uyardıklarını hatırlatarak, "Bu, dünya düzeniyle, devletler topluluğu olarak birlikte yaşama biçimimizle ilgilidir. Bugün karşı karşı ya olduğumuz tablo da bunun sonucudur." dedi.
"AB'nin çifte standarda son vermesi gerek"
Yeşiller Partisi milletvekili Ana Miranda da İsrail'in Bölgede Nükleer silahların yayılmasının önlenmesine ilişkin anlaşmayı imzalamayan tek ülke olduğunu hatırlattı.
Miranda, "İsrail uluslararası alanda en çok tartışılan ülkelerden biridir." dedi.
Parlamento'da İsrail'le ilgili bir şey söylemek, apartheid ya da işgal gibi hususlara dikkati ç ekmek istediklerinde diğer gruplar tarafından engellendiklerini belirten Miranda, şu değerlendirmede bulundu:
"Asıl sorun ise Konsey'dedir. Çünkü yaptırımlara karşı blokaj, kınamalara karşı blokaj en başından itibaren var. Soykırımın tanımı konusunda da benzer bir tartışma yaşanıyor. Uluslararası hukuk açısından sivillerin öldürülmesi, hastanelerin ve evlerin yıkılması gibi fiiller ciddi suçlardır ve birçok kuruluş tarafından soykırım olarak nitelendirilmektedir."
Miranda, aynı zamanda AB Komisyonu'nun da çifte standartlı davrandığını kaydederek, "Bizler uluslararası hukuk düzeninin savunucusuyuz. İlerici siyasi gruplar olarak Birleşmiş Milletler Antlaşması ve uluslararası hukukun Temel ilkelerine geri dönülmesini savunuyoruz, tek çıkış yolu budur. Diplomasiye dönülmesi ve AB'nin bazı çatı şmaları kınayıp diğerlerine sessiz kalması şeklindeki çifte standarda son vermesi gerekmektedir." ifadelerini kullandı.
"Hesap verebilirliğin sıfır olduğu bir ortamda, krizin tüm bölgeye yayılması ş aşı rtıcı değil"
AP milletvekili ve Filistin ile ilişkiler delegasyonu Lynn Boylan da "AB Komisyonu ve Konsey'e uluslararası hukuku adil ve şeffaf biçimde uygulamaları yönünde sürekli çağrıda bulunduk. Bugün içinde bulunduğumuz durumun, uluslararası hukukun bu şekilde uygulanmamasının bir sonucu olduğunu düşünüyorum." diye konuştu.
Çok taraflılığın sürekli zayıflatıldığını, Uluslararası Ceza Mahkemesi 'nin (UCM) itibarsızlaştırıldığını, Uluslararası Adalet Divanı'nın (UAD) kararlarının göz ardı edildiğini söyleyen Boylan, "Hesap verebilirliğin sıfır olduğu bir ortamda, krizin tüm bölgeye yayılması şaşırtıcı değil." dedi.
Boylan, "AB'nin uluslararası hukuku ve insan haklarını tutarlı biçimde uygulayan, çifte standarttan uzak Duran ve dünya için bir umut ışığı olan bir aktör haline dönmesi gerekiyor." ifadelerini kullandı.
Kaynak: AA
dikGAZETE .com