Türkiye Komünist Partisi’nin Tunceli’nin Ovacık İlçe Belediye Başkanı Fatih Mehmet Maçoğlu, belediye başkanlığına seçildikten sonra yaptığı çalışmalarla Türkiye’nin gündemine girdi ve “Komünist Başkan” olarak anılmaya başlandı. 

Maçoğlu’nun sürekli gündemde olmasının sebebi, her yıl kaldırım değiştirmek, asfalt dökmek…vs. gibi, belediyelerin rutin (hatta gereksiz) işleriyle vakit geçirmemek oldu!..

“Nohutçu, fasulyeci” diye küçük düşürülmeye çalışılan başkanı bu işler büyüttü!..

Hazine arazilerine nohut ve fasulye ekerek, ‘Ovacık’ markasıyla pazarlayan Maçoğlu, elde edilen gelirlerle üniversite öğrencilerine burs, fakirlere yardım vererek halkın gönlüne girdi.

Halkçı, katılımcı, şeffaf belediyecilik” konusunda attığı adımlarla Türkiye’ye örnek oldu!

Günden güne kendisine ilgi artınca, yurtiçi- yurtdışında panel ve konferanslara çağrıldı.

Kurduğu kooperatif sistemiyle Ovacık ve Hozat başta olmak üzere arıcıların ürettiği balı satışa sunarak, üreticinin sesi oldu. 

Patates işine de girerek, köylünün organik ürünlerini ülke pazarına sokup adından söz ettirmeye devam etti. Belediyenin gelir-giderini her yıl afiş yaptırıp belediye binasına asması, zaten şeffaf belediyecilik konusunda kendisini öncü ve örnek yapmıştı fakat sağcı-solcu, bağımsız hiçbir belediye başkanı bu uygulamayı örnek alıp uygulamadı.

İşte bu başkan, Ovacık’taki yaptığı işleri Tunceli’de yapacağını söyleyerek, 31 Mart seçimlerine Tunceli’den aday oldu.

Adaylık sürecinde; “Bizim kazanmamız HDP, HDP’nin kazanması da bizim kaybımız değildir. Dersim'de, yarışın ikimiz arasında geçecek olması sevindiricidir” şeklinde sözler söyleyip, PKK’ya şirinlik yapmaya çalışması, kendisine tehdit olarak geri döndü.

PKK terör örgütünün Kandil’deki sözde yöneticilerinden Ali Haydar Kaytan, PKK’nın yayın organı ‘Yeni Özgür Politika’daki yazısında; “Maçoğlu’nun şu anda göstermesi gereken en doğru tutum, adaylıktan çekilip HDP adaylarını desteklemesidir. Hangi kişinin seçildiği önemli değildir. Hangi mücadelenin parçası olarak seçildiği bu dönem açısından çok önemlidir. Bu açıdan bir HDP’linin seçilmesi her bakımdan önemli ve anlamlıdır. Bu durum karşısında Maçoğlu’nun çekilmemesi, Dersim’de düşman tarafından yaratılmak istenen bölünmeye hizmet eder şeklinde tehdit etti.

Bu süreçte, Emek Partisi, Ezilenlerin Sosyalist Partisi, Türkiye İşçi Partisi gibi sosyalist partiler ‘Komünist BaşkanFatih Mehmet Maçoğlu’nu değil, HDP’nin adayını destekleme kararı aldı.

PKK-HDP’nin amacının hizmet olmadığını, kendisinin tehditlerle tasfiye edilebileceğini hesap edemeyen Maçoğlu, Bizim kazanmamız HDP, HDP’nin kazanması da bizim kaybımız değildir” diyerek, terör örgütünün kurdurduğu ve talimatlarını yerine getiren HDP’nin kazanmasının kendi kaybı olmadığını belirterek, teröre destek verdiği gibi, olayı anlama ferasetinden yoksun olduğunu da ortaya koydu!..

Başka illerden gelen taleplere de olumlu cevaplar verip, Cami onarımlarına destek olan aynı Maçoğlu, 24 Kas 2017’te yaptığı bir paylaşımda; (Cuma günkü Yeni Zelanda saldırısıyla ilgili değil) “Müslüman Müslüman’ı camide katlediyor. En değerli gördükleri kutsal, kendi ibadetlerine bile saygısı olmayan bir topluluk neye saygı duyabilir” demişti.

Genel anlamda militan olmayan komünistlerin, kültürel anlamda kendilerini geliştirip; tarih ve dini konuda bilgi sahipleri olduğu bilinmesine rağmen, Ovacık Belediye binasında 10 bin kitaplı kütüphane açan Maçoğlu, Müslümanlar üzerinden İslam dinine karşı paylaşım yapmakla, kooperatifçilik hususunda kabiliyetini ortaya koymuş fakat din-kültür açısından bilgi sahibi komünistlerin 3 gömlek aşağısında olduğunu göstermiştir!..

Maçoğlu bilmelidir ki; “Müslüman Müslüman’ı camide katlediyor” dediği durum aslında şudur; ‘Kürtleri kurtaracağım’ yalanıyla, Kürt kadın, yaşlı, genç ve bebeleri katleden PKK, terör örgütü olduğu gibi; camide Müslümanları katleden örgüt, cemaat, grup kim varsa bunların da, bebek katili PKK’dan hiçbir farkı yoktur ve terör örgütüdür!

ABD’nin her konuda arkasında durduğu PYD, YPG ve PKK gibi, bunların çoğunluğu da ABD’nin kurduğu örgüt ya da birey maşalardır!..

*

Not:

Yeni Zelanda’da Cuma namazı sırasında teröristlerin iki camiye düzenlediği saldırıyı lanetliyorum.

*

Taziye

Taraklı Duman Köy (Mahalle)’den arkadaşım Ali Arıcı’nın babası Hüseyin Arıcı vefat etmiştir. Merhuma Allah’tan rahmet, Ali başta olmak üzere tüm akraba ve yakınlarına sabır temenni ediyorum. Mekanı cennet olsun…

.

Ali Mevlüt Kaya, dikGAZETE.com

Twitter'da bizi takip edin: @alimevlutkaya , @dikgazete

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

sanalbasin.com üyesidir