- GECE SOHBETİ -

:

Dünyanın önemli sorunlarından biri, akıllılar hep kuşku içindeyken, aptalların küstahça kendilerinden emin olmalarıdır..

Bilgili ve yetenekli insanlar, çalışma hayatında fazla alçak gönüllü davranarak öne çıkmazlar, yüksek görevlere kendiliğinden talip olmazlar, kıymetlerinin bilinmesini beklerler..

Ancak beklerken zaman geçer, çeşitli fetbazlıklardan, cingözlüklerden, dolayı kırılırlar ve neticesinde de kendilerini daha da geriye çekerler..

Bu durum sonunda da muhtemelen üstleri tarafından da gayret ve hatta azim noksanlığı ile suçlanırlar..

Suçlanırlar suçlanmasına da, yine de beklemeleri gerekir.. 

Ne zamana kadar?..

Herhalde kırmızı kar yağana kadar (!)

Peki bir de madalyonun tersine bakalım ve devam edelim;

İşinde oldukça iyi olduğuna inanan yetersiz kişiler de, yaptıklarını övmekten, her işte öne çıkmaktan ve aslında yapamayacağı işlere de talip olmaktan rahatsızlık duymazlar..

Aksine her şeyin kendi hakları olduğunu düşünürler.. Ama bu cahil cesareti ve haddini bilmeme, yetersiz kişide mesleki açıdan da müthiş bir itici güç oluşturur.. Eksiler, kariyer açısından artıya dönüşür.. 

Neticede, kifayetsiz muhterisler, her yerde maalesef hızlı bir biçimde yükselirler.. 

Yükseldikçe de alçalırlar.. 

Yükseklik ve alçaklık değerlerini birbirine karıştırdıklarından ötürü de bir bakmışsınız ki, otobüs duvara çarpmış, her taraf tuz-buz olmuş!.. 

Şöyle bakın etrafınıza; bu tür fotoğraf veren, her meslekten, her meşrepten, kadınlı erkekli nice insan göreceksiniz..

Biz" demeyen..

Sadece “Ben" diyen..

Ve kendisini herkesten üstün gören.. 

Şirazesi dağılmış, şaftı kaymış, nice muhteris tipler..

Nice hırs merkezli şekiller, şemailler..

Hülâsa-i Kelam;

Şefkat, itidal, merhamet, tevazu ve tebessüm, şiarımızdır.. 

Tersi ise bizden değildir..

Vesselâm!..

.

Sami Özey, dikGAZETE.com

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

sanalbasin.com üyesidir