- haberler son dakika

KİBERNETİK OPERASYON

Vitrinde bunlar olmasa, batı işbirlikçisi bir hükümet, bu Suriye icraatını yapabilir miydi? 

Toplumun kodu belli. 

İlkokuldan itibaren heybetli geçmişiyle, Osmanlı’nın cihan imparatorluğu olduğuyla yetiştirilen toplum, tepeden inme Batıcılıkla ezilmiş, kendi atılımını yapamamış olmasını göz ardı ederek, çöküşünü tamamen batıya bağlayan, batıcıların sınıfsal / kültürel baskısına maruz kalmış.

28 Şubat döneminde kendime sormuştum; “bu sosyal yapıyı inşa edenler, toplum içinden bir Hitler mi çıkarmak istiyor” diye, umutlanmıştım.. 

Çünkü o dönem ortaya çıkacak bir refleks, oyunu bozamasa da taşları yerinden oynatırdı. 

Benim gördüğümü onlar göremedi mi peki?

Top onların neticede, kimin oynayacağını onlar seçiyor. 

Çoktan refleksi de, kurtarıcıyı da planlamışlar, hatta yol haritasını da çizmişler. 

Öyle bir lider ki; ezilenlerin sesi, halkın temel sorunlarını / sosyal ezilmişliğini çözüyor, halkın dilinden konuşuyor, ‘İslamcı’ görüntüsü var. 

Belirli aralıklarla önüne çıkan toplumun belalısı engelleri eziyor.

Bir gün muhtıraya kafa tutuyor, ertesi gün TÜSİAD’a, sonra AB’ye ve Rusya’ya. 

“Bazı yanlışları var ama, ekonomi ayakta, karnımız doyuyor, lanet olsun Ecevit’e, o kriz dönemlerine!..”

Dünya liderleriyle pozlar veriyor.

Uzatmıyorum.. 

Bugün ortadaki manzarayla ilgili sorumlu aramak yanlış, 70 yıllık çalışmanın ürünü bu manzara..

Bugün de bazı tohumlar var ileride yeşerecek.. 

Toplumun kutuplaştırılması, İmam Hatiplere dönüştürülen kalitesiz okulların vasat öğrencileri, selefiliğin bu noktadaki nüfuzu.. 

Bugün kimilerince “AKP ile eşleştirilen İslamcı” profili. 

Dini sembol / konuşma tarzı, olmayan ahlaki değerler, dar görüşlü, düşünmeyen, bağnaz, kavgayı / küfürü seven “Müslüman” profili…

Selefiliği uzakta aramayın o yüzden, geldiler, buradalar. 

Seküler orta - üst gelir grubunun toplumdan / devletten / değerlerinden kopuşu.. 

Bugün ABD işgali olsa, bayrakla karşılayacak noktaya geldiler.

Ben kontrol edemiyorum, kaç oldu “Amerikalı Savcı”nın takipçi sayısı?..

Ballı börek ikram edenler, adalet bekleyenler.. 

Ve bunları görüp “Ümmet lideri”nin arkasında safları sıklaştıranlar..

İkisi nasıl da birbirini ayakta tutuyor!..

Newton’un hareket kanunu” dedim daha önce, anlaşılmadı. 

Etki varsa tepki de olur, kibernetik de bir sistem tasarımının vazgeçilmezleri…

Kibernetik ustaları” etkiyi tasarlarken tepkiyi kendi başına bırakır mı?

O yüzden diyoruz ki; tasarımda muhalefet iktidardan daha önemlidir!..

Yeri gelir değişimi sağlar, yeri gelir koltuk değneği olur. 

Merkez sağda yer alan tüm oluşumlar, neden AK Parti potasında eritildi? 

İkame edilen muhalefet de gereksinimlere göre güncelleniyor. 

CHP Genel Başkanı’nın paralelinde Cumhuriyet Genel Yayın Yönetmeni de değişir, aynı çizgiye gelinir. 

Çünkü o noktada da bir eksen kaymasına ihtiyaç var.. 

Koalisyon dediğimiz de böyle çıkmaz mı ortaya?. 

Sezgin Tanrıkulu ne iş yapar CHP’de?. 

İktidar denen şey de koalisyon işi değil mi?

DYP, Has Parti, ANAP… 

Hepsi AK Parti potasına girmişler, koalisyon mecliste değil, parti içinde..

Peki ya diğer muhalefet.. 

Oyun kurucuların, milliyetçilik refleksini yönlendirmek için levye olarak kullandığı hani.. 

Patlama yapacağı yer / zamanlarda pasif kalan, hatalı çıkışlar yapan, büyümeyen / küçülmeyen, hatta “Osmanlıcılık” adıyla tabanı elden giderken seyreden muhalefet.. 

Ama ihtiyaç olduğunda başkasının elini sokmadığı taşın altına kafasını sokan muhalefet..

Toplarsak…

Geleceğe yön verme iddiasındaki kibernetik ustaları zar atmıyor, hesap yapıyor. 

Etrafımızdakiler tesadüf değil.. 

Daha Milli Eğitim’in belini doğrultamayan “çapsız AKP kadroları”nın bu kadar işi planladığını / yönettiğini düşünüyorsanız iyi uykular…

Keza bu tez, muhalefetin konumunu, 70 yıldır toplum belleğine işlenen / kodlananları ve bunun reçetesini de açıkla(ya)maz. 

Peki bu karamsar tabloya çare ne? 

Helsinki Yurttaşlar Derneği…”, “Vatan Partisi…”, “Gericiliğe karşı … Platformu” değil!..

Sadece Kuvayi Milliye. Bu ülkeyi, üzerinde yaşayanları bir nedenle seven herkes, ortak refleks üretmeye başlamalıdır / mecburdur!..

Hangi çatıda olduğu farketmez. 

Halkın Kurtuluş Partisi de BBP de “Kuvay-i Milliye”cidir. Bu durumda herkesin komünizm / din / milliyetçilik takıntılarından kurtulması zaruridir. 

Peki bugün bu mümkün mü?

Hayır!

Kırılması gereken ilk zincir, duygu - coşku - irade zinciridir. 

Yerine bilgi - bilinç - bilinçli eylem geçmelidir. 

Hep birlikte bu doğrultuda kürek çekmemiz, akıntıya kapılmamamız dileğiyle…

.

Sözlük Emeklisi, dikGAZETE.com

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Her türlü yorum, editör onayı gerekmeden anında yayınlanır. Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlâka ve dini değerlere aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk, yorum sahibine ya da içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir. Talep edildiğinde "IP no" ilgili mercilerle paylaşılır. Kısa yorumlarınızı, sayfa yenilenme süresi dolmadan “yorum gönder” butonuna tıklayıp kaydetmelisiniz; uzun yorumların, farklı sayfada yazılıp, kopyala-yapıştır şeklinde eklenmesi sayfa yenilenmesi halinde oluşan kayıpları önleyecektir.


sanalbasin.com üyesidir