“Devletlerin politikaları coğrafyalarında yazılıdır…” diyen General Napolyon, coğrafya ile politika arasındaki ilişkiye işaret etmekte ve aslında “Jeopolitik”ten bahsetmektedir. Jeopolitiğin bir bilim dalı olarak ortaya çıkması çok yakın tarihlere, hemen hemen 20. yüzyılın başlarına rastlamaktadır. İsveçli bilim insanı Rudolf Kjelen, bu alandaki düşünceleri bilimsel olarak ele almış ve bu bilimi 1922 yılında “Geo-Politics” olarak adlandırmıştır. 

Jeopolitik değerlendirme ve etütlerin bilimsel bir çerçeveye oturtulması geçtiğimiz yüzyılın ürünü olsa da ilk jeopolitik değerlendirme ve etütün tarihçi Herodot (M.Ö. 484-425) tarafından yapıldığını görmekteyiz.  

Halikarnaslı Herodot, “Büyük tarihçilerin ilki” olarak görülmekle beraber, aynı zamanda “Büyük coğrafyacıları”n da ilkidir. 

Kafasında dönen sorular, şaşırtıcı derecede moderndir ve aslen tamamen jeopolitiktir. 

Pers İmparatorluğu’nun hâkimiyeti altındaki Anadolu kıyılarındaki sayısız Yunan kentlerinden birinde doğan Herodot, “Doğu Akdeniz Üzerine Araştırmalar” (“Tarihler” ismiyle de bilinen eser) olarak adlandırılan esere sahiptir. 

Atinalıları yenme girişimlerine kalkışıp başarısız olan Persler’in yeni bir saldırı düzenleyeceğine inanmıştır. Atinalılar’ın buna hazırlıklı olabilmesi için, Perikles’in arkadaşı olan Herodot, Pers İmparatorluğu’nun örgütlenmesini inceler (ordu, yollar, idari bölümler, vs.) ama aynı zamanda Mısır’ı da inceler; çünkü Mısır da Pers hakimiyeti altındadır ve Herodot, Yunanlılar’ın burada bir isyan çıkartabileceğini düşünmektedir. 

Persler’in Atina’ya yönelik bu üçüncü saldırısı gerçekleşmeyecektir ve bir yüzyıl sonra Büyük İskender, Pers İmparatorluğu’nun fethine kalkıştığında Heredot’un bu jeopolitik değerlendirme ve etütlerinden faydalanacaktır.   

Jeopolitik değerlendirme ve etütler, günümüzde de politika ve stratejilerin tespit edilmesinde bir çıkış noktası teşkil etmektedir. Bu nedenle ilgili bürokrasinin doğru, zamanında ve etkin jeopolitik değerlendirme ve etütler yapacak şekilde eğitilmesi büyük önem arz etmektedir. Bu eğitimin doğru verilmesi de büyük önem taşımaktadır.

Erich Obest “Jeopolitik iyice öğrenilmeden meşgul olunursa tehlikeli yolların ve polemiklerin açılmasına neden olunur. Jeopolitik devletin coğrafî vicdanı olmak ister…” şeklinde konuya açıklık getirerek tehlikeye de işaret etmektedir. 

 Jeopolitik alanındaki literatür tarandığında, özelikle ABD ve Rusya’da yapılan çalışmalarda jeopolitik ile ilgili şu değerlendirmelerle karşılaşılır;

“Günümüzün devlet adamları ve askerleri jeopolitiği iyi bilmek ve anlamak zorundadırlar.”

“Jeopolitik biliminin elde ettiği sonuçlar, kullandığı metotlar, araştırdığı konular, kullandığı temel tezler, yalnızca stratejik plan yapanlar, global sosyal ve tarihi kuralları öngörenler tarafından anlaşılabilir.” 

“Jeopolitik, hükmetme görüşüdür, hükmetme ve iktidar olma bilimidir.”

“İnsan sosyal zirveye yaklaştıkça jeopolitiğin anlamını yararlarını kavramaya başlar.”

“Jeopolitik, üst düzey siyasetçilerin bilimidir.”   

Jeopolitik; en basit tanımı ile “Coğrafyanın politika üzerindeki etkilerini araştıran bir bilim dalı” olarak tanımlanmaktadır. Fakat Jeopolitik ,bu kısa ve doğru tanımının yanında çok daha derin bir içeriğe sahiptir ve önemli görevler üstlenmektedir. Jeopolitik, her şeyden önce bir “Devlet idare bilimi”dir. 

İç ve dış politika dahil, hayatın her alanına sirayet eden bütün konular jeopolitiğin ilgi alanına girer. 

Siyasi, askerî, ekonomik, bilimsel-teknolojik ve sosyo-kültürel konular, doğrudan jeopolitiğin ilgilendiği alanlardır. 

Askerî ve milli güvenlik literatüründe bu parametreler, “Milli Güç Unsurları” olarak tanımlanmaktadır. Bu açıdan bakıldığında jeopolitik, her şeyden önce siyasi, askerî, coğrafî, ekonomik, bilimsel-teknolojik ve sosyo-kültürel parametreleri dikkate alan bir güç analizi yöntemidir.

Hem kendimizin hem de diğerlerinin sahip olduğu güç ve bunun bizim ve uluslararası sistem üzerindeki etkisi, jeopolitik analiz yöntemleri ile ortaya çıkarılabilir. 

Devletler gücü, ortaya koydukları hedeflere ulaşmak için teksif ederler ve kullanırlar. 

Sahip olunan güç ile ortaya konan hedeflerin ele geçirilebilmesi; güç ile hedefin orantılı ve tutarlı olmasını gerektirir. Sahip olunan en az güçle, hedefin ele geçirilmesi ve optimum bir yolun bulunması elzemdir. Sahip olunan güç ile ele geçirilemeyecek hedefler ortaya koymak ve bu yolda ilerlemek devletleri felaketlere sürükler ve tarih bunun örnekleri ile doludur.

Devletlerin sahip oldukları güç ile ortaya koydukları hedeflere ulaşması için izlenen yol ve yöntemler literatürde “strateji” olarak tanımlanmaktadır. 

Strateji;Hedefe giden yol ve takip edilecek yöntem” olarak ifade edilebilir. 

Jeopolitik” ve “Strateji” kavramlarını bu şekilde tanımlama ihtiyacı bu kavramların doğru bir şekilde kullanılmamasından kaynaklanmaktadır.

Sıklıkla yapılan hata “Jeopolitik konum” kavramının kullanılmasıdır. 

Bir ülkenin “Jeopolitik konumu” değil, ancak “Coğrafî konumu”ndan bahsedebiliriz. Bununla birlikte, bir ülkenin “Coğrafî konumu”nun yanında “Jeopolitik durumu”ndan söz edebiliriz. 

Bu kavramların yerli yerinde kullanılması, bilimsel literatür açısından büyük önem taşımaktadır. Bununla birlikte, bir bilim dalı olan jeopolitiğin alt dallarını “Jeoekonomi” ve “Jeokültür” olarak tanımlayabiliriz ve bu noktada da “Jeoekonomik durum” ve “Jeokültürel durum” kavramlarının kullanılmasının uygun olacağını söyleyebiliriz.

Son olarak “Jeostrateji” kavramına da açıklık getirmemiz gerekmektedir. Çünkü jeostrateji kavramının da sıklıkla yanlış yerlerde kullanıldığını görmekteyiz.

Jeostrateji, jeopolitik çıkarların stratejik yönetimi” olarak tanımlanabilir. Bu noktada, bir ülkenin veya konunun stratejik öneminden bahsederken, ancak “Jeostratejik değeri”nden bahsedebiliriz.

Yapmış olduğumuz bu değerlendirmenin amacı “Jeopolitik durum”, “Coğrafî konum”, “Jeoekonomik durum”, “Jeokültürel durum”, “Stratejik önem” ve “Jeostratejik değer” kavramlarının bilimsel olma hassasiyeti ile doğru şekilde kullanılmasını sağlamaktır.

.

Dr. Ufuk Cerrah, dikGAZETE.com

Twitter'da bizi takip edin: @cerrah_ufuk , @dikgazete

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

sanalbasin.com üyesidir