Ülkemizde ve tüm dünyada dijital dönüşüm çılgınlığı büyük bir hızla devam ediyor. 

70’lik dedeler bile, “En hızlı olan… İnternette en hızlı sörf ettiren… Ve en yüksek çözünürlükte olan akıllı telefonlar”dan birini satın almak istiyor. 

Özellikle gençlerin elinde çok sıkı ve gelişmiş telefonları görmek mümkün. Sanırım hükümetimizin ülkemizde açıkladığı kişi başına elde edilen gelirler de bahsi geçen yüksek dolar seviyesi de bu yüzden kolaylıkla dile getiriliyor olabilir.

Etrafımdaki birçok kişi, teknolojiyi iyi bildiğimi düşündükleri için, özellikle çocuklarına almak adına dizüstü bilgisayarlar için bana danışır. 

Ben de kullanıcın o makineyle ne yapacağına dair sorularımı sorarak tavsiyelerde bulunurum. Ancak toplumda yaygın olan “En iyi çözünürlüğe sahip kamera” ve “En hızlı internet” algısı tamamen yanlış yönde pompalanan ve ön planda iş bilmeyenlerin açıklamalarına maruz kalmalarından kaynaklı olduğunu da düşünmüyorum. 

Çünkü en iyi çözünürlüğe sahip olan bir kamerayı alan kaç kişi çektiği fotoğraflardan dolayı uluslararası bir ödül almış?

Ya da yüksek seviyede işlemci, bellek ve ekran kartı isteyen kaç kişi, bunca yüksek seviyenin hakkını veren işler yapıyor?

Teknolojiyi ister bireysel zevk veya ihtiyaçlarınız için kullanın, ister çok iyi kurumsal işler çıkarmak için kullanın; neticede “Bilgisayarın kullanıcısı kadar zeki” olduğu gerçeği değişmeyecektir. 

Bu yüzden, insan kendini güncellemeli ve minimum zaman, maliyet ile maksimum zaman ve kazanç elde etmenin peşine düşmelidir.

Sürekli dile getirdiğim niteliksiz ve liyakatten yoksun kişilerin, kamu kurumlarında yuvalanması hususuna dikkat çekerek geleceğimizi tehdit edecek kadar gaflet teknolojileri ile dijital dönüşümün çığırtkanlığını yapanların, utanacak hallerde yaşamalarından dolayı duyduğumuz üzüntüleri de teknik birkaç bilgi ile fark etmenizi sağlamayı umuyorum…

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Cahit Turhan, yapmış olduğu açıklama ile birlikte hayatımızda birçok şeyi değiştirecek olan yeni bağlantı teknolojisi için merakla beklenen tarihi açıkladı.

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Cahit Turhan, Türkiye'nin 5G'ye geçeceği tarihi şu cümlelerle açıkladı: “Biz 5G’yi dünyada ilk kullanan ülke olmak için programımızı yaptık. 2020’de 5G hizmetini topluma sunmayı planlıyoruz.”

5G İLE NELER DEĞİŞECEK?

Kablosuz ağların geleceği 5G'den geçiyor. Peki 5G nedir ve hayatımızı nasıl kolaylaştıracak?

5G ile Ultra HD çözünürlüğündeki videoları indirmek ve karşıya yüklemek, daha hızlı olacak. “İnternete bağlı binlerce cihaz” hayali de 5G ile birlikte gerçek olabilecek.

- Kısa cevap: Evet. 4G LTE bugün saniyede 1 gigabit veri aktarabiliyor; yani kısa bir HD filmi indirmeniz, kusursuz koşullarda yaklaşık bir saat sürüyor.

Sorun ise 4G'nin maksimum hızına çoğu zaman ulaşamıyor olmanız. 

5G, indirme hızlarını saniyede 10 gigabite çıkaracak. 

- Elbette 5G'nin hızı da binalar, duvarlar, diğer sinyaller gibi faktörlerden olumsuz etkilenecek ve muhtemelen bu teorik hıza pek yaklaşamayacak. Ancak buna rağmen 4G'den çok daha hızlı olacak.

- Önde gelen iletişim firmalarından oluşan dev konsorsiyumlar, 5G için dünya çapında standartlar oluşturmak üzere çalışıyorlar.

- Bu standartların çoğu henüz kesinleşmemiş de olsa, uzmanlar 5G'nin geriye yönelik uyumluluk (4G ve 3G ile) sunacağını düşünüyorlar.

- 5G, 4G'ye kıyasla daha yüksek radyo frekanslarını kullanıyor. 4G, 20 MHz'e kadarki bantları kapsarken 5G, 6GHz'e kadar olan frekans bandını kullanabiliyor.

- Bu yüksek frekansların kullanılmasının sebebi, çoğunlukla şu an boş olmaları ve verileri daha hızlı taşıyabilmeleri.

- Sorun ise yüksek frekanslı sinyallerin düşük frekanslar kadar uzağa ulaşmamaları. Bu nedenle 5G'nin sunulduğu yerlerde çoklu giriş ve çıkış antenlerinin (MIMO'lar) kullanılması bekleniyor.

5G NEDİR?

5G'nin içindeki "G" harfi, "generation" yani nesil anlamını taşıyor. 5G, 4G LTE'yi kaldığı yerden devam ettirecek ve telefon görüşmeleri, SMS, web'de gezinti gibi bildiğimiz işlevlerin yanına yüksek bir veri aktarım hızı ekleyecek.

5G NE KADAR GÜVENİLİR?

Telekomünikasyon sektörü, depoladığı milyonlarca dolarlık veri kapasitesiyle kişisel konuşmalar veya gizli verilere erişim sağlamak isteyen hackerler için “harika bir av” olarak görülüyor.

Önceki ağlara göre sadece daha hızlı değil, daha güvenli de olduğu vaadinde bulunan 5G için yapılan güncel bir araştırma ise yeterince güvenli olmadığını ortaya koyuyor.

5G’nin özelliklerini kapsamlı bir güvenlik analizinden geçiren ETH Zurich, Lorraine Üniversitesi ve Dundee Üniversitesi’nden araştırmacılar, şu anki hali ile bu hizmette pek çok güvenlik boşluğunun bulunduğunu ve bu durumun sayısız siber saldırıya yol açabileceğini belirtiyor.

Araştırmada elde edilen temel bulguları değerlendiren WatchGuard Türkiye ve Yunanistan Ülke Müdürü Yusuf Evmez, her ne kadar bu teknolojide 3G ve 4G’ye kıyasla bazı veri koruma özellikleri gelişmiş olsa da kritik güvenlik açıklarının bulunduğunu ve hackerlerin de bu açıklardan kolayca faydalanabileceğini belirtiyor.

Gizlilik kısmında ve kimlik doğrulama kapasitesinde geliştirmelerin yapılması gerektiğini belirten Evmez, aksi takdirde hedefli saldırılara karşı kullanıcıların güvende olamayacağına dikkat çekiyor.

Yukarıdaki açıklamaya bakıldığında, 5G teknolojisini geliştiremeyen ama dünyada ilk kullanan ülke olmak adına vizyon belirleyen sayın Bakanımızın, vatandaşlarımızın tüm hayallerinin gerçek olacağı iddiası da tam olarak hayal ürünü diyebilirim.

Çünkü Huawei teknolojisini ülkeme getirip entegre etmekten ötürü, ne gibi bir gelir elde edilir bilemem ama kurumsal anlamda ülkemizde kendimize ait bir teknoloji üretilmeyişinden kaynaklı çok ciddi seviyede maddi ve manevi kayıplarımız olduğunu biliyoruz. 

Yakın zamanda Huawei’nin ABD tarafından ambargoya maruz bırakıldığını da göz önünde bulundurduğumuzda, Huawei ile yapılan anlaşmalar gereği alınan her şeyin “Çöp” olma riski çok yüksek. 

En azından Huawei’den satın alınan telefonların android işletim sistemi ve işlemciye ait güncellemelerinden mahrum bırakılması sonrası, Huawei telefon kullananların hem siber güvenlik riski artacak hem de “Yaaa! Bu telefon çok yavaş zaten…” denilerek tercih edilmemesine sebep olacaktır. 

Huawei ile çalışmama “kararı alan Broadcom’un 2 Milyar Dolar kazançtan mahrum kalması mı daha önemli? 

Yoksa ulusal çıkarlar için daha mantıklı çözümlerle teknoloji üretmek mi? 

Bu vesile ile Sayın Bakan’a, “Dünyada 5G teknolojisini kullanan ilk ülke” olmanın benim ve Türk milletinin hayallerini süsleyen bir konu olmadığını, niteliksiz ve sadece yakın, eş, dost, akraba kayırmaları nedeniyle Türk gençliğinin zekasından faydalanamayan kurumların halinin giderek içler acısı olduğunu da beyan etmek isterim.

Madem o kadar kolay sen yap hadi” diyenleri de duymuyor değiliz. 

Bizim neler geliştirdiğimizi binlerce yıllık devlet geleneği olan Türkiye Cumhuriyeti’nin ilgili tüm organlarının bilmesinin bizler için çok daha önemli olduğunu belirterek şunları söylemek isterim; “Biz size 5G teknolojisi geliştirin demiyoruz! 5G teknolojisini kullanan değil geliştiren bir ülkeyiz” demenizi bekliyoruz. 

Elbette ki bunun için de Türk gençliğinin zekâsı ve azmi gereklidir. 

Bu zekanın ürettiği ham bilgileri sağdan soldan tırtıklayıp sunumlara veya konuşma metinlerine danışmanlar tarafından eklenmesi bizi “onore eden” bir husus değildir.  

Ayrıca “onore edilmek” gibi bir gayemiz de yoktur. 

Lakin, zamanında “Portakal karşılığı Rusya’dan uçak” aldığımız gibi kazançlı anlaşmaların, bu ülkenin Bakanları ve bakanlıklara bağlı olan, devlet adamlığının hakkını veren kişilerce sürdürülebilir bir halde devam etmesini istiyoruz.

F16’ları modernize eden yiğitlerin emeği sonucu Hava Kuvvetleri’nde yaşanan ve ASELSAN’ın verdiğimiz bağımsız teknoloji geliştirme süreçlerimizdeki yüksek becerisi tartışmasız itici güç niteliğindedir. 

Bu bağlamda açık kaynak kodlu donanım çekirdeği teknolojileri ile ilgilenmemizin önemine de vurgu yapmakta var. 

RISC-V” isimli bir platformda, “açık kaynak kodlu teknolojiler” üzerine ciddi çalışmalar yapılıyor. 

RISC-V”, azaltılmış komut seti bilgisayar ilkelerini temel alan açık kaynaklı bir donanım komut seti mimarisidir.

Proje, 2010 yılında Berkeley'deki California Üniversitesi’nde başlamıştır.

RISC-V”, birçok akademisyen, öğrenci katılımcı ile üniversiteye bağlı olmayan gönüllülerin çalışmaları ile lisans bedeli ödemeksizin çekirdek mimarisi geliştirmek için çok iyi bir fırsata dönüştü. 

Ülkemizde ASELSAN’ın “Gümüş üye” olarak dahil olduğu RISC-V platformunun önemini bilenler oldukça kıymetli bir iş yapıyor.

Gelecekte hepimiz “RISC-V”ye geçsek bile bu, tüm güvenlik sorunlarımızın geçmişte bırakılacağı anlamına gelmeyecektir.

RISC-V”in “BSD” lisanslı olduğunu belirtmekte fayda var. Yani bir satıcının istediği şekilde uyarlayabileceğini itiraf edeceğim. 

Bu özel kod parçalarını kapalı kapılar ardında tutarlar ve kapalı kapılar büyük olasılıkla ortaya çıkarılmayı bekleyen bir güvenlik açığı olduğu anlamına gelir. Sanırım sayın Bakan’ın hayalleri ile Türk gençliğinin hayalleri pek örtüşmüyor.

Umarız bu ülkede bir yetkili, bir bakan çıkıp bir an önce şunu söyler; 

“Tamamen çekirdeği bizim tarafımızdan geliştirilen ve … üniversitemizin lisansı ile üretilen yeni nesil “Komut seti ilkelerini benimseyen açık kaynak kodlu donanım çekirdeği teknolojilerini geliştirdik.

Bu, dünya için küçük bir adım olsa bile Türk milletinin siber uzay macerası için büyük bir adımdır.”

Siber güvenilir günler…

.

Burak Bozkurtlar, dikGAZETE.com

Twitter'da bizi takip edin: @thegreywolves , @dikgazete

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

sanalbasin.com üyesidir