“Eziksin sen ezik kal!” 

Bu bir slogan değil hayatın en acımasız gerçeğidir. 

Biz ezikler olarak, hiçbir devrin adamı olamadık. 

Beceremedik değil, hep hakkı hukuku gözettik. Sımsıkı adalete tutunduk.

Hukuka sığındık.  

Bu yüzden, en güvendiklerimiz bile bize değer ve itibar vermedi. Bizi gözden ırak tutmaya çalıştılar, örseleyip ötelediler. 

Eziktik, ezilmeye devam ettik. 

Sözümüze sadık kaldık, hak mevzu olunca, kimseden çekinmedik. Sesimiz hep gür çıktı “Haksızlık karşısında susan dilsiz şeytandır” sözünü kınında tutmadık. 

Gereğini yerine getirmeye çalıştık.

Ezilmekten korkmadık, ezenden korkmadığımız gibi. 

Aç kaldık, hep yoksulduk. 

Eziktik, sahiplenen olmadı. 

Kim sahip çıkardı ki bize? 

Kimsenin umurunda olmadık. 

Sesimiz kısıldı, ayrımcılık yapanlara karşı bağırırken. 

Menfaat gütmedik.

Sağcı-solcu, dindar-ateist gibi bir derdimiz olmazdı. 

İnsandık neticede. 

Ezilenin, eziğin sağcısı, solcusu, dindarı olamazdı. 

Bizim adamlar’ en çok bizi hırpaladılar. 

Taraftar veya holigan hiç değildik. 

Adamlarımız değişti, kaderimiz değişmedi. 

Birileri hep “siz şunların adamısınız dediler” mecbur kabullendik. 

Ötekiler-berikiler hep bizimle dalga geçti; “Sizinkilerde güç, siz sefil geziyorsunuz!” dediler. 

İçimiz yandı, kavruldu.

Bizimkiler” de kimdi? 

Bizim kimsemiz yoktu ki!

Ötekiler de yarın bizi tanımayacak “Siz bizden değilsiniz ki!..” diyecekler. 

Bizim makûs talihimiz böyledir. 

Gücü elinde tutanın adamıyız neticede! 

Varsın olsun.

Bizim ne olduğumuz ve mevzu hak olunca ne kadar tarafsız olduğumuz bellidir. 

Kimsesiz olduğumuz da…

Zaten, bizimkiler (her kimseler) o kadar yabancılaştılar ki Albert Camus okumamıza gerek kalmadı. 

Biz eziğiz, hep ezik olmaya devam edeceğiz! 

Her ezik olmayan bir gün ezikliğin tadına varacaktır. 

Eziklerin ezen olması da sizi şaşırtmasın. 

Onlar ezilmeye öylesine alışmışlardır ki, ezilmenin keyifli bir iş olduğunu düşünmeleri normaldir. 

Her ezik, aynı zamanda bir ezen adayıdır.

Bu mudur sizi korkutan yoksa? 

Bundan mıdır eziklere gün yüzü göstermemeniz?

Ne yaparsanız yapın, ister sinek gibi ezin, isterseniz dilediğinizce hor görün, fark etmez. 

Korkunuz giderek büyüyecek; asla azalmayacaktır. 

Korktukça ezme katsayınız da artacaktır. 

Ezilenleri okudukça ürkeceksiniz. 

Fyodor Mihayloviç Dostoyevski ismini unutturmaya çalışacaksınız. 

Nikolay Vasilyeviç Gogol’un, ‘Palto’su imdadımıza yetişecek, dönüşüm hızımız artacak, Franz Kafka sağ olsun!

Ne kadar emek harcasanız boşa gidecek, bizim ‘hak arama özgürlüğümüz’ün sonu gelmeyecek. 

Gün gelecek, sizin de bir paltoya ihtiyacınız olacak, dönüşmek isteyeceksiniz ve ezilenlerin arasına katılmak için çırpınacaksınız.

.

Muhammed Işık, dikGAZETE.com

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka ve dini değerlere aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk, yorum sahibine ya da içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Nazım Karaman 2020-10-14 15:19:18

Aynen katılıyorum hislerime tercuman oldunuz


sanalbasin.com üyesidir