- haberler son dakika

İlk bakışta daha çok inşaatçıların, mühendislerin ihtisas alanlarından olan ve binaların dayanıklılık, daha uzun süre ayakta kalması gibi sebeplerle ince hesaplarla çalışılan bu durum, bu esneme-kırılma olayı, insanlar için daha çok geçerli gibi…

Günümüzde baskıcı, aşırı sahiplenici, kıskançlık kokan, bunaltan, daraltan, vıcık vıcık davranışların revaçta olduğu bir devirdeyiz…

Birileri, bir başkaları ile ilişkisinde ölçüyü bir türlü tutturamıyor nedense. Ya çok fazla abartıp, fazla ileri gidiyor biri ya da çok geride kalıp diğerini bir türlü anlayamıyor.

Empati yoksunluğu ve ilişkilerde gerekli esneme payına yer verilmemesi, insanın sadece kendi açısından değil, karşısındaki açısından da bakıp değerlendirerek diğerine olumlu yaklaşımda bulunmaması sonucunda ise her türlü kırılma gerçekleşiyor.

Her türlü ikili ilişkide aile içi olsun, arkadaşlık, dostluk, büyük-küçük veya iş ilişkisi içinde olsun, kırılma noktasını, empati yokluğu oluşturuyor. Kişinin, karşısındakini “o” olarak değil de olması istenen kişi olarak görmesinin getirdiği sonuçlar da ilişkileri kökten kırılmaya götürüyor.

Karşılıklı ikili ilişkilerin konusu, hayatına birini entegre etme durumuna gelene kadar, samimi ve rahat tavırlar içinde süre gelen bir arkadaşlık biçiminde oluşup, gelişiyor.

Ne zaman ki işe farklı hisler, farklı düşünce ve beklentiler dahil olur o noktada “bingo”!..

Taraflardan birinin, karşı tarafa ağır basan duygularının; ki her daim bir taraf daha çok sever, işte burada daha çok seven taraf, baskıcı kıskanç ve sahiplenici tavırlara girer ister istemez. 

Çünkü karşı taraf, biraz çekingense ilişkinin oluşması ve devamı konusunda “eyvah eyvah”, duyguları ağır basanın olayı başlamıştır!..

Zor olaylar!..

Eğer hislerinin etkisinde kalmazsan aslında çok hoş bir oyundur bu; satrançtan daha zevkli ve zeka gerektiren iki taraflı, karşılıklı bir oyun!.. Ama bir taraf 'satranç' bilmeyense ve daha çok seviyorsa kaybeden taraf olduğunu kabul etmeli…

Tut ki kabul etti-etmedi ve o arada çok sevenin de çok seven biri çıktı karşısına, yani hisler karşılıklıysa, işte burada mühendislik zekası lazım…

O ne?

Esnetme payı…

Daraltmadan, insanlara nefes alacak alan bırakarak, kendine ve karşısındakine ait yaşama alanına saygı duyarsa işte o ilişki, sağlam temeller üzerine oturmuştur; istediğin kadar kat çıkabilirsin.. Aman dikkat, pencereler büyük, balkonu geniş ve havadar olsun olur mu!

.

Mine Tuna, dikGAZETE.com

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Her türlü yorum, editör onayı gerekmeden anında yayınlanır. Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlâka ve dini değerlere aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk, yorum sahibine ya da içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir. Talep edildiğinde "IP no" ilgili mercilerle paylaşılır. Kısa yorumlarınızı, sayfa yenilenme süresi dolmadan “yorum gönder” butonuna tıklayıp kaydetmelisiniz; uzun yorumların, farklı sayfada yazılıp, kopyala-yapıştır şeklinde eklenmesi sayfa yenilenmesi halinde oluşan kayıpları önleyecektir.
Avatar
Don salvatore culyano 2021-04-16 11:57:46

un articolo molto ambizioso. Mi congratulo con te.


sanalbasin.com üyesidir