- haberler son dakika
06 Ekim 2021 Çarşamba 11:31
27 Okunma
Uzmanlara göre ABD, Orta Doğu'daki varlığını ikili ilişkiler üzerinden devam ettirecek
İstanbul

Uludağ Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ferhat Pirinççi, Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi ve Cumhurbaşkanlığı Güvenlik ve Dış Politikalar Kurulu Üyesi Prof. Dr. Mehmet Akif Kireçci ve Uludağ Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. İbrahim S. Canbolat, AA muhabirine, Afganistan'dan çekilen ABD'nin dağınık güçlerini Asya Pasifik ve Doğu Avrupa'da tahkim etme amacı taşıdığı değerlendirmesinde bulundu.

Uludağ Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Pirinççi, ABD'nin, Vietnam'da uğradığı büyük hezimetten sonra üzerindeki ataleti atmak için 11 Eylül saldırılarını bahane ederek önce Afganistan'ı daha sonra da Irak'ı işgal ettiğini söyledi.

ABD'nin 11 Eylül saldırılarından sonra dünya genelinde daha agresif politika izlediğini kaydeden Pirinççi, ABD'nin, Orta Doğu'da etkin bir aktöre dönüşerek bölgeyi dizayn etme çabasının da bu agresifliğinden kaynaklandığını dile getirdi.

Pirinççi, ABD'nin Afganistan'dan sonra Irak dahil olmak üzere Orta Doğu'daki varlığını sonlandıracağına dair açıklamalarının göreceli bir gerçekliği yansıttığını belirterek "Washington, 2000'li yıllardaki agresif politikalarını takip etmeyecek gibi görünüyor. Dolayısıyla buna tam çekilme denemez. Sadece Orta Doğu'daki varlığını daha düşük angajmanlarla sürdüreceğini düşünüyorum." dedi.

ABD'nin, Orta Doğu politikasında İsrail'in güvenliği, dost ve müttefik ülkelerin güvenliği, petrolün sorunsuz çıkarılıp uluslararası pazarlara gönderilmesi gibi üç önemli parametresi bulunduğunu kaydeden Pirinççi, ABD'nin şu anda tek önemli parametresinin ise İsrail'in güvenliği olduğunu aktardı.

Pirinççi, ABD'nin Orta Doğu politikasında ciddi değişim yaşandığını ifade ederek şöyle devam etti:

"ABD, Afganistan'daki maliyetleri artınca çekildi benzer kar-zarar dengesi ile Orta Doğu'daki varlığını sınırlandırabilir. Bu çekilmenin birçok nedeni var ki bunlardan biri de bölgede ciddi bir güven zedelenmesi. İş birliği içinde olduğu ya da müttefik olarak gördüğü birçok ülke eskisi gibi ABD'ye güvenmiyor. Orta Doğu'da belirleyici unsur olan ABD'nin bu anlamda hiçbir prestiji kalmadı."

ABD'nin Asya Pasifik'e yoğunlaşmasından kaynaklı makro planları olabileceğine dikkati çeken Pirinççi, şunları kaydetti:

"ABD, Asya Pasifik'e yoğunlaştığı için kendini Orta Doğu'dan izole etmeye çalışıyor olabilir. Büyük bir kırılma yaşanmadığı sürece Orta Doğu'da yüksek angajmana geçeceğini düşünmüyorum. Bundan sonra bölgedeki politikası fayda-maliyet temelli olacak. Fayda sağlayacak bir olayı ise ikili ilişkiler ve oluşumlar üzerinden gerçekleştirecek. ABD, jeopolitik güç boşluklarını doldurmaya da pek hevesli görünmüyor. Suriye'de, Rusya'ya alan açmasından, güçlenmesinden bunu biliyoruz zaten."

ABD'nin, PKK/PYD ile angajmanına devam edeceğini dile getiren Pirinççi, "ABD kongresinde Türkiye ile ilişkileri zora sokmayı göze alacak kadar ciddi bir PKK sempatizanlığı var. Kongre baskısı nedeniyle kısa dönemde ABD'nin PKK/PYD politikasından vazgeçeceğini sanmıyorum ama jeopolitik anlamda ciddi değişim yaşanabilir. Türkiye ile ilişkilerinin zarar gördüğünü hissederse bu örgüte verdiği destek bir karara bakar. Ayrıca Suriye'deki maliyetinin arttığını düşünürse Afganistan'daki gibi çekilir ve bir gün içinde de PKK/PYD ile ilişkisini bitirir." dedi.

"ABD dağıttığı gücünü tek bir yere tahkim etmek istiyor"

Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Kireçci de ABD'nin sadece Afganistan ve Orta Doğu'dan değil, Avrupa'dan da çekilme eğilimi içinde olduğuna dikkati çekerek Washington'un daha çok Asya Pasifik bölgesine yoğunlaşıp Çin'i dengelemeye çalışacağını söyledi.

ABD'nin Çin'i dengelemek amacıyla Afganistan'daki varlığını sonlandırmış olabileceğini belirten Kireçci, "ABD gücünü dağıttığını düşünüyor. Bazı Amerikalı generallerin bile bilmediği kadar Amerikan üssü var dünyada. ABD, güçlerini toplayıp Asya Pasifik'te Çin'e, Doğu Avrupa'da ise Rusya'ya karşı tahkim etmek istiyor." diye konuştu.

Kireçci, Orta Doğu'dan çekilme konusunda ABD içinde iki farklı gücün karşı karşıya geldiğini belirterek İsrail'in güvenliğini ön planda tutan kesimlerin, yönetim üzerinde baskı kurduğunu aktardı.

ABD'nin Orta Doğu'daki varlığını göreceli olarak azalttığını, tamamen çekilmediğini dile getiren Kireçci, "ABD'nin Orta Doğu'dan tamamen çekileceğini sanmıyorum. Bölgedeki varlığını müttefikleri üzerinden sürdürmeye devam edeceğini düşünüyorum." ifadelerini kullandı.

"Çekilme açıklamaları Afganistan benzeri bir imaj temizleme çabası olabilir"

Uludağ Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Canbolat da ABD'nin Orta Doğu'dan çekildiğine dair açıklamaların "ABD acaba gerçekten çekiliyor mu yoksa yeni bir siyaset planlaması mı yapıyor?' sorusunu akıllara getirdiğini belirtti.

ABD'nin Afganistan'da olduğu gibi Orta Doğu'dan da çekilirken imaj çalışması yapma olasılığının bulunduğunu kaydeden Canbolat, "ABD'nin küresel siyasette belirlediği politika var. Çoğu zaman söylediği başka, yaptığı başka. Ben tam çekilme olmayacağını düşünüyorum. Sadece Doğu Avrupa'da Rusya, Asya Pasifik'te de Çin'i dengeleme politikalarına yoğunlaşmaya çalışırken eskisi kadar ilgilenmeyebilir bölgeyle." diye konuştu.

ABD'nin açıklamalarını küresel ölçekte değerlendirmek gerektiğine dikkati çeken Prof. Dr. Canbolat, şunları dile getirdi:

"ABD, Orta Doğu'dan çekiliyor görüntüsü veriyor olabilir ama tamamen çekilmesi söz konusu değil perde arkasında kalmaya devam eder. Bu ne Amerikan siyasetine ne de çıkarlarına uygun. Çekilmeye dair açıklanan rakamlar var bunlar gerçekleşebilir. Fakat ben ABD'nin askeri ve istihbarat olarak varlığını devam ettireceğini düşünüyorum. Ayrıca fayda- zarar maliyeti üzerinden de olaylara müdahil olabilir."

Canbolat, ABD'nin bölgede varlığını azalttıktan sonra çıkarlarını korumak için belli oluşumlar üzerinden varlığını devam ettireceğini vurgulayarak "ABD'nin Libya'da yürüttüğü düşük angajmanlı ilişkilerini İran ve Suudi Arabistan ile sürdürmeye devam edecek diye düşünüyorum. Türkiye'nin hassas olduğu PKK/PYD ile ilişkilerini de sürdürmeye devam edecektir. DEAŞ ile mücadele bağlamında bu örgütle kurduğu ilişkinin kısa vadede sonlanacağını sanmıyorum ama Türkiye ile ilişkilerine ciddi zarar verdiği ve Türkiye'yi kaybetmeyi göze alamadığı nokta da ise bu örgütle tüm bağlarını da kopartabilir. Pragmatist Amerikan siyaseti buna müsait." değerlendirmesini yaptı.

Kaynak: AA

dikGAZETE.com
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
YORUMLARINIZI ESİRGEMEYİN!.. Dikkat! Her türlü yorum, editör onayı gerekmeden anında yayınlanır. Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlâka ve dini değerlere aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk, yorum sahibine ya da içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir. Talep edildiğinde "IP no" ilgili mercilerle paylaşılır. Kısa yorumlarınızı, sayfa yenilenme süresi dolmadan “yorum gönder” butonuna tıklayıp kaydetmelisiniz; uzun yorumların, farklı sayfada yazılıp, kopyala-yapıştır şeklinde eklenmesi sayfa yenilenmesi halinde oluşan kayıpları önleyecektir.


sanalbasin.com üyesidir