İnsanlık, dünyanın EKO sistemine uygun şekilde gelişimini devam ettirirken, insanımsı küçük bir zümre, kendi rahat yaşama standartlarının devamı için tüm insanlığa savaş açmış durumdadır.

Bu İNSANIMSI küçük zümre, hem dünyanın EKO sistemini yok etmekte hem de insanı kendi doğal mecrasından çıkartıp başka kalıplara sokmanın peşindedir.

Nasıl mı?..

İnsanlığın ürettiği tüm birikim ve yeniliklere el koymakla birlikte, bu avantajlı durumu kendi rahat yaşam standartlarının devamlılığını garanti altına almak adına gösterdikleri çabalar, bu zümrenin, kendilerinin insanlığın efendisi olduklarını düşünmelerine yol açmaktadır.

Ciddi şekilde hastalıklı bir ruh hali olan bu gelişmeler, günümüzde zirve yapmış durumda iken, insanlığı taşıdıkları alan ise hep birlikte geldiğimiz “UÇURUMUN KENARI”dır.

Tüm yeraltı ve yer üstü zenginlikleri hunharca çalarak tabiatımızı yok etmeleri bir yana, denizlerimizde dahi yaptıkları nükleer denemeler sayesinde gezegenimizi, içindeki tüm canlılar ile birlikte yok olma noktasına taşımaktadırlar.

Kendileri ve hizmetkarları için oluşturdukları özel güvenlikli ve lüks yaşam alanlarının dışında kalan diğer yaşam formlarını aşağı görmek gibi bir hastalık taşıyan bu güruh, betonlar arasında yaşarken bile aşağıladıkları köy yaşantısının üretimi olan doğal besinlere ulaşabilmek için her türlü aşağılık kılığa da ahlaksızca girebilmektedirler…

ŞİMDİ SORMAK GEREKİR;

Siz kimsiniz ki diğer yaşam formları ile birlikte insanlığı aşağılamak gibi bir ahlaksızlığı rahatlıkla yapabiliyorsunuz?

Beton duvarlar arasına hapsettikleri bedenlerini, sağlıklı tutabilmek için bile laboratuvar üretimi ilaçlar ile hasta olmamaya çalışan bu güruh, her türlü hastalığın da kaynağı durumundadırlar.

CİVCİV, ÇIKTIĞI YUMURTA KABUĞUNU BEĞENMEZMİŞ!..

Bu aşağılık kompleksini taşıyan güruh, aslında insanlığa hastalık yayan UR misali de çoğalmaktadır maalesef.

Devasa etki gücüne sahip tabiatın akışına uyumsuz şekilde yaşayan bu güruh, tabiatın kurallarına sadık kalarak insanlaşmak yerine, ne olduğu belli olmayan saçma bir kimliğe bürünmekle birlikte tüm insanlığı da kendilerine benzetmeye gayret etmektedir…

Erozyona uğramış ahlâkları, kendilerini var eden hayatı reddetmeleri, hatta bir ağacın dalından meyveyi kopartarak yemenin ne demek olduğunu bilmeyenlerin, insanlığa efendilik taslamaları sözün bittiği son nokta anlamını taşımaktadır maalesef…

Arkadaş, diğer tüm canlılar ile birlikte insanlığın yüzde doksan dokuzu hayatın doğal akışı içerisinde gezegenimizle barışık yaşamaktadır.

Sırf sizlerin rahatı bozulmasın diye de bu standardı değiştirecek değiliz…

Çünkü bu EKO SİSTEM, milyarlarca yıldan bu yana işlemekte ve bu şekilde devam etmesi de gerekmektedir.

Aksi taktirde, kontrol edilmesi mümkün olmayan “kuraklıklar, erozyon, depremler, nesli tükenen canlılar…” gibi yıkımların tetiklenmesi hiç de uzak bir ihtimal değildir.

Doymak bilmeyen ve sınır tanımaz açlığınız insanlığın mirası olan her şeyi tükettiği gibi, kendi çıkarlarınız için dizayn etme ve köleleştirme hırsınız da insanoğlunu da diğer tüm canlılar ile birlikte yok olma noktasına getirmiş durumdadır…

Ürettiğiniz silahların yıkımları sayesinde yok ettiğiniz ormanlarımız, kirlettiğiniz suyumuz, genetiği ile oynadığınız besin kaynaklarımız gelinen son süreçte yetersiz kalmakla birlikte ihtiyaç duyulanı karşılayamadığınız için şimdi de insanoğlunun nüfusunu azaltma yolunu tercih ediyor olmanız, sizleri insanlık düşmanı ilan etmemize temel oluşturmaktadır…

“Pandemi” olarak ilan ettiğiniz “Covid-19 virüsü”ne karşı insanlığın bağışıklık sisteminin çökertilmesi için maske takmanın zorunlu hale getirilmesi, insanların bedenlerinde yakarak çöp misali dışarı attıkları havayı tekrardan solumalarına sebebiyet vermektedir.

İnsanoğlu, üreten kimliği ile kendi kendisine yetecek kudret ve tecrübeye sahiptir…

Gezegenimiz ise tüm canlıların tüketiminin üzerinde bir üretime sahiptir…

Yalnızca gezegenimizi saçma sapan düşünceleriniz ile düzenleme çalışmalarınız sayesinde oluşan israf ve kayıpların ortadan kalkması bile insanlığı yoklukla terbiye ederek kontrol altına alma çalışmalarınıza iyi bir cevap olacaktır…

Varlığımızın devamını borçlu olduğumuz gezegenimizin yok edilmemesi için tüm insanlık olarak diyoruz ki;

YA EKO SİSTEMİMİZE UYGUN YAŞAYIN YA DA KENDİNİZE BAŞKA BİR GEZEGEN BULUN VE ORAYA GİDİN!..

.

Ali Karani, dikGAZETE.com

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka ve dini değerlere aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk, yorum sahibine ya da içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


sanalbasin.com üyesidir