LİBYA DOSYASI: Libya Tezkeresi ve bütün yönleriyle Libya meselesi

ARAP BAHARI DÖNEMİ ÖNCESİ LİBYA MESELESİ VE KADDAFİ -ll

Libya’da Kaddafi döneminin özel bir önemi vardır.

Kaddafi darbe yapıp iktidara geçtikten sonra başlangıçta Kaddafi yönetimini ABD ve öteki batılı ülkeler tanıdı.

Batılılar, milli gücü yetersiz bir ülkenin maceracı bir politika takip edemeyeceğini biliyorlardı.

Başlangıçta Kaddafi’nin İslami değerleri hafife alan tutumunu, yeni bir sosyalizm türü keşfini, mizahi yeteneğini ilgi ile takip ettiler.

Devrimden sonra Kaddafi, Sosyalist düzene geçileceğini, Kuran-ı Kerim’in emirlerinin uygulanacağını, üçüncü dünya ülkeleriyle ilişkileri geliştirerek emperyalizmle mücadele edileceğini duyurdu.

"Üçüncü Evrensel Teori" adını verdiği ideolojik bir hareketin temellerini attığını söyledi (“Zawara Beyanı”).

İleriki günlerde sapla samanı karıştırarak “Yeşil Kitap” (1) adlı içi boş -eklektik ideolojik bir doküman hazırladı.

Arap Dünyasının önderi Mısır Devlet Başkanı Cemal Abdülnasır’ın ipe sapa gelmez ahmaklıklarını batılılarca İslam birliğini parçalamak için hazırlanmış Baas ideolojisini (Arapların dirilişi) taklit etti.

ABD ve İngiliz askeri üslerini kapattı.

Bankaları ve petrolü devletleştirdi.

Libya’nın gücünü imkân kabiliyetlerini düşünmeden Eylül 1973’de Arap dünyasının önderliğine soyundu. O tarihlerde Libya’nın yeteri kadar petrol gelirleri de yoktu.

Arap ülkelerinin birliği için çeşitli teşebbüslerde bulunan Kaddafi, bu amaçla Libya-Mısır-Suriye’nin katılmasıyla 1971 yılında Arap Cumhuriyetleri Federasyonunun kurulmasını sağladı. Bu arada başarılı bir iş yaptı; 1972 başlarında, Çad’da ayaklanan Müslümanlara yardım ederek yönetime gelmelerini sağladı. 

Haziran 1972 de, Devrim Komuta Konseyi başkanlığı ve başkomutanlık dışında tüm görevlerinden ayrıldı.

Hazırlattığı beş yıllık bir kalkınma planıyla, karayolları, liman, konut, sağlık hizmetleri, sanayi yatırımlarına hız verdi. 1973 te, Kültür Devrimini başlattı. (Herhalde Mao’yu takliden)

Kaddafi, Genel Halk Kongresi Genel Sekreteri oldu.

1980’de Tunus, Libya'yı Tunuslu muhalifleri desteklemek ve silahlandırmakla suçladı.

Dışarıda ABD’ye karşı izlenen siyaset daha da sertleşirken, daha sonra gergin ilişkiler içinde bulunduğu Tunus, Fas ile arasını düzeltti. 1980 - Suriye ve Libya, birleşmek üzerine bir anlaşma imzaladı ama bu birleşme asla gerçekleşmedi.

Libya 1980 yılında, Çad-Libya Dostluk Antlaşması’na dayanarak Çad’da yaşanan iç savaşa 6500 kişilik askeri bir güçle müdahale etmiş, kısa sürede işgale dönüşen bu müdahalenin ardından 06 Ocak 1981’de iki ülkenin birleştiği ilan edilmiştir. Fransa’nın Kuzey Afrika’daki etkinliğini kaybedeceği anlaşılınca ABD’nin yardımı ile Libya, Çad’dan çıkartılmıştır.

1985 yılı sonlarında Roma ve Viyana'daki havaalanlarına düzenlenen saldırılarda 20 kişi öldü. Bu saldırılardan sorumlu tutulan Libya hükümeti, "uluslararası terörü” desteklemekle suçlandı. (2)

5 Nisan 1986 - Libya, Berlin'de üç Amerika Birleşik Devletleri (ABD) askerinin öldüğü bir gece kulübü saldırısından sorumlu tutuldu.

ABD Başkanı Ronald Reagan; “Kaddafi’yi Batı ülkelerine terör ihraç etmekle” suçlayarak, Libya’ya karşı 1981 den bu yana uygulanan ekonomik ambargonun sürdürüleceğini duyurdu.

Son yıllarda, Kaddafi’nin İngiltere, Almanya, Fransa gibi ülkelerde yaşayan siyasi muhaliflerini öldürtmesi batılılarca hoş karşılanmadı.

ABD - Kaddafi arasındaki sert sözler taraflar arasındaki ilişkiyi gerginleştirdi.

O tarihlerde Kaddafi’nin neye güvenerek ABD ile ilişkileri bu kadar sertleştirdiği, bilinmiyor; başının belaya gireceği belli olmuştu. (Normalde Sirtre Körfezi Uluslararası Hukuka göre Libya’nın egemenliğinde olması gereken bir deniz alanıdır. Ancak 24 millik açık alan tarifine uymamaktadır. Misrata -Bingazi arası 470 Km’dir.  Ancak gücünüz yoksa hukukunuzu ve iddialarınızı koruyamazsınız.)  

1986 yılında ABD 6. Filosu, Libya açıklarında 1 hafta süren bir tatbikat gerçekleştirdi.

Bu tatbikatın hemen ardından, Libya deniz ve hava kuvvetlerinin Sırte Körfezi ve Libya deniz sahasında bir tatbikat yapacağı, tatbikat alanına giren yabancı uçak ve gemilerin düşürüleceği açıklandı.

Tatbikat sırasında, ABD 6. Filosuna bağlı jet uçakları, Sirte Körfezi üzerinde iki Libya uçağını düşürdü.

Kaddafi, bunun cevapsız kalmayacağını söyledi. 

14 Nisan 1986 - ABD, Berlin saldırıları dolayısıyla, Trablus, Bingazi kentlerini ve Kaddafi’nin başkanlık sarayını bombaladı, aralarında Kaddafi’nin 13 yaşındaki kızının da bulunduğu 40’ın üzerinde insan öldü.

1 ABD savaş uçağı düşürüldü.

Hava saldırısı, dünya kamuoyunda ABD’ye karşı sert tepkiler uyandırdı.

Kaddafi, gerçek teröristin ABD Reagan yönetimi olduğunu vurguladı. Ancak; Kaddafi ABD saldırısı karşısında büyük bir itibar kaybına uğradı.

Batının tahriki ile muhalif subaylar Kaddafi’ye karşı gizli örgütlenmelere başladı.

1986 Ağustos'unda kara ve hava kuvvetlerinden 43 üst rütbeli subayın darbe teşebbüsü bastırıldı.

Kaddafi, Libya Devriminin 15. yıldönümü kutlama törenlerinde ortaya çıkarak yaptığı konuşmada, Arap Birliğini gerekirse zor kullanarak, devrim yoluyla gerçekleştireceğini söyledi.

Kaddafi, Libya’ya gerçekleştirilen ABD hava harekâtında İngilizleri Amerika’ya yardım etmekle suçlamış ve cezalandırmak istemiştir.

Bu nedenle IRA militanlarına eğitim ve finansal destek vermiş ve silah yardımı yapılmıştır.

21 Aralık 1988 - ABD Havayolları'na ait bir uçağın bombalanarak İskoçya'nın Lockerbie kasabasına düşmesi sonucu 270 kişi öldü.

ABD Kaddafi’yi suçladı.

Ağustos 2003 tarihinde ABD, Libya’dan 2,7 milyar dolar tazminat aldı. Bu antlaşmanın en mühim yönü ise Libya’nın elindeki kitle imha silahları ve uzun menzilli füze programlarını ortadan kaldıracağını beyan etmesiyle 1992 ve 1993 yıllarında getirilen ambargo ve yaptırımlar tamamen ortadan kaldırıldı. (3)

Kaddafi’nin dış politikadaki en önemli hedeflerinden birisi Arap birliğinin kurulması olmuştur.

1989 - Libya, Cezayir, Tunus, Fas ve Moritanya; Magreb Arap Birliği'ni kurdu. Birlik, gelecekte siyasi bir birleşmeye dönüştürülmesi amaçlanan; ekonomik ve ticari bir ittifak olarak ortaya çıktı. 

1989 Eylül'de Fransa'ya ait bir uçak Nijer'de bombalandı. Fransa saldırılardan Kaddafi'nin, Libya gizli servisini sorumlu tuttu. 

9 Ocak 2004 - Nijer'deki Fransa'ya ait bir uçağın bombalanmasında ölenlerin aileleriyle de tazminat anlaşmasına varıldı. 

Eylül 2006 - Kaddafi, askeri devrimle yönetime el koymasının 37. yıl kutlamalarında yaptığı konuşmada, destekçilerine rejim düşmanlarının görüldüğü yerde öldürmeleri çağrısında bulundu.

Ağustos 2008 - Libya ve ABD öldürdükleri birbirlerinin vatandaşları için tazminat ödemelerini mecbur eden bir anlaşma imzaladılar. (4)

30 Ağustos 2008 - İtalyan Başbakanı Silvio Berlusconi, sömürge döneminde İtalya'nın Libya'ya verdiği zarardan ötürü; Libya'dan özür diledi. Berlusconi ve Kaddafi, İtalya'nın Libya'ya beş milyar dolar tazminat ödemesini öngören bir anlaşma imzaladı.

Ocak 2009 - Kaddafi, Afrika Birliği'nin başkanı seçildi.

2011 yılında Arap Baharı'nın etkisiyle ülkede bir iç savaş çıktı. 23 Ağustos 2011 tarihinde Trablus'un düşmesiyle Kaddafi öldürüldü ve rejimi son buldu. 

Kaddafi, 1974 Kıbrıs Harekâtı sırasında Türkiye'ye askeri malzeme yardımında bulunmuştur.

Kaddafi’nin (Libya Halkının) Alman Deutsche Bank’da yüzde 12 ve İtalyan Fiat Otomobil’de yüzde 15 hissesi Avrupa’da birçok banka ve kuruluşlarda parası, mal varlığı ve hissesi bulunmaktadır.

BM, Libya’ya ait mal varlıklarını dondurarak gasp edilmesinin yolunu açmıştır. Bunların sahiplerine tekrar iade edilmesini takip etmek gereklidir.

Kaddafi ideolojik saplantılardan ayrı olarak “Afrika’da İslama Davet” teşkilatlarını işletmesi, mazlum Müslümanlara yardım etmesi, Çad’da Müslümanların iktidara gelmesini temin etmek için çalışması, hatta savaş açması, Türk iş adamlarına ihalelerde öncelik vermesi müspet yönleridir.

Aşırı maceracı tutumu, kibiri, elinde bulunan 3-5 Amerikan yapımı uçak ve tüfekle ABD’ye kafa tutmaya kalkması, gücünün üstünde rasyonel olmayan politikaların peşinde olması hayatı boyunca gözü kara bir maceracı gibi hareket etmesi akılla mantıkla izah edilemez.

Kaddafi’nin, Çad’a savaş açarak Müslümanları korumaya teşebbüs ettiği günlerde “General Hafter’in” Kaddafi’ye ve Müslümanlara ihanet ederek savaşmaması, gidip teslim olması (sözde esir düşmesi) o tarihlerden itibaren CIA’nın emrine girerek İslam dünyasının aleyhine olacak işlerin içinde olması dikkat çekici olmuştur.

Bu gün Mısır halkını temsil etmeyen, darbeci General SİSİ ile birlikte, batının çıkarlarına hizmet etmenin şampiyonluğunu yapmaktadır.

Bu gün Türkiye’nin aldığı Libya’ya müdahale kararı Libya’da yeniden sömürge idaresi kurulmasını engelleme kararıdır, Akdeniz ve münhasır ekonomik bölgelerdeki hak ve hukukumuzu koruma, insani işbirliği kurmanın yolunu açma kararıdır.

-devam edecek-

.

Suat Gün, dikGAZETE.com
 

(1) Mao Zedong’un “Küçük Kırmızı Kitap” ve Cemal Abdülnasır’ın “Devrimin Filozofisi” adlı kitaplarından esinlendi.

(2) Kaddafi’nin terörizme verdiği destekle ilgili olarak İngiliz terör uzmanı Wilkinson’ın “Şayet terörizm için Nobel Ödülü olsaydı, Kaddafi kesinlikle birinci aday olurdu.”

(3) Batının, hiçbir Müslüman ülkenin elinde kitle imha silahının bulundurulmaması gerektiğine dair hassasiyetinin bir uygulamasıdır.

(4) ABD bu antlaşmayı Kaddafi’ye eşit şartlarda muamele ediyormuş hissi vermek için böyle tanzim etti. Bu antlaşmanın esas muhtevası Libya’nın nükleer silah yapma çabasından vazgeçmeye zorlanması hükümleridir.

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol


sanalbasin.com üyesidir