Bazı basın-yayın organlarında,“Eski Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun yeni partiyi 27 Mayıs'ta Diyarbakır'da deklare edeceği iddia edildi. 

Buna karşılık sokağa çıkan ‘Gönül Mimarları İnisiyatifi’, "Başkanımız Erdoğan'a müteşekkiriz. Hiç kimse, fitnenin fitilini, bu şehirden ateşleyebileceğini aklından bile geçirmesin. Amacı bölücülük olanlar bu şehirden eli boş dönerler" açıklaması yaptı” şeklinde bir haber yayınlandı.

Uzun zamandır Davutoğlu ve Ali Babacan’ın (Abdullah Gül destekli) ayrı ayrı parti kuracakları zaten gündemdeydi.

Davutoğlu, 27 Mayıs’ta parti kurduğunu açıklar mı bilmiyorum fakat AK Parti ve Recep Tayyip Erdoğan’ı özellikle 31 Mart seçimlerinden sonra ağır eleştirmişti.

Birkaç gün önce de ‘Ankara Dostları Platformu’nun iftarında yaptığı konuşmada, yine eleştirilerde bulunmuştu.

31 Mart seçimleriyle ilgili konuşmasının tamamının yanlış olduğunu söylemek doğru olmaz. Elbette haklı olduğu yönler de var. Hatta geçmişte Başbakanlık görevinden istifa (alındığı) ettirildiği gibi mağduriyeti de var!..

Fakat o dönemde iki şey söylediğini de hatırlatalım:

1- “Önümüzdeki kongrede bu nedenle genel başkan adayı olmayı düşünmüyorum. Evet, aday olmayacağım ama AK Parti'nin neferi olarak sonuna kadar siyasi hayatıma devam edeceğim!” 

2- “Benim ağzımdan sayın cumhurbaşkanımızla ilgi aleyhte tek söz duyamazsınız!”

Ayrıca AK Parti’nin kuruluşundan itibaren, hükümet olarak yaptığı en büyük iki hatadan birinde ki, ‘Esed’in hemen gideceğini öngörmesiydi!..’ Yaptığı bir açıklamada; “Suriye'deki sancılı süreç çok uzun sürmeyecek; bu süreci artık yıllarla değil, aylarla veya haftalarla ifade etmek gerekir" demişti. Fakat Mart 2011’de başlayan ve hala devam eden savaş ve bizi bataklığa çektiklerinde Davutoğlu, Dışişleri Bakanı idi…

Diğerinde de; Muammer Güler, Zafer Çağlayan, Egemen Bağış’ın Yüce Divan oylaması ve Meclis’te aklanmaları döneminde, Başbakan olarak görev yapıyordu!..

Ve ikisinde de sorumluluk görev olarak kendisinindi!..

Bunları, “Davutoğlu kötüdür” filan diye söylemiyorum…

Davutoğlu iyi bir akademisyendir!..

Lakin başkasını eleştirirken, kendini ‘sütten çıkmış ak kaşık’ gibi görmemesi açısından söylüyorum…

12 Eylül, 28 Şubat gibi darbe dönemleri öncesi mevcut hükümetlerin devrilmesine öncülük eden ve kuruluş amacının da bu olduğu kanaati oluşan TÜSİAD’ın, geçtiğimiz günlerde, İstanbul seçimlerinin arkasına sığınıp, hükümet ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’a karşı açıklamalar yapması, CHP’yi mutlu ettiği gibi, Gezi olaylarında terör yanlılarına yiyecek, ilaç ve sığınma yeri temin eden iş insanlarının benzer tavırları da yeni parti kuracaklara hoş gelebileceği gibi, sinyal de olabilir!..

Davutoğlu’nun bu kesimlerle ilişkisi var mıdır yok mudur bilmiyorum ama şunu biliyorum ki; dünyadaki bazı ülke yöneticilerinin ve Türkiye’deki bazı kesimlerin tek istedikleri Recep Tayyip Erdoğan’ın gitmesi!..

Bunun bir çok nedeni var ve son olarak da S-400’lerle ilgili tehdit edici açıklamalarda zaten bariz şekilde görmekteyiz!..

Ahmet Davutoğlu, kendisini danışmanlıktan milletvekilliğine, milletvekilliğinden dışişleri bakanlığına, dışişleri bakanlığından başbakanlığa getirmiş Erdoğan’a vefa borcu olmadığını düşünerek parti kurabilir; neticede kurmasında bir engel de yoktur fakat bu parti ölü doğar!..

.

Ali Mevlüt Kaya, dikGAZETE.com

Twitter'da bizi takip edin: @alimevlutkaya , @dikgazete

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

sanalbasin.com üyesidir