Ne zor şeydir beklemek… 

Neyi beklediğine göre de değişir zorluğu ve süresi…

Acıkmışsan, yemeğin pişmesini beklersin..

Bir yerden bir yere gitmek için otobüs beklersin, metrobüs kuyruğunda sıranın gelmesini beklersin ki binip de gideceğin yere gidebilesin…

Maaş gününü beklersin…

Sevdiğini, özlediğini beklersin…

Anne-baba olmayı, hele de hamileysen dokuz ayın dolmasını beklersin…

Taksitle bir şey aldıysan bir an önce o vadenin bitmesini beklersin…

Trafikte yol açılsın diye beklersin, sevdiğin arasın diye beklersin, eşin doğum gününü hatırlayacak mı diye ya da sevdiğini söyleyecek mi diye beklersin velhasılı kelam beklersin de beklersin...

Ve hayatta insanın başına gelebilecek en kötü şeyler de aç kalmak ve beklemektir… 

Bekle" denmesi de ne ağır bir kelime...

Bekle!..”

Süre yok olmuş…

Zaman uçmuş…

Bekle!..

"Sabır taşı" olsa çatlar bazı hallerde insan…

Hastaysan sabahın gelmesi de zordur mesela; çünkü hastalıklar gece “Hortlar” resmen; kadim kuraldır bu, değişmez!

Gün içinde az olan ağrıların, gece olunca şiddetlenir; az olan öksürüğün geceleri daha da çok boğmak ister ve o halde zordur getirmek sabahı…

Bir de yalnız olanlar…

Gece oldu mu el ayak çekildi mi!..

Kalırlar öyle bir başlarına...

Sabah olur mu?

Olur tabii ki ama nasıl olur bir de onlara sormalı...

Beklemek zordur işte…

Bir de olmayacak olanı beklemek daha zor…

Hiç bir zaman göremeyeceğini düşündüğü bazı günleri beklemek de zordur mesela!..

Ya da hiç bir zaman gelmeyecek olan bir gidenin varsa, bile bile beklersin yine de…

Bilirsin gelmez asla gittiği yerden ama beklersin içten içe…

Allah kimseyi olmayacak bir şey ve gelmeyecek bir giden için bekletmesin…

Allah’tan umut kesilmiyor”sa sabırla her şeyin en hayırlısını dilemek ve onu beklemek en iyisi.

Şükredelim her daim her halimize ki beklemek zor olsa da sabredenlere de “müjde”si var Rabbimizin.

Sabır, imtihan dünyasının zor sınavı olsa da sonunda o “Müjde” var ya!.. 

Ve bir de ne diyordu üstad Necip Fazıl, “Beklenen” şiirinde:

Ne hasta bekler sabahı,
Ne taze ölüyü mezar.
Ne de şeytan, bir günahı,
Seni beklediğim kadar.

Geçti istemem gelmeni,
Yokluğunda buldum seni; 
Bırak vehmimde gölgeni

Gelme, artık neye yarar!

.

Mine Tuna, dikGAZETE.com

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka ve dini değerlere aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk, yorum sahibine ya da içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Yağmur 2019-12-08 20:57:59

Sabır ağrıları dindiren acı bir ot gibidir hem can yakar hem tedavi eder Hz mevlana

Avatar
Yağmur 2019-12-08 20:58:39

Sabır ağrıları dindiren acı bir ot gibidir hem can yakar hem tedavi eder Hz mevlana

Avatar
Endoplazmik retikulum 2019-12-10 22:23:42

Mecnun bile leylasını ararken mevlasını bulmuş. Unutulmayan birileri varken gariplerin aşkını ısınmak için kullanmasalar ne de güzel olurmuş... kim bilir kimlere ne sözler verilip ne akitler yapıldı da garipler hiç edilmiş...


sanalbasin.com üyesidir